Ana Sayfa Siyaset BU TUTUKLU MİLLETVEKİLİ MECLİSİ KARIŞTIRABİLİR

BU TUTUKLU MİLLETVEKİLİ MECLİSİ KARIŞTIRABİLİR

Hürriyet Yazarı Yalçın Doğan BDP'nin Aslen Urfalı olan Milletvekili Kemal Aktaş'ı köşesine taşıdı

Giriş Tarihi: 1 Haziran 2012 Cuma 08:33
BU TUTUKLU MİLLETVEKİLİ MECLİSİ KARIŞTIRABİLİR
BDP’nin tutuklu milletvekillerinden Kemal Aktaş’ın iki yıl bir aylık cezası Yargıtay’ca onandı. Milletvekilliğinin düşmesi konusu yakında meclise gelecek. Aktaş’ın milletvekilliğinin düşmesi için Meclis genel kurulunda oylama yapılır mı? Yoksa “kuvvetler ayrımı” gereği denerek oylama yapılmadan milletvekilliği düşürülür mü? Hürriyet yazarı Yalçın Doğan önceki günkü yazısının “Yakında Meclis’te kıyamet kopacak” başlıklı ilk bölümünde bu konuyu şöyle işledi: Kemal Aktaş. BDP milletvekili. KCK’dan tutuklu. Seçildiği halde serbest bırakılmayan sekiz milletvekilinden biri. Utanç verici deyimle, “tutuklu milletvekillerinden” biri. Kemal Aktaş 2006’da suç işlediği iddiasıyla tutuklanıyor. 2008’de tutukluluğu mahkumiyete dönüşüyor, iki yıl bir ay ceza alıyor. Mahkum olduğu halde, 2011 Haziran seçimlerinde aday oluyor ve BDP’den milletvekili seçiliyor. Yargıtay Eylül 2011’de mahkumiyetini onaylıyor, cezası kesinlik kazanıyor. Asıl pandomim şimdi kopacak. Yakında, Meclis’te. DÜŞECEK Yasaya göre: Bir milletvekili herhangi bir nedenle bir yıldan fazla ceza almış ve bu ceza kesinleşmiş ise, o kişinin milletvekilliği düşüyor. Bunun Türkçesi, Kemal Aktaş’ın milletvekilliği düşecek. Nasıl olacak? Hatta, Meclis’te oylamaya bile gerek görülmeden, sadece Meclis’e bilgi verilerek, Kemal Aktaş’ın milletvekilliğinin düştüğü ilan edilecek. Bu mümkün mü? Bizdeki hukuk nasıl bir hukuk ise, hukuk açısından mümkün. Oylamaya gerek yok. ALTI PROFESÖR Bunun yöntemi ile ilgili olarak Meclis Başkanlığı bir araştırma yapıyor. Sağ, liberal, sol dünya görüşüne sahip altı ayrı Anayasa Hukuku profesöründen görüş alınıyor. Oylama yapılır mı, yapılmaz mı, sorusuna karşılık aranıyor. Altı hoca da, aynı konuda birleşiyor: “Aldığı ceza bir yılı aştığı için oylamaya gerek yok, milletvekilliği otomatik olarak düşer ve bu durum Meclis Genel Kuruluna bilgi olarak sunulur”. BOZBEYLİ ÖRNEĞİ Bu biçimde milletvekilliğinin düşürülmesi ilk olmayacak. Örneğin, 1960’larda, Nuri Beşe olayı var. Beşe’nin aldığı cezanın kesinleşmesi üzerine milletvekilliği, Meclis’te oylama yapılmadan düşürülüyor. İtirazlar yükseliyor. O sırada Meclis Başkanı Ferruh Bozbeyli kürsüden açıklıyor: “Nuri Beşe’ye yargı ceza vermiştir. Burası yasama organıdır. Oylama yapılması kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırıdır”. Ve oylama yapılmıyor. Benzer olay 1995’te Bahattin Şeker örneğinde yaşanıyor. Askerliğini yapmadığı için askere alınan Şeker’in milletvekilliği düşürülüyor. İSTİSNALAR ÜLKESİ Ben yine de Kemal Aktaş’ın milletvekilliğinin düşürülmesi olayı Meclis’e geldiğinde, konunun bu örneklere bakarak, bir çırpıda kabullenileceğini sanmıyorum. En azından BDP’nin şiddetli itirazı olur, diye düşünüyorum. Tutuklu milletvekilleri skandalında Kemal Aktaş şimdi başka bir örnek. Kopacak kıyameti şimdiden duyar gibiyim. Neden hep böyle ters, hukuku zorlayan olayları biz yaşıyoruz? İki nedenle. Bir, arkadan dolaşıp iki puan almak üzere, hukuk dışı yolları deniyoruz. İki, evrensel hukuk mantığına uzak bir ülkede yaşıyoruz. Hep istisnalarla yaşayan bir ülke. Buna otoriter yönetim eklendiğinde, soruna dönüşmeyen tek olay yok. Odatv.com
urfahizmet.com
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Bakan Faruk Çelik: Kaygı Duyuyoruz

Bakan Faruk Çelik: Kaygı Duyuyoruz

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık