Şanlıurfa Haberleri | Urfa Haber
Son Dakika
VİRANŞEHİR'DE KIZ HAFIZLAR KEP GİYDİ ŞANLIURFA'LILAR İSOT'A HASRET KALDI SURUÇ'TA OKUL AÇILIŞI YAPILDI "CEP TELEFONUNU AŞIRI KULLANMAK BAZ İSTASYONUNDAN ZARARLI" BAKAN ŞAHİN: KIZLARI ÇOCUK YAŞTA GELİN YAPMAYIN AKÇAKALE'DE KAÇAK ELEKTRİĞE 8 GÖZALTI SIRAT KÖPRÜSÜ`NE DÜNYADA ÇIKTI! EV DEĞİL SANKİ MÜZE EN UZUN SU TÜNELİNDE IŞIĞA DOĞRU HATAY'DA 3 ŞEHİT, 4 YARALI ASKER VAR “URFA KART” MAHKEMESİ DEVAM ETTİ TKDK`DAN ŞANLIURFALI YATIRIMCILARA YÖNELİK YENİ ÇAĞRI ATATÜRK BÜSTÜNE FENERBAHÇE FORMASI GİYDİRİLDİ BAKAN EKER'DEN AK PARTİ'Lİ VEKİL GÜLPINAR'A TAZİYE ZİYARETİ ŞANLIURFA'DA DÜNÜR AİLELER KAVGA ETTİ: 6 YARALI ÖLEN YAVRUSUNUN BAŞINDAN AYRILMIYOR ARTIK, CAMİLER 12 SAAT AÇIK OLACAK "KENTSEL DÖNÜŞÜM" YASALAŞTI NEÇİRVAN BARZANİ TÜRKİYE'DE AK PARTİ'Lİ KILINÇ ÖLDÜRÜLDÜ! ŞANLIURFA'LI KIZLAR "AÇIK LİSE İLE YOLA DEVAM" DEDİ ENGELLİLER SIRA GECESİNDE EĞLENDİ ŞANLIURFA'DA KAVGA; 1 YARALI, 4 GÖZALTI HARRAN ÜNİVERSİTESİ'NDEN GÜLDÜREN HATA SİVEREK'TE 200 BİN PAKET KAÇAK SİGARA ELE GEÇİRİLDİ "GÜÇLÜ KADIN" OLMAK İÇİN AB HİBESİNDEN FAYDALANDILAR MEMUR-SEN 81 İLDE ALANLARA İNDİ BAŞBAKAN ERDOĞAN ŞANLIURFA’YA GELİYOR TAHA AKYOL ŞANLIURFA'YI YAZDI MAGMA ŞANLIURFA’DA SURUÇ’TA SUYA HAZIRLIK EĞİTİMİ CEYLANPINAR'DA TRAFİK KAZASI: 2 YARALI ŞANLIURFASPOR ŞAMPİYONLUĞUNU RESMEN İLAN ETTİ. ŞANLIURFA’DA GÖÇERLERİN SORUNLARINA ÇÖZÜM ARAYIŞI SİVEREK KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ ERTELENDİ ESNAFTAN "MAVİ KAPAK KAMPANYASI"NA DESTEK KÜRŞAD TÜZMEN, GÜLPINAR AİLESİNE TAZİYE ZİYARETİNDE BULUNDU KUYUYA DÜŞEN ÇOCUK ÖLDÜ OTOBÜSÜN ÇARPTIĞI MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ ÖLDÜ AKÇAKALE'DE KAÇAK SİGARA ELE GEÇİRİLDİ
Anadil ve Anayasa
 
Anadil ve Anayasa
Bugün itibarıyla anadilinde eğitim, Kürtlerin büyük bir kısmının üzerinde mutabık oldukları ve 'olmazsa olmaz' varsaydıkları bir talebe dönüşmüş durumda
8 Ocak 2012 Pazar 00:43

Facebook
Google
Twitter
Yazdır

Yeni anayasa ile Kürt meselesi arasında çok yakın bir bağlantı var. Şöyle ki; bir taraftan Kürt meselesini çözmeyi gaye edinmeyen ve buna matuf düzenlemeleri içermeyen bir hukuksal metin “yeni anayasa” olarak nitelendirilemez. Diğer taraftan, Kürtlerin taleplerini içeren ve garanti altına alan yeni bir anayasa yapılmadan da Kürt meselesi barışçıl bir şekilde çözülemez.

