Ana Sayfa Siyaset DEMİRTAŞ: GEREKİRSE BİZ DE ÖLECEĞİZ

DEMİRTAŞ: GEREKİRSE BİZ DE ÖLECEĞİZ

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, çarptırıldığı ömür boyu hapis cezasını İmralı'da çeken Abdullah Öcalan ile e görüşmelerin yapılmadığını belirterek Hasip Kaplan'ın sözlerine sert tepki gösterdi

Giriş Tarihi: 23 Ekim 2012 Salı 11:41
DEMİRTAŞ: GEREKİRSE BİZ DE ÖLECEĞİZ

Demirtaş, "Arkadaşımız kişisel tahminini kendine saklasa iyi olur"dedi. Demirtaş, "Şu anda ne İmralı'da ne Oslo'da görüşme olduğuna dair en küçük bilgi kırıntısı dahi yoktur. Bunun da bilinmesi lazım" dedi.

***HASİP KAPLAN NE DEMİŞTİ?***

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve yaklaşık 250 partili ile PKK/KCK'lıların cezevlerinde sürdürdüğü açlık grevine destek vermek için Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Demirtaş, Hasip Kaplan'ın Abdullah Öcalan ile İmralı'da görüşmelerin başlamış olabileceğine ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Açıklamaların Hasip Kaplan'ın kendi kişisel tahmini olduğunu söyleyen Demirtaş, "Bazı açıklamalarda İmralı'da görüşmeler başlamış gibisinden, ihtimal var gibisinden açıklamalar kamuoyuna yansıdı. Bazı milletvekillerimiz de bu konuda açıklamalar yaptı. Bunların tamamı kişisel tahminden öte bir şey değil. Doğrusu bu açıklamaları doğru bulmuyorum. Milletvekilimizin yaptığı açıklamayı da doğru bulmuyorum. Kendi kişisel tahmininini kendine saklasa iyi olur" dedi.
Demirtaş, bir görüşmenin olması durumunda hükümetin bunu açıklaması gerektiğini belirterek, şöyle dedi:
"Varsa görüşme hükümet açık açık bunu deklare eder. Tahminlerimizi paylaşarak zaten AKP'nin kafa karıştırmaya dönük politikalarına da su taşımanın hiç bir anlamı yok. İmralı'da bir görüme yok. Eğer varsa, bu konuda hükümet açıklama yapacak. Hükümetin sözcüsü var, bakanı var, başbakanı var. Çıkacak açıklama yapacak. Biz görüşme yapıyoruz, müzakere yürütüyoruz diyecek. Bunun dışında bu açıklamayı yapmak, varsa da böyle bir şey BDP'ye düşmez. Yapılan açıklamayı ben doğru bulmuyorum. Genel Başkan olarak bütün arkadaşlarımı da bu konuda uyarıyorum. Bizim işimiz kafa karıştırmak değil. Bizim işimiz gerçekten kalıcı, kandırılmaya, aldatmaya dayanmayan bir müzakerenin önünü açmaktır. Hepimiz bunun için uğraşıyoruz. Şu anda ne İmralı'da ne Oslo'da görüşme olduğuna dair en küçük bilgi kırıntısı dahi yoktur. Bunun da bilinmesi lazım" dedi.

DEMİRTAŞ: GEREKİRSE BİZ DE ÖLECEĞİZ

Öte yandan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, cezaevlerinde yapılan açlık grevlerine destek vermek amacıyla yaptığı basın açıklamasında, "Ya bunu hep birlikte durduracağız ya da biz de arkadaşlarımızla birlikte gerekirse öleceğiz" dedi.Demirtaş. 42 gündür süren açlık grevine karşı hükümletin sessizliğinin devam ettiğini belirterek, şöyle dedi:"Bizler bu çığlığı duyurmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ama karşımızda vicdanını, ahlakını yitirmiş, hukuk çiğnemekte sınır tanımayan bir siyasi anlayış olduğu için 42 gündür hükümetten çıt çıkmıyor. Bunun iki nedeni var. Birincisi vicdanını yitirmiş olmalarından kaynaklıdır. İkincisi de söyleyebilecek tek bir haklı sözleri yoktur. Ölüm oruçlarının ortaya çıkardığı talep konusunda ne diyebilirler? Kendilerini nasıl haklı çıkarabilirler? Çıkıp diyebilirler mi, 'Biz 453 gündür İmralı'da kesintisiz tecrit uyguluyoruz. Bu konuda devlet olarak, AKP hükümeti oluruk yalan söylüyoruz. Koster bozuk, hava bozuk diyoruz. Açıkça Anayasayı ihlal ediyoruz" diyebilirler mi? '453 gündür Sayın Öcalan üzerinde tecrit uyguladığımız için, barış görüşmelerini kestiğimiz için dışarıda savaş büyüyor, savaşın sorumlusu biziz diyebilirler mi?" Anadilde eğitim hak değil diyende anadilde savunma hak değil diyende sadece kendi acziyetini ortaya koyuyor. Bu iki taleple ilgili söyleyebildikleri hiç bir şey olmadığı için 42 gündür üç maymunu oynuyorlar."

'BÜTÜN ÖLÜMLERDEN SORUMLU OLURSUNUZ'

Demirtaş, "Asker, polis, gerilla ölmesin diye barış olsun diye bedenini ölüme yatıranların şu anda en kritik aşamaya girmiş durumdadır" dedi. Bir ok arkadaşlarının bilinç kaybı yaşamaya başladığını söyleyen Demirtaş, "Hayati tehlikeleri başlamış. Onların ölmesin diye uğraştığı polis, BDP'nin her yerde eylemini engellemeye devam ediyor. İçeridekiler polis ölmesin diye bedenini ölüme yatırıyor. Ama AKP polisi bütün bunları durdurmaya çalışıyor. Durdurmaya çalıştığınız şey, engellemeye çalıştığınız şey bu ülkenin barış girişimidir. Siz hükümet olarak bunları da engellersiniz. Açlık grevinde çözümün önünü açmak için kendi canını ortaya atanlara sessiz kalırsanız, bütün ölümlerden sorumlu olursunuz" dedi.

'ASKER ANALARI SESSİZ KALMAMALI'

Türkiye kamuoyunun sessiz kalmaması gerektiğini söyleyen Demirtaş, "Asker anaları sessiz kalmamalıdır. Çocuğu Çukurca'da, Şemdinli'de, Hakkari'nin her bir köşesinde, Şırnak'ta askerlik yapan anne babalar, sessiz kalmamalısınız. Bu ölüm orucuna yatan çocuklar sizin çocuklarınız ölmesin diye kendilerini feda ediyorlar. Ama siz sessiz kalırsanız bütün ölümlerden sizlerde sorumlu olursunuz. Hükümet bizi durdurmaya çalışacağını kanun dışı tecridi kaldırsın. Kimse AKP'den ihale almak için açlık gervi yapmamış. Kimse bir torba makarna, kömür için ölüm orucu yapmıyor. Bu ülkeye barış gelmesi için, akan kan dursun diye ölüm orucu yapıyor. Kürt halkı derhal her yerde sokağa çıkmalıdır. Eğer sokağa çıkışımızı engelleyeceklerse bizim canımız içerideki yoldaşlarımızdan daha kıymetli değil" dedi.

Demirtaş, bayram arefesinde tek bir canın daha yitirilmesine tahammülleri olmadığını ifade erek şunları söyledi:

"Bu savaşta yitirdiğimiz her insan için vicdan azabı çekerken, siyaseten sorumluluk hissederken birileri daha fazla kan aksın, daha fazla insan ölsün diye politikalarını bize dayatamazlar. Kürt halkı bunları kabul etmeyecektir. İçeride ölümler bu kadar yaklaşmışken biz bayram yapamayız. Halen bu ülkenin dağlarında kan akarken bayram yapamayız. Bayram bize haramdır. Böyle bir ortamda biz bayram sevinciyle kurbanı karşılayamayız. Bu ülkenin başbakanı, dışışleri bakanı, meclis başkanı Suriye'de bayramda ateşkes olsun, kan akmasın diye ülke ülke dolaşıp çağrılar yaparken, bakın ülkenizdeki cezaevinde, dağlarda kan akmaya devam ediyor. Buraya niye ateşkes çağrısı yapmıyorsunuz. Bu yangına neden bir damla su dökmüyorsunuz? Suriye'ye yapılan ateşkes çağrıları ile ilgili neden ülkenizde aynı duyarlılığı göstermiyorsunuz?Başbakan'dan vazgeçtik. O vicdanını kaybetmiş ve bir daha bulacağına dair inancımız da yok. O'nun bütün hayali Çankaya koltuğudur. Bütün hayali Çankaya koltuğu olan bir Başbakan'ın arkasından gitmeyecek bu halk. Bu halk gece gündüz sizin polisinizin zulmunü rağmen sokakta barış istiyor. Siz cenazelerin arkasına dizilip sahte gözyaşlarıyla intikam naraları atarken, burada evlatını yitirmiş Kürt anaları çocuğunu mezara koyarken bile barış diyor. Bundan da mı utanmıyorsunuz ? Bu zulmünüz devam ederse, bu zulmünüzde boğulacaksınız. Bu içerideki ölümler sıradan ölümler olmayacak. Ya bunu hep birlikte durduracağız ya da bizde arkadaşlarımızla birlikte gerekirse öleceğiz. "

'BEDELİ NEYSE ÖDEYECEĞİZ'

Kürt halkının alanlara çıkması gerektiğini belirten Demirtaş, "Alanlara, meydanlara çıkılmalıdır. Hükümet bunu engellerse varsın engellesin. Neyse bedeli bizler önde olacağız ve ödeyeceğiz. Başka türlü bu vicdansızlığı durduramayız. Helafisi zor bir aşamaya girilmiştir. Oükümet bu çığlığı duyana kadar. bütün dünya bu sesi duyana kadar sokaklardan eve dönülmemelidir. Öundan sonraki en önemli tek gündemimiz budur. Bunun dışyında hiç bir gündemimiz olmayacaktır" dedi.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Bakan Faruk Çelik: Kaygı Duyuyoruz

Bakan Faruk Çelik: Kaygı Duyuyoruz

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık