Ana Sayfa Siyaset Arınç: Cumhurbaşkanımız Çok Güçlendi

Arınç: Cumhurbaşkanımız Çok Güçlendi

Bülent Arınç "FTÖ için silahlı terör örgütü sözü artık ete kemiğe bürünmüştür. Bunu kabul etmek mecburiyetindeyiz" dedi.

Giriş Tarihi: 20 Temmuz 2016 Çarşamba 11:42
Arınç: Cumhurbaşkanımız Çok Güçlendi

15 Temmuz kanlı darbe girişimini en yakından yaşayan isimlerin başında gelen 22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç, darbe girişimiyle ilgili yaşadıklarını anlattı. Evinin üzerinde uçakların uçtuğu, bomba seslerinin eksik olmadığı Arınç, darbe girişiminin yaşandığı anları, sonrasındaki operasyonları, idamla ilgili tartışmaları ve terörle mücadeleyle ilgili düşüncelerini açıkladı.

İşte Arınç'ın 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili sözleri:
'BOMBALARI EVİMİZİN İÇİNDE HİSSETTİK'
Çok şükür darbeden kurtulduk. Ben 15 Temmuz gecesi evimdeydim, akşam İstanbul'dan aradılar. İstanbul'da olağanüstü bir hareketlilik var, köprülerden geçişler yasaklandı dediler. Ben bunun üzerine internete baktım, bunu teyit edecek herhangi bir şey görmedim. Sonra İstanbul'dan bazı gazeteci arkadaşlarım aradı demek ki gece 8-9 gibi, onlar da işin farkında değillerdi. Hatta bana dediler ki, köprüde bir hareketlilik var ama herhalde bir terör eylemi ihbarı alacak olmuşlar ki geçişleri kestiler. O sırada bizim evin üstünden ses duvarını aşacak şekilde uçaklar geçmeye başladı, helikopter geçmeye başladı. Ben de yirminci kattayım, üstümüzden uçuyorlar. Onun üzerine bazı haber kaynaklarımı aradım dedim ki, bu İstanbul'da köprüde olan bir şey değil, Ankara'da da bir hareketlilik var. Ondan sonra haberler gelmeye başladı, tabi biz hedefin yanındayız, evimiz orada, bir tarafta Jandarma Genel Komutanlığı bir tarafta Beştepe var. Bombalamalar başladı, bizim evin camları pencereleri özellikle köşke bakan cephede olanlar perişan oldular. Biz bombaları evimizin içinde hissettik, sonra bazı televizyonlar bağlandı, özel televizyonlar iyi ki var, çünkü TRT kapanmıştı. Oralardan adım adım, önce cumhurbaşkanımızın bizleri aydınlatan, cesaretlendiren konuşmasını izledik. Sonra başbakanımızın konuşmalarını ve bunun bir darbe girişimi olduğu açıkça ortaya çıktı. Biz de bu darbe girişiminin Türkiye için büyük bir felaket olduğunu, bunun hiçbir meşru sebebinin olmayacağını, bunu yapan kimlerse bunlarla mücadele etmek gerektiğini ve halkımızın cumhurbaşkanımızın davetiyle sokaklara çıkıp oralarda bu darbecilere karşı mücadele vermesi gerektiğini düşündük. Bizim bulunduğumuz yer sürekli bombalandığı için dışarı çıkma imkanımız olmadı. Sonra sığınaklara geçtik ve sabah 7 civarında da en son ihtimal ise 5 arkadaşımızın ölümüne yol açan Beştepe'nin önü bombalandı. O sırada helikopterden cadde üstünde toplanan halka da ateş edilmişti. Hamdolsun 7'de gün iyice ışıdıktan sonra havadan uçakların geçmesi durdu, zaten hava sahasını kapatmışlardı. Çok şükür, Allah'a hamdolsun ki milletimiz kurtuldu. Pek çok şehitler oldu, Allah onlara rahmet eylesin, çok yaralımız var ama böyle bir darbe çok alçakça çok haince bir iş. 

 

'CUNTACILIK GELENEĞİNİN BİTMİŞ OLMASINI TEMENNİ EDİYORUM'


Bunu kimler planladı, kimler teşvik etti, kimler bu işin öncüsü oldu tüm bunların ortaya çıkması ve en ağır cezalara muhatap olması gerekir. Şehitlerimizin cenazelerine gittim, taziyelerde bulundum. Tabi darbe girişiminin en kötü netice verdiği yerlerden biri de meclisimizin bombalanması oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi işgal edilmişti, belki kuşatılmıştı daha önceki darbelerde ama ilk defa hedef alınarak bombalandı. Başkanlığını yaptığım bu meclisin o hali beni fevkalade üzdü, çünkü kolonlar neredeyse kırılmıştı camlar pencereler... Sayın başbakanımızın makam odası perişan olmuştu. Milletvekiliarkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Sayın başkanımızı ziyaret ettim. Darbe girişimini içerden dışarıdan takip ettik. Milletimizin cesareti ve kahramanlığı ile şüphesiz sayın cumhurbaşkanımızın dirayetiyle bu badireden kurtulmuş olduk. Bir darbe girişimin daha olabileceğini öngörmüyorum, bence darbe girişimi artık sonuçlandı. Bu çok kötü, çok şer bir olay ama bu vesileyle Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde cuntacılık geleneğinin de bitmiş olmasını temenni ediyorum. Sayın komutanların çok yakınlarında bulunan insanlar, sayın cumhurbaşkanımızın mesai arkadaşları en azından Milli Güvenlik Kurulunda birlikte olduğu insanlar. Böyle bir darbenin içerisinde yer almışlar gibi görünüyor, sayın cumhurbaşkanımızın da ifadesi budur. Onu aynen kabul etmek durumundayız. Bir ordu içerisinde kendi Genelkurmay Başkanının boğazını sıkacak kadar gözü dönmüş caniler varsa ve bunları belli bir amaçla yapıyorlarsa inşallah bu girişimin başarısızlığından sonra ebediyen Türk Silahlı Kuvvetlerinde meşru hükümetlere karşı, anayasal düzene karşı herhangi bir eylem yapmayacak ölçüde bir temizliğin olmasını esasen temenni ederim.

 

'ŞU ANDA YAPILANLARIN ÇOĞU TEDBİR MAHİYETİNDEDİR'


Şimdi şunu söylemem lazım, bugün sayın başbakanın meclisteki konuşmasını dinledim. Biz hukuk devletiyiz ve hukuk içerisinde kalacağız mücadelemizi öyle yapacağız diyor. Çok rahatlatıcı, ferahlatıcı bir söz evet öğretmenlerin, savcıların, hakimlerin açığa alınması çok daha önemli belki Anayasa Mahkemesinin 2 üyesinin de hakkında soruşturma açılması, yüzlerce Yargıtay ve Danıştay üyelerinin haklarında soruşturma açılması, bazı mülki amirlerin açığa alınması yani görevden uzaklaştırılması darbe girişimi sonunda belki süratle yapılması gereken bir davranış ama bence ciddi bir yargılama, ciddi bir soruşturma sonucunda bunların pek çoğunun darbe ile ilişkisinin olmadığının ortaya çıkacağını zannediyorum. Ama şu an yapılanların hepsi birer tedbir mahiyetindedir. Kan dökülen bir darbe girişimi sonrasında şuraya irtibatları veya ilgileri olan kamu görevlileri varsa bunlar hakkında da bu tedbirlerin alınmasını normal karşılıyorum. Bugün alınan bu tedbirler bugün hepsinin darbeyle ilişkili olduğu anlamına gelmez. En yakın zamanda titiz bir inceleme ile zannediyorum ki, büyük bir kısmı görevlerine dönmüş olsunlar.

 

TERÖRLE MÜCADELE


Bugün için sanıyorum Karadeniz civarında polislerimiz şehit oluyor. Bir PKK eylemi sonucunda diye detay aldım, sonucunu bilmiyorum. Mutlaka bunun bilgisi vardır. PKKeylemlerinin ve DAEŞ eylemlerinin girişim sırasında olmaması izah edilebilir bir durumdur. Terörle mücadele de devam edecektir. Ancak özellikle Güneydoğu Anadolu'da şehir çatışmalarında terörle mücadelenin komutanlığını yapan 2. Ordu Komutanı da tutuklandığına göre bu terörle mücadelenin içinde de neler oldu, neler yaşandı, bu darbe girişimi vesilesiyle bunu da öğrenmiş olacağız. Tabii şunu söylemem lazım, çok büyük bir kurum ve çok güçlü bir kurum, bu kadar subay, astsubay veya generalin gözaltına alınmış olması terörle mücadelede de zafiyet vermemesi gerekir.

 

'CUMHURBAŞKANIMIZIN ÇOK GÜÇLENDİĞİNİ GÖRÜYORUM'


Ben eksikliklerin kısa sürede tamamlandığını ve mücadelenin eğer karşı tarafın bir kötülüğü olursa veya bir operasyonu, eylemi olursa mutlaka bu çatışmalarda terörle, teröristle mücadelenin en güçlü şekilde devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü o bizim için hayati bir mesele, bu darbe girişimin başarısız olmasıyla bir defa sayın cumhurbaşkanımızın çok güçlendiğini görüyorum. Hükümetimizin çok güçlendiğini görüyorum. Meclisimizin güçlendiğini görüyorum. Çünkü bütün partiler darbe girişimine karşı el ele verdiler, birlikte hareket ettiler. O yüzden şüphesiz bütün partilerin, başta üç partiyi kastediyorum. Lanetleme girişimi olarak söylüyorum. Eleştirmiş olabilirler. Sayın Bahçeli, sayın Kılıçdaroğlu çok yüksek bir sesle daha ilk saatlerden itibaren asla kabul etmediklerini ifade ettiler. Türkiye güçlendi, demokrasi güçlendi ve darbe girişimin başarısız olmasıyla Türkiye kendi sorunlarını çok daha güçlü bir şekilde eğilebilecek. Demokrasinin, parlamentonun güçlendiği bir ülke durumuna geldi. Ekonomide de hamdolsun görüyoruz ki eğer darbe girişimi başarılı olsaydı ülke yıkılırdı Allah korusun. Ama başarısız olması sonucunda demokrasinin, parlamentonun güçlenmesiyle ekonomik durumda da herhangi bir düşme alameti görülmedi. 


İDAM TALEPLERİ


İdam talepleri yeni değil. Halkımızın hissiyatını hoş görmek lazım ama 2000'li yıllardan itibaren hem Anayasa'da hem Ceza Kanunları'nda ilgili mevzuatında idam cezası veya idam kararı tamamen kaldırıldı. Şimdi bazen öyle suçlar işleniyor ki, diyelim terör olayı, bu terör olayını yapanların hepsini idam etmemiz gerekirdi diye düşünüyoruz. Neden? Çünkü masum insanlar, çocuklar, kadınlar hayatlarını kaybediyorlar veya bir Özgecan olayımız var. Temiz, pırıl pırıl bir kızımız bir ahlaksız tarafından ciddi bir şekilde öldürüldü. Bunu yapan adamı asmak gerekiyor diyoruz. Çok daha acı bir olay yaşadık. O olaydan sonra idam edilmeli diye düşünüyoruz. O çok acı olaya karşı duyduğumuz tepkidir. Bugün halka silahını doğrultanlar halkımızı katlettiler. Darbe girişimini yapanlar Anayasa'ya karşı, hukuka karşı, milletimize karşı ağır bir suç işlediler diye düşünüyoruz. Bunu yapanların idam edilmesini arzu ediyoruz. Olayların hepsi birbirine benziyor. Ama geçmişte terör olayları sebebiyle idam cezasını getirelim denildi. Parlamento bunu yapmadı. Diyelim ki Özgecan ve buna benzer ahlaksız, rezil fiiller nedeniyle genç insanlar hayatlarını kaybettiler. O zamanda idam cezası gelmedi. Bunun mutlaka bir tabanının, zemininin olması lazım. Yani idam cezası artık gelir mi, gelmez mi bu parlamentonun işi, siyasi partiler bu konuda evet artık bu gereklidir, bu tür olayların karşısında ağır bir ceza verilsin, bu yapılabilir. Ancak bu darbe girişimi sebebiyle idam cezası olmalı diyenler şunu bilsinler ki, bugün bile idam cezası gelmiş olsa darbe girişimi sebebiyle uygulanması mümkün değil. Türk Ceza Hukuku'nda suçun işlendiği yıl hangi hukuk kuralı varsa o uygulanacaktır. Sonra çıkan kanunlar geriye yürümez. Bu olayda da idam cezası verilmeyecek ama diyelim ki buna benzer ağır suçlar işlenmiş olabilir. Terör suçları işlenmiş olabilir. Bu adamlar hakkında hiç olmazsa bundan sonra idam cezası verilsin. O zamandaparlamento bunun gereğini yapar. Şu an parlamentoda değilim ne yapacaklarını bilmiyorum. 


SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ


Sayın Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımız bu olayın yani darbe girişiminin Fethullahçı Silahlı Terör Örgütü tarafından yapıldığını söylüyor. Ortada bir darbe girişimi var. Bunu artık elimizle tutabiliyoruz. Çünkü içinde yaşadık. Bundan önce bu sözler konuşulduğunda 'Nerede bu silahlı terör örgütü?' deme noktasındaydı insanlar ama bugün bunu tartışacak durumda değiliz. Bu bir gerçek olarak ortaya çıktı. Bunu söyleyen cumhurbaşkanıdır, başbakandır, bizden daha fazla bilgiye sahiptir. Maalesef ki böyle aptalca bir darbe girişimi veya hunharca darbe girişimi içerisinde belki bu zihniyetin mensupları da bulunmaktadır. Bu yüzden silahlı terör örgütü sözü artık ete kemiğe bürünmüştür. Bunu kabul etmek mecburiyetindeyiz. Ancak bugün gözaltına alınanlar darbeyle ne kadar ilgili ilişkilidir, ne kadar içindedir dışındadır, bunların artık bir yargılamayla ortaya çıkacağına inanıyorum. Fakat bugün artık tartışması yapılmayacak tek şey, sayın cumhurbaşkanın ifade ettiği silahlı terör örgütü konusunun bu darbe girişimi ile tamamen ortaya çıktığıdır. Bunu da herkesin böyle düşünmesi gerekir.

 

 

Kaynak: Gazete İpekyol

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star