Kürtlerin anayasal düzlemde güvenceye kavuşturulması gereken öncelikli talebi ise anadilinde eğitimdir. Bundan iki yıl önce bu konuya ilişkin yaptığımız bir çalışma vesilesiyle farklı Kürt siyasal çevreleriyle görüşmüştük. Gördüğüm tablo şuydu: Kürt meselesinde kullanılan araçlar/yöntemler ve çözümün hangi idari çerçeve içinde olabileceği gibi hususlarda bu çevreler farklı düşüncelere sahipler. Ancak konu anadilinde eğitime gelince neredeyse ağız birliği etmişçesine hemen herkes aynı kavramlarla konuşuyor ve aynı istekleri dillendiriyordu. Görüşmelerde, dilin kültürün taşıyıcısı olduğundan hareketle dile çok büyük bir anlam atfediliyor, asimilasyonun durdurulması ve Kürtlerin kültürlerini sonraki kuşaklara aktarabilmesi için Kürtçenin mutlaka eğitim dili haline getirilmesinin şart olduğu belirtiliyordu.


İki önemli nokta
Aradan geçen süre zarfında anadilinde eğitime yapılan vurgunun arttığını söyleyebilirim. Bugün itibarıyla anadilinde eğitim, Kürtlerin büyük bir kısmının üzerinde mutabık oldukları ve “olmazsa olmaz” varsaydıkları bir talebe dönüşmüş durumda. Burada bir parantez açıp iki noktanın altını çizmek gerekir. İlki, “anadilin öğrenimi hakkı” ile “anadilinde eğitim hakkı”nın birbirinden farklı olduğu.

Anadilin öğreniminden kastedilen, bir ülkede resmi dilden farklı bir dil konuşan toplulukların mensuplarına kendi anadillerinin öğretilmesidir. Devlet, genel eğitim-öğretim sistemi içerisinde çocuklara anadillerini öğretmeye çalışmakla yetinir, ama eğitim ve öğretim bütünüyle resmi dil üzerinden yürür. Anadilinde eğitim ise, eğitim ve öğretimin anadilinde yapılmasıdır. Müfredatın, kullanılacak araç-gereçlerin ve dokümanların anadilinde hazırlanması ve eğitim-öğretimin bütün aşamalarında anadilinin kullanılmasıdır.
İkincisi, anadilinde eğitim hakkının tanınması, resmi dilin eğitim-öğretim süreçlerinden dışlanması anlamını taşımaz; bu hak, resmi dilin öğrenilmesi ve öğretilmesi zorunluluğunu da ortadan kaldırmaz. Nitekim bu hakkı tanıyan ülkelerde yasal mevzuat, hem resmi dilin herkese öğretilmesini hem de eğitim-öğretimde anadilin ve resmi dilin birlikte kullanılmasını öngören hükümler içerir. Anadilinde eğitimin amacı, kişinin sadece kendi anadilini öğrenmesini ve kullanmasını sağlamak değildir; aksine amaç kişinin çok-dilde kendisini ifade edebilecek, hayatını idame ettirebilecek ve akademik üretim yapabilecek bir dil becerisiyle donatmaktır.


Dünya anayasaları
Çalıştığım ve görebildiğim kadarıyla Türkiye’de Kürtler, “Canım Kürtler matematiği kendi dillerinde öğrenirlerse bunun onlara ne faydası olacak? Ama madem çok istiyorlar, o zaman haftada iki saat okullara seçmeli Kürtçe dersi konulur ve arzu eden de gider orada öğrenir” tarzı –dillerini ve taleplerini küçümseyen- söylemlerden rahatsız oluyorlar. Kürtler kimseden ulufe beklemiyor, aksine bugüne kadar gasp edilmiş anadillerinde eğitim (öğretim değil) haklarının tanınmasını talep ediyorlar. Kürtlerin anadilinde eğitimi savunusu, bazılarının sandığı gibi resmi dile –Türkçeye- bir karşıtlık barındırmıyor ve Türkçeyle bütün bağların koparılması anlamına gelmiyor. Bu talep, iki dilin de hakkıyla öğrenilmesi talebidir; bu nedenle bu talebe kulak verilmeli ve –eğer yapılabilecekse- yeni anayasa bu talebi karşılayacak şekilde kaleme alınmalıdır. Peki, bu nasıl yapılabilir? Eğitimin hangi dilde/dillerde yapılacağı konusunda dünya anayasalarında üç farklı düzenlenme söz konusu.

Birincisi, eğitimin sadece resmi dilde yapılacağını belirten anayasalardır. Bu anayasaların en tipik örneğini teşkil eden mevcut 82 Anayasasının 42. Maddesi, Türkçe dışındaki hiçbir dilin, eğitim ve öğretim kurumlarında vatandaşlara anadilleri olarak okutulup öğretilmeyeceğini kayıt altına alır. Keza Gürcistan (m.85) ve Portekiz (m.9-f ve 74-i) Anayasalarında da eğitimde resmi dile atıf yapılmıştır.

İkincisi, eğitim diline ilişkin herhangi bir hükme yer vermeyen anayasalardır. Çok sayıda anayasada (ABD, Arnavutluk,Avusturya, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Danimarka,Endonezya, Finlandiya, Fransa, Güney Kore, Hırvatistan,Hollanda, İspanya, İsrail, İsveç, İspanya, İtalya, Japonya, Letonya, Lüksemburg, Norveç, vb.) eğitim dili anayasada düzenlenmemiş, bu konu kanunlara bırakılmıştır. Türkiye’nin 1924 (m.80) ve 1961 (m.21-2) Anayasalarının eğitim hakkını düzenleyen maddelerinde de eğitimin diline ilişkin bir ibare yoktur.

Üçüncüsü ise resmi dilin haricinde diğer dillerde de eğitim verebilme hakkını kayıt altına alan anayasalardır. Farklı kültürlerin kimliklerine ve dillerine ilişkin taleplerini karşılamak için birçok ülkede (Arjantin, Azerbaycan, Belçika, Kolombiya,Bulgaristan, Estonya, Filipinler, Güney Afrika Cumhuriyeti,İran, İsviçre, Kolombiya, Malezya, Polonya, Rusya, Singapur, Slovakya, Slovenya, Ukrayna) anadilinde eğitim hakkı anayasal güvence altına alınmıştır. Genel olarak bu anayasalarda; resmi dilin öğrenilmesi ve öğretilmesi vatandaşlar için bir hak ve devlet için bir görev olarak düzenlenir ve eğitimde anadilin kullanabilmesi anayasal hüküm altına alınır.


İki yol var
Bu çerçevede Türkiye’nin önünde iki yol var gibi. İlk yol, -Özbudun Taslağında (m.45) olduğu gibi- anayasada yasaklayıcı ibareye yer verilmemesi ve resmi dil dışındaki dillerde eğitimin nasıl yapılacağının kanunlara bırakılmasıdır. İkinci yol ise -Azerbaycan (m.45), Letonya (m.37), Kazakistan (m.19), Rusya (m.26 ve 68), Slovakya (m.34) anayasalarında olduğu gibi- doğrudan anayasalarda anadilinde eğitim hakkının düzenlenmesidir.
Tercihim ikinciden yana. Bana göre, “anadilini kullanma hakkı” anayasada ayrı bir madde halinde düzenlenmeli (Azerbaycan Anayasasındaki m.45 gibi) ve böylelikle başta eğitim olmak üzere kamusal makamlarla olan bütün ilişkilerde anadilinin kullanılması garanti altına alınmalıdır. Çünkü anayasalar, boşlukta yazılmaz; onları doğuran sosyolojik şartlar ve bir geçmiş vardır. Devletin bugüne kadar gelen pratikleri, Kürtlerde devlete karşı derin bir güvensizlik doğurdu. Sadece yasakları kaldırarak bu güvensizliğe son verilemez, aynı zamanda hakları anayasal güvence altına almak ve devleti bu hakları yerine getirmekle yükümlü kılmak gerekir. Dile dayalı ayrımcılığa son verilmesi ve dil haklarının anayasada onları görünür/bilinir hale getirilmesi, Kürtlerin güveninin tesis edilmesinde önemli bir pozitif etki yaratır.
VAHAP COŞKUN: Dicle Üni.(radikal)
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
KAPLAN OTO GAZ BAYİİ
Yazarlar
Anket
KEMAL SARAÇOĞLU BELEDİYE BAŞKAN ADAYI OLSUN MU?
EVET OLSUN
HAYIR OLMASIN
FİKRİM YOK
FARK ETMEZ
Çok Okunanlar
Videogaleri
Fotogaleri
Finans
İMKB 100
58100
USD ALIŞ
1.8160
USD SATIŞ
1.8260
EURO ALIŞ
2.3100
EURO SATIŞ
2.3250
POUND ALIŞ
2.8770
POUND SATIŞ
2.9400
ALTIN ALIŞ
90.4060
ALTIN SATIŞ
90.8990
Sayısal Loto
12.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
01 02 10 14 28 41
Şans Topu
16.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
12 22 28 29 33 + 11
On Numara
14.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
03 06 09 11 13 19 20 26 28 34 38 41 43 45 46 49 52 59 60 68 73 74
Süper Loto
10.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
05 26 30 35 45 50
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS

YASAL UYARI :
Haber sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapmaktadır.
Sitemizde yayınlanan haber ve videolar, sitemiz kaynak gösterilmek veya ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir.
Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar ile ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır.
Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir. Urfa Haber hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. www.urfahaber.net harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Sitemiz AA - DHA - ANKA - GAPHA Resmi Abonesidir


>>> ONLİNE ZİYARETÇİ DETAYI İÇİN TIKLAYIN  <<<
Yazılım: Haber Sitesi Kur