URFAHABER.NET - Şanlıurfa Haber - Şanlıurfa Spor - Urfa
Son Dakika
ŞANLIURFASPOR TAKTİK ÇALIŞTI ESKİ BAĞIMLIYA YEŞİLAY’DAN ANLAMLI PLAKET CHP’DEN URFA ADLİYESİNE SİYAH ÇELENK ESKİ BELEDİYE BAŞKANI VE OĞLUNUN CENAZESİ AİLELERİNE TESLİM EDİLDİ VEKİL BİNİCİ’DEN, TBMM’YE KOBANİ SORUSU
FEHMİ IŞIKLAR VEDAT AYDIN OLAYINI ANLATTI
 
FEHMİ IŞIKLAR VEDAT AYDIN OLAYINI ANLATTI
Kapatılan Hep'in Genel Başkanı Fehmi Işıklar:"Açılım Sürecini Sabote Etmek İçin Olay Çıkarabilirler"
29 Ekim 2012 Pazartesi 13:07
Yazdır

Disk'in 12 Eylül Darbesinden Önceki Genel Sekreteri, Kapatılan Hep'in Genel Başkanı Fehmi Işıklar, Hep'in Kuruluşu, Shp-hep Seçim İşbirliği, Vedat Aydın'ın Diyarbakır'daki Olaylı Cenaze Töreni Ve Dyp-shp Koalisyonu Sırasında Yaşananların Perde Arkasını Yeni Aktüel'e Anlattı.

DTP'nin geldiği siyasi akımın ilk partisi olan HEP'in Genel Başkanı Fehmi Işıklar, gündemdeki "Kürt açılımı" konusunda görüş açıklarken "Çok olumlu buluyorum. Ahmet Türk'ü de, Erdoğan'ı da kutluyorum" derken kaygısını da dile getirmekten alamıyor kendisini: "Karşı çıkanlar olacaktır. Bu süreci sabote etmek için olay çıkarabilirler. Çünkü büyük menfaatler dönüyor". DYP-SHP koalisyon hükümetinin iş başında olduğu dönemde, çözüme dönük her adım öncesinde mutlaka birtakım olaylar çıktığına işaret eden Işıklar, yaşadığı çarpıcı bir anısını şöyle anlatıyor:
"İnönü bir grup toplantısında göreceli olarak olağanüstü halin kaldırılması gerektiğini söyledi, 'Zannediyorum Elazığ'dan başlatırız' dedi. Ben o zaman Meclis başkanvekiliydim. Konuşmasını nasıl bulduğumu sordu. 'Çok tehlikeli buldum genel başkanım' dedim. 'Nasıl yani?' deyince, 'Biz milletvekiliyiz. Eleştirdiğimiz vakit çok fazla dikkate alınmaz, "Canı yanmış, bağırıyor" diyorlar. Siz söyleyince ciddiye alırlar, OHAL kalkmasın diye olaylar olabilir, siz sebep olursunuz. Yapacağınız şeyi önceden söylemeyin' dedim. 'Hiç düşünmemiştim' dedi. Nitekim bir gün sonra barodan, mühendis odasından ve tabip odasından birer kişiyi kaçırıp ertesi gün infaz ettiler. OHAL kalkmasın diye yaptılar bunu."
- 1991-95 aralığında yaşanan kanlı olayların izleri bugün Ergenekon soruşturmasında ortaya çıkıyor. O dönemde Ergenekon'un izine rastlamış mıydınız?
Ben, siyasetçi olarak o günlerde hep öldürülmeyi bekledim. Çünkü sevmedikleri, hoşlanmadıkları bir dil kullanıyor, daha demokratik, daha özgür bir ortam istiyordum. Önemli bir kadronun bu işle ilgili olduğunu biliyordum. Diyarbakır'a bir gidişimde, il başkanımız Vedat Aydın'ı OHAL Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu ile tanıştırdım, "Sorunları çözme konusunda işbirliği içinde olun" dedim. Fakat kısa bir süre sonra Vedat kaçırıldı. Bunu duyunca Kozakçıoğlu'nu aradım; "Tanıştırdığıma pişman mı olayım? Bu adam benim il başkanım ve evinden alındı. Onu bulun" dedim. Ertesi sabah 05:00'te telefon açtı; "Hakkari'den Gaziantep'e kadar aradık. Ne Jandarma'da, ne MİT'te, ne de Emniyet'te var" dedi. İlk uygulamayı orada yaşadım. Sonra ölüsünü bulduk. Şimdi çıkıyor meydana şunlar yaptı diye. Yani Ergenekon vardı, ama bu isimle mi, başka isimle mi vardı bilmiyorum. Bu olayların üzerine sonuna kadar gidilmeli, ama bana göre Ergenekon sulandırılıyor, birsürü ilgisiz insanı karıştırıyorlar.

Vedat Aydın'ın Diyarbakır'daki cenaze töreni esnasında kalabalığın üzerine kurşun yağarken otobüsün üstüne çıkıp konuşma yapmış, Adnan Ekmen'i polisin elinden almışsınız. Anlatır mısınız?
Çok sıcak bir gündü. Cenazeyi aldık, geldik. Çocuklar tepki olarak zaman zaman taş attılar. Ben de onları yatıştırmaya çalıştım. Bitlis il başkanımız Zender Loğoğlu da elinde mikrofonla törene katılanları yönlendiriyordu. Bir ara dikkatimi çekti, otobüsü takip edenlerin arasında işçi tulumlu birisi vardı. Tertemiz bir tulum, belli ki yeni giymişti. Topluluğu tahrik ediyordu. Otobüsün camından "Bunu yakalayın, provokatör olabilir" diye seslendim. Bunun üzerine ortadan kayboldu. O arada Dağ Kapı'ya girmiştik, ateş etmeye başladılar. İlk kurşun otobüste benim oturduğum yerin 10 santim uzağına düştü. Belli ki banaydı. Ondan sonra yaylım ateşi açıldı. Orada mikrofonu aldım, "Herkes yere yatsın" dedim. Kimse yatmadı, beni tanımıyorlar çünkü. Bunun üzerine otobüsün üstüne çıktım, güvenlik güçlerine seslenerek, "Adım Fehmi Işıklar, HEP'in genel başkanıyım. Benden dolayı kitleye ateş açmayın" dedim. İnsanlara da "Yatın" dedim. Sonra "Şimdi vuracaksanız vurun. Bu işi burada bitirin, kimse zarar görmesin" dedim. Bir an tereddüt oldu, durdular. Bana göre "Bunu öldürmek aleyhimize olur" diye düşündüler. O duraklama sırasında "Biz devam ediyoruz" dedim. Milletvekillerini otobüsün önüne, kitleyi de otobüsün arkasına yerleştirdim, "Vurulacaksa ilk önce milletvekilleri vurulacak" dedim ve yolumuza devam ettik. Fakat giderken gençler otobüsün önünü kesiyor, yerdeki kan birikintisini avuçlayıp yüzlerine sürüyor, "Bu kanı burada mı bırakıp gideceksin?" diyorlar. Böyle duygusal bir ortam var. "Hayır bırakmayacağım, çekilin otobüsün önünden" dedim. Cenazeyi bu şekilde mezarlığa kadar getirdik. Arkadaşlara "Cenazeyi gömün, ben Kozakçıoğlu ile görüşmeye gideceğim" dedim. Yanıma Zülfükar Yıldız adlı yaşlı bir partili arkadaşı, Ahmet Türk'ü ve Nurettin Kızılkan'ı aldım, Kozakçıoğlu'nu telefonla aradım. "Ne yapmak istediğinizi bilmiyorum. Biz Vedat Aydın'ın köyüne kadar gidecektik, vazgeçtik. Panzerleri çekin, kitleyi ben dağıtayım, daha fazla insan ölmesin" dedim. "Olur, şimdi talimat veriyorum" dedi. Mardin Kapı Polis Karakolu'na girdim, çünkü polislerin başındaki komiser talimat almamış gibi, bize çok kötü bakıyordu. Emniyet Müdürü'ne (Ramazan Er) "Vali talimat verdi mi?" diye sordum. "Evet, panzerleri çekiyoruz" dedi. Polisler bir koridor oluşturmuş, biz geçerken küfrediyorlar. Aldırmadım, belli ki onların psikolojisi de bozuktu. Tekrar otobüsün üstüne çıktım; "Valiyle konuştum. Panzerleri çekiyorlar. Biz de köye gitmeyeceğiz ve burayı parça parça terk edeceğiz" dedim, indim. O arada polislerde homurdanmalar başlamıştı.
- Kalabalıktan itiraz eden olmadı mı?
Hayır. Hatta öyle bir güven ortamı oluştu ki, "Bıji serok Fehmi" (Yaşasın başkan Fehmi) diye bağırmaya başladılar.
Sonuçta parça parça dağılmalar oldu. Milletvekili arkadaşları otobüsün içine aldım. Sataşmalar olur, onu bahane eder, olay çıkarırlar diye düşündüm. Ben küfür işittim çünkü. Tam o sırada tek bir kurşun sesi geldi. Kanlı 1 Mayıs'ta Taksim'de de atmışlardı o tek kurşunu. Bunun bir işaret kurşunu olduğunu anladım, "Herkes camını kapatsın, yere yatsın" dedim. Üç partili, beni korumak için üzerime yattı. Önce otobüsün tekerlerini patlattılar, sonra ses düzenini parçaladılar. İçinde bulunduğumuz parti otobüsüne bine yakın mermi sıkıldı. Sonra otobüsün içine ses ve sis bombası attılar. Üç kişi üzerime abanmış, içerde zehirli duman. Nefes alamıyorum. Bir tane daha attılar. O atılanı içimizdeki arkadaşlardan birisi dışarı attı. Polislerden biri "Bunlar gerilla. Hepsini gebertin" dedi. Bir bomba, bir bomba daha atıldı. Boğulacağımı hissettim, öyle bir fırlamışım ki, üzerimdeki üç kişiyi birden savurmuşum. Bir polis şefi otobüsün kapısını açtı, "Kim ulan Fehmi Işıklar?" diye sordu. Arkadaşlar beni korumak için sessiz kaldılar. "Benim" dedim. "Çık dışarı" dedi. Bir daire oluşturmuşlar. Aldılar dairenin ortasına, vurmaya başladılar. Çocukluktan kalma bir alışkanlıkla ellerimle kafamı korumaya çalıştım. Darbe geliyor, ama açmıyordum. Sırtıma korkunç bir darbe gelince yüzüstü yere kapaklandım. Ondan sonra vurmayı kestiler. Meğer bütün dertleri yere yıkmakmış.

Mehmet Korkmaz


Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 199. sayısında bulabilirsiniz!


Bu haber toplam 43637 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
Hava Durumu
Havadurumu
Yazarlar
Çok Yorumlananlar
CANLI TV YAYINI İÇİN TIKLAYIN
Videogaleri
Fotogaleri
Finans
İMKB 100
USD ALIŞ
USD SATIŞ
EURO ALIŞ
EURO SATIŞ
POUND ALIŞ
POUND SATIŞ
ALTIN ALIŞ
ALTIN SATIŞ
Namaz Vakitleri
İmsak
Güneş
Öğlen
İkindi
Akşam
Yatsı
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS

Urfa Haber
© Copyright 2013

Her Hakı Saklıdır

 

Online  Anlık  Ziyaretçi Sayısı

Anlık Online
Ziyaretçiler İçin Tıklayın


YASAL UYARI :
  Haber sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan haber ve videolar, sitemiz kaynak gösterilmek veya ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir. Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar ile ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır. Haberlere ve köşe yazılarına yapılan yorumların sorumluluğu yorum yapanlara aittir. Urfa Haber hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz. Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. www.urfahaber.net harici linklerin sorumluluğunu almaz. Urfa Haber sitesinde facebook kullanıcıları ve site ziyaretçileri tarafından sağlanan her türlü ilan, bilgi, içerik ve görselin gerçekliği, orijinalliği, güvenliği ve doğruluğuna ilişkin sorumluluk bu içerikleri giren kullanıcıya ait olup, Urfa Haber'in bu hususlarla ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.


Yazılım: Haber Sitesi Kur