Ana Sayfa Güncel Göbekli Tepe için, günah keçisi bulundu

Göbekli Tepe için, günah keçisi bulundu

Şanlıurfa Göbeklitepe kazılarında bulunduktan sonra çalınan 11 bin 600 yıllık heykel için Kültür ve Turizm Bakanlığı kazı başkanı Alman arkeolog Prof. Dr. Klaus Schmidt’e cezayı kesti.

Giriş Tarihi: 22 Şubat 2012 Çarşamba 14:25
Göbekli Tepe için, günah keçisi bulundu
Şanlıurfa Göbeklitepe kazılarında bulunduktan sonra çalınan 11 bin 600 yıllık heykel için Kültür ve Turizm Bakanlığı kazı başkanı Alman arkeolog Prof. Dr. Klaus Schmidt’e 150 bin TL ceza kesti. Prof. Dr. Schmdit cezayı ödedi ama arkeologlar, "Arkeolojik bir esere fiyat biçerek ceza vermek yerine başka bir yaptırım yapılmalı. Çünkü bu tip durumlarda birileri bilinçli olarak bulunanları kaybedebilir" diyor. 

Şanlıurfa’da dünyanın ilk yerleşim yerinin bulunduğu Göbeklitepe kazılarında 26 Eylül 2010’da kaybolan 11 bin 600 yıllık heykele 150 bin lira ceza kesildiği öğrenildi. Eylül 2010’da Şanlurfa ’ya 20 kilometre uzaklıkta Örencik köyü yakınında Göbeklitepe’de Alman arkeolog Prof. Dr. Klaus Schmidt’in başkanlığını yaptığı kazı ekibi 40-50 cm. yüksekliğinde Cilalı Taş Devrine ait, bir insan başı ve üzerinde bir yırtıcı hayvan bulunan 11 bin 600 yıllık bir heykele ulaştı. Heykelin devamını bulmak ve bulunduğu ortamı daha detaylı incelemek için kazı ertesi güne bırakıldı. Sabah saatlerinde tekrar kazı alanına gelen Prof. Dr. Klaus Schmidt ve ekibi heykelin yerinde olmadığını fark edince olayı jandarmaya haber vermişti. Ancak Jandarma ve Şanlıurfa Emniyeti’nin tüm aramalarına rağmen 11 bin 600 yıllık heykel 17 aydır bulunamadı. 

150 BİN TL TAZMİNAT
Olaydan sonra Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bir soruşturma başlattı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne bağlı Kazılar ve Araştırmalar Daire Başkanlığı’nda kaybolan heykelle ilgili bir takdir komisyonu kuruldu. Takdir komisyonunun değerlendirmesi sonucu kazının güvenliğinden de sorumlu olan kazı başkanlığının yani Prof. Dr. Klaus Schmidt’in 150 bin TL tazminat ödemesine karar verildi. Tazminatı ödeyen Klaus Schmidt 2012 yılı kazı ruhsatı için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na da başvurdu. 

ŞİMDİ TERMAL KAMERAYLA KORUNUYOR
Kazının ikinci başkanı olan Yrd. Doç. Dr. Cihat Kürkçüoğlu, VATAN’a yaptığı açıklamada şöyle konuştu: "Heykel 2010’da kayboldu. Emniyet soruşturmayı ne safhaya getirdi bilemiyorum. Kaybolan heykel için bakanlık bir takdir komisyonu oluşturdu. Komisyonun takdir ettiği 150 bin lira kazı başkanından tahsil edildi. Şu anda bir sorun yok. Kazı 2011’de devam etti. 2012 kazı ruhsatı için kazı başkanı bakanlığa başvuru yaptı. Bakanlık inceliyor. 16 yıldır yapılan kazının 2012’de de devam edeceğini umuyoruz. Şu anda bir sorun yok. Bu gibi olaylar üzücü, olmasa daha iyi. İnsanın yüreğinden bir parça gidiyor. Ama dünyanın her tarafında böyle olaylar oluyor. Şu anda Türkiye’nin en iyi korunan kazı yeri Göbeklitepe’dir. 24 saat vardiyalı bekçi var ve kazı alanının 4 tarafı termal kameralarla 24 saat izleniyor. Bakanlık dünyanın her tarafına çalınan heykelin fotoğrafını dağıttı. Bulununca hemen geri istenecek. Bu yüzden heykeli kimsenin alacağını da zannetmiyorum. Bu eserin bir müze ya da koleksiyona girmesi mümkün değil. Yaşanan bu üzücü olay dışında Göbeklitepe 16 yıldır Türkiye’de en düzgün ilerleyen kazıdır." 

ARKEOLOGLAR KARŞI ÇIKIYOR
Arkeologlar ise kesilen cezanın başka eserlerinde kaybolmasına yol açabileceğinden endişeli. VATAN’a konuşan Arkeologlar Derneği Genel Başkanı Doç. Dr. Yücel Şenyurt, "Arkeolojik bir eserin değeri neye göre belirleniyor. Emsali bile olmayan arkeolojik bir esere herhangi bir değer biçilemez. Emsal olsa bile kazı alanından kaybolmuş bir esere için fiyat biçerek kazı başkanına ceza vermek yerine başka bir yaptırım yapılmalı. Böyle bir şey olduğu zaman birileri de bilinçli olarak bulunanları kaybeder. Bu açıdan sakıncalı bir durum. Bu kadar ciddi bir durum varsa kazıyı almak lazım. Bu şekilde bir ceza şık olmamış" dedi.

“O HEYKEL EŞSİZ DEĞİLDİ BENZERLERİNİ BULDUK, URFA MÜZESİ’NDE”
Dünyanın en bilinen ve en çok merak edilen arkeolojik sitelerinden Şanlıurfa Göbeklitepe’de 2010 yılında 11 bin 600 yıllık bir heykelin çalındığı iddiasının ardından VATAN 16 yıldır bölgedeki uzman ekibin başında olan dünyaca ünlü Alman Arkeolog Profesör Klaus Schmidt’i buldu. Sitenin güvenliğinden sorumlu olan ve kaybolan heykel için 150 bin lira tazminat ödeyen Schmidt çalıştığı kurum olan Alman Arkeoloji Enstitüsü’nde kazı izni için başvurduğunu ve kısa bir zaman içinde kazılara devam edeceğini ifade etti. Göbeklitepe’deki efsaneleri de sorduğumuz Prof. Schmidt VATAN’a konuya ilişkin şunları anlattı:

BÜTÜN SİTE ANITSAL YAPI DOLU
“Garden of Eden’ yani İncil’de Cennet Bahçeleri olarak geçen yerin kalıntılarının bulunduğu bilgisi doğru değil. Evet, bunu araştırdık ancak buna ilişkin herhangi bir bulgu ya da emareye ulaşamadık. Bu yönde bilgilere ulaşıldığına dair iddiaları bir Alman gazeteci yanlış olarak yazdı. Ayrıca Göbeklitepe insanlığın ilk yerleşim yeri değil ilk kutsal ibadet alanıdır. Yerleşim yeri olduğuna dair emareler yok. Göbeklitepe’de insanoğlu tarafından yapılan ilk anıtsal mimariyle karşılaştık. Aynı zamanda yazı öncesi oluşturulan ve bu bölgede yaşayan insanların kendi kültürlerini anlatmak için kullandıkları son derece kompleks bir semboller sistemiyle de karşılaştık. İşlenmiş taş eserler ve son derece sıra dışı ve zengin hayvan ve insan heykelleriyle de karşılaştık. Kazılarımızdaki emareler ve geo-radar taramalarımız bize tüm sitede ‘T’ harfine benzer ve bir çember etrafında dizilmiş çok sayıda anıtsal yapının olduğunu gösteriyor. Bunları da keşfedeceğiz. Bunun dışında bölgeye has herhangi bir binayla henüz karşılaşmadık.”

MAGNET VE RADARLAR KULLANIYORUZ
“Göbeklitepe 15 metre yüksekliğinde ve 300 metreye yayılmış bir alan üzerinde. Planlanmış kazı alanı ise 9 hektar ve şu ana kadar sadece yüzde 10’u kazıldı. Dolayısıyla Çatalhöyük gibi diğer eski sığınak ve barınak alanlarından çok daha büyük. Biz doğal dokuyu bozmandan tüm sitenin yapısını anlamamıza yetecek kadar kazı çalışması yürütmek istiyoruz. Bu şekilde keşfedilen alanlar kapatılarak turistlere açılabilir. Bu büyük tarihi zedelememek için geo-magnetler ve geo-radarları da kazı alanının keşfi için sıklıkla kullanıyoruz. Bunun için 25 ila 30 kişi arasında değişen sayıda arkeolog olarak çalışıyoruz. Arkeolog arkadaşlarımızın büyük bölümü Türk ve Almanlardan oluşuyor. Ayrıca diğer bazı Avrupa ülkelerinden de uzmanlarla birlikte bölgede çalışıyoruz. Çalışma saatlerimiz ise sabah 6 akşam 6.”

“BÜYÜK BİR KUTSAL KUTLAMA ALANIYDI”
“Kazılarımız bize insanlık tarafından yapılan ilk tapınağın da Göbeklitepe’de olduğunu gösterdi. Bu bölge büyük dini bayram ve festivallerin yapıldığı bir yerdi ve insanlar bu yüzden burada toplanıyorlardı. Çok az insan bu bölgede sabit olarak yaşamıştı. İnsanlar bu kutsal kutlamalara katılmak için Yukarı Mezopotamya’daki evlerinden gelirlerdi. Bu insanlar toplayıcı-avcı topluma ait taş devri insanlarıydı. Ancak bölgede o dönemin karakteristik özelliklerinden olan ilk ekili alanlar ve evcilleştirilmiş hayvanlardan emareler bulunmuyor. Göbeklitepe’de Hz. İbrahim döneminden kalma eser ve parçalar da bulunmuyor. Hz. İbrahim’in Urfa’da yaşadığı var sayılır ve Urfa bizim kazı alanlarımıza 20 km uzaklıkta. Ayrıca Urfa’da hali hazırda Hz. İbrahim dönemi için yapılan kazı siteleri bulunuyor. Dolayısıyla Hz. İbrahim dönemine ait herhangi bir eserle karşılaşmayı ummuyoruz.”

“KAYBOLAN HEYKEL EŞSİZ DEĞİLDİ”
“Kazı alanımızda orta boyutlarda ve eşsiz olmayan bir heykel çalınmıştı. Buna benzer objeleri daha önce kazı alanımızda bulmuştuk. Şu anda bu objeler Urfa Müzesi’nde. Bu parça kazı alanımızda bir duvarda yer alan arkeolojik çerçeveden çalınmıştı. Tük hukukuna uygun olarak güvenlik sorumluluğu bizde olduğu için Türkiye’ye bu çalınmış heykel için tazminat ödedik.”




Vatan




YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık