Ana Sayfa Urfa Haberleri Cemil Çiçek Polise 'Şerefsiz' Diyen Binici'yi Uyardı

Cemil Çiçek Polise 'Şerefsiz' Diyen Binici'yi Uyardı

TBMM Başkanı Cemil Çiçek polise 'şerefsiz' diyen milletvekilini uyardı: Milletvekilleri militan gibi davranamaz.

Giriş Tarihi: 4 Şubat 2013 Pazartesi 05:59
Cemil Çiçek Polise 'Şerefsiz' Diyen Binici'yi Uyardı

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, milletvekili olmanın ciddiyeti ve sorumluluğu içinde davranmaları gerektiğini belirterek,

"Milletvekili bir örgüt militanı gibi davranamaz, davranmamalı. Doğru değil bunlar. Bunlar hiçbir şekildeTürkiye'de siyasete, çözüme katkı sağlamaz" dedi.

DEĞERLENDİRMELER SOMUT BİLGİLERE DAYANMIYOR

A Haber'de Murat Akgün'ün gündeme ilişki sorularını yanıtlayan Çiçek,
"İmralı ile başlatılan süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Başbakan karşı tarafa silahları bırakma ve ülke dışına çıkma şartı koşuyor. Buna karşılık karşı taraftan da af talebi gelecek olursa Türkiye'nin tutumu ne olur?" sorusuna karşı, süreçle ilgili değerlendirmelerin önemli kısmının somut bilgiye dayanmadığını ifade etti.

Çiçek, "Bu konularda çok ayrıntılı konuşma, değerlendirme yapmak bence sürece biraz zarar verir. Çok fazla bu konuları konuşuyoruz biz. Konuştukça da vatandaşın kafası karışır" dedi.

TBMM Başkanı Çiçek, "Konunun şeffaf olması açısından konuşulması..." denilmesi üzerine, "Sabahleyin başlar başlamaz ilk işlemden itibaren şeffaflaşma olmaz. Bu konuda neyi, nasıl takip etmemiz gerektiği konusunda daha evvel bu yol ve yöntemlerle terörü asgariye indirmiş ülkelerin tecrübeleri var. İspanya,İngiltere tecrübesi var. Herhalde orada bu görüşmeler başlar başlamaz kamuoyuna

'Biz şu türlü bir mücadele yöntemi benimsedik, maddeleri şunlardır, şu safhada şuraya, bu safhada buraya geldik' tarzında açıklamaları olmadı. Senelerce bu müzakereler devam etti, kamuoyunun bilgisi olmadı. Bu kamuoyuna güvensizlikten değil, yapılan işin hassasiyeti bunu gerektiriyor" karşılığını verdi.

-"Süreci bilenler bir elin parmağını geçmez"-

Çiçek, süreci bilenlerin sayısının bir elin parmağını geçmeyeceğini belirterek, ancak bunun 10 katı insanının konuştuğunu söyledi. Çiçek, "Neye göre konuşuyoruz- Bu kadar çok konuşmamız gerekiyor mu- Bu kamuoyunun bilgilendirilmemesi anlamına gelmiyor" dedi.

Süreci yürütenlerin bilgilendirme yapmasının önemine değinen Çiçek, şunları kaydetti:

"Benim üzüldüğüm nokta şudur; maalesef siyasette ciddi bir kopukluk var. Siyaset kurumu birbiriyle görüşemiyor, görüşmüyor. Görüşemeyince de...Bu konularda bilgi nasıl verilecek- Halkın temsilcileri olan partilerin keşke yöneticileri arasında yakın işbirliği, diyalog olsa da bir kısım bilgiler orada paylaşılıverse. Bu mekanizmaları kurabilsek....

Ben 27 Ağustos'ta bir açıklama yaptım. Bu nereden çıktı- O zaman seçime giren 3 siyasi partimizin seçimbeyannamesindeki ortak noktalardı. Ben yeni bir şey söylemedim. Terörle mücadelede belli başarıyı yakalamış ülkelerdeki yöntemlerin bizim için de...Sonradan geçen süreçteki bir kısım açıklamalar benim söylediğimi doğruladı. Kimse önünde arkasında ne var diye bakmadılar.

Terör gibi partiler üstü, milli, Türkiye Cumhuriyeti devletinin sorunu olan bir konuda siyasi partiler konuşmayacak, bir araya gelip birlikte değerlendirme yapmayacak da hangi konuda yapacak- Basın aracılığıyla terör değerlendirmesi yapmak bu süreç için ne kadar doğru, sağlıklı olabilir- Tabii süreçle ilgili eksik yanlar, itirazlar olabilir. Bunların hepsinin belli mekanizmaları var, illa aleni olması da gerekmiyor.

Kamuoyu önünde, terörle mücadele konusunda Meclis'te oturdular, toplandılar. Bunun mekanizmaları var, başka ülkelerde de var. Bunlar kamuoyuna duyurulur, duyurulacaktır. Vatandaştan saklı bir mücadele yürütemezsiniz. Ama her işi de Güvenpark'ta masa kurup onun etrafında oturup konuşamazsınız. İngiltere,İspanya nasıl yapmış, halen hem terörle mücadele hem çözüm arayışları olan ülkeler var. Bunlar insanlık tecrübesidir. Biz de bu tecrübeyi yaşadık. Zaman zaman bir araya gelip insani ilişkiler çerçevesinde bile konuşsak ne mahsuru olabilir. Bu, çok hassas götürülmesi gereken bir konudur. Terör sorunu bizimdir, biz çözeceğiz. Başkasından hiçbir şey beklemeyelim."

Çiçek, terör örgütünün eylem koyduktan 18 yıl sonra başka ülkeler tarafından "terör örgütü" olarak kabul edildiğini, geçen sürede Avrupa'da kök saldığını söyledi.

Aradan geçen sürede 30 bin insanın yaşamını yitirdiğini hatırlatan Çiçek, "Bu ülkeler 2002 yılına kadar terör örgütü olduğunu fark etmedi mi- 2002'de terör örgütü kabul etmeleri samimiyetlerinden değil, 11 Eylül saldırısından sonra vicdanlarını kısmen rahatlatmak için. Hangi ülke olursa olsun, terör örgütü kabul etmelerinin ardından alınan iki tedbiri sayamazlar. Bu kadar zamanda Türkiye'nin yüreğini ferahlatacak bir tek davayı sonuçlandıramadılar. Roj TV davası 10 yıl sürdü, ne işe yaradı bilemiyorum.

Roj TV kapanınca öbür tarafta tezgahını kurdu adamlar. Terörle mücadele konusunda dış dünya samimi değil, yeterli desteği vermiyor. Vermediğine göre ben kendi sorunumu kendim çözeceğim. Çözmekten başka çarem yok. Bunu da bir araya gelerek çözeceğiz" diye konuştu.

MİLLETVEKİLLERİNİN SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ VAR?

Çiçek, polise hakaret eden BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici'nin, elini tabancasına atıp "vururum" yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de şöyle devam etti:

"Bizler sorumlu insanlarız. Eğer doğruysa bu davranış, 'doğru oldu, oh oldu, iyi yaptı' denilebilir mi- Toplumun önündeki insanlar, böyle yol ve yöntemlere tevessül edebilir mi- Milletvekili olmak, suç işlemek özgürlüğünü getirebilir mi Ondan sonra dokunulmazlıklar kalkar kalkmaz, bir sürü sorun çıkarıveriyor. Bizler milletvekiliyiz. Milletvekili olmanın ciddiyeti ve sorumluluğu içinde olmalıyız, davranışlarımızla, konuşmalarımızla olmamız lazım. Meclis içinde ve dışındaki yaptığımız, yapacağımız işlerde saygı uyandırmamız lazım. Bir örgüt militanı gibi milletvekili davranamaz, davranmamalı. Doğru değil bunlar.

ŞEREFSİZ DEDİĞİNİZ İNSANLAR BU ÜLKENİN POLİSİ"

Bunlar hiçbir şekilde Türkiye'de siyasete çözüme katkı sağlamaz. Siz tabanca çekip, 'şerefsiz' filan dediğiniz insanlar bu ülkenin polisidir. Şerefiyle, namusuyla bu ülkenin huzurunu sağlamaya çalışan insanlardır. Biz onlara güvenerek akşam yatağımızda rahat uyuyoruz. Biz onlara şükran borçluyuz. Yanlış yapan olursa onun gereği yapılır. Onun yanlış yapması, milletvekilinin de yanlış yapması anlamına gelmez. Onun için herkes biraz daha sorumlu olmalı, sorunlu olmamalı. Bu dönem biraz daha sorunlu bir siyaset gidiyor. Bu da önümüze başka türlü problemler çıkarıyor."

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Halep İçin Kalpler Kan Ağlıyor

Halep İçin Kalpler Kan Ağlıyor"

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık