Ana Sayfa Güncel ARINÇ: ULUSAL YAS İLAN EDİLMESİ GEREKLİ GÖRÜLMEMİŞTİR

ARINÇ: ULUSAL YAS İLAN EDİLMESİ GEREKLİ GÖRÜLMEMİŞTİR

Bülent Arınç Suruç Katliamı’na ilişkin konuşarak, “Bu olayla ilgili yas ilan edilmedi. Ama saldırı sonrası gereken her türlü işlem yapılmıştır. Ulusal yas ilan edilmesi gerekli görülmemiştir” dedi.

Giriş Tarihi: 22 Temmuz 2015 Çarşamba 16:27
ARINÇ: ULUSAL YAS İLAN EDİLMESİ GEREKLİ GÖRÜLMEMİŞTİR

Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu sonrası yaptığı açıklama yaptı.

Arınç, Suruç Katliamı’na ilişkin açıklamalarda bulunarak “Allah korusun, ölenlerin içerisinde ne belediye yöneticilerinden ne HDP il ve ilçe yöneticilerinden bir kişi var. Bunların o topluluk içine özel olarak sokulmadığı uzakta kaldıkları ayrıca bir istihbarat konusu. Bütün bunların cevabını bulacağız” dedi.

Ulusal yas konusuna da değinen Arınç, “Bu olayla ilgili yas ilan edilmedi. Ama saldırı sonrası gereken her türlü işlem yapılmıştır. Ulusal yas ilan edilmesi gerekli görülmemiştir. Bir taraftan sağlık ekipleri, soruşturmanın bir an önce sonlandırılması, cenazelerin defni sırasında hükümetimiz tarafından sağlanan kolaylıklar, olaydan duyduğumuz üzüntü, bütün bunlarla yas ilan edilmesinin karşılığının verildiğini düşünüyoruz” dedi.

Arınç’ın konuşmasından satı başları şöyle:

Suruç Katliamı ve iki polisin öldürülmesi

“Acı olaylar yaşadık. Bunlardan biri Suruç’taki saldırı diğeri de polislerimizin alçakça şehit edilmesi. Bazı kentlerdeki şiddet içerikli gösteriler ve Adıyaman’da verdiğimiz şehit.

“Hem Suruç’ta katledilen hem de Adıyaman’da ve Ceylanpınar’da şehit edilen görevlilerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

“Polisleri şehit eden grubun PKK ile bağlantılı Apocu Fedai Timi üstlendi. Bunun bir misilleme olduğu anlaşıldı. Apocu fedai timinin, gerçekten PKK bağlantısı olup olmadığı, yoksa bireysel olarak mı bu eylemi yaptıkları, propagandaya yönelik olarak mı böyle bir duyuruda bulundukları konusu hem istihbaratımız, hem de güvenlik güçlerimiz tarafından süratle araştırılıyor ama neresinden bakarsak bakalım, bir terör örgütünün işlediği bir terör suçudur.

“Kan dökülmüştür. Dökülen kan, polislerimizin aziz kanıdır. Onlara Allah’tan rahmet diliyorum ve mutlaka bunu yapanlar karşılığını göreceklerdir.

‘Sınır güvenliği masaya yatırıldı’

“Bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısında güvenlik yetkililerimiz sınır güvenliği ile ilgili sunum yaptılar. Özellikle Suriye sınırımızda entegre bir sınır güvenlik sistemi masaya yatırıldı. Burada asıl önemli olan IŞİD tehdidine karşı fiziki önlemlerin alınması ve geçişlerin önlenmesi için tedbirlerin alınmasıdır.

“Kara Kuvvetleri Komutanı, Milli Savunma Bakanı ve diğer güvenlik yetkililerimizin verdiği bilgiler doğrultusunda sınır güvenliği için risk sıralaması kaçakçılar, sığınmacılar ve teröristler şeklindedir.

“IŞİD tehdidine karşı sınırda fiziki güvenlik sistemi kurulacaktır. Teröristlerin giriş çıkışları engellenecek, insani amaçlı geçişler devam edecektir. Kritik olan bölgeler tespit edilmiştir. Bir entegre sınır güvenlik sistemi kurulacaktır.

“910 kilometrelik sınırın özellikle kritik olan bölgeleri tespit edildi. Özellikle giriş çıkışlar için tespit ettiğimiz noktalar için bir entegre sınır güvenlik sistemi kurulacaktır. Bu hiçbir zaman duvarlar örmek şeklinde değil, özellikle kaçakçı ve terörist geçişleri önleyecek bir sistem, entegre olarak düşünülmüştür. İçinde Aselsan ve başka kurumların da olduğu bir çalışma ile mükemmel bir çalışma yapılmış.

“İki komşu ülkedeki olaylarla ilgili olarak Türkiye’nin tutumu bellidir. Hem IŞİD’e karşı hem de diğer olaylara karşı tavrımız en başından beri belli. Türkiye’de bir algı operasyonu var. Son yaşadığımız olaylardan sonra yanlış algıların, Türkiye’de oluştuğunun farkındayız. Propoganda amaçlı fevkalade etkili bir kampanya yürütülmektedir. Son derece alçakça bir kampanyadır. Türkiye için IŞİD lanetli bir terör örgütüdür. Terörün her türüyle olduğu gibi IŞİD’le mücadeleye de kararlıyız.

“IŞİD 2 yıl önce Bakanlar Kurulu kararıyla Terör örgütü listesine alındı. 1 Ocak 2015’ten bu yana şu an itibarıyla 600’e yakın kişi DAEŞ terör örgütü ile bağlantılı olabilecekleri şüphesiyle gözaltına alınmıştır. Bunlardan 102’si tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Temmuz 2015 tarihinden itibaren Suriye’de radikal tabir edilen gruplara katılım bin civarındadır.

“DAEŞ’e katılanları kastediyorum. PYD’ye katılanların sayısı da bin 500, 2 bin civarındadır.Türkiye, uluslararası koalisyonda yerini almıştır. Bu koalisyon hava harekatı yapmaktadır. Türkiye, bu konuda üzerine düşeni yapmaktadır. Fakat etkili ve sonuç alıcı olması için uçuşa yasak bölge talebimiz vardır.

Koalisyon tartışmaları

“Bundan sonra CHP ile yapılan görüşmenin bundan sonraki aşaması şudur; biz birkaç arkadaşı daha ilave ederek her iki heyete, Sayın Koç ile tekrar bir toplantı yapacağız. Bu toplantı önümüzdeki pazartesiden itibaren olacak. Ama CHP, ‘Ne zaman, şu gün, şu saatte, şu arkadaşlarla toplanalım’ derse, biz burada kabul durumundayız. Bu görüşmeler devam edecek.

Meclis’in olağanüstü toplanması

“Biz şahsen hükümet olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin olağanüstü toplantıya çağrılmasında bir fayda görmüyoruz. Çünkü böyle bir toplantı yapıldığı takdirde siyasi partiler arasında öylesine büyük tartışmalar yaşanabilir ki mecrasından sapar ve hiç ümit etmediğimiz bir davranışla karşı karşıya kalabiliriz.

Ulusal yas

“CHP bir kanun teklifi vermiş ulusal yas konusunda. Bu olayla ilgili yas ilan edilmedi. Ama saldırı sonrası gereken her türlü işlem yapılmıştır. Ulusal yas ilan edilmesi gerekli görülmemiştir. Bir taraftan sağlık ekipleri, soruşturmanın bir an önce sonlandırılması, cenazelerin defni sırasında hükümetimiz tarafından sağlanan kolaylıklar, olaydan duyduğumuz üzüntü, bütün bunlarla yas ilan edilmesinin karşılığının verildiğini düşünüyoruz.

Demirtaş’a çağrı

“Ben Sayın Demirtaş’a buradan tekrar bir ricada bulunmak istiyorum. Bütün bunları kapsayan çok daha olumlu bir talebi sayın Başbakanımız dile getirdi. O da parlamentoda grubu bulunan dört siyasi partinin ortak bir deklarasyonla DAEŞ de dahil olmak üzere bütün terör örgütlerini, bu örgütlerin faaliyetlerini lanetlemesi ve bu terör eylemlerine karşı yek vücut olarak karşı duracağımızı bizzat yazı ile ifade etmemiz.

“Bunu Sayın Başbakanımız hep tekrarlayacaktır. Biz de tekrarlayacağız. Bundan kaçmak buna uzak durmak mümkün değil. Terör eylemlerinin bir tanesine taraftar olup öbür tanesini lanetlemek doğru değildir.

‘HDP’lilerin özel olarak oaraya sokulmadığı uzakta kaldıkları ayrıca bir istihbarat konusu’

“Otobüslerle gelmiştir bu insanlar. Masumane bir amaçla geldiklerini biliyoruz, Kobani ile dayanışma içinde olacaklar. Bu şiddet içermeyen kabulümüz bir gösteridir. Sadece otobüslerden indiklerinde polis arama yapmak istemiştir ve yapılmıştır. Amara’ya girişten sonra polis, tekrar bir arama yapmak istemiştir, belediye görevlileri kesinlikle izin vermemiştir. ‘Burası güvenli, burası bizim yönetimimizdedir’ demişlerdir. Orada tekrar tespit yapılamamıştır.

“Birbirlerini tanıyan bu insanlar aralarına birinin karıştığını görmemiş ya da farkedememişlerdir. İlk aramada olmayan bu kişi, bu bahçeye nasıl girmiş, nasıl sızmıştır? Suruç belediyesine ait bu kültür merkezinde güvenlik kameralarının olduğu söylenmiş ama 10 aydır kullanılmaz olduğunu öğreniyoruz. Güvenlik kameralarının olmadığı bir yerde arama yapılmasına izin verilmiyor. Buradan bir amaç çıkarabilirsiniz.

“Allah korusun, ölenlerin içerisinde ne belediye yöneticilerinden ne HDP il ve ilçe yöneticilerinden bir kişi var. Bunların o topluluk içine özel olarak sokulmadığı uzakta kaldıkları ayrıca bir istihbarat konusu. Bütün bunların cevabını bulacağız.”

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Viranşehir'de terör operasyonu: 4 ölü

Viranşehir'de terör operasyonu: 4 ölü

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık