Ana Sayfa Urfa Haberleri Gülten Kışanak Siverek’ten Çarpıcı Açıklamalarda Bulundu

Gülten Kışanak Siverek’ten Çarpıcı Açıklamalarda Bulundu

BDP Siverek İlçe teşkilatı ‘’Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşam’’ şiarıyla İlçenin yeni şehir mahallesinde bulunan kapalı spor salonunda program düzenlendi.

Giriş Tarihi: 14 Mayıs 2013 Salı 18:09
Gülten Kışanak Siverek’ten Çarpıcı Açıklamalarda Bulundu

BDP Siverek İlçe teşkilatı ‘’Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşam’’ şiarıyla İlçenin yeni şehir mahallesinde bulunan kapalı spor salonunda program düzenlendi. Siverek Kapalı Spor Salonunda gerçekleşen proramda BDP Eş Genel Başkanı Gülten Kışanak, Milletvekili Ayla Akat Ata, Sırrı Süreyya Önder ve İbrahim Binici katıldı.

Çok sayıda vatandaşın ve partililerin katıldığı programda Siverek Belediye Başkan Yardımcısı Cumali Bayram'da katıldı. Açılış konuşmasını BDP İlçe Başkanı İ.Halil Ayyıldız gerçekleştirdi. BDP İlçe Başkanı Ayyıldız katılımları için salonda bulunan vatandaşlara teşekkür etti. Açılış konuşmasının ardından konuşan Sırrı Süreyya Önder ve BDP Eş Genel Başkanı Gülten kışanak çarpıcı açıklamalarda bulundu.


Foto galeriye git

Sırrı Süreyya Önder yaptığı konuşmada, ‘’Sadece Sayın Öcalan’ın değil demokratik kimliği ,ulusal demokratik kimliği ve bir halkın izzeti, şerefi ,namusu için dağa çıkmış evlatların selamını getirdik sizlere. Newroz’da, 14 Temuzda ,1 Mayıslarda önemli bütün günlerde ben Siverek’in içinden geçip Amede gidiyordum. Hepiniz gibi. Siverek’in girişinde tomalar ,çıkışında akrepler düşmanca bakışlarla Siverek’i böyle görünce bağrımıza bir hançer saplanıyor gibi geliyordu.

VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ

BİR HALK KENDİ BAYRIMDA TANK VE TOMA İLE KARŞILANIYOR

Bir halk kendi bayramına kendi kardeşinin yanına giderken onu akrepler, panzerler karşılamaz. Bu Bağrımızda bir hançerdi eminim ki benden çok Siverekiler bundan dolayı azap çekti, zulüm gördü. Demokratik Siyaset Sayın Öcalanın kendi iradesi ile başlattığı bu barış sürecinin sonunda eğer hep birlikte Siverek’te yüzümü ağartırsa bugüne kadar yapılan çalışmanın on katı kadar çalışırsak o gün Bizler Newroza giderken Siverek’te Çiçeklerle, güllerle karşılanacağız . İşte bu hançer o gün çıkacaktır. Bu Ülkeye’de barış, demokratik özgürlük ve özerklik o gün gelecektir bunun çoğuda Siverek’in elindedir. ‘’ Kontrgerilla Siverek’i alırsak Kürtleri kırarız dediler ama başaramadılar, Kürt halkı olarak Siverek’i alacağız, özgürlüğümüzü geri alacağız’’ dedi.

Sırrı Süreyya Önder’in ardından kürsüye çıkan BDP Eş Genel Başkanı Gülten Kışanak çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çözüm sürecini Abdullah Öcalanın başlattığını belirterek Hükümetinde üstüne düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini vurduladı. Ayrıca Abdullah Öcalan için Siverek’in ayrı bir önemi olduğunu belirterek, mahalle meclisleri oluşturmalarını, köy toplantılarını yapmalarını istediğini vurguladı. İşte Gülten Kışanak’ın konuşması; Değerli halkımız herkes soruyor bu süreç neden başladı diye. Bence bu sürecin neden başladığını en iyi siz biliyorsunuz. Hani geçen yıl newrozu yasaklamaya kalkıştırlar ya Siz Karacadağ’dan gelmiştiniz ve barikatları kırıp newroz meydanını özgürleştirