Ana Sayfa Urfa Haberleri Bakan Çelik in Şanlıurfa Programından İzlenimler

Bakan Çelik in Şanlıurfa Programından İzlenimler

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, ''Bu piyasa, sağlık öyle bir dinamik bir yapı ki burada siz 'kararımı verdim gittim' gibi bir yaklaşım içinde değil, yaşanan sorunu, sorunun yaşandığı alanı ortadan kaldırmaya dönük kararları alabilecek esneklikte bir bakış açınızın olması gerekiyor''

Giriş Tarihi: 17 Aralık 2011 Cumartesi 20:57
 Bakan Çelik in Şanlıurfa Programından İzlenimler
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, ''Bu piyasa, sağlık öyle bir dinamik bir yapı ki burada siz 'kararımı verdim gittim' gibi bir yaklaşım içinde değil, yaşanan sorunu, sorunun yaşandığı alanı ortadan kaldırmaya dönük kararları alabilecek esneklikte bir bakış açınızın olması gerekiyor''

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''Bu piyasa, sağlık öyle bir dinamik bir yapı ki burada siz 'kararımı verdim gittim' gibi bir yaklaşım içinde değil, yaşanan sorunu, sorunun yaşandığı alanı ortadan kaldırmaya dönük kararları alabilecek esneklikte bir bakış açınızın olması gerekiyor'' dedi.

Bakan Çelik, Şanlıurfa'da basın mensuplarının çeşitli konulardaki sorularını cevapladı.
''Bazı ilaçlarda yaşanan sorunlar ve bu konuda bir özeleştiri yapılacak konuların bulunup bulunmadığı'' yönündeki soru üzerine Çelik, geri ödeme yaptıkları ilaç sayısının 6 bin 700 olduğunu belirtti.
Bu konuda 2010 yılında global bütçeye geçildiğini de anımsatan Bakan Çelik, ''Global bütçenin yapılışının amacı, bu çerçevede kalınacağı anlaşmasıdır, protokolüdür. Yani siz diyorsunuz ki 14.6, 15.5, 16.6 sınırları içerisinde, belirlediğimiz 3 yıllık fiyatlar içerisinde kalacağınızı taahhüt ediyorsunuz karşılıklı. Şimdi bu aşılmış. Özeleştiri olacaksa, şöyle bir eleştiri yapabiliriz. Bunun bence aylık denetiminin olması gerekiyor. Aşımın olduğu aylarda bunların sorgulanması gerekirdi'' dedi.
Kendilerinin 2012'de bu uygulamaya geçeceklerini bildiren Çelik, ''Her ay ilacın seyrinin takibi gerekir. Yani 1 yıl sonra, 1,5, 2 yıl sonra oturup, bu aşımları tartışmak değil, sektörle bu rakamları paylaşmak gerekir. Biz böyle bir anlaşma yaptık ve bu ay tablo budur. Bunun bedeli nasıl karşılanacaksa karşılayalım şeklinde değiniz zaman maliyetleri çok farklı oluyor ve herkes de bir sonraki ay için önlemini alma durumuyla karşı karşıya kalıyor'' diye konuştu.
Sektörün ilacın çok satılmasını istediğini ve bu yönde çeşitli çalışmalarının olduğuna değinen Bakan Çelik, ''Bu doğal bir şey, garip bir şey yok. Belki birçok personeli elinde çanta, Türkiye'nin dört bir tarafını geziyorlar, ilaç tanıtımı gerçekleştiriyorlar, kendi markalarının tanıtımıyla ilgili bir pazar oluşturmaya çalışıyorlar'' ifadelerini kullandı.
Sistemin böyle çalıştığını aktaran Bakan Çelik, şöyle devam etti:
''Diğer taraftan da sektörle siz global bütçede anlaşmışsanız, demek ki bu çabalarını gayretlerini, bu tanıtım araç ve elemanlarını daha da sınırlı, daha da dikkatli kullanır en azından. Kamu da sorgulamasını yapar, böylece global bütçe sınırları içerisinde kalınır. Özeleştiri yapabileceğimiz tarafları bu.
Biz bunu 1,5 yıl sonra masada karşılıklı tartışmaya başladık ve 1.1'lik 2 yıl içerisinde bir aşım söz konusu olmuş. Şimdi yapılan protokolde kamunun bu konularla ilgili önlem alacağını ve eğer bütçe aşımı söz konusu olur ise ki bu bütçeler belirlenirken ülkenin büyümesinin yüzde 50'si ile bir anlamda enflasyon durumu da dikkate alınarak orta vadede bu fiyatlar yerleştirilmiş, şimdi bütçe böyle bir aşımla ilgili karşı karşıya kalınca, protokolde de bunun önlemini kamu tarafından alınacağı söylenince, geçmiş yıllarda 2010 yılında, yani her yıl, iskontolarla, bir şekilde iskontolarda değerlendirmeler yapılmış, mesela yüzde 11 olan iskonto yüzde 20,5'lere çıkmış, yüzde 20.5 olan iskonto yüzde 28'e gelmiş şimdi. Bazı ilaçlarda ise yüzde 41'e iskontolar gelmiş bulunuyor. Şimdi süreç içerisinde demek ki kamu bazı düzenlemeleri yapmış. Şimdi geldiğimiz nokta ne, 1,5 yıl sonra baktığımızda 1.1'lik aşım olunca, bunun telafisi nasıl olacak. Eğer kamu olarak derseniz ki buyurun ben 1.1'i verdim derseniz o zaman global bütçeyi neden yaptınız. Niye bütçe rakamlarını 1 katrilyon sarsacak bir tabloyu oluşturdunuz diye hesap sorulacak. Neyi nereden, nasıl vereceksiniz, her şeyi planlı bir ekonominin içerisindesiniz. Bu çerçevede Ekonomi Koordinasyon Kurulunda yüzde 7.5 bir ilave iskonto uygulamasını gerçekleştirdik. Şimdi ne yaptık, şimdi bu geri adım mıdır- Ben böyle görmüyorum. Neden, bazı ilaçlar var ki bu 20 yıllık ilaçlar var. Bu 20 yıllık ilaçlarda referans fiyatını yüzde yüzden, yüzde 80'e indirdik. Orada yüzde 20'lik bir düşüş yaptık. Fakat enteresandır aynı ilaçlarda iskonto durumu yüzde 41. Yani 7.5'lık iskonto koyunca yüzde 33,5-yüzde 41. Hem 7.5'lık iskonto isabet ediyor hem de referans fiyatının aşağı çekilmesi isabet ediyor. Burası çok önemli, şimdi bu çakışma olunca iki taraflı, bir darbe söz konusu oluyor. Bunu siz 6 bin 700 ilaçta bu uygulamayı yaparken, bu teknik bir ayrıntıdır, yaşanırken ortaya çıkar.''

-''Çakışma olan ilaçlarda iskontolardan biri uygulanıyor''

Bu şekilde 140 ilacın bulunduğunu aktaran Faruk Çelik, ''Bu 140 ilaçla ilgili bu iskontolardan biri uygulanıyor. Ya referans fiyatını yüzde 80'e çekiyoruz, veya 7,5 uygulaması var. Çakışma olan ilaçlarda bu 7,5'lık iskontoyu uygulamıyoruz biri bu. Diğeri alternatifi olmayan ilaç diyebileceğimiz ve insan sağlığını bire bir ilgilendiren, diyabetinden kanser ilacına, insülinine varıncaya kadar, önemli bazı ilaçlar var, bunlarda çok titiz bir araştırmayla 125 ilaç olarak arkadaşlarımız çıkardı. Buna 3-5 ilave olabilir'' dedi.
Sektörün dinamik yapısının olduğuna değinen Bakan Çelik, şunları kaydetti:
''Bakın bu sektör, bu piyasa sağlık, öyle bir dinamik bir yapı ki burada siz 'kararımı verdim gittim' gibi bir yaklaşım içinde değil, yaşanan sorunu, sorunun yaşandığı alanı ortadan kaldırmaya dönük kararları alabilecek esneklikte bir bakış açınızın olması gerekiyor. Şimdi biz titiz bir inceleme yaptık 125 ilaç, 140 ilaçta da çakışma var. Ayrıca 100 ilaç var ki bunlar ağırlıklı 10 liranın altındaki ilaçlar. Bunlarda da iskonto uygulanmıyor biz şu anda bunlardaki 7,5 iskontoyu uygulamıyoruz ama bunlarda da belki döviz artışı, enflasyon kurlarından dolayı 3 yıl içerisinde sıkıntı oluşmuş. Bunlar da diyorlar ki bizim fiyatlarımızda bir artış olsun çünkü hakikaten sıkıntılı durum vardı. Burada Sağlık Bakanlığına bir yazı yazdık. Dedik ki burada bu 100 ilacın fiyatlarını yükseltin, 10 liranın altındakiler. Bu da şartların getirdiği bir durum. Demek ki 100 ilaçla ilgili Sağlık Bakanlığının bir fiyat arttırımı, bir fiyat kararnamesi, onlar bir artış getirecek. 140 ilacı (iskontoları çakışanları) tek uygulamaya dönüştüreceğiz, 125 ilaç ise iskontodan muaf olacak, dolayısıyla böyle genel bir toplarsanız; 265, 365 ilaç. Ha ama burada tekrar ediyorum, 6 bin 700 ilaç içerisinde, hastayla ilacın buluşmasında spesifik olarak bakılması gereken alanlar varsa buna da her zaman açık olduğumuzu sektöre ifade ettik.''

-''Kamu insan sağlığı için var''-

Geçiş döneminde beklenti sebebiyle ilaç firmalarının stokta tuttukları bazı ilaçları eczanelere vermedikleri veya geç verdikleri yönündeki duyumların hatırlatılması üzerine de Faruk Çelik, kamunun insan sağlığı için var olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Buradaki zincir, sektör, depocu, eczacı, doktor neyse, bu zincir bu kamunun gerçekleştirmek istediği sağlık zincirinin uygulayıcıları. Burada ben yokum deme şansına hiç biri sahip değil. Böyle kimsenin lüksü yok yani. Böyle bir şey olabilir mi- Vatandaşın kanser ilacına, diyabet ilacına acil ihtiyacı var, burada bir iskonto uygulaması olmuş, her zaman konuşup bunu çözme imkanımız varken, böyle bir şeyi bir fırsata dönüştürmek, kabul edilebilir bir şey değil. Onun için kendilerine bunu toplantıda söyledim. 'Biz bunu duymadık, görmedik böyle bir şey olmadı diye farz ediyoruz'. Hatta bazıları yazıyor da eczaneye, 'iskontoyu ödeyemeyeceğiz' falan gibi. Ona da şimdi uygulama tekniği koyduk. Stoklarda oluşan farkı sektör ödemek durumundadır. Niye uygulama tekniğinde bunu koymuş bulunuyoruz. Yani biz neticede şunu söylüyoruz, 'dedim oldu' anlamında bir bakışımız yok. Biz sektöre şunu söylüyoruz, '3 yıllık bir bütçe yapılmış 2012'nin aralık ayına kadar biz bunu sürdürmek durumundayız.' Kalmış 1 yıl, 1 yıl biz aylık takiplerle önümüzdeki süreci sürdüreceğiz, sıkıntı çekilen ilaçlarla ilgili, iskonto uygulaması, çakışanlarla ilgili uygulamalar ve fiyatı artırılması gerekenlerle ilgili adımlarımızı atıyoruz, varsa daha bir göremediğimiz, görülmeyen alanlar onları da değerlendirmeye hazırız. Bu şekilde biz 2012'yi, protokolün altına imza koyanlar olarak bitirelim.''

-''Yeni dönemde sistemin tartışılması''

''Ama bu arada 1 Ocak'tan itibaren biz bu sistemin tartışılmasından yanayız'' diyen Faruk Çelik, SGK olarak ilaç sektörü, bunların hastalara ulaşım ağı ve kurumlardan uzmanları, Türkiye'ye eş önemli ülkelere göndererek, 1-2 ay kalarak sistemle ilgili çalışma yapmalarını sağlayacaklarını belirterek, şöyle konuştu:
''İyice bir çalışma yapılacak. Bunlar geldikten sonra bir sektörün bu konuya bakışı, eczacının bu konulara bakışı neyse, 2013, 2014, 2015 yıllarına sahip, artık birbirimizi huzursuz eden ve dolayısıyla pek istemediğimiz, hastaya olumsuz yansıyacak, rahatsız eden tablodan çıkarıp, yeni bir sistem çerçevesinde gerek geri ödeme, gerek tüm sektörün sorunlarını kapsayacak bir şekilde birinci ay ile sekizinci ay arasında çözmek için düğmeye basmış bulunuyoruz. Ve sektöre de bunu söyledik. Ocak ayı ile ağustos arasında çok yoğun bir çalışma olacak. Neden ağustos diyorum çünkü 2013 bütçesi öncesinde bu çalışmalarımızı tamamlayıp o çerçevede bütçeye yansıtmamız lazım. 2013'e yetişecek şekilde birinci ve sekizinci ay içerisinde bu işi halletmeyi düşünüyoruz.''

-Aile hekimliği-

Hükümet olarak aile hekimliği ve benzeri çalışmalarla hizmeti vatandaşın ayağına götürmeye çalıştıklarını anlatan Bakan Çelik, şunları kaydetti:
''Biz vatandaşın ayağına sağlık hizmetini getirdik mi getirdik, en ücra noktaya sağlık birimimiz şu anda ulaşıyor, vatandaş da oraya gelip ilacını veya sağlıkla ilgili tedavisini gerçekleştiriyor. Sağlığa erişim kolaylaştı mı- Kolaylaştı. Ama burada maalesef suiistimalleri de beraberinde getirdiğini görüyoruz. Bunu kimseyi genel itibariyle suçlamak anlamında söylemiyorum. Ama aile hekimliğinde şu anda reçete yazma oranı yüzde 47, bu yüzde 47, bu yıl bize aile hekimliğinden geldi. Bu oran çok yüksek bir oran. Burada bir keyfilik olmamalı, bunun önlemi yalnız mali müeyyide değildir, ona da inanmıyoruz. Yani buraya 3 lira reçeteye koyarsak bu iş çözülür gibi bir yaklaşım da doğru değil. Şimdi çalışıyoruz, Sağlık Bakanlığının ve bizim üzerimize düşen görevler var. Çok yönlü denetimlerle hekimlerle bizzat iletişim içerisinde olarak, aile hekimliğinin vatandaşın çok kolay olarak ulaştığı ve ulaşmasında bizim de memnun olduğumuz bir sürecin iyi işlemesi gerekiyor. Aksi takdirde burada kötü bir iş söz konusu olursa vatandaş çok zarar görecektir. Bu modelin işlemesi için yanlışlıkların minimize edilmesi gerekir, eksikliklerin ortadan kaldırılması gerekir.''
İlaç harcamalarının sürdürülebilir olması gerektiğini vurgulayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, zaman zaman bu konuda yanlışlıkların yapıldığını işaret ederek, ''Geçtiğimiz yıllarda hastanede, ilaç sanayi-doktor ilişkilerinden hep şikayet edildi. Hangi odaya girerseniz bir hastadan önce, bir ilaç firması giriyor. Yani bunlar yaşadığımız şeyler. Ben bunları doktor arkadaşlarımın tümüne bir şey söylemek için demiyorum, öyle bir şey olamaz zaten. Sağlık çalışanları çalışıyorlar. Ben bilhassa Şanlıurfa'da gözlemledim, şahidiyim yani. Neticede maliyetlere baktığımız zaman 5.2 olan 2002 yılındaki ilaç harcamamız, 16 milyarı geçmiş. Bu olmalı mı, olmalı ama sürdürülebilir olmalı bunu söylüyoruz. Belli ki burada yanlışlık da bu yönüyle var. Bunun önüne hekimle, hemşireyle, sağlık çalışanlarıyla, siyasetçiyle hep beraber geçmemiz gerekiyor. Çok yönlü önlemler alınması gerekiyor'' dedi. 


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik: ''Avrupa'ya bakmanızı istiyorum hükümetler değil devletler sorgulanıyor. Devletlerin geleceği ne olacak bu konuda ciddi endişelerin yaşandığı bir süreç içerisinde. Türkiye'de çok şükür krizlerin karşısında güçlü duran bir siyasi irade, siyasi yapı var''



Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''Avrupa'ya bakmanızı istiyorum, hükümetler değil, devletler sorgulanıyor, devletlerin geleceği ne olacak bu konuda ciddi endişelerin yaşandığı bir süreç içerisinde. Türkiye'de çok şükür krizlerin karşısında güçlü duran bir siyasi irade ve yapı var'' dedi.
Bakan Faruk Çelik, AK Parti Şanlıurfa İl Kadın Kolları Başkanlığı kongresinde yaptığı konuşmada, seçim döneminde kendisinin de milletvekili olduğu Şanlıurfa'ya sık sık geleceğini söylediğini hatırlatarak, köylerdeki ve merkezdeki sorunları çözünceye kadar da kente gelmeye devam edeceklerini söyledi.
AK Parti hükümetinin 9 yıldır iktidarda olduğuna değinen Bakan Çelik, bu dönemlerde yüzde 34, 47 ve yüzde 50 oyluk dilimle, demokrasi tarihinde hiçbir iktidara nasip olmayan önemli bir başarıyı elde ettiklerini ifade etti.
Çelik, oy artışlarını hizmetin karşılığında elde ettiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:
''Siz oy verdiniz, biz bu memleketi böyle söz dinleyen, dünyada ezik büzük gezen olmaktan çıkarttık, sözü dinlenen bir ülke haline getirdik ülkeyi. Çok şükür artık Türkiye'nin sözünün bölgede, Avrupa'da ve dünyada dinlendiğini herkes gördü, hepiniz gördünüz. Krizleri deviren, krizlerden etkilenmeyen bir hükümet var. Avrupa'ya bakmanızı istiyorum, hükümetler değil, devletler sorgulanıyor. Devletlerin geleceği ne olacak bu konuda ciddi endişelerin yaşandığı bir süreç içerisinde, Türkiye'de çok şükür krizlerin karşısında güçlü duran bir siyasi irade, siyasi yapı var. Yine Allah'a şükrediyoruz, Biz yardım alan, dilenen, 'IMF'siz olmaz, IMF 3 kuruş verirse hayatımız devam eder' gibi bir anlayışı, dönemini noktaladık. Yardım alan değil, yardım eden bir Türkiye var. Ne kadar biliyor musunuz, yılda 2 milyar doların üzerinde fakir, çaresiz, ekmeğe muhtaç dünya insanlığına el uzatan bir Türkiye var. Bunlar dün olmayan şeylerdi, bu gelen oyların sayesinde olan bir şey. Verdiğiniz oylarla, Türkiye istikrarı sağladı, hem içeride hem de dünyada itibarlı bir ülke haline geldi. Sizlere niye teşekkür etmeyelim, bunlar hep sizin sayenizde oldu.''

-''Muhalefete teşekkür''-

Türkiye'nin ciddi bir büyüme oranını bulduğuna değinen Bakan Çelik, işsizlik rakamlarının ise düştüğünü ifade etti.
AK Parti'nin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kıymetini çok iyi bildiklerini anlatan Bakan Faruk Çelik, iktidarın ve Başbakan'ın kıymetini partililerin yanı sıra muhalefetin de gördüğünü dile getirerek, ''Muhalefet diyor ki 'aman diyor AK Parti'ye bir şey olmasın aman diyor Başbakan'ımıza bir şey olmasın çünkü Başbakan'a ihtiyaç var, AK Parti'nin güçlü olmasına çok ihtiyaç var' diyor. Kim diyor- muhalefet diyor muhalefet, bunu da siz dedirttiniz. Muhalefete çok teşekkür ediyoruz gerçekleri gördükleri için, hakkı hak sahiplerine teslim ettikleri için'' diye konuştu.

