Ana Sayfa Röportajlar Ahmet Kaytan'dan Gündeme Dair Çarpıcı Açıklamalar

Ahmet Kaytan'dan Gündeme Dair Çarpıcı Açıklamalar

Memur-Sen’in ‘Anadilde Eğitim’ konusuna bakış açısını seçmeli dil olarak verilebileceğini aktaran Kaytan, generallerin ve Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un cezaevine konulmasını ise Türkiye’nin normalleşmesi olarak değerlendirdi.

Giriş Tarihi: 12 Ocak 2012 Perşembe 23:37
Ahmet Kaytan'dan Gündeme Dair Çarpıcı Açıklamalar
Öncelikle Memur-Sen’in ‘Yeni Anayasa’ sürecine katkısını anlatan Kaytan, 50 bin kişi ile görüşerek hazırladıkları Anayasa Taslağı’nı TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e sunduklarını belirtti. Kaytan, Şanlıurfa’daki gelişmeleri değerlendirirken ise Bakan Çelik’in Urfa’ya gelmesi ile birlikte Urfa’nın Hükümetin gündemine geldiğini söyledi

Röportaj: Mustafa ARISÜT/İPEKYOL

GENERALLERİN CEZAEVİNE GİRMESİ NORMALLEŞME
Memur-Sen’in ‘Anadilde Eğitim’ konusuna bakış açısını seçmeli dil olarak verilebileceğini aktaran Kaytan, generallerin ve Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un cezaevine konulmasını ise Türkiye’nin normalleşmesi olarak değerlendirdi.

‘ULUDERE SALDIRISI GAYRİ İNSANİDİR’
Hükümetin Uludere’de üzerine düşeni yapıp yapmadığı sorusuna ‘Hemen tepki gösterilmeliydi’ diyen Kaytan, “Amaç sınır güvenliğini sağlamaksa ve bu işlem onun için gerçekleşmişse, bunun gayri insani bir hareket olduğunu düşünüyorum. Yanlışlık varsa devletin ilgili kurum ve kuruluşlarının başında bulunanların bunu bir saatte öğrenme salahiyetlerinin olduğunu ve bu konuda kesinlikle aynı gün tavır ortaya koymalarını beklerdik.” dedi.

‘URFA YENİ GAP’IN BAŞKENTİ OLUYOR’
Ankara’da kalan ve ara ara memleketi Urfa’ya gelen Ahmet Kaytan, kentteki gelişmeler konusunda da görüşlerini aktardı. Seçimlerden sonra Bakan Çelik’in Şanlıurfa’dan milletvekili oluşunu bir şans olarak değerlendiren Kaytan, Urfa’nın artık hükümetin gündeminde olduğunu ifade etti. Kaytan, “Urfa daha yeni yeni GAP’ın başkenti olma yolunda adımlar atmıştır. Konut sorunu da çözülürse çok daha iyi olacaktır. Çevre yolları tam olarak açılır, rektörlük taşınır, abide kavşağı yapılır ve Tugay buradan taşınırsa Urfa için çok güzel gelişmeler yaşanmış olacaktır.” şeklinde konuştu.


Memur-Sen’in ‘Yeni Anayasa’ çalışmaları olduğunu biliyoruz, çalışmalarınız hangi aşamada?
Seçimden hemen sonra ülkenin yeni gündeminin yeni bir anayasa olması gerektiğini belirtmiştik. Şuanda bu ülkede demokratikleşme adına atılan adımların devamı olarak yeni bir anayasa gündem olmalıdır. Bu anayasa demokratikleşmenin önünü açacak, huzur ve barış ortamını sağlayacak bir şekilde olmalıdır. Uluslararası Anayasa Kongresi düzenlemeye karar verdik ama ondan önce 50 bin kişi ile yüz yüze görüşerek uzman arkadaşlarla birlikte, ‘vatandaşa nasıl bir anayasa istiyorsunuz’ sorusunu yönelttik. Ve ondan sonra Uluslararası Anayasa Kongresini gerçekleştirdik. Son olarak nasıl bir anayasa istiyorsunuz konusunu raporlaştırarak Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) başkanına sunduk. 600 bine yaklaşan üye sayımızla Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olarak, bunun manevi sorumluluğunu ele alıp hareket ettik. Türkiye’nin kendi içerisindeki sorunlarını çözmüş ve bölgesinde güç sahibi bir ülke olması için hareket ettik. Bu yöndeki çalışmalarımız devam edecektir. Şimdi de TOBB ile birlikte 16 ilde yapacağı toplantıların hepsine Memur-Sen Konfederasyonu olarak katkı sunmaya devam ediyoruz. Şunu çok iyi bir şekilde ifade ediyoruz. Türkiye şuanda geldiği yerden bir adım dahi geri atamaz, attığı takdirde tam bir asır öncesine geri döner ve Sivil Toplum Kuruluşu olmanın gereğini yerine getiren, 20 yıldır emek veren arkadaşlarımızın tüm emekleri heba olur. Umutluyuz, ümitliyiz. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen umudumuzu sürdürüyoruz. Türkiye normalleşiyor. Değişim söz konusu değil. Bunun altını özellikle çizerek söylüyorum. Türkiye normalleşiyor. Bu süreçte de bizler üzerimize düşen görevi yapacağız.

Genelkurmay Başkanının da tutuklanması bir normalleşme örneği mi?
Türkiye’de hukuk herkese eşit şekilde uygulandığı zaman bu kişinin cumhurbaşkanı, genelkurmay başkanı veya çoban olmasının hiçbir önemi yok. Bu hukukun işlendiği anlamına geliyor. Ancak bir hafta öncesinde tutuklanması bir haftaki önceki bir olayla ilgili değil. Şuanda andıçtan dolayı 1997 yılında yapılmış olan bir çalışmanın sonucudur bu olay. 15 yıl sonra bir genelkurmay başkanı tutuklanıyorsa buna kimsenin çok sevinmemesi gerekiyor. Hukuk bir defa geç işliyor. Bunu biraz daha işlevselleştirmek ve suçluyu zamanında sorguya almak kamuoyunu daha da rahatlatacaktır. Hemen yanında Danıştay saldırısı söyleniyor. Bundan da 6 yıl geçmiş ve daha yeni güvenlik kameralarının kayıtları daha yeni yeni inceleniyor. Veya bu kayıtları vermeyen insanlar daha yeni sorguya alınıyor. Elbette bu işlemlerin gerçekleşmesi bizi mutlu ediyor ama çokta fazla sevinecek ve nara atılacak bir durum ortada yok.

Anadilde eğitime nasıl bakıyorsunuz?
Memur-Sen’in hazırladığı anayasa çalışmasında toplumsal barışa nasıl katkı sunulabilir. Anadille ilgili Türkiye’de eğitim sağlıklı bir zeminde verilmediği bir gerçektir. Şuanda iyi bir dil eğitiminin verilmesi nasıl olur tam olarak bilemiyorum ama hak ve özgürlükler bakımından seçmeli dil olarak verilmesinin uygun olduğunu düşünüyorum. Ülkede huzur tesis edilecekse, kim ne almak istiyorsa, sosyal devlet olma zorunluluğu gereği bunun karşılanması gerekiyor.

Hükümetin Uludere olayında gerekeni yaptığını düşünüyormusuz?
Normalleşme süresinde atılacak adımları ince eleyerek adım atması gerekiyor. Ve bu yönde beyanatlarda bulunulmalı. Gönül isterdi ki ilk gün tatmin edici gerekli açıklamalar yapılsaydı. Ama bunun olmadığını gördük. Ve bilinen ve yaşanan bazı gerçekler var. Orası tüm yetkili kurumların haberdar olduğu bir ticaretle karşı karşıya... Bunun arka planında ne olduğunu tartışmak istemiyorum ama arka planına baktığımızda; bu kadar büyük bir zayiat neticesinde elde edilmeye çalışılmasının insani bir boyutunun olamadığını görüyoruz. Yani buradaki amaç sınır güvenliğini sağlamaksa ve bu işlem onun için gerçekleşmişse; bunun gayri insani bir hareket olduğunu düşünüyorum. Yanlışlık varsa devletin ilgili kurum ve kuruluşlarının başında bulunanların bunu bir saatte öğrenme salahiyetlerinin olduğunu ve bu konuda kesinlikle aynı gün tavır ortaya koymalarını beklerdik. Bu konuda geç kalınmıştır. Halk tedirgin olmuştur. Vatandaş tepki koymuştur. Bu konuda yaşanan olaylar hiç kimsenin tasvip etmediği bir doğrultuda gerçekleşmiştir. İnşallah bundan böyle bir daha bu tür vahim bir durumla karşı karşıya kalmayız.

Ankara’da yaşayan Urfalı bir sendikacı olarak kentinizdeki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben özellikle genel seçimlerin hemen ardından Bakan Çelik’in Urfa için büyük bir şans olduğunu gördüm. Bu Urfa açısından çok önemli. Urfa’nın geçmiş yıllardaki siyasi arenasındaki tartışmaları biliyoruz. Urfa şu anda sayın bakan sayesinde hükümetin gündeminde. Urfa’ya çok ciddi yatırımlar olduğunu görüyoruz. Urfa daha yeni yeni GAP’ın başkenti olma yolunda adımlar atmıştır. Konut sorunu da çözülürse çok daha iyi olacaktır. Çevre yolları açılırsa, rektörlük taşınır, abide kavşağı yapılır ve tugay buradan taşınırsa Urfa için çok güzel gelişmeler yaşanmış olacaktır.
Biz mesela Maşuk bölgesinde yapmış olduğumuz bir çalışma ile buraya TOKİ tarafından konutlar yapacağız. O zaman sayın Bayraktar TOKİ Başkanı iken bize söz vermişti. Belediye başkanımız Fakıbaba ve ilgili başkan yardımcıları ile TOKİ anlaşma sağladı. İlk etap 384 konut Memur-Sen üyelerine yönelik konut katkısı sunduk. İkinci etabın yapılması için de çalışmalarımızı yürütüyoruz. Belediye dağ eteğinde konut üretimi yaparken, Memur-Sen de Maşuk bölgesinde çalışmalarını sürdürüyor.

(ipekyolhaber.com)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star