Bakkal Amca,
sen büyük, süper, hiper marketlerin karşısında eziliyorsun.
Onlarla rekabet edebilecek maddi gücün yok.
Onların tonla-kamyonla aldıkları malları sen dükkânına ancak taneyle-torbayla koyabiliyorsun.
Onlar, tezgâhlarındaki başka malları satabilmek için bazı malları bilerek zararına satabilirken senin böyle bir imkânın yok.
Onlar 25 kuruşluk bir malı da,25 bin liralık malı da peşin satıp paracıklarını katlarken sen sermayeni veresiyecilere dağıtıyorsun.
Çocuk gelir: “Babam selam söyledi; iki kilo şeker, üç paket sigara versin, yazsın, aybaşına veririz dedi…” der de, sen veremezlik edebilir misin?
Maalesef verirsin ve de aybaşında paranı ya alırsın ya alamazsın…
Peki, Bakkal Amca, ne olacak senin bu halin?
Başbakanın demeye çalıştığı ama bitiremediği o cümleyi ben tamamlayayım:
Artık mahalle arasında bakkal olmaz!...
Böyle midir?
Değildir. Böyle olamaz bakkal amca.
Mahalle arasında bal gibi olur bakkal.
Amma böyle olmaz!
Bana sorarsan, sizler, mahalle arasındaki bakkal amcalar gücünüzü birleştirip her mahalleye bir hiper, süper market açamazsınız ama gücünüzü birleştirip bir tüketim kooperatifi kurabilirsiniz pekâlâ…
Sizin sayın ve çok kıymetli oda başkanınız dut yemiş bülbüller gibi susadursun, aklın yolunu bendeniz âcizane ve naçizane sizlere önereyim.(Tabii aklımın erdiğince)
Odanız var.
Şakır şakır aidat topluyor.
Ne? Toplayamıyor mu yoksa?
O zaman önce efendi efendi aidatlarınızı ödeyin, odanızı, teşkilatınızı güçlendirin.
Odanız da gidip ihtiyacınız olan malları birinci elden, en uygun şartlarda temin etsin.
Siz de vatandaşa peşin peşin satın.Sizde de marketteki fiyata ve hatta daha ucuza ise neden veresiye satasınız ki?!
Ha,bunun için bir kooperatif mi kurarlar,oda adına mı satın alırlar,dağıtıcı firmaya her bakkal için referans mı sağlarlar orasını kendileri bilir.
Ama bu şarttır,kaçınılmazdır.
Yoksa,TV’deki LDP temsilcisinin “Hangi esnaf kayıtlı olduğu meslek kuruluşundan bugüne kadar bir hayır görmüştür?” sözü hayatımızın gerçeği olmaya devam edecektir…
Evet,bu söz kelimesi kelimesine maalesef doğrudur. Hiçbir esnaf ve veya tüccar kayıtlı olduğu meslek odasından en ufak bir hayır görmemiştir, görememektedir.
Meslek kuruluşlarının da çatır çatır,hem de faiziyle birlikte aidat tahsil etmekten başka bir görevle ilgilendiklerini kimse iddia edemez.
Çünkü;
Kaçak, kayıtsız, kuyutsuz çalışanları,
Haksız rekabet yapanları,
Bozuk, miadı geçmiş mal satanları,
Halkın sağlığıyla oynayanları durdurmak, yasal prosedürü işletmek,
Bu arada esnafını da koruyup kollamak onların varlık sebebi ve asli görevleridir.
Haydi, Bakkal Amca!
Şimdi birlik zamanı…
03 Subat 2010 13:36
(933 kez görüntülendi)