Ana Sayfa Dünya GÖÇ VE İNSANİ YARDIM VAKFI, ÇOCUK HAKLARINI UNUTMADI

GÖÇ VE İNSANİ YARDIM VAKFI, ÇOCUK HAKLARINI UNUTMADI

Göç ve İnsani Yardım Vakfı, Çocuk Hakları Günü vesilesiyle, basın açıklaması yayınladı.

Giriş Tarihi: 22 Kasım 2015 Pazar 10:35
GÖÇ VE İNSANİ YARDIM VAKFI, ÇOCUK HAKLARINI UNUTMADI

Göç ve İnsani Yardım Vakfı, yayınladığı basın açıklamasında:

Değerli Basın Emekçileri;

                        Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 yılında kabul edilerek 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü olarak ilan edilmiştir. Türkiye 1995 yılında B.M. Çocuk Hakları Sözleşmesine taraf olmuştur. Bu çerçevede yasaları çocuk lehine düzenlenmesi beklenirken mevcut hukuk uygulamaları ile çocukların en temel insani hakları yok sayılmıştır.

 

                        Mevcut Hukuk Sistemi; uygulayıcıların geleneksel zihniyeti, kanunların yetişkin merkezli bakış açısıyla oluşturulması ve altyapı sorunları ile birleşerek çocuklar savunmasız ve korumasız bırakmıştır. Uygulamalara bakıldığında Çocuk Hakları Sözleşmesinin Kabulü, Çocuk Koruma Kanunu ve Çocuk Mahkemeleri, hukuk sistemine yapılmış kötü bir makyajdan öteye geçememiştir.

 

                        Özellikle zorunlu göç sonrası gerek göç veren gerekse göç alan bölgelerde oluşan, sosyal adaletsizlik, insan hakları ihlalleri, yoksulluk gibi sorunlar tüm toplumda ağır bir travmaya yol açmıştır. Bu olumsuz koşulların sonucunda insanların yaşamlarında büyük bir çöküntü yaşanmış ve bundan en çok en savunmasız ve en dezavantajlı grup olan çocuklar etkilenmiştir.

 

                        Türkiyeli çocukların çok büyük kısmının yaşam hakkı ihlal edilmekte, erken yaşta zorla evlendirilmekte, cinsel yönden istismar edilmekte, şiddete uğramaktadırlar. Yine çocuklar gözaltına alınıp tutuklanmakta, işkence ve kötü muameleye maruz kalmakta, silahlı çatışma ortamlarında kalmaktadır. Bunun yanı sıra sağlık ve eğitim hakları ihlal edilmektedir. Çocuklar ve ailelerinin yaşadıkları olumsuz şartlar düşünüldüğünde, bazı çocuklar eğitim sürecine sağlıklı bir şekilde dâhil olamamakta veya eğitim sürecini erken yaşta terk etmektedir. Tüm zorluklara rağmen eğitim sürecine dâhil olan çocuklar da eğitim sisteminin; cinsiyetçi, ezberci, baskıcı, dışlayıcı, ayrımcı, rekabetçi, erkek egemen mantığıyla karşı karşıya kalmaktadır. Eğitim sürecine dâhil olan çocuklar gelişimlerini, tüm yaratıcılıkları işletilerek/ köreltilerek tamamlamaktadırlar.

                       

                        Zorunlu göç ve sonrası yaşanan toplumsal problemlere yönelik geliştirilen çözüm yaklaşımları, sorunun ana kaynağına odaklanmadan, geçici çözümler üreterek problemi derinleştirmekten öteye gidememiştir. Çocukların zorunlu göç sonrası yaşadığı travma ve sonuçlarının yanı sıra, geçmişten günümüze kadar gelişmiş olan yetişkin merkezli anlayış ve bakış açısı da çocukların yaşadıkları sorunların çözümüne odaklanamamış olup alternatif çözümlerin önünü tıkamıştır. Yetişkin merkezli anlayış; özellikle erken çocukluk, çocukluk ve gençlik evrelerini yetişkinliğe geçiş aşamaları olarak görüp ciddiyetle dikkate almamaktadır. Bu durum kendi içerisinde pedagojik, psikolojik hatta politik açıdan ciddiyetle irdelenmesi gerekli açmazlar barındırmaktadır.

