Ana Sayfa Kültür/Sanat ABDULKADİR ALGIN ŞANLIURFA 11 NİSAN KURTULUŞ MARŞINI YAZDI

ABDULKADİR ALGIN ŞANLIURFA 11 NİSAN KURTULUŞ MARŞINI YAZDI

Bestekar Abdülkadir Algın, Urfa için marş hazırladı. Bazı dostlarının kendisine bu konuda hatırlatmada bulunduğunu belirten Algın, uzun süreden beri marş hazırlığında olduğunu ve nihayet Urfa’ya yakışır şekilde bir marş yazdığını anlattı Algın, Şanlıurfa için marş yaptı

Giriş Tarihi: 18 Ekim 2012 Perşembe 20:10
ABDULKADİR ALGIN ŞANLIURFA 11 NİSAN KURTULUŞ MARŞINI YAZDI

Şanlıurfalı bestekar Abdülkadir Algın, Şanlıurfa için marş hazırladı. Bazı dostlarının kendisine bu konuda hatırlatmada bulunduğunu belirten Algın, uzun süreden beri marş hazırlığında olduğunu ve nihayet Şanlıurfa’ya yakışır şekilde bir marş yazdığını anlattı. Söz ve müziği kendisine ait olan rast makamındaki marşın notalamasını Ahmet Ulus’un yaptığını vurgulayan Abdülkadir Algın, artık 11 Nisan Bayramı’nda, Şanlıurfaspor maçlarında ve diğer etkinliklerde bu marşın söyleneceğine inandığını kaydetti.

URFA 11 NİSAN KURTULUŞ MARŞI

1- Fransız’ın askerini ayak bastırmam Urfa’ya
Mütakere şartlarını yırtıp attık biz bir yana
Ey gafiller siz uyanın bu kutsal şehir alınmaz
Askerimiz silahını teslim edip esir olmaz
Urfalılar silahını teslim edip esir olmaz

On ikiler yemin etti; hep Kur’an'a el bastılar
Komutanla çeteleri bu savaşı başlattılar
Şehirlisi köylüsüyle genç ihtiyarı savaştı

Şehitlerin al kanları taşa toprağa karıştı

Hey, hey, hey, hey,

Urfa Onbir Nisan günü şanlı zafere ulaştı hey.

**************************************************

2 - Fransızlar mekan tutmuş Mahmut Nedim Konağını
Külaplıdan Tılfındıra hemde Alaman Bağını
Minareler hep yaslıydı, heryerde kurşun izleri
Ezanları susturamaz gülle, mermi , top sesleri
Mehmetleri durduramaz gülle, mermi, top sesleri

On ikiler yemin etti; hep Kur’an'a el bastılar
Komutanla çeteleri bu savaşı başlattılar
Şehirlisi köylüsüyle genç ihtiyarı savaştı

Şehitlerin al kanları taşa toprağa karıştı

Hey, hey, hey, hey,

Urfa Onbir Nisan günü şanlı zafere ulaştı hey.

**************************************************
3 - Firuz Paşa deresinden çıktım şebeke dağına
Ağır makinalı tüfek kurşun sapladı bağrıma
Kılıç kama süngülerle söküp attık biz düşmanı
Urfalılar yüceltmiştir Ay Yıldızlı bayrağını
Urfalılar yüceltmiştir Şanlı Yüce bayrağını

On ikiler yemin etti; hep Kur’an'a el bastılar
Komutanla çeteleri bu savaşı başlattılar
Şehirlisi köylüsüyle genç ihtiyarı savaştı

Şehitlerin al kanları taşa toprağa karıştı

Hey, hey, hey, hey,

Urfa Onbir Nisan günü şanlı zafere ulaştı hey.

**************************************************


Söz konusu marşın sözleri için 5 ay, müziği için ise yaklaşık bir ay çalıştığını belirten Abdülkadir Algın, şunları söyledi:

“Urfa, insanlığın varoluşuna tanıklık eden, yüksek medeniyetlerin ve semavi dinlerin inançların ortak buluştuğu önemli kentlerden biridir.

Hz.İbrahim peygamberin doğduğu, Yakup ve Eyüp peygamberlerin yaşadığı, İsa peygamberin kutsadığı bir şehirdir. Bu vesile ile de ‘Peygamber Şehri’ olarak tüm dünyada bilinmektedir.

Bilindiği gibi 1914 yılında Alman İmparatoru II. WILHELM, Osmanlı Devleti Başkomutan vekili olan Enver Paşayı ikna etmesi ve armadasına Türk bayrağı çekmiş iki Alman savaş gemisinin, Çarlık Rusya’ya ait Sivastopol kenti bombalaması sonucu istemeye istemeye I.Dünya Savaş’ına katılmış olduk.

Bizler bu cihan harbinde yedi cephede savaşmak zorunda kaldık. Genel manada yenilmedik ama insan ve ekonomik zaiyatımız çok büyük oldu.1918 yılında müttefiklerimiz yenildiği için bizde mağlup olmuş olduk. 30 Ekim 1918 tarihinde itilaf devletleri ile Mondros Ateşkes Antlaşmasını imzalamak zorunda kaldık.

Bu antlaşmanın yedinci maddesi, galip devletlere dolaylı ve yoruma açık bir hak tanıyordu. Yedinci maddenin vahameti gören vatansever aydınlar ve halk mütarekenin hemen ardından ülkenin birçok yerinde Müdafa-i Hukuk Cemiyetlerini kurdular. Bu anlamda, Urfa’da Mutasarrıf Nusret Bey, jandarma kumandanını Ali Rıza Bey ile eşraf ve memleketin aydınlarını çağırarak bir Milis Kuvvet oluşturulmasına karar verdiler. Bu heyete ‘’ Merkez Heyeti ‘’ adı verildi. Bu heyet

1- Müftü Hasan Efendi

2- Eski Müftü Şeyh Müslüm Efendi

3- İshakzade Hacı Esat Urfa’da Mutasarrıf Nusret

4- Hacı Kamilzade ( Büyük ) Hacı Mustafa

5- Hacı Kamilzade Hacı Yusuf

6- Hatipzade Ahmet

7- Yağlıcızade belediye reisi Hacı Ahmet

8- Hartavizade Bedi

9- Hacı Hüseyin Ağazade Haydar Bey’den oluşmuştur.

Bölük takım komutanları ise

a) Hacı Kamilzade Hacı Mustafa

b) Hacı Mustafa Reşit Kamil

c) Arabizade Reşit

d) Şeddadızade Ali Şelli

e) Barutçuzade Hacı İmam

f) Mahmutoğlu Mustafa

g) Hacı Abdurrahmanoğlu Şeyh Müslüm

h) Şiho Ramazan’dan ibarettir.

İngilizler 7 Mart 1919 tarihinde Urfa’yı işgal ederler. Urfalılar bu olayı hoş karşılamaz. Mahmut Nedim Bey’in kırk nüfuslu ailesi konağından bir çırpıda dışarı atılır. İngilizler konağa yerleşirler.

İngilizler yerli halkın ileri gelenleri ve aşiret reisleriyle irtibata geçerler ve olumlu yaklaşımlar görmezler. Neticede emparyel düşünceleri ve derin siyasetleri ışığında Urfa’yı Fransızlara bırakmayı düşünürler.

4-5 Eylül 1919 gecesi Urfa’da Güllüzade Osman Efendinin evinde Binbaşı Ali Rıza ile eşraf ve aydınlardan oluşan gizli bir cemiyet kurulur. Urfa’nın kurtuluşuna kadar sadık kalacaklarını Kur-an ‘a el basarak yemin ederler. ‘’ Onikiler’’ denilen cemiyet kurulmuş olur.

