Ana Sayfa Urfa Haberleri Göbeklitepe'ye Ziyaretçi Akını

Göbeklitepe'ye Ziyaretçi Akını

Şanlıurfa'da hafta sonunun güneşli olması, tarihi Göbeklitepe'ye ziyaretçi akının oluşmasına yol açtı.

Giriş Tarihi: 11 Mart 2013 Pazartesi 01:10
Göbeklitepe'ye Ziyaretçi Akını

Şanlıurfa'da bir tepe üzerine kurulu Cilalı Taş Devrinden kalma, dünyanın bilinen en eski dini yapılar topluluğu olan ve tesadüf eseri gün yüzüne çıkarılan Göbeklitepe hafta sonu ziyaretçi akınına uğradı.

Hem kış ayının olması nedeni ile arkeolojik kazılara ara verilen Şanlıurfa şehir merkezine 20 Km mesafede olan tarihi Göbeklitepe kalıntıları hafta sonu gerek Şanlıurfa'dan ve gerekse civar illerden gelen ziyaretçilerin akınına uğradı.

Diyarbakır'dan gelen Dicle Üniversitesi Görsel Sanatlar ve İletişim Kulübü üyelerinin hafta sonu özel gezi düzenlediği Göbeklitepe'de üniversite öğrencileri tarihi kalıntıların bol bol fotoğrafını çekti.

Hafta sonu oluşu nedeni ile kazı alanında Şanlıurfa Müzesi'nden hiç bir yetkilinin olmayışı, Diyarbakır'dan gelen Dicle Üniversitesi Görsel Sanatlar ve İletişim Kulübü üyesi öğrencilerin tepkisini çekti. Öğrenciler kalıntılar hakkında kimseye soru soramadıklarını bilgi alamadıklarını söylediler.

Göbeklitepe'yi gezmeye gelen öğrencilerin kalıntılarla ilgili bilgileri tesadüf eseri, Göbeklitepe'ye gezmeye giden AGİED Derneği Başkanı Mehmet İnat öğrencilerin imdadına yetişerek onlara tarihi kalıntılar hakkında bilgiler verdi.

Vatandaşların ve öğrencilerin yoğun gösterdiği gezi de, dikkat çeken en önemli konu ise, tarihi kalıntılara giden yol da ağır tonajlı araçların yolu tıkaması ve kazı alanında ziyaretçilere yönelik içme suyu ve tuvalet gibi ihtiyaçlarını giderecekleri bir yerin olmayışı oldu.

Göbeklitepe için yorumlarda bulunan ziyareçiler; tarihi mekanın kendilerini çok etkilediğini buna karşın, yetkilierin gerekli önemi vermediklerini hissettikleri beyan ettiler.

 

Göbeklitepe Höyüğü, Şanlıurfa'da bir tepe üzerine kurulu Cilalı Taş Devrinden kalma, dünyanın bilinen en eski dini yapılar topluluğu.

1963'te fark edilen dokuz hektarlık kazı bölgesinin önemi yaklaşık 10 yıl kadar önce tarlasını karasabanla sürerken bulduğu oymalı taşı müzeye götüren Mahmut Kılıç sayesinde anlaşılabilmiştir.

Şanlıurfa'ya 20 km'lik bir mesafede, Örencik Köyü yakınlarındadır. 1995 yılında ilk kez Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Müze Müdürlüğü'nün işbirliğiyle kazı çalışmalarına başlandı. Kazılar Alman arkeolog Doç. Dr. Klaus Schmidt’in başkanlığında yürütülmekte olup, her yıl eylül ve ekim aylarında 10 haftalık bir süreç içinde yapılmaktadır.

Günümüze kadar yapılan kazılar sonucunda bir Cilalı Taş Devri yerleşimi olduğu anlaşıldı. Tarihi MÖ 11 binyıllarına uzanan, tapınma amaçlı törensel alanlara ait mimari kalıntılar, dikili taşlar ve üzerinde kabartmalı yabani hayvan ve bitki figürlerinin bulunduğu taşlar günyüzüne çıkartıldı. Bölgenin önemi ise günyüzüne çıkarılan en büyük tapınma alanını barındırmasıdır.

Günümüze kadar yapılan kazılarda elde edilen bulgular çerçevesinde uzmanlar Cilalı Taş Devri insanının henüz çevresindeki hayvanları evcilleştiremediğini düşünmektedir.

Bölgedeki kazı çalışmalarının her yıl Eylül ayında başladığını ve yaklaşık 10 hafta sürdüğünü anımsatan Doç. Dr. Klaus Schmidt şunları belirtti:

‘Göbeklitepe'deki kazılarda elde ettiğimiz bulgularla, dünyanın bilinen en eski tapınma merkezlerinden birinin bu bölgede olduğunu ortaya çıkarmıştık. Ancak, son kazı çalışmalarıyla tapınma merkezinin dünyanın en büyük tapınma merkezi olduğunu tespit ettik. Yaptığımız araştırmalarda, Cilalı Taş Devrinde yaşamış insanların, yabani sığır, akrep, tilki, yılan, aslan, yaban eşeği, yaban ördeği ve yabani bitki kabartmalarını incelediğimizde hayvanlarını evcilleştiremedikleri sonucuna ulaştık. Ayrıca, dikili taşların (Stel) üzerindeki resimler ve kabartmalar o dönemde yaşamış olan insanların sanatları hakkında bizlere fikir veriyor. Buradaki tapınak, dünyanın bilinen en büyük tapınağı olma özelliğini taşıyor' diye konuştu.[kaynak belirtilmeli]

Göbeklitepe, arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerinden biridir. Çünkü daha şehir hayatına geçmemiş olduğu düşünülen avcı-toplayıcı toplumların tapınak inşa etmiş olduğunu gösteren ilk örnektir ve bu da şehirleşme yani medeniyet tarihinde devrim niteliğinde bir buluştur. Hatta bu buluşu sebeple kazıyı yapan Dr. Klaus Schmidt, "Önce tapınak geldi, şehir sonradan geldi" demiş ve bu sözüyle erken medeniyet tarihine yeni bir açılım getirmiştir.

Göbeklitepe'nin bir diğer önemi ise BBC tarafından yayınlanan ''How Art Made The World 2'' belgeselinde belirtildiği üzere insanlık tarihinin yabani buğdayı ilk kez kullanarak tarihin bilinen ilk buğday ekiminin ve ilk çiftçiliğin başladığı yer olmasıdır.


Urfa Haber/ ÖZEL

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Kebap Şehrinde

Kebap Şehrinde "Balık Döner" Keyfi

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star