| Geçmiş Öldü, Gelecek Doğmuyor |
| Bermal MELİK |  Bermal@gmx.de |
| Son günlerin tartışılan konularından birisi, 90 lı yıllara mı dönüyoruz.? Ya da 90 lı yıllara döndük mü? Cenazelerin gelmesiyle birlikte "geriye mi dönüyoruz " endişesi her kesimde ciddi bir sekilde hissedilmeye başlandı. OHAL bile konuşulur hale geldi. Bugün yaşananların bıçak sırtı bir dönem olduğunu söylemek mümkündür. Ancak aradan yirmi yıl geçti ,bu gelinen süreçte ciddi ilerlemeler olduğunu da söylemek gerekir. Türkiye televizyonlarında özellikle son iki haftadır ,demokratik özerklikten ,konferedasyona kadar pek çok şey konuşuluyor. Geçmişte Kürt sorunundaki tavırları açık olarak bilinen Hürriyet gazetesi yazarı Ertugrul Özkök ün "Birlikte yaşamak zorunda mıyız ? " başlıklı yazısı bu anlamda düşündürücü ve anlamlıdır..
Ancak her türlü olasılıkların tartışıldığı bir dönem de Mehter marşı gibi bir ileri iki geri adımlarla yürütülen politikalar neticesinde ülkenin evlatları ölmeye devam ediyor. Hala ülkenin dört bir yanına cenazeler gelmekte ve kan akmaya devam etmektedir. Bu ülkede bir cok sey degisiyordu ama savas bitmiyordu. Bu bağlamda Italyan sosyalist Gramsic in kriz anına ilişkin tarihsel dönemde söylediği sözü anımsatmakta yarar var:
"Geçmis öldü, gelecek bir türlü doğmuyor."
Geçmis "Iyi şeyler olacak " söylemiyle birlikte öldürülmeye başlandı. Bu söylemden sonra geleceğin barışla birlikte doğacağı beklenmisti. Sivil Anayasa, AB uyum yasaları gündemdeydi, Kürt sorununun demokratik açılımlarla çözümlenmesi için ümitler artmıştı. Halkın bir çok kesiminden destekler alınmıştı. Herkes savaş bitiyor, Türkiye demokratikleşme sürecine girmiş diye oldukça umutlanmıştı. Hükümet alışık olunmadık şekilde cesur adımlar atıyordu.. Iktidar askeri vesayete son verme iddiasındaydı..Nitekim "Ergenekon " da önemli bir siyasi bir irade ortaya koydu. Kürt açılımı adı verilen süreçte tabular yıkılmış ,konuşulmayan şeyler konuşulmus,hatta bugün ordu bile özeleştiride bulunacak konuma gelmiştir.
Ancak gidişat sert bir frenle durdu.
Geçmis ölmüştü ama neden gelecek bir türlü doğmuyordu.?
Geleceğin inşa edilmesi ve barışın sağlanmasının aktörleri bugün meclisteki partilerdir. Partilerin açılım sürecindeki rollerinin ne olduğunu 7 Eylül 2009 da kaleme aldığım yazı da belirtmiştim. Bu anlamda, geleceğin niye doğmadığı veya niye doğdurulmak istenmediği yönündeki görüşlerimi ifade eden bu yazıyı bir kez daha paylaşmak istiyorum:
KÜRT AÇILIMI VE PARTİLER
Türkiye Kürt açılımı ile birlikte gel-gitleri olan ve alt- üstlerin yaşandığı bir döneme girmiştir. Ahmet Türk ünde belirttiği gibi "Cin şişeden cıkmıstır, geriye girmesi mümkün değildir.
"Abdullah Öcalanın avukatlarıyla yaptığı görüşmelerde " Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını herkesin kendisini sürece göre ayarlamasını ve bu sürenin de yılbaşına kadar" olduğunu beyan etmiştir. Kürt açılımı, Türkiye'de siyasi tabloyu tümüyle değiştirecek. Bu yüzden açılım sürecinde bazı güçlerin mevcut siyasi partiler üzerinde ciddi planları olduğu hissedilmektedir.
Bu planlardan biri AKP yi yıpratma hatta bitirme planı, diğeride MHPyi bitirme planıdir. Kürt açılımda partilere çeşitli roller biçildi ancak partilerin baş aktörleri bu rollerden pek hoşlanmadılar. Partiler arasındaki kavgalar, catışmalar bu yüzdendir.
AKP bu süreçte önüne çıkacağı engelleri çok iyi bildiği ve bu açılımı sonuca götüremediği takdirde bitişe , tükenişe gidebileceğini bile bile bu rolü niye üstlendi? Bu süreci sağlıklı bir şekilde yüretemediği zaman ülkenin bir catışma sürecine gideceği ise gün gibi açıktır.Tekrar cenazeler gelecektir.
Gelen her cenaze ülkeyi gerecek bu da AKP nin aleyhine olacaktır. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dün "Hiçbir MHP li sokak çatışmalarına çekilmeyecektir" derken bugün ise bırakın sokağı dağa çıkmaktan bahsediyor. MHP nin bu çırpınışı ve çelişkisi nedendir.? Kürt açılımının başarısız olması durumunda tasfiye edilen Ergenekoncuların yerine MHP teşkilatı mı konulmak istenmektedir?
DTP nin bu süreçteki rolü ise zor ve riskler taşıyor. Çünkü DTP , PKK ve yeni süreç arasında sancı yaşamaktadır Kürt açılımın da Öcalanın direkt muhatap alınması konusunda bocalama yaşamaktadır Tam sağlıklı bir çizgi ve politika ortaya koymakta zorlanıyor. MGK da Kürt açılımının bir devlet politikası olduğunu söylemektedir. Ama bunun da altını fazla açamıyorlar. PKK ise bu planın kendilerine yönelik bir tasfiye planı olduğunu belirtirken , PKK nin yalnızlaştırmak istenmesinin altını çizmektedirler. AKP bu süreci kararlılıkla yürütebilirse ki zor görünüyor. Bu da MHP nin bitişi olacaktır . Bahçeli bu sürecin MHP yi bitirme süreci olduğunu gördüğü için mi yoksa gizli bir desteğe güvendigi icin mi radikal söylemlerden bahsediyor. Kürt açılımın olması veya olmaması durumunda CHP nin ise kazanacağı bir şey yoktur. Süreç kötü giderse acı cekecek olan yine Türk ve Kürt halkı olacaktır.
Türkiyenin çok karanlık bir sürece girmesi ise kaçınılmaz olacaktır. Türkiyenin önünde iki seçenek vardır :Türkiye ,Kürt sorununu ya çatışma ortamına girerek çözecektir. Bu da Türkiyenin bölünmesine işarettir.Ya da demokratik bir ülke rolünü güçlü ve kararlı bir sekilde üstlenip daha fazla güçlenmiş bir ülke konumuna gelir.
07 Eylül 2009
07 Temmuz 2010 10:50 (1294 kez görüntülendi)
çok üzülüyorum gerçelten Ya gerçekten objektif olmaya çalışıyorum ama olmuyor ya!Ne zulmunden bahsediyosunuz, bende kürt kökenliyim hemide en hasındn ancak sizlerin söylediği bir durum söz konusu deği.Beni ne AKP ne BDp ne de herhangi bir siyasi otorite temsil etmiyor sen anarşiden yanasın neden PKK ve BDP kürtleri temsil ediyor diyorsunuz tvlerde PKK ve bdp sempatizanları sözüm onlara aydınlar.Hep onların ağızlarıyla konuşuyorsunuz yani ezbere yani onlardan duyduklarınız.Siz hiç Osmanlı tarihini , türk tarihi ve ınkılap tarihi okudunuz mu nezaman tarihte zulm gördünüz afaki konuşmayın.Gerçekten gülünçsünüz....
emin emin [28.08.2010 02:37]
| evli evine köylü köyüne....... köylüler evinize dönseniz sorun kalmayacak
yeter mahvettiniz yolunuz açık olsun diyorum ama nerdeeeeee........ yerinizi buldunuz
esma çelik [04.08.2010 13:46]
| bedel bedel veremeyenler sizleri anlayamazlar.çok doğru şeylerden bahsetmişsiniz.saygılarımla.
ruken harem [29.07.2010 16:28]
| mehteran kardesim ne mehtarani hangi devirdeyiz.milletler aya cikiyor sinirlar kaldirilmis.devletve hükümet kürt miletine yaptiklarindan dolayi özürdilesin.kürt milletine yapilan larireva görüyor daha bugün inegölde kürtlereyapilan linc girisimini ordayasayan kürtmilletine mustahak görüyor.budevlet ve hükümet politikasi deyilmidi.mehteran midir nedir.saya ve sola baktiyi bos seyler bildiyimiz teksey var.kürtler sözkonusu oldumu.hersey nafile.urfali
fuat yavuz [26.07.2010 22:25]
| yazık Sayın MELİK Dünya görüşünüzü dikkate dahi almıyorum ama Şanlı ordumuz fetihlere giderken mehteranların çaldığı mehter marşlarıyla giderdi.VE MEHTERANLAR BİR İLERİ İKİ GERİ GİTMEZ MEHTERANLAR BİR ADIM ATAR SAĞA DÖNER HALKI SELAMLAR TEKRAR BİR ADIM ATAR SOLA DÖNER HALKI SELAMLAR SİZİN YAZDIĞINIZ GİBİ DEĞİL.....
emin emin [25.07.2010 17:20]
| editöre sayin editör yaptiyim yorumu neden yayinlamadiniz neden yayin dan kaldirdiniz .tek tarafliolmalisiniz taraf tutmaniz doyrudeyil umarim birdaha buhatayi yapmazsiniz.
bermal hewal yazilarinizda basarilar diler kaleminize saylikdiliyorum.
urfali
fuat yavuz [24.07.2010 14:58]
|
| |