Ana Sayfa Türkiye 13 YAŞINDAKİ N.Ç.'YE TECAVÜZ DAVASINDA SUÇLU BENMİŞİM!

13 YAŞINDAKİ N.Ç.'YE TECAVÜZ DAVASINDA SUÇLU BENMİŞİM!

Radikal Gazetesi Yazarı Cüneyt Özdemir Yazdı “13 Yaşındaki N.Ç.'Ye Tecavüz Davasında Suçlu Benmişim!”

Giriş Tarihi: 22 Mayıs 2012 Salı 12:03
13 YAŞINDAKİ N.Ç.'YE TECAVÜZ DAVASINDA SUÇLU BENMİŞİM!
13 yaşındaki N.Ç.'ye tecavüz davasında suçlu benmişim!
23 yıllık meslek hayatımda ilk kez bir haber yüzünden, üstelik de benim yapmadığım bir haber yüzünden hakkımda dava açıldı.
Her şey 2002 yılında benzerlerini her gün gördüğümüz bir 3. sayfa haberi olarak başladı. Haberde N.Ç. adında, 13 yaşındaki bir çocuğun 2 kişi tarafından babası yaşındaki 26 kişiye para karşılığı satıldığı anlatılıyordu. Mardin’de farklı işkollarından bu 26 kişi, 13 yaşındaki N.Ç. ile para karşılığı beraber olmuştu. Olay ortaya çıkıp N.Ç. koruma altına alındıktan sonra durumu o kadar kötüydü ki oturamıyordu. Tam 4 defa ameliyat olmak zorunda kaldı. Ardından yargı süreci başladı. Aralarında esnaf, asker, öğretmenlerin de olduğu 32 kişiye karşı dava açıldı. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava sonucu 13 yaşındaki N.Ç.’nin kendisine tecavüz eden 26 kişinin yanına bilerek gittiği kararlaştırıldı. Adli tıp raporları ile bu doğrulandı! Mahkeme, bu yorum doğrultusunda, sanıklara ‘en az 5 yıl’ hapis cezası öngören ‘15 yaşından küçük biriyle rızasıyla birlikte olmak’ suçundan ceza verdi. Mahkeme, sanıklara alt sınırdan 5 yıl ceza verip iyi hal indirimi ile cezayı 4 yıl 2 aya indirdi. Mahkeme, ‘rızası olduğu’ gerekçesiyle, sanıklara ‘reşit olmayan kişiyi zorla alıkoyma’ yerine, ‘rızasını alarak alıkoyma’ suçundan ceza verdi, bu cezanın düşüklüğü nedeniyle bu suç zamanaşımına girdi. Herkesin gözü Yargıtay’dan nasıl bir karar çıkacağındaydı. Yargıtay 14. Ceza Dairesi de 26 erkeğe ‘15 yaşından küçük biriyle rızasıyla birlikte olmak’ suçundan verilen indirimli cezayı onadı. Yargıtay, ‘reşit olmayan mağdureyi rızasıyla alıkoymak’ suçunun zamanaşımına girdiği yorumunu da yerinde buldu. Böylece sanıklar, zamanaşımı sayesinde 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezalarından kurtuldu.

Savcılar gazetecileri savcılara ihbar ediyor Yargıtay, mahkemenin sadece ‘ırza geçme’ ve ‘ırza geçmeye iştirak’ suçlarından verdiği cezaların arttırılabileceği yorumunu da yaptı. Yerel mahkemenin, Yargıtay’ın görüşünü yerinde bulması halinde bu arttırım ‘rızayla birlikte olmak’ suçundan verilen ceza üzerinden olacağı için 2.5 yılı geçemeyecekti. Davada, N.Ç.’nin rızası olduğu yönündeki karar olmasaydı sanıkların cezaları en az 5 yıl artacaktı. Ama olmadı... Yeni kanunlar, eski kanunlar gösterildi ve davaya nokta konuldu.