‘’ Onikiler’’ Urfa Müdafa-i Hukuk Cemiyeti şu isimlerden meydana gelir:

1- Belediye başkanı Hacı Kamilzade ( Büyük ) Hacı Mustafa Efendi

2- Mollazade Hacı Mahmut Efendi

3- Arabizade Şakir Efendi (Polis, komiser)

4- Hacı Kamilzade (küçük) Hacı Mustafa Efendi

5- Barutçuzade Hacı İmam Efendi

6- Güllüzade Osman Efendi

7- Şellizade Ali Ağa

8- Nebozade Hacı İmam Efendi

9- Jandarma Tabur mülhaki İzmirli Adil Hulusi Efendi

10- Takım komutanlarından Mulazievvel Hüseyin Pertev Efendi

11- Jandarma çavuşu Sofizade Hacı Mustafa çavuş

12- Bedirağazade Halil Ağa’dan oluşmuştur.

İngilizler bu arada Urfa’da aradıklarını bulamadılar. Yerli halk ve Aşiretlerden kendilerine yardımcı olacak güç ağırlığını bulamayınca İngilizlerle Fransızlar kendi aralarında anlaşarak Urfa’yı Fransızlara bıraktılar.( 15.06.1916 Leningrad-Sykes-Picot antlaşması )


26 Ekim 1919 dan itibaren Urfa’dan peyderpey çekilerek Urfa’yı 31 Ekim 1919 da Fransızlara bıraktılar. İşte 31 Ekim 1919 ile 11 Nisan 1920 tarihleri arasında Urfa ve bölgelerinde Fransızlarla Urfalılar arasında yaklaşık 6 ay süren bir savaş başlamış oldu. Bu savaşta, ırk ,mezhep, inanç ayrımı gözetilmeden topyekün bu savaşa katıldılar. Urfalılar yüzlerce şehit, gazi ve yaralı bırakarak bu savaşı kazanmış oldular.

Kahraman şehitlerimizi ve rahmete kavuşan gazi ve malüllerimize Yüce Mevla’dan rahmet diler, bizlere bırakılan bu kutsal emaneti ebediyen koruyacağımızı ve kollayacağımızı tüm inancımızla sahipleneceğimizi bildiririz.

Ben Abdülkadir Algın olarak bu savaşta yakınlarını ve akrabalarını kaybeden birisi olarak fazlasıyla etkilenmiş bulunup bu marşı tüm savaşa katılan halkımıza itlaf ediyorum.

AÇIKLAMALAR;

1) Mütareke : Mondros Mütarekesi : 1918 de 1.Dünya Savaşı sonrası itilaf devletleri ile Osmanlı imparatorluğu arasında yapılan antlaşma.

2) Gafil : Yapacağını önceden düşünemeyen. Başına geleceğini önceden düşünemeyen

3) Onikiler : 4-5 Eylül 1919 gecesi Güllüzade Osman Efendinin evinde toplanan 12 kişiden oluşan Müdafa-i Hukuk cemiyeti mensupları ( önyazıda isimleri belirtilmiştir )

4) 11 Nisan ( 11 Nisan 1920 ): Fransızların Urfa’dan uzaklaştırıldığının zafer günüdür.

5) Mahmut Nedim Konağı : Fransız işgal kuvvetlerinin karargah olarak kullandığı tarihi bir binadır. Şuanda kurtuluş müzesi olarak kullanılıyor.

6) Külaflı : ‘’ Külaplı Tepesi ‘’, şehrin kuzeybatı cephesinde Urfa kurtuluş savaşında mücadele edilen bir yerdir. Şehre hakim bir tepedir.

7) Tılfındır : ‘’ Tılfındır tepesi ‘’ Bediizaman mezarlığının güneyinde Urfada büyük yol caddesinin batı yönünde bulunan şehre hakim bir tepe. Eskiden Mesire yeri olarak kullanılırdı. Cumhuriyet sonrası gecekondulaştı. (baboyun dağı) adıylada söylenir olmuştur.

8) Alaman bağı : ( hacı bedir ağa bağı )

Külaflı tepesinin güneydoğusunda idi. Günümüzde tugay sınırları içindedir. Şehir merkezinin kuzeybatı yönünde.

9) Firuzpaşa deresi : Urfadan 15 km uzakta Urfanın batı yönünde ( suruç istikametindedir) uzunca bir derin vadidir.

10) Şebeke dağı : Urfadan 15 km uzaklıkta batı yönünde Firuzpaşa deresinin yüksek yamaçları .

 

URFAHABER

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star