-''Kadının sosyal hayattaki önemi''

Kadının sosyal hayatta çok önemli bir rol oynadığına değinen Çelik, ancak toplumda kadına verilen değerin henüz istenilen seviyeye ulaşmadığını dile getirdi.
Kadının bulunduğu ortamlarda olumsuzlukların azaldığını ve huzurun arttığını ifade eden Bakan Çelik, şöyle devam etti:
''Kadın milletvekili sayısında Meclis'te 48'den 78'e çıktı, eğer bu 178 olsa var ya, herkes mum gibi daha güzel yerine oturacak. Kadının sayısı bir yerde ne kadar artıyorsa, herkes biraz daha doğru dürüst oturuyor. Onun için siz çok önemlisiniz, bu konuda çok sayıda düzenleme yaptık. Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü bunun için kuruldu, mecliste eşitlik komisyonu bunun için kuruldu. Kadın kollarını Genel Başkanımız da çok önemsiyor. 'Kadına sahip çıkın' diyor.''
Bakan Çelik, konuşmasının ardından AK Parti Siverek ilçe başkanlığı kongresi ve bazı açılış ve temaslarda bulunmak üzere Siverek ilçesine gitti. 


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, Şanlıurfa'da -''AK Parti kardeşler topluluğudur AK Parti'de çatlama olmaz. AK Parti birilerini çatlatır kardeşlerim''


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ''AK Parti kardeşler topluluğudur, AK Parti'de çatlama olmaz. AK Parti birilerini çatlatır kardeşlerim'' dedi.
Bakan Çelik, Siverek ilçesinde yeni inşa edilen 24 derslikli Halit Gülpınar İlköğretim Okulunun açılışını yaptı. Burada konuşan Bakan Çelik, eğitim ve bilginin önemine değindi.
Bir ülkenin gelişmesi ve kalkınması için eğitimin çok önemli olduğunu ifade eden Bakan Çelik, bunun için eğitim yerlerinin sayısının arttırılması amacıyla Türkiye'nin dört bir yanında çalışmalarına hızla devam ettiklerini dile getirdi.
Açılışın ardından okulu gezen Bakan Çelik, girdiği bir sınıfta, öğrencilerle aynı sırada oturarak, sohbet edip sorunlarını dinledi.
Burada 8. sınıf öğrencilerinden Dilan Ölüm ve Eylem Gez, Bakan Çelik'e ailelerinin tarım işçisi olduğunu, bu nedenle kendilerini ilköğretimden sonra okuldan alarak, çalışmaya göndereceğini, kendilerinin ise okumak istediklerini anlattı.
Bakan Çelik ise kendisinin de çalışarak okuduğunu ifade ederek, öğrencilerin okullarını tamamlayabilmeleri için yardımcı olacaklarını söyledi.
Bakan Çelik'e okuldaki ziyaretine Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç de eşlik etti.

-AK Parti Siverek İlçe Başkanlığı kongresi

Bakan Faruk Çelik, okul açılışının ardından AK Parti Siverek ilçe başkanlığı kongresine katıldı.
Şanlıurfa ve Siverek'teki sorunları bildiklerini ve çözümü için çalışmalara başladıklarını belirten Çelik, ''Zannetmeyin ki elektrik sorununu unuttuk, su sorununu, yol sorununu unuttuk, böyle bir şey söz konusu değil. Çünkü biz politikacı değil siyasetçiyiz söz verdik mi onu yerine getiririz. Geçmiş zamanda politikacılar vardı onlar geride kaldılar'' dedi.
Genel seçimlerin ardından geçen süreçte neler yaptıklarını salı günü düzenleyecekleri basın toplantısıyla kamuoyuna sunacaklarını belirten Çelik, ''3 ayda bir, yine gelip basın toplantısı yapacağız. Siverek'te ne gelişme oldu, Şanlıurfa'da ne gelişme oldu, bunları bir bir yolda verdiğimiz sözleri projeleri tamamlayıncaya kadar sürdüreceğiz. Laf dönemi bitti, iş dönemindeyiz. Siz görevinizi yaptınız, görev yapma sırası bizde kardeşlerim'' dedi.
Konuşmasında dış politikaya da değinen Faruk Çelik, Avrupa Birliği ülkelerinde ekonomik kriz yaşandığını hatırlatarak, şunları kaydetti:
''Dünyada krizler var, şükretmemiz lazım Türkiye büyüyor, işsizlik düşüyor güzel gelişmeler var. Ama Avrupa'da o zengin devletler iflas ediyor, emekli maaşlarını kesiyorlar. Sağlıkta ilacın parasını 2 sene sonra 3 sene sonra ödemeye başlayan devletler var. Yani sen ilaç kullanıyorsun ya, şimdi eczaneden alıp, o ilacın parasını devlet ancak 3 sene sonra ödeyebiliyor. O derece bütçeleri iflas noktasına gelmiş devletler var AB içerisinde. Ama çok şükür Türkiye'de böyle bir tablo yok, bolluk var, bereket var Allah'a şükürler olsun diyorum. Niye olmasın ki milleti gibi yaşayan, milleti gibi inanan, milleti gibi değer yargıları taşıyan bir Başbakanımız, bakanlarımız, milletvekillerimiz var. Milletle kol kola girmişiz yürüyoruz. Niye tökezleyeceğiz Allah aşkına tökezleyecek bir şey yok ki. Fakat bunu çok görenler var, bunu hazmedemeyenler var. 15 gün sayın Başbakanımız bir ameliyat geçirdi biliyorsunuz. Allah şifalar versin, milyonlar dua ediyor. Yalnız Türkiye'de 74 milyon değil dünya insanlığı aranan ve bulanamayan, Türkiye'nin bulduğu bu lider için dua ediyor. Çok şükür dün Bakanlar Kurulu vardı sayın Başbakanımız aslanlar gibi geldi, Bakanlar Kurulu'na katıldı. Çok şükür tekrar hızlı bir şekilde çalışmalarına başladı. Bu 15 günlük süre içerisinde neler neler uydurmaya başladılar. İşte AK Parti'de çatlaklar varmış, AK Parti'de bilmem şöyle olacakmış, böyle oluyormuş, böyle gidiyormuş... AK Parti kardeşler topluluğudur, AK Parti'de çatlama olmaz. AK Parti birilerini çatlatır kardeşlerim.''
Buradan ayrılan Bakan Çelik, Baklaç ve Kalfalar köy yoluna giderek, köy yollarının yapımında kullanılacak malzemelerin temini için İl Özel İdaresince alınan mobil konkasörü (taş kırma makinesi) inceledi.
Burada toplanan köylülere konuşan Çelik, yolların ve ayakların çamurdan kurtarılabilmesi için konkasörün alındığını belirterek, ''Burada üretilen malzemelerle, Şanlıurfa'nın köy yollarında, bütün çamurları bertaraf edecek ortadan kaldıracak şekilde bir çalışma gerçekleştirilecek. Seçimden önce bu tabloyu görelim dedik, gördük Allah'a şükür. Bu konkasör yetmezse, Sayın Valime de söyledim bir tane daha alalım. Amaç ne, Şanlıurfa'nın bütün yerleşim birimlerini gecikmeden, sağlıklı yollara kavuşmasını sağlayalım. Eğer ihtiyaç olur ise ikinci bir tanesini daha alacağımızı buradan ifade ediyorum'' dedi.
Konkasör makinesi hakkında yetkililerden bilgi alan Bakan Çelik, daha sonra makineyi çalıştırdı.
Bakan Çelik'in Siverek'teki temaslarına AK Parti Şanlıurfa milletvekilleri Zeynep Karahan Uslu ve Kasım Gülpınar ile İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati de katıldı.
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Financial Times saldırıyı anayasa ve başkanlık ile ilişkilendirdi

Financial Times saldırıyı anayasa ve başkanlık ile ilişkilendirdi

Kurumsal

İçerik

Şanlıurfa





Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star