Türkiye’de N.Ç. dosyası işte böyle kapatıldı. Daha doğrusu tam kapatılmak üzereyken önce sosyal medyada, ardından Radikal’deki bu köşede ve en önemlisi CNNTürk’te yayımlanan 5n1k programında özellikle Yargıtay’ın aldığı bu kararı sorgulayan haberler ve programlar yapmaya başladım. Kısa bir süre sonra bir anda gözler, kararı onayan Yargıtay 14. Dairesi’ne döndü. Nitekim dairenin başkanı Fevzi Elmas medyanın karşısına çıkıp açıklama yapmak zorunda kaldı. Elmas yaptığı açıklamada “Bu kararın yaygarayla değişmesi de mümkün değildir” diyor ve bu kararı eleştiren medyayı suçluyordu.

Anlaşılan, özellikle benim yaptığım haberler Fevzi Elmas’ta büyük rahatsızlık yaratmış. Bunu aylar sonra elime geçen mahkeme tebligatından anladım. İddianamede ‘ihbar eden’ başlığının karşısında Yargıtay 14. Dairesi Başkanı Fevzi Elmas’ın adı yazıyordu. Hakkımda suç duyurusunda bulunuyordu ancak suçun oluştuğunu iddia ettiği yer çok ilginçti. Ne Radikal’deki köşem ne de CNNTürk’teki programım; Star gazetesinin internet sayfasında hakkımda çıkan ve haberim bile olmayan bir haber suç delili olarak sunulmuştu. Dava dosyası aylarca adliyeden adliyeye dolaşmış, savcılar görevsizlik vermiş, sonunda dava Bakırköy Adliyesi Savcılığı’na gelmişti. Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ayhan ifademi almak için beni çağırdığında oldukça sıkıntılıydı. Bana bu suç duyurusu ile ilgili neler söylediğini saygımdan dolayı buraya yazmayayım. Sonuçta birkaç gün önce elime geçen bir tebligatla 23 yıllık meslek hayatımda ilk kez bir haber yüzünden, üstelik de benim yapmadığım bir haber yüzünden hakkımda dava açıldı. N.Ç. davasındaki tutumum yüzünden 3 aydan 2 yıla hapsim isteniyor. İşin trajik yanı, haberi yapan ben değilim. Benim yapmadığım, hatta rakip bir gazetede benim hakkımda çıkan bir haberden dolayı yargılanacağım.

Türkiye’de yargı eleştirilemez mi? Böyle bir davanın açılıyor olmasına inanın çok üzüldüm. Üzüntüm şahsım adına değil, Türkiye adına. N.Ç. davası, hemen her aşamasıyla Türkiye’nin uluslararası bir utancına dönüşmüştü. 13 yaşında bir kıza tecavüz eden 26 kişiye hemen hiç ceza verilmemişti. Bunu eleştiren haberler yapmamın bedeli, altında imzam bile bulunmayan bir haberden dolayı bana ödetilmeye çalışılıyor. Bu benim değil Türkiye’de gazetecilik yapmanın geldiği noktanın göstergesi. Bugüne kadar iyi kötü hukukun işlediğine dair inancım inanın yıkıldı. Yere ve zamana göre herkese her türlü dava açılabileceğini şaşkınlıkla gördüm. Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e, HSYK üyelerine ve Yargıtay mensuplarına sormaktan kendimi alamıyorum: Bu mudur sahi Türkiye’de adalet?


Ajandanıza not edin, 16 Ekim 2012’de Bakırköy 14. Ceza Dairesi’nde sabah 09.15’te hepinizi N.Ç. ile ilgili davama beklerim. 13 yaşındaki N.Ç.’yi 26 tecavüzcüsünden koruyamayan bir düzenin buna itiraz eden bir gazeteciye nasıl hesap sorduğunu gözlerinizle görmenizi isterim


kaynak:
muhalifgazete.com
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Erdoğan: Şehitlerimiz var

Erdoğan: Şehitlerimiz var

Kurumsal

İçerik

Şanlıurfa





Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star