Ana Sayfa Urfa Haberleri 90’lı Yıllara Geri Mi Döönülüyor?

90’lı Yıllara Geri Mi Döönülüyor?

Şanlıurfa Demokrasi Platformu Bileşenleri Sarayönü postanesi önünde bir araya gelerek İHD(İnsan Hakları Derneği) tarafından hazırlanan Urfa Kayıpları adlı kitabı Başbakan R. Tayyip Erdoğan’a yolladı, daha sonra Demokrasi Platformu Bileşenleri Adına KESK Dönem Sözcüsü İsmet Karadağ basın açıklaması yaptı. Karadağ yaptığı açıklamada başbakan Erdoğan’ın terörle mücadele konusunda ki yeni tavrını eleştirirken olağanüstü hallerin uygulanmaya çalışıldığını ve şu anki durumun 1990’lı yılları anımsattığını ifade etti Karadağ yaptığı açıklamada ‘’Başbakan Erdoğan'ın terörle mücadelede! Yeni stratejimiz var demesinin ardından Türkiye toplumuna çözüm olarak sunduğu operasy

Giriş Tarihi: 24 Ağustos 2011 Çarşamba 00:20
90’lı Yıllara Geri Mi Döönülüyor?
Şanlıurfa Demokrasi Platformu Bileşenleri Sarayönü postanesi önünde bir araya gelerek İHD(İnsan Hakları Derneği) tarafından hazırlanan Urfa Kayıpları adlı kitabı Başbakan R. Tayyip Erdoğan’a yolladı, daha sonra Demokrasi Platformu Bileşenleri Adına KESK Dönem Sözcüsü İsmet Karadağ basın açıklaması yaptı. Karadağ yaptığı açıklamada başbakan Erdoğan’ın terörle mücadele konusunda ki yeni tavrını eleştirirken olağanüstü hallerin uygulanmaya çalışıldığını ve şu anki durumun 1990’lı yılları anımsattığını ifade etti Karadağ yaptığı açıklamada ‘’Başbakan Erdoğan'ın terörle mücadelede! Yeni stratejimiz var demesinin ardından Türkiye toplumuna çözüm olarak sunduğu operasyonlar ve güçlendirilmiş, yetkileri artırılan adeta olağanüstü hali yeniden hayata geçirmek istemesi biz sivil toplum örgütlerini de kaygılandırmıştır. Yeniden 1990'11 yıllara geri gidilecek. Dönemin Başbakanı olan Çiller politikasının gereği olan "ya terör bitecek ya bitecek" deyip sivillere yönelik yapılan "kayıp ve faili meçhul" cinayetler mi işlenecek kaygısı taşımaktayız. Şimdiden polis içerisinde jet hızıyla özel harekat timleri oluşturulmaya başlandı bile biz özel yetkilerle donatılmış olan bu birimlerin nasıl suç makinesi haline geldiğini görmüştük.  1990- 96 yılarında geniş yetkilerle donatılmış valilerin bu yetkilerini pervasızca kullanmaları neticesinde resmi kayıtlara göre 17500 faili meçhul cinayet 890 kayıp, 4000 köy boşaltılması, 3 milyonun üzerinde insan göçü, acılar, ölüm, gözyaşı ile yoğrulmuş bir coğrafya ve sonuçta çözülmemiş aksine daha da büyümüş bir Kürt sorunu. Bu yetki çerçevesinde de ilimizde dönemin valisi Ziyaeddin Akbulut 'un kendi sorumluluk alanında 300 civarında siyasal cinayetler işlenmişti. Kurbanların çoğu Fırat nehrine atılmış, o dönem Fırat kırmızıya bürünmüştü.

Olağanüstü yetkilerle donatılan valilerin bu ülkeyi nereye sürüklediği görmezden gelinip yeniden geniş yetkilerle donatılmış valilerin çözüm olarak sunulması çaresizliğin ve çözümsüzlüğün göstergesidir. Asıl olan bu ülkeyi birleştiren ve bütünleştiren bir çözüm olan Kürt sorununun barış ve demokratik çözümüdür. Son seçimlerde halkın yüzde elli oyunu alan AKP hükümetinin çözümü savaş, tutuklama, gözaltı ve operasyonlar olmamalıdır çünkü halk zaten bu denenen yolların tekrar denemesi için oy vermedi halk kandan göz yaşından ölümlerden 30 yıldır çok çekti .

Burada ulusal basın ve medyanın da bu süreçte barışın dilini kullanmak adına üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Özellikle köşe yazarları bu konuda sorumluluk almalıdırlar. Ancak bazı basın ve köşe yazarlarının dili oldukça kışkırtıcı olmaya başlamıştır son günlerde fatih Alta da bunlar n biridir. Şimdi soruyoruz eğer bu kişinin dediği gibi içerisinde milletvekili, siyasetçi aydın ve yazarların bulunduğu 1400 kişilik bir gözaltı listesi varsa askeri vesayet yerini sivil vesayet almış 12 eylül cuntası dönemimde olduğu gibi listeler hazırlanmıştır bu çok kaygı vericidir. Yok, eğer böyle listeler yoksa bu şahıs bu bilgileri nereden çıkartıyor? Bunu yazmakla hükümeti baskıya çağırıyor ve halkı kin ve düşmanlığa itmiyor mu? İkinci sık doğruysa buradan cumhuriyet savcılarına çağrımızdır ve bu açıklamamızın bu şahıs hakkında suç duyurusu olarak kabul görmeleri gerekmektedir.

İşte elimizde bulunan ve İHD Şanlıurfa şubesinin hazırlamış olduğu "Urfa kayıpları" adlı belgesel kitap geniş yetkilerle donatılmış ve bu etkilere dayanılarak sivil savunmasız insanların katledildiğini araştırmalarıyla belgelenip geçmişe ışık tutacak niteliktedir.

Başbakanın geniş yetkilerle donatmayı düşündüğü valilik sistemini tekrar gözden geçirmesine vesile olur inancı ile bu "Urfa kayıpları adlı kitabı Sayın Başbakan Erdoğan'a gönderiyoruz. İstiyoruz ki bu ülkenin temel sorunu olan Kürt sorununun demokratik yasal zeminde çözülmesi ve akan kanın durması için tarafların yeniden diyaloga geçmesidir.

Savaşların bir yıkım olduğunu barışın ise herkese gelecek ve güven getireceğini bildiğimiz için herkesi barışın gelişmesi için çaba göstermesini; intikamı çağrıştıracak kelimelerden itina etmesini özellikle bekliyoruz.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Halep İçin Kalpler Kan Ağlıyor

Halep İçin Kalpler Kan Ağlıyor"

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık