Urfa E tipi cezaevinde uzun yıllardır birikmiş sorunlar biliniyor. Bu sorunları Adalet Bakanlığından tut, en alt birimine kadar müthiş bir vurdumduymazlık içinde oldukları ve zaman zaman başta İHD’nin ve Baro insan hakları komisyonunun kamuoyuna bildirdikleri cezaevi raporlarını da dikkate almayışları sonucu, kendini yakma olayı gibi vahim sonuçlar ortaya çıkıyor. Ve Erkan Gümüştaş’a verilen 16 yıl hapis cezasıyla yetinmeyen cezaevi idaresi, tutukluları hastalıklara, kişiliklerini kaybetmeye ve hatta ölümü göze almak için bilinçli olarak uyguladıkları işkence yöntemlerini her gelen hükümet aynısını uyguluyor.
2007 yılında, Urfa İHD şubesi tarafından tespit edilen sorunlar, maalesef buğun de geçerliliğini koruduğundan, noktasına virgiline dokunmadan olduğu gibi aktarıyorum. 3 yıl önce açıklanan bu tespit aslında 20 yıl öncede geçerliydi;
Haklarında mahkemelerce verilmiş toplatma ve yasaklama kararı olmamasına rağmen Türkçe dışında kalan tüm gazeteler ve bazı muhalif yayınlar, cezaevi idaresince keyfi olarak el konulduğu ve mahpuslara iletilmediği,
Yine idarenin keyfine göre mahpusların el emekleri ile yaptıkları eserlerin renklerinden ve çizgilerinden dolayı el konulduğu ve bir daha geri verilmediği,( tutuklu beyanlarına göre sarı, kırmızı ve yeşil renkte boncukların içeri alınması idarece keyfi bir şekilde yasaklanmıştır.)
Yaz aylarında yeterli soğutma sistemi bulunmaması nedeniyle içeride durulamayacak şekilde bunaltıcı sıcakların olduğu, kış aylarında ise yeterli ısıtma sisteminin olmadığı,
Kapasitenin çok üstünde mahpus barındırdığı, yeterli yatak olmadığı, battaniye getirilmesine izin verilmediği ve mevcut yatak malzemelerinin de paçavralardan farksız olduğu ( tutuklu beyanlarına göre),
Koğuşlara kontrol adı altında sürekli baskınların yapıldığı ve bu baskınlar sırasında tutuklu ve hükümlülere hakaret edildiği ( tutuklu beyanlarına göre)
Yöresel kıyafet giyimi konusunda özellikle siyasi koğuşta kalan tutuklu ve hükümlülere keyfi yasakların getirildiği ( tutuklu beyanlarına göre)
Evet, 3 yıl önce tespit edilen bu sorunların hangisi devam ediyor, hangisi değişmiş gibi sorulara cevap olmak için insan hakları örgütlerinin cezaevlerine girip inceleme yapması gerekiyor. Adalet Bakanlığının ve cezaevi savcılarının bu talebe henüz olumlu yanıt vermediklerinden bizde burada haklı olarak soruyoruz;
“CEZAEVLERİNDE NELER OLUYOR!”
26 Temmuz 2010 23:43
(2399 kez görüntülendi)