Urfa Haber WhatsApp Hattı

Ana Sayfa Röportajlar AKP DEMOKRASİNİN MOTORU OLMAKTAN ÇOK DEMOKRASİNİN BLOKAJİ DURUMUNA DÜŞTÜ

AKP DEMOKRASİNİN MOTORU OLMAKTAN ÇOK DEMOKRASİNİN BLOKAJİ DURUMUNA DÜŞTÜ

Urfa Haber köşe yazarı Bermal Melik Almanya'da Sosyalist Parti'den milletvekili seçilen aslen Mardin'li olan Ali Atalan ile AK Parti ve Türkiye üzerine röportaj yaptı.

Giriş Tarihi: 31 Temmuz 2012 Salı 21:10
AKP DEMOKRASİNİN MOTORU OLMAKTAN ÇOK  DEMOKRASİNİN BLOKAJİ DURUMUNA DÜŞTÜ
Ali Atalan kimdir? 1968 yılında Mardin'in Midyat ilçesine bağlı bir köyde Kürt kökenli Ezdai-Zerdüştü inancına bağlı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 1985'te liseyi terk edip Almanya'ya gitti. Liseyi Almanya'da bitirdi ve Toplum Bilimleri Fakültesi'nde Siyasal Bilimler Bölümü'nü bitirdi. Yıllarca bir miletvekilinin yanında danışman olarak çalıştı. 3 yıl PDS (Demokratik Sosyalizm Partisi) NRW-Eyalet yönetciliği yaptı, daha sonra birleşimden doğan Sol Parti eyalet yöneticiliğini milletvekili seçilene kadar sürdürdü. Ayrıca 2004'ten beri Münster kenti il meclis üyesi. 9 Mayıs'taki seçimde NRW'den milletvekili seçildi.13 Mayıs 2012 seçimlerinde partisi Die Linke barajı aşamadığı için seçilemedi.


AKP demokrasinin motoru olmaktan çok  demokrasinin blokaji durumuna düştü


Bermal Melik -İlk önce milletvekili olduğunuz Die Linke (Sosyalist Parti) partinizinden bahsedermisiniz.
Neden sosyalist bir parti?
Ali Atalan- Partimiz SOL PARTİ eski demokratik sosyalizm partisi ile sosyal demokratlardan ayrılan sol sosyal demokratların birleşmesi sonucu kurulan bir partidir. Çok yeni kurulan bir partiyiz. Partimiz, sosyal adaleti, eşitliği, özgürlüğü, barışı  ve çevreyi esas alan, enternasyonalist bir duruşa sahiptir. Aynı zamanda faşizme ve ırkçılığa karşı tavizsiz mücadele eden bir partidir Sol Parti, Ezilen bir topluluğun sosyolojik ve politik sosyalizasyon sonucundan   kaynaklı olsa gerek bu parti bana en çok hitap eden bir parti oldu. Bu ideoljiyi kendimde savunuyor ve ona inanıyorum Demokratik-özgürlükçü sosyalizmi savunuyoruz. Bütün kültürlerin, inançların, halkların eşitlik ve özgürlük içinde yaşayıp sömürüsüz bir dünya vizyonu gütmek mutluluk veriyor. Bu vizyon her ne kadar uzak ve iluzyoner görünse de. buna yavaşta olsa insanlığı yakınlaştırmak her insanın görevi olmalıdır diye düşünüyorum.


Bermal Melik - 13 Mayıs ta NRW(Kuzey Ren Eyaleti) nde yerel seçimler yapıldı.Geriye giderek ve bir önceki seçimlere baktığımızda, CDU (Hıristiyan Demokratlar) ve SPD’nin (Sosyal Demokratlar) başa baş geldiğini görmekteyiz. Öte yandan geçen seçimler CDU’ya iktidarı kaybettirmekle kakmadı, aynı zamanda da parti içerisinde bir çok değişikliğe ve çalkantılara da mahal verdi. Bu seçimde ise SPD daha güçlü çıktı ve ve hükümeti yeniden kurmak hedefine kilitlenmişe benziyor.Avrupa da yükselen sol dalgaya rağmen Die Linke (Sosyalist Parti) neden barajı aşamadı.?

Ali Atalan- Sol Partinin barajı  aşamamasının bir çok sebebi vardır. Sol maalesef bir süredir kendi içinde bir çok sorun yaşadı ve kendi kendisiyle uğraştı. Bu parti içindeki çekişmeler partiyi bayağı  yıprattı ve seçmenlerin gözünde partiyi düşürdü.. Diğer bir sebepte kurulu sistemin bütün aygıtları  tarafından sol karşı  köklü bir karşıtlığın var oluşu ve özellikle medyanın Sol harekete karşı  olumsuz tutumudur. Diğer ülkelerde komünist partilerle koalisyon görüşmeleri yapılıyorken. Almanyada demokratik-özgürlükçü Sol ile görüşmeler bile ucube gösteriliyor. Bu psikolojik baskınında büyük bir etkisinin olduğunu düşünüyorum.

Bermal Melik - Sosyalist partinin göçmen sorunlarına yaklaşımlarını yeterli buluyor musunuz? Parti olarak geleceğe yönelik hedefleriniz nelerdir?
Göçmenler ve göçmenlerin uyumu konusunda en ilerici ve eşitlikçi tutum sergileyen ve bu konuda en tutarlı olan bizim partimizdir. Hukuki, sosyal, kültürel ve siyasal eşitliğin her alanda gerçek anlamda tesis edilmesi için bizim partimiz mücadele etmektedir. Bunun önünde tarihten gelen ve halen devletin yapısal karekterinden kaynaklı bir sürü ayrımcı öğeler vardır, bunların bir bütün olarak ortadan kaldırılması gerekiyor.
Bermal Melik - Kürt kökenli bir milletvekili olarak ,partinizin Kürt sorununa yaklaşımını değerlendirirmisiniz.
Ali Atalan- Partimiz Kürt sorununda enternasyolist dayanışmanın felsefesine uygun, ezilen bir halkın kayıtsız şartsız  yanında yer almaktadır. Kürt halkının kendi kaderini tayin etme hakkını halklar arasında sınır koymadan elde etmesi gerektiğini savunuyoruz. Burda Kürt halkının yasadığı coğrafyada bölgesel öz yönetim hakkının verilmesinden yanayız. Yani bireysel- evrensel hakların yanı sıra Kürt halkının halk oluşundan kaynaklı kolektif haklarının teslim edilmesi gerekiyor. Bu konuda referanduma da gidilebilir. Federasyondan daha esnek özerkliğe kadar alternatif seçenekler olarak düşünülebilir. Bu tabii ki halkın vereceği bir karardır.

Bermal Melik -Die LİNKE nin AB üyeliği konusunda net bir politikası var mı?
Ali Atalan- Sol parti olarak Türkiyenin AB ye üye olmasından prensip olarak yanadır. Ancak Türkiyenin yapması gereken bir çok şeyin olduğuna inanıyoruz. Türkiyenin hem kendi içinde hemde kendi komşularıyla birçok sorunları  vardır.  Kendi içinde hukuki yapısından siyasal oluşumuna kadar tekçi ve totaliter bir formata sahiptir. Yani kendi içinde yaşayan halklara, azınlıklara, emekçilere ve ilerici-demokratik güçlere karşı tutumu kesinlikle kabul edilmez. Ancak Türkiye ye karşı bazı batılı gerici-muhafazakar güçlerinde önyargılı ve peşinen üyeliğe karşı  olan tutumlarını doğru bulmuyoruz. Dolayısıyla AB bir dine, bir kültüre ve ulusa göre şekillenen  bir yapı  olarak görülemez ,bunun tam aksine dünyada eşitliğin, özgürlüğün.,barışın  ve adaletin en önemli merkezi olmalıdır.. AB Bir çok halkın, bir dinin ve kültürlerin barış içinde yaşadığı  bir siyasal oluşum olmalıdır .

Bermal Melik - Günümüzde gerek Türk Basını gerekse Avrupa Basınında Avrupa Birliği sürecinde ilerleyen Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olarak Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının entegrasyon sürecinin zorluğu gösterilmektedir. Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine en çok karşı çıkan ülkelerden biri Fransa diğeriyse Almanya. Siz bu entegrasyon sürecini gerçekten bir hayal kırıklığı olarak mı değerlendiriyorsunuz?
Ali Atalan- Bu her iki sorunun birbirinden ayırt edilmesi gerekiyor. Avrupa da yaşayan Türklerin entegrasyon sorunları başta yaşadıkları ülkelerin yönetimleri ve ikincisi de Türkiye nin kendisi sorumlu tutulmalıdır.. Bunun sorumlusu mağdur olan halk değildir. Bu sorunun enstrumentalize edilmesi kesinlikle doğru değildir.


Bermal Melik - Eski Berlin Maliye Senatörü Thilo Sarrazin’in daha önce yaptığı açıklamalardan yeni kitabı kamuoyunda yoğun tartışmalara yer açtı. Almanya Türk Toplumu’nun internet sitesinde yer alan haberde « Almanya’da yükselmekte olan entellektüel ırkçılığın en önemli örneklerinden biri olmaktadır. » ‘Entellektüel Irkçılığı’ nasıl açıklayabiliriz ?
Ali Atalan- Almanya da ırkçılık   herhangi marjinal bir gurubun savunduğu ve icra ettiği bir olgu değildir. Bunun başında toplumun "elit" kesimi tarafından da ya savunulduğu ya da körüklendiği bir vakadır. Sarrazin bunun bir örneğidir. Bu ırkçı ve kültüralist yaklaşım tarzı halkın içinde gerçek nifak tohumlarını ekmekte ve ırkçılığı körüklemektedir. Bu tür tehlikeli yaklaşımlara karşı  en tutarlı  ve tavizsiz mücadele eden Sol partidir. Maalesef Sarrazin Sosyal Demokrat bir partiye halen üyedir. Yani üyelikten atılmadı.


Bermal Melik - Bugün AB sürecinde ilerlemek isteyen Türkiye kendini sadece siyasi platformda değil aynı zamanda çeşitli sanat dallarıyla da anlatmaya calışıyor. Özellikle söz konusu Türk Göçmenler olunca ilk akla gelen isim Fatih Akın ve filmleri. Türk vatandaşları Almanya’da Türk kimliklerini korumaya çalışırken, Türkiye’ye geldiklerindeyse daha çok bir yabancı gibi hissediyorlar. Sizce Akın’nin filmindeki karakterlerin kimlik karmaşası bugün nasıl açıklanabilir ?

Ali Atalan- Film bir realitiye işaret etmektedir. Bur da yabancı Türkiyede de yabancı gözüyle görülmektedir insanlar. Kültürel başkalaşma beraberinde değisik sorunlar getirmektedir. Ne Almanyanın ne de Türkiyenin bu konuda çözüm konseptleri yoktur, ilgileride yoktur.



Bermal Melik - Yaklaşık 30 yıldır Avrupa’da yaşıyorsunuz, kesintilerle. Avrupa’daki Türklerin yaşantılarıyla, durumlarıyla, Türkiye ile ilişkileriyle ilgili olarak veya yaşadıkları ülkelerle ilişkileriyle ilgili olarak neler düşünüyorsunuz?

Ali Atalan- Avrupada yaşayan Türklerin bir yandan dışlanmaya, sömürüye ve ayrımcılığa maruz kaldıkları bir gerçektir. Ancak burda yaşayan Türkler içinde de bir gericileşme , milliyetci ve radikal şoven bir yaşam felsefesi gelişmektedir. Bu çok tehlikeli ve üzücü bir şeydir. Bu paradoksal sürece karşı  ilerici-demokratik bir müdahalenin yapılması  gerekiyor.


Bermal Melik - AKP başta hem Avrupa’da hem Türkiye’de değişimin simgesi olarak görülüyordu, demokratikleşme yönünde adımlar atılacağı beklentisi vardı. Beklentiler değişti mi? Türkiye’de ifade özgürlüğü konusunda gelinen nokta konusunda izleniminiz nedir?

Ali Atalan- Bende de ilk etapta bir çok insan gibi öyle bir intiba oluştu. Ancak öyle görülüyor ki, AKP kendisi için, kendi iktidarını  geliştirmek için demokrasi ve özgürlük istiyordu, istiyor. Ne zamanki iktidari stabilize oldu, artık özgürlükleri, demokrasiyi kısıtlamaya hatta engellemeye çalıştı. Tutarlı demokratlık, tutarlı özgürlükçülük çok farklı bir şeydir. Halen en temel haklar meselesinde çok tutarsız bir çizgi izlemektedir. Maalesef AKP demokrasinin motoru olmaktan çok  demokrasinin blokaji durumuna düştü


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Şanlıurfa

Urfa Haber

Urfa

Yukarı Çık