FURKAN VAKFININ KONFERANSI İPTAL EDİLDİ

Ana Sayfa » Röportajlar » FEHMİ IŞIKLAR VEDAT AYDIN OLAYINI ANLATTI

FEHMİ IŞIKLAR VEDAT AYDIN OLAYINI ANLATTI

Kapatılan Hep'in Genel Başkanı Fehmi Işıklar:"Açılım Sürecini Sabote Etmek İçin Olay Çıkarabilirler"

 
 
RUHA TV
 
FEHMİ IŞIKLAR VEDAT AYDIN OLAYINI ANLATTI

Disk'in 12 Eylül Darbesinden Önceki Genel Sekreteri, Kapatılan Hep'in Genel Başkanı Fehmi Işıklar, Hep'in Kuruluşu, Shp-hep Seçim İşbirliği, Vedat Aydın'ın Diyarbakır'daki Olaylı Cenaze Töreni Ve Dyp-shp Koalisyonu Sırasında Yaşananların Perde Arkasını Yeni Aktüel'e Anlattı.

DTP'nin geldiği siyasi akımın ilk partisi olan HEP'in Genel Başkanı Fehmi Işıklar, gündemdeki "Kürt açılımı" konusunda görüş açıklarken "Çok olumlu buluyorum. Ahmet Türk'ü de, Erdoğan'ı da kutluyorum" derken kaygısını da dile getirmekten alamıyor kendisini: "Karşı çıkanlar olacaktır. Bu süreci sabote etmek için olay çıkarabilirler. Çünkü büyük menfaatler dönüyor". DYP-SHP koalisyon hükümetinin iş başında olduğu dönemde, çözüme dönük her adım öncesinde mutlaka birtakım olaylar çıktığına işaret eden Işıklar, yaşadığı çarpıcı bir anısını şöyle anlatıyor:
"İnönü bir grup toplantısında göreceli olarak olağanüstü halin kaldırılması gerektiğini söyledi, 'Zannediyorum Elazığ'dan başlatırız' dedi. Ben o zaman Meclis başkanvekiliydim. Konuşmasını nasıl bulduğumu sordu. 'Çok tehlikeli buldum genel başkanım' dedim. 'Nasıl yani?' deyince, 'Biz milletvekiliyiz. Eleştirdiğimiz vakit çok fazla dikkate alınmaz, "Canı yanmış, bağırıyor" diyorlar. Siz söyleyince ciddiye alırlar, OHAL kalkmasın diye olaylar olabilir, siz sebep olursunuz. Yapacağınız şeyi önceden söylemeyin' dedim. 'Hiç düşünmemiştim' dedi. Nitekim bir gün sonra barodan, mühendis odasından ve tabip odasından birer kişiyi kaçırıp ertesi gün infaz ettiler. OHAL kalkmasın diye yaptılar bunu."
- 1991-95 aralığında yaşanan kanlı olayların izleri bugün Ergenekon soruşturmasında ortaya çıkıyor. O dönemde Ergenekon'un izine rastlamış mıydınız?
Ben, siyasetçi olarak o günlerde hep öldürülmeyi bekledim. Çünkü sevmedikleri, hoşlanmadıkları bir dil kullanıyor, daha demokratik, daha özgür bir ortam istiyordum. Önemli bir kadronun bu işle ilgili olduğunu biliyordum. Diyarbakır'a bir gidişimde, il başkanımız Vedat Aydın'ı OHAL Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu ile tanıştırdım, "Sorunları çözme konusunda işbirliği içinde olun" dedim. Fakat kısa bir süre sonra Vedat kaçırıldı. Bunu duyunca Kozakçıoğlu'nu aradım; "Tanıştırdığıma pişman mı olayım? Bu adam benim il başkanım ve evinden alındı. Onu bulun" dedim. Ertesi sabah 05:00'te telefon açtı; "Hakkari'den Gaziantep'e kadar aradık. Ne Jandarma'da, ne MİT'te, ne de Emniyet'te var" dedi. İlk uygulamayı orada yaşadım. Sonra ölüsünü bulduk. Şimdi çıkıyor meydana şunlar yaptı diye. Yani Ergenekon vardı, ama bu isimle mi, başka isimle mi vardı bilmiyorum. Bu olayların üzerine sonuna kadar gidilmeli, ama bana göre Ergenekon sulandırılıyor, birsürü ilgisiz insanı karıştırıyorlar.

Vedat Aydın'ın Diyarbakır'daki cenaze töreni esnasında kalabalığın üzerine kurşun yağarken otobüsün üstüne çıkıp konuşma yapmış, Adnan Ekmen'i polisin elinden almışsınız. Anlatır mısınız?
Çok sıcak bir gündü. Cenazeyi aldık, geldik. Çocuklar tepki olarak zaman zaman taş attılar. Ben de onları yatıştırmaya çalıştım. Bitlis il başkanımız Zender Loğoğlu da elinde mikrofonla törene katılanları yönlendiriyordu. Bir ara dikkatimi çekti, otobüsü takip edenlerin arasında işçi tulumlu birisi vardı. Tertemiz bir tulum, belli ki yeni giymişti. Topluluğu tahrik ediyordu. Otobüsün camından "Bunu yakalayın, provokatör olabilir" diye seslendim. Bunun üzerine ortadan kayboldu. O arada Dağ Kapı'ya girmiştik, ateş etmeye başladılar. İlk kurşun otobüste benim oturduğum yerin 10 santim uzağına düştü. Belli ki banaydı. Ondan sonra yaylım ateşi açıldı. Orada mikrofonu aldım, "Herkes yere yatsın" dedim. Kimse yatmadı, beni tanımıyorlar çünkü. Bunun üzerine otobüsün üstüne çıktım, güvenlik güçlerine seslenerek, "Adım Fehmi Işıklar, HEP'in genel başkanıyım. Benden dolayı kitleye ateş açmayın" dedim. İnsanlara da "Yatın" dedim. Sonra "Şimdi vuracaksanız vurun. Bu işi burada bitirin, kimse zarar görmesin" dedim. Bir an tereddüt oldu, durdular. Bana göre "Bunu öldürmek aleyhimize olur" diye düşündüler. O duraklama sırasında "Biz devam ediyoruz" dedim. Milletvekillerini otobüsün önüne, kitleyi de otobüsün arkasına yerleştirdim, "Vurulacaksa ilk önce milletvekilleri vurulacak" dedim ve yolumuza devam ettik. Fakat giderken gençler otobüsün önünü kesiyor, yerdeki kan birikintisini avuçlayıp yüzlerine sürüyor, "Bu kanı burada mı bırakıp gideceksin?" diyorlar. Böyle duygusal bir ortam var. "Hayır bırakmayacağım, çekilin otobüsün önünden" dedim. Cenazeyi bu şekilde mezarlığa kadar getirdik. Arkadaşlara "Cenazeyi gömün, ben Kozakçıoğlu ile görüşmeye gideceğim" dedim. Yanıma Zülfükar Yıldız adlı yaşlı bir partili arkadaşı, Ahmet Türk'ü ve Nurettin Kızılkan'ı aldım, Kozakçıoğlu'nu telefonla aradım. "Ne yapmak istediğinizi bilmiyorum. Biz Vedat Aydın'ın köyüne kadar gidecektik, vazgeçtik. Panzerleri çekin, kitleyi ben dağıtayım, daha fazla insan ölmesin" dedim. "Olur, şimdi talimat veriyorum" dedi. Mardin Kapı Polis Karakolu'na girdim, çünkü polislerin başındaki komiser talimat almamış gibi, bize çok kötü bakıyordu. Emniyet Müdürü'ne (Ramazan Er) "Vali talimat verdi mi?" diye sordum. "Evet, panzerleri çekiyoruz" dedi. Polisler bir koridor oluşturmuş, biz geçerken küfrediyorlar. Aldırmadım, belli ki onların psikolojisi de bozuktu. Tekrar otobüsün üstüne çıktım; "Valiyle konuştum. Panzerleri çekiyorlar. Biz de köye gitmeyeceğiz ve burayı parça parça terk edeceğiz" dedim, indim. O arada polislerde homurdanmalar başlamıştı.
- Kalabalıktan itiraz eden olmadı mı?
Hayır. Hatta öyle bir güven ortamı oluştu ki, "Bıji serok Fehmi" (Yaşasın başkan Fehmi) diye bağırmaya başladılar.
Sonuçta parça parça dağılmalar oldu. Milletvekili arkadaşları otobüsün içine aldım. Sataşmalar olur, onu bahane eder, olay çıkarırlar diye düşündüm. Ben küfür işittim çünkü. Tam o sırada tek bir kurşun sesi geldi. Kanlı 1 Mayıs'ta Taksim'de de atmışlardı o tek kurşunu. Bunun bir işaret kurşunu olduğunu anladım, "Herkes camını kapatsın, yere yatsın" dedim. Üç partili, beni korumak için üzerime yattı. Önce otobüsün tekerlerini patlattılar, sonra ses düzenini parçaladılar. İçinde bulunduğumuz parti otobüsüne bine yakın mermi sıkıldı. Sonra otobüsün içine ses ve sis bombası attılar. Üç kişi üzerime abanmış, içerde zehirli duman. Nefes alamıyorum. Bir tane daha attılar. O atılanı içimizdeki arkadaşlardan birisi dışarı attı. Polislerden biri "Bunlar gerilla. Hepsini gebertin" dedi. Bir bomba, bir bomba daha atıldı. Boğulacağımı hissettim, öyle bir fırlamışım ki, üzerimdeki üç kişiyi birden savurmuşum. Bir polis şefi otobüsün kapısını açtı, "Kim ulan Fehmi Işıklar?" diye sordu. Arkadaşlar beni korumak için sessiz kaldılar. "Benim" dedim. "Çık dışarı" dedi. Bir daire oluşturmuşlar. Aldılar dairenin ortasına, vurmaya başladılar. Çocukluktan kalma bir alışkanlıkla ellerimle kafamı korumaya çalıştım. Darbe geliyor, ama açmıyordum. Sırtıma korkunç bir darbe gelince yüzüstü yere kapaklandım. Ondan sonra vurmayı kestiler. Meğer bütün dertleri yere yıkmakmış.

Mehmet Korkmaz


Haberin devamını Yeni Aktüel dergisinin 199. sayısında bulabilirsiniz!


 
 
29 Ekim 2012 Pazartesi 13:07
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Telefonsuz İnternet Dönemi Başıyor
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Anket
İNTERNETTE TV YAYINI İZLİYORMUSUNUZ
İZLİYORUM
İZLEMİYORUM
BAZEN
 
 
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş05:57
  • Öğlen11:20
  • İkindi14:04
  • Akşam16:24
  • Yatsı17:50
 
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
 
Arşiv
 
 
Süper Loto
19.05.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu152021234344
 
 
On Numara
23.05.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu01020607091114151620242632363745485057587377
 
 
Sayısal Loto
21.05.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040815273347
 
 
Şans Topu
25.05.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu182125323408
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yandex.Metrica