Milli Eğitim sistemimiz ne âlemde?
Milli Eğitim sistemimiz ne âlemde, kimlerin elinde, neler yapılıyor?
Bu hususta, bir noktada kesinkes birleşilip, bir karar verilemez, bir kaideye oturtulamaz hal aldı.
Yine imtihan şekli değiştirildi, yine SBS larına sil/baştan denildi. Eğitimci değilim. Ama Allah’ın lütfettiği akıl ve mantığımla, gerçek eğitimcilerden duyduklarım ve okuduklarımla, öğretim/ eğitimimiz milli olmaktan çıkmış, bir dar boğaza girmiştir! Çıkarılması da müşkülden müşkül bir durumdur. Olanlarda oluyor…
Rica edeyim, bir bilene soralım, bir araştırmacının araştırmasına bakalım… Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana ÖĞRETİM/EĞTİM SİSTEMİ KAÇ DEFA DEĞİŞTİ/ DEĞİŞTİRİLDİ?
Çetelesini tutana, dökümanları ortaya dökebilene aşkolsun!
Sancı bizim zamanımızda başladı. Sık sık yapılan toplantılarla, Milli Eğitim şuraları ile, program ve sistem değişiklikleri ile bu hallere getirildi. Bir ara bir aklına evvel MODERN MATEMATİK SİSTEMİN GETİRTTİ. Sonra çöpe atıldı.
RESMİ OKULLAR BİTTİ.
ÖZEL OKUL ve DERSANELER DEVRİ BAŞLATILDI.
EĞİTİMDE EŞİTLİK MEFHUMU SİSTEMDEN – UYGULAMADAN VE KADERDEN KALDIRILDI?
Eğitimde, eğitimden öte bir sektör oluştu. ÖZEL DERSHANE, ÖZEL ÖĞRETMEN VE PARALI EĞİTİM…
VEE… DEVAMI…
İmtihan, imtihan, imtihan!
TEST… TEST… TEST ve SİTRES ile BUNALIM, devri başladı.
Ana kucağından ANAOKULUNA adım atan yavruyu bir imtihan, test ve stres maratonunda koşturtmaya başlatıyoruz.
Arasıra duyduklarıma, yapılanlara isyan eder, DESTURSUZ BAĞA GİRER, yazarım… Bu kadar da olmaz, diyerekten…
Sayın Nimet Çubukçu Bakan olduğunda, hemencecik yazmıştım. Eğitimde, Eğitim sisteminde değişiklikler /devrimler/reformlar olacaktır; diye…
Kehanette mi bulundum, fala mı bakıp söyledim!
Hayır, asla!... Sistemin gereğidir; yaşadığımdan, gördüklerimden alacakları yazdım. Çünkü sistemin gereği bu… Bizde her iktidar, her bakan değiştiğinde bir şeyleri, bir yerlerinden değiştirip, imza atmak, gündem oluşturmak geleneğinden yola çıkarak bu kanıya vardım. Bu durum, Milli Eğitim için de değildir. Tüm Bakanlıklar için caridir!
Zira, sistemsizliği, sistem edinmişizdir.
AKP iktidarının ilk Milli Eğitim Bakanı sayın Hüseyin Çelik, hatırladığım kadarı ile SBS yi ortaya attırıp, uygulama safhasına geçildiğinde öylesine övüyor, öylesine anlatıyordu ki, tadına doyulmuyordu. Sayın Başbakan da destek veriyor, bakanlık mensupları da alkışlıyorlardı!
Şimdi ne oldu? Sayın Çelik gitti, Nimet Hanım geliverdi, sistem bir anda tüüü kaka olup değiştiriliverdi… Şimdi, Bir zamanlar Sayın Çelik’i alkışlayan eller şimdi Sayın Çubukçuyu destekleyip, sistemin kaldırılmasının erdeminden bahsediyorlar.
Olanlar ise bu memleketin evlatlarına, o yavruların ebeveynlerine ve geleceğimize oluveriyor. Yazıktır, günahtır.
Yarınlarda, iktidar veya Nimet Çubukçu bakanlıktan ayrıldığında, yine değiştirilecektir. Çünkü sistem budur, gereken de böyle oluveriyor.
Bizler ilkokula başlarken ( ARTIK OKULLU OLDUK…) diye bir şarkımız vardı. Şen / şakrak söyler, güler eğlenirdik! Şimdilerde o şarkıyı değiştirip ( ARTIK DERSHANELİ OLDUK…) dememiz / denilmesi mümkün mü? Mümkün olsa bile, o coşku, o heyecan, o içtenlikle söylenilebilir mi?
Şimdi, vatandaş olarak sorgulama hakkımızı kullanarak soralım?
SBS’yi icat edip, sistemin içersine ballandıra ballandıra yerleştiren Sayın Çelik ve ekibi nerede, ne düşünüyor, değiştirilen sistemini neden müdafaa etmek gereğini duymuyor? Garip değil mi?
Ya bedava kitap dağıtımı ile Taşımalı Eğitim sistemi de bir yara, bir olumsuzluk değil mi?
Son bir soru?
Memuru, işçisi, tüccarı, tüm vatandaşlar evlatlarını bu sistem içerisinde okutup hayata hazırlıyorlar, bu memleketin eğitim sistemi ile öğretim yaptırıyorlar.
Peki, Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan ve Sayın Siyasilerimizden bazıları evlatlarını neden yad’ellerde okutuyorlar?
Yazıyı noktalarken, bu husus son anda hatırıma geldi, de, sorayım dedim?
Hata yaptıksa, hoş görülüp, af’ola…
Sizler bu yazımı okurken ben, Urfa’mdan ayrılmış olacağım.
Tekrar buluşuncaya kadar, hoşça kalın, güzelliklerle, mutluluklarla kalın, SEVGİ İLE KALIN.
06 Temmuz 2010 18:36
(659 kez görüntülendi)