 

                        Ne yazık ki; 7 yaşında engelli çocukların intihar ettiği, 15 yaşında çocukların cezaevinde intihar ettiği, 12 yaşında tecavüze uğrayan çocukların faillerine “rıza” indirimleri ile ödül gibi cezaların verildiği ve 3 yaşında mülteci çocuklarının cesedinin kıyılara vurduğu bir ülkedir Türkiye.

                        Göç ve İnsani Yardım Vakfı olarak Çocuk Hakları Günü vesilesiyle, gerek devlet gerekse sivil toplumörgütlerine şu talepleri ve önerileri sunmaktayız;

 

  1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa ve yasaları Çocuk Hakları Sözleşmesiyle uyumlu hale getirmelidir.
  2. Çocuğa yönelik şiddet ve çocuk intiharlarına ilişkin geniş ölçekli araştırmalar yapılarak gerekli önleyici mekanizmalar oluşturulmalıdır. 
  3. Çocuk yaşta zorla evliliklerin önlenmesi ve bu kapsamda BM Çocuk Hakları Komitesi’nin tavsiyeleri ışığında, çocuk koruma mekanizmalarının oluşturulması için tüm tedbirler ivedilikle alınmalıdır.
  4. Medeni Kanun’un 124 maddesi değiştirilmeli ve aile rızası ile 18 yaş altındaki çocukların evlendirilebilmesi yasaklanmalıdır. Din adamlarının 18 yaş altındaki çocukların dini nikahlarını kıymalarına cezai müeyyide getirilmelidir.
  5. Çocuk hakları ihlallerinin gerçekleştiği konularda önleyici tedbirler ve desteklere öncelik verilmeli, ihlallerin önlenmesinde tek yöntem olarak ailelerin cezalandırılması kullanılmamalıdır.
  6. Engelli çocukların eğitim, sağlık ve sosyal süreçlerden en yüksek düzeyde yararlanabilmesinin önünü açacak düzenlemelerin ilgili sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapılarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
  7. Sokakta çalışan çocuklar sorununun Çocuk Hakları Sözleşmesi kapsamında, ailelere de gerekli destekler sağlanacak şekilde çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
  8. Silahlı Çatışma Ortamında Çocukların Korunması Hakkı çerçevesinde ilgili kurumlar ‘Çocuğun Yüksek Yararı’ ilkesine uygun olarak gerekli tedbirleri almalıdır.
  9. Devletin Çocuk Hakları Sözleşmesindeki çekinceleri kaldırarak, anadilde eğitim başta olmak üzere, çocukların toplumsal süreçlere katılımlarının önündeki engellerin kaldırılması için gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
  10. Özellikle Sınır Bölgeleri dışında kalan alanlardaki Kara Mayınları temizlenmeli; temizleme sürecinde gerekli işaretlemeler ve Mayın Risk Eğitimleri yapılmalıdır. İşaretleme ve eğitimler risk gruplarının anadillerinde yapılmalıdır.

 

                        Bu bağlamda Göç ve İnsani Yardım Vakfı olarak 2011 yılından beri her yıl yaptığımız Çocuk Hak İhlalleri raporlarında binlerce hak ihlali tespit edip kamuoyu ile paylaştık. 2015 yılı içinde hazırladığımız ve şimdiden yaklaşık 4 bini aşan hak ihlalleri geleceğe dönük kaygılarımızı artırmaktadır. Buna ilişkin raporumuzun ayrıntılı bildirimini ve çözüm önerilerimizi2016 yılında kamuoyu ile ayrıca paylaşacağız. Bizler Göç ve İnsani Yardım Vakfı olarak çocukları yalıtılmış varlıklar olarak görmediğimiz gibi, sadece geleceğimiz olarak da görmüyoruz, çocuklar hem şimdimiz hem de geleceğimizdir. Çocuklar toplumdaki yaratıcılığın özneleridirler, bundan dolayı çocuk gülüşleri bizler için en değerli hazinedir.

 

                                                                                      GÖÇ VE İNSANİ YARDIM VAKFI

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık