Ana Sayfa Eğitim ÇÖZÜM DERSHANELERİ KAPATMAK DEĞİL

ÇÖZÜM DERSHANELERİ KAPATMAK DEĞİL

Eğitim -Bir Sen "Çözüm Dershaneleri Kapatmak Değil, Dershaneyi Zorunlu Kılan Nedenleri Ortadan Kaldırmaktır"

Giriş Tarihi: 28 Mart 2012 Çarşamba 01:10
ÇÖZÜM DERSHANELERİ KAPATMAK DEĞİL
Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şube Başkan’ı  İbrahim COŞKUN yaptığı yazılı basın açıklaması ile son günlerde özel dersanelerin kapatılması konusunda yapılan açıklamaları değerlendirdi. “Sayın Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN, YGS ve LYS gibi sınavların kaldırılacağını, dershanelerin kapatılacağı veya özel okula dönüştürüleceği, özel okulların teşvik edileceği şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. İmkân sahiplerinin özel okullara yönelmesi neticesinde Devlet üzerindeki yükün paylaşılması, öğrenci başına düşen eğitim harcamasında dezavantajlı kesimlere avantaj oluşturabilecektir. Fakat bu dershane sektörünü ortadan kaldırılmasını sağlamayacaktır. Eğitim-Bir-Sen, dershanelerin kapatılmasına odaklanmak yerine dershaneciliğe sebep olan faktörlerin ortadan kaldırılmasının daha sağlıklı olacağına inanmaktadır. Bir üst öğretim kurumuna seçme ve yerleştirmeye dayanan mevcut sistem, dershanelere gitmeyi zorunlu hale getirmektedir. Bu açıdan bakıldığında üniversiteye girişte karşımıza çıkan tablo ürkütücü ve dershanelerinde varoluş sebebidir. 2011 yılı için üniversitelere yönelen ve sınava başvuran aday sayısı 1 milyon 759 bin 998 iken, yerleşen öğrenci sayısı 789 bin 167’dir. Önceki yıllar incelendiğinde bu sayının her yıl artarak devam ettiği görülmektedir.  Gelinen nokta itibariyle arz, talebi karşılayamamaktadır. Bunun anlamı şudur; her yıl yaklaşık 1 milyon 800 bin talebin yaklaşık 700-800 bin’i karşılanmakta, 1 milyon gencin ise ya yüksek öğretim hayali ya son bulmakta ya da bir yıl ertelenmektedir. Yüksek öğretim önünde yığılmalar ve dershanelerin umuda yolculukta vazgeçilemezliği eğitimin ana yapısındaki sorunlardan kaynaklanmaktadır. Okullardaki öğretmen ve derslik açığı, müfredattaki eksiklikler, eğitimde fırsat eşitsizliği üreten adaletsizlikler, eğitime erişimde yaşanılan köklü sorunlar, verimi düşüren kalabalık sınıf mevcutları, kıdemli öğretmen dağılımının sağlanamaması, öğretmen maaşlarının kamudaki en düşük maaş olması, istihdamda güçlük çekilen yerleşim yerlerindeki eğitim çalışanlarına ek mali özendirmelerin yapılmaması ve teşvik unsurlarının devreye konulamaması gibi önemli sorunları gündeme almadan kalıcı çözümlerin ortaya çıkarılamayacağı gözden kaçırılmamalıdır. Temel eğitimin ortaokul dönemi ile ortaöğretim sürecinde programlar ve kademelerarası geçiş sisteminin tam anlamıyla objektif ve özgürlükçü kriterlere bağlamadan sınav sistemini sonlandırmak toplumsal güven açısından sorun oluşturabilecektir. Yeni sistem kurulmadan, toplumsal kesimlerin görüş ve önerileri alınmadan bu tür söylemler karmaşadan başka bir şey getirmeyecektir. Çünkü eğitimciler, öğrenciler, dershane sahipleri başta olmak üzere toplumun tamamı kelebek etkisiyle bu tür açıklamalardan doğrudan etkilenmektedir. Yukarıdaki açıklamalarımızdan hareketle dershanelerin kapatılmasına odaklanmak yerine öğrencilerin dershanelere gitmesine sebep olan etkenlerin tespitine ve ortadan kaldırılmasına yönelmek daha uygun bir tercih olacaktır.  Sonuç olarak, uzun vadede ve bilimsel verilere dayalı yapılacak çalışmalarla mevcut dershanelerin eğitim sistemi içerisinde farklı bir yapıyla hizmet sunmasını sağlayacak seçenekler üreterek dershaneciliğin dönüşümüne zemin hazırlanmalıdır. Sendika olarak Sayın Başbakan’ın açıklamalarını iyi niyet çerçevesinde değerlendirmekle birlikte, dershane ve özel okullarla ilgili düzenlemelerin yeni yasallaşacak olan 4+4+4 eğitim sisteminin uygulama verileri de elde edildikten sonra değerlendirilmesinin daha faydalı olacağına inanıyoruz. “
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık