Ana Sayfa Urfa Haberleri BAKAN ÇELİK'İN ŞANLIURFA TEMASLARI

BAKAN ÇELİK'İN ŞANLIURFA TEMASLARI

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 5-6 ay sonra cumhurbaşkanı seçiminin yapılacağını hatırlatarak, “Bırakınız kendi seyrine, millet kimi belirleyecekse belirlesin.

Giriş Tarihi: 8 Şubat 2014 Cumartesi 16:03
BAKAN ÇELİK'İN ŞANLIURFA TEMASLARI

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 5-6 ay sonra cumhurbaşkanı seçiminin yapılacağını hatırlatarak, "Bırakınız kendi seyrine, millet kimi belirleyecekse belirlesin. Ama hayır, 'şu, şu olmaz, şuradan, şuradan olur' gibi halen tanzimlerle meşhur odaklar ile harici ve dahili unsurların müdahalesi ile karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.

Bir dizi gezi ve açılış programlarına katılmak için Şanlıurfa'da bulunan Bakan Çelik,Ak Parti Haliliye İlçe Teşkilatı'nın yemeğine katıldı. Yemekte konuşan Bakan Çelik, partisinin aday adaylığı sürecinde bütün illerde, özellikle Şanlıurfa'da bolca dedikodu yapıldığını ifade ederek, "Teşkilatlarımız, aday adaylarımız yıpratılmaya çalışıldı. Öne alma mücadelesi çerçevesinde bin bir türlü fitne, fesat teşkilatlarımıza yayılmaya çalışıldı. 14 kilometrelik Suruç'un acil ihtiyacı olan tünel yapıyoruz. Onlar bilmiyor, biz biliyoruz. Suruç'un ihtiyacı var ama o uygulamayı belediye getiremedi. Dert hizmet değil. Dert ideolojik, çatışmalar, tartışmalar. Böyle bir anlayışa, böyle bir yapıya ilçelerimizi emanet etme lüksümüz yok. Tam tersi büyük şehirle uyumlu kadrolar gelecek, Şanlıurfa gün kaybetmeden yol almak zorundadır. Aksi takdirde faturası Şanlıurfalıya değil, ülkeye ağır olur. Buna hakkımız yok" diye konuştu.

"CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE MÜDAHALE İLE KARŞI KARŞIYAYIZ"

17 Aralık sürecini de değerlendiren Bakan Çelik, "Ne devletin bankasından bir kuruş alınmış, ne 2002 de olduğu gibi 22 banka soyulmuş, kasaları boşaltılmış. Asrın projelerinin açıldığı, temelinin atıldığı bir ortamda son derece anlamlı bir tanımlamayla, milletin kafasının karıştırılmaya çalışıldığı süreci yaşıyoruz. Nereye götürülmek istendiği biliyorsunuz ama bir şey söyleyeyim. Muhalefet bu seçimde ne söyleyecekti? Tek bir projesiniz var mı? Tek proje duydunuz mu? Muhalefete alan açmak amacıyla yapılan bir operasyondu bir yönüyle. Ne diyecekler? Yolsuzluk, başka söyleyecekleri bir şey var mı? Amaç liderin, Ak Parti'nin imajını bozmak, kendilerine göre. Milletin kafasını karıştırıp acaba 1-2 puan elde edebilir miyiz' diye. Bir gayretin, özel projenin uygulandığını bilmenizi isterim. Başka da muhalefetin söyleyebileceği bir şey yok. Bütün dünyanın Halk Bankası'ndan yaptığı ticaret 6. ayda bitmiş de 12. ayda niye. Niye birisinin elinde bulunmuş para Türkiye'nin istikrarını sağlamış, partiye ve genel başkanına havale ediliyor. Varsa hesabını verir. Ama dert o değil. Bu kapsamda ilk hedef İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni,Ankara'yı elde edip, Tayyip Erdoğan'ı cumhurbaşkanı yapmamaktır. Çok açık bir tablo ile karşı karşıyız. Türkiye'de tüm cumhurbaşkanlığı seçimleri çok ciddi problemlerle karşı karşıya kalmıştır. Bizzat Abdullah Gül Bey'in Cumhurbaşkanlığı Seçimi vardı. Anayasada, hukukta, kanunlarda olmayan bir tablo ile karşı karşıya kaldık. 7 oy olmadığı için neler yaşadık hatırlayın. Türkiye 4 ayda erken seçime gitmek zorunda kaldı. 5-6 ay sonra cumhurbaşkanı seçimi olacak. Bırakınız kendi seyrine, millet kimi belirleyecekse belirlesin. Ama hayır, 'şu, şu olmaz, şuradan, şuradan olur' gibi halen tanzimlerle meşhur odaklar ile harici ve dahili unsurların müdahalesi ile karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.

"6 MİLYON KİŞİYE İŞ VERDİK"

2004'ten bugüne 6 milyon kişiye iş verdiklerini, dünyanın gıpta ile izlediğini hatırlatan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, şöyle devam etti:

"Küresel krize rağmen nasıl yaptınız diyorlar, tüm uluslararası toplantılarda takdirle karşılanıyor. Bunu Türkiye gerçekleştiriyor. 11 yılda Türkiye yeniden dizayn edildi. 617 bin konut yapılmış. 100 TL, 300 TL, 350 TL taksit ödeyen vatandaşlarımıza teslim edilmiş. Kendi uydusunu yapıyor, uçak gemisini yapmaya başlamış. Türkiyesavunma sanayinde de büyük güç haline gelmiş bölgede. Borçlardan, emir almalardan kurtulmuş Türkiye. Şimdi konuşuyor birisi, cezaevinden çıktık. Çıktınız da, Ak Parti, götürdüğü teklifle Anayasa Mahkemesi'ne bireysel savunma hakkını sağladı. Herkes mecliste karşı çıktı. Özgürlük ağlarını genişlettik. İnsan hakları ve özgürlükler bu partinin, sizlerin, bizlerin mücadelesiyle elde edilen haklardır. Ana dille ilgili mücadeleyi biliyorsunuz. Devletin kanalları çeşitli dillerde yayın yapıyor. Bu imkanı, tabi hakkı bin bir çeşit engellemelere rağmen bu iktidar sağladı. Kamuda başörtülüler şimdi çalışabiliyorlar. Başı açık ile başı açık kızlarımız arasında problem yok iken sen niye devlet olarak problem çıkarıyorsun. Onlar ailede, mahallede birlikte yaşıyorlar. Ama sen birinci sınıf ikinci sınıfsın gibi yaklaşımlar yaşandı. TBMM'de de başörtülü ve başı açık kardeşimiz var. Basit miydi bu iş. Basit değildi. Çok büyük olaylardı. Büyük sıkıntılar yaşandı, bedeller ödendi. Ama bu gün bunlar aşıldı."

"30 YILDIR BU COĞRAFYADA KAN AKTI, 1 YIL KAN AKMADI, ÇEKEMİYOR BELLİ UNSURLAR"

Çözüm sürecini de değerlendiren Bakan Çelik, "30 yıldır bu coğrafyada kan aktı, 1 yıl kan akmadı, çekemiyor belli unsurlar. Diyarbakırlı Mehmet ile İzmirli Ahmet'in kanının akmasının faturasını netice itibariyle bu ülke ödemiyor mu? Acıları bu ülkenin anneleri çekmiyor mu? Bunu sonlandırmak için yapılan mücadeleye, barış deyin, çözüm deyin, kardeşlik deyin, bu sürecin altına bir genel başkan, başbakan gövdesini koyuyorsa bize düşen nedir ya. Muhalefet partisinde olabiliriz ama bunu saygıyla karşılamak, teşekkür etmek, nasıl destek verebilirim denmesi gerekirken, sabote etmek için bakmak olmaz. 'Çatışma, kavga devam etsin, memleket kan kaybetsin, içeride bin bir sorunla karşı karşıya kalsın.' Böyle bir şey Ak Parti'liler tarafından uygun bulunamazdı" dedi.

Yeni Demokratikleşme Paketi'nin TBMM'nin gündemine geleceğini, bu paket ile özel mahkemelerin ortadan kalkacağını ve yasa dışı dinlemelerin ortadan kaldırılacağını vurgulayan Bakan Çelik, şunları kaydetti:

"Yasa dışı dinlemeler ne ayıp şey. Ben Urfalı kardeşimle 3 sene önce geldim de konuşmuşum, telefon açmışım, çok şey konuşmuşum. Onu yaparız, sende buraya gel, ben de gelirim demişim. Niye konuştuğumu, hangi ortamda konuştuğumu bilmiyorum ki. 3 sene sonra 4 cümle çıkarılıyor. Sen şu cümleleri konuşmuşsun, yayınlıyoruz. Günde yaptığım yüzlerce konuşmadan hangi birini hatırlayayım, nereye oturtacağım. Varsa kanun dışı, ülkenin, şehrin aleyhine durum, kanun çerçevesinde dinlersin. Böyle keyficilik olabilir mi? Sen onu dinleyeceksin, bunu dinleyeceksin, kimin dinlediği belli değil. Böyle karmaşık durumu netleştirmek için genel düzenlemeler var. Tutuklamalarla ilgili somut delil. Siz şu 3 kişi bir araya geldiniz görüntülerinizi izledik. Girin içeriye örgütlü suç, örgütsün. Derdinizi anlatıncaya kadar aylar, yıllar geçiyor. Bin bir türlü sıkıntılar yaşanıyor. Bunlara neşter vurulması, çözülmesi gerekiyordu, şimdi mecliste. Önümüzdeki haftalarda yasalaşacak."

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Kebap Şehrinde

Kebap Şehrinde "Balık Döner" Keyfi

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star