Ana Sayfa Siyaset AYHAN: Genel Kurul Konuşması

AYHAN: Genel Kurul Konuşması

Haber Merkezi www.urfahaber.net Şanlıurfa (Rıha)

Giriş Tarihi: 14 Temmuz 2016 Perşembe 23:46
AYHAN: Genel Kurul Konuşması

HDP Şanlıurfa Milletvekilli İbrahim Ayhan Genel Kurul Konuşması

13.07.2016 tarihinde, 404 sıra sayılı kanun tasarısının, iflas ertelemeyle ilgili düzenlemesinin üçüncü maddesi hakkındaki TBMM Genel Kurul'unda  yapmış olduğum konuşmanın görüntü linki aşağıda, TBMM tutanaklarından alınmış konuşma metni ektedir

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; öncelikle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, üzerinde konuşmuş olduğumuz bu 404 sıra sayılı Yasa Tasarısı birçok teknik düzenlemeyi içerisinde taşıyor. Ben, çok teknik değerlendirmelere girmeyeceğim. Ekonomik sıkıntının, ekonomik krizin en büyük faturası, Türkiye'de olduğu gibi, her yere, topluma, toplumun bütün kesimine yansımaktadır ve şu anda Türkiye'de yaşanan ekonomik krizin doğalında vurduğu kesimin en başında da özel sektör ve halk gelmektedir. Gün geçmiyor ki firmalar, özel sektör ve şirketler iflas durumunu yaşamasınlar. Her geçen gün, bu iflas durumunu yaşayan şirketler artmakta, bu, giderek katlanmaktadır. Tekstilden teknolojiye, inşaat sektörüne, gıda sektörüne varıncaya kadar bu iflas erteleme talepleri her geçen gün artmaktadır. Tabii, bu ekonomik göstergelerdeki değişimin çok ciddi yansımalarından biri de, en önemli nedenlerinden biri de ülkede yaşanan istikrarsızlık ve güvensiz bir ortamdır diye ifade etmek gerekiyor.

Herhangi bir problemi siz çözmeye çalıştığınız zaman problemin köküne, problemin esasına inmediğiniz takdirde o problemi çözmeniz de mümkün değildir. Bugün Türkiye'de yaşanan temel problem başta Kürt sorunu olmak üzere toplumsal sorunların şiddetle, çatışmayla, gerilim politikalarıyla çözülmüş olmasıdır ve bu yöntemde ısrarcılıktır. Bunu şu şekilde de benzetebiliriz: Özellikle bir delikli kumbarayla karşı karşıyayız. Türkiye birçok yerden delinmiş bir kumbara görüntüsü arz etmektedir. Bu deliklerden en büyüğü de Kürt sorunudur. Son bir yıldır Kürt sorunundan kaynaklı başta bölge olmak üzere her tarafta şiddet ve çatışma yaşanmaktadır. Bu şiddet ve çatışma konsepti özellikle ekonomiyi çok ciddi bir şekilde etkilemekte, ekonomik gelişmeleri, ekonomik göstergeleri de müthiş derecede krize sokmaktadır. Şimdi, bir yandan savaş ekonomisine yapılan harcamalar, diğer taraftan da toplumun ekonomik yaşamının düzeltilmesi de asla mümkün değildir. Yani siz, bütün harcamalarınızın ağırlıklı boyutunu tanka, topa ve tüfeğe yatırırsanız halkın kendi ev geçimini sağlayabileceği, kendi geçimini temin edebileceği kaynakları da yaratamazsınız. Dolayısıyla, son bir yıldır ekonomide yaşanan krizin en temel nedenlerinden biri de özellikle bölgede yürürlüğe konulan savaş konseptidir. Tabii, bunun yanında dış politikada komşularla yaşanan çatışmalı süreç de ekonomik göstergelerin giderek kötüye gitmesine neden olmaktadır. Tüm bu yaşananlar siyasal iktidar tarafından, AKP tarafından sürekli kanunlar çıkarılarak, sürekli palyatif ve geçici çözümler üretilerek ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Kesinlikle, şu anda olduğu gibi, hiçbir zaman bu mevcut yaşanan soruna köklü bir çözüm bulunmadığı müddetçe, istediğiniz kadar yasa çıkarın, istediğiniz kadar düzenlemeler yapın, hiçbir şekilde sorunu çözemeyeceksiniz. Yapılması gereken temel şey, Türkiye'de demokrasinin ve özgürlüklerin önündeki engelleri kaldırmak, iç barışı sağlayacak adımlar atmaktır. Nasıl ki komşularla dışarıda, işte son süreçte yaşandığı gibi Rusya'yla, İsrail'le ve benzeri ülkelerle bir barışma sürecine girilmişse Türkiye'de de iç barışa gidilmeli ve bu barışın demokratik, kalıcı bir şekilde gerçekleşmesi için adımlar atılmalıdır. Yoksa seksen maddeyle, yüz maddeyle, torba maddelerle bu sorunu çözmek de mümkün değildir.

Türkiye giderek bir kanun devletine, giderek bir yasa devletine dönüşmektedir. Hâlbuki AKP iktidara geldiği zaman bu yasa devletinden, kanun devletinden Türkiye'yi kurtaracağı, Türkiye'de toplumsal demokrasiyi inşa edeceği iddiasında bulunmuştu. Ama görülüyor ki son süreçte, özellikle, ısrarla kanunlarla, yasalarla ülke yönetilmeye, idare edilmeye çalışılıyor. Bu mevcut yöntem ve yaklaşım kesinlikle çözüm getiren bir yaklaşım değildir. Bir an önce terk edilmelidir ve bu yasa da bu mevcut yöntemin esas alındığı bir yasadır. Dolayısıyla, bu önergeyle bu şeyin reddedilerek bu talebimizin yerine getirilmesini istiyorum.

Saygılar sunuyorum.

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star