Ana Sayfa Kültür/Sanat Akbıyık, Avustralya SBS Radyosuna Konuk Oldu

Akbıyık, Avustralya SBS Radyosuna Konuk Oldu

Şanlıurfa'lı Araştırmacı-Yazar Abuzer Akbıyık Avustralya’dan yayınlanan SBS Radyosunun Canlı Yayın Konuğu Oldu.

Giriş Tarihi: 22 Kasım 2011 Salı 12:56
Akbıyık, Avustralya SBS Radyosuna Konuk Oldu
Abuzer Akbıyık SBS Radyosu Türkçe bölümündeki yayına telefonla katılarak “Sağlıkla İlgili Şarkılar” kitabı ve “El Çek Tabip El Çek Yaram Üstünden” başlıklı makalesi ile ilgili program yapımcısı Özen Özüner bir söyleşi yaptı.


SBS radyo ve televizyonu Avustralya’nın Sidney şehrinden çeşitli dillerde yayın yapan bir televizyon ve radyo kuruluşudur. Radyo, kurumun http://www.sbs.com.au/ adlı internet sitesinden dinlenebilmektedir.


Bugün (22.11.2011 Salı ) saat 9,30 da programa telefonla konuk olan Akbıyık,  SBS radyosu Türkçe bölümü Program yapımcısı Özen Özüner’in  “Sağlıkla ilgili şarkılar” kitabı, CD’si ve kitap içinde yer alan makalesi ile ilgili sorulanı cevaplandırdı.

Salih Turhan, Abuzer Akbıyık ve Osman Güzelgöz tarafından hazırlanan ve Sağlık Bakanı Prof. Dr.Recep Akdağ’ın sunuş yazısı ile yayınlanan, 240 sayfalık “Şarkılarda Sağlık/Sağlıkla İlgili Şarkılar” adlı  kitapta konu ile ilgili yazılar, 93 adet şarkı sözleri, notaları yer almaktadır.


Kitap ekinde müzik CD (Albüm)’si de verildiğini söyleyen Akbıyık CD’de “Zekai Tunca, Turgut Karadeniz, Ayşe Taş, Fatma Nurten Demirkol, Suat Kılıç gibi ünlü ses sanatçıları doktor, tabib, dert, derman, ilaç ile ilgili  şarkıları seslendirdiler” dedi.


“El çek tabip el çek yaram üstünden” makalesinde belirttiği “Doktor, Aşık ve İlaç” ilişkisi hakkındaki soruya karşılık da Akbıyık “ Şarkıların konusu genellikle “aşk” üzerindir. Şair; bazen bir görüşte aşık olmuştur, bazen de platonik aşkla tutulmuştur sevdiğine. Her ne şekilde olursa olsun bir kez Aşk derdine düşmüşse artık bu dertten kurtuluşu yoktur. Aşkın esiri olan, gündüz hayalinde gece düşünde görür sevdiğini,  Aşığın, başı uğuldar, yüreği daralır, içi sızlar, kalbi yanar, durgunlaşır, rengi-benzi solar, yemeden içmeden kesilir, hastalanır, yataklar düşer. İnsan hastalanınca, akla gelen ilk kişi doktordur. Yakınları telaş içinde hemen en iyi doktoru bulup getiriler. Böylece aşıkla doktorun diyalogu başlar. Aşık “Aşk hastasıyım, bakma benim nabzıma doktor” diyerek hastalığını söyler. Aşk derdine düşenin ilacı sevgilidedir. Bunu bilen Aşık, “El çek tabib el çek yaram üstünden, Sen benim derdime deva bilmezsin” diyerek ilacının kimde olduğunu işaret eder. Doktor muayene etmek istediğinde “Emeğin boş yere doktor onarılmaz bu yara” diyerek doktoru uyarır.

İlahi aşkta da benzer bir durum vardır. Aşık doktordan yarasını iyileştirmesini istemez. Ona göre aşk yarası iyileşirse sevdiğinden uzaklaşmış olacak, belki de onu sonsuza kadar kaybedecektir. Bu nedenle Fuzûlî bir gazelinde; “Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabîb, Kılma derman kim helakim zehr-i dermanındadır” Ey tabib ! Aşk derdiyle benim başım hoş, sen yaramdan elini çek, bana derman hazırlama. Çünkü senin merhemlerin benim ölümüm sayılır der.

Sonuç olarak; Aşk, doktorların ilacını bulamadığı, derman olamadığı tek derttir. Hatta onlar çare bulsalar bile âşık bu ilacı istemediği için Aşk hastası olanlar -tedaviyi reddettiklerinden- tıbbın yapacağı bir şey yoktur. İşte bu nedenledir ki asırlardan beri aşk derdi üzerine şiirler yazılmakta, şarkılar, ilahiler söylenmektedir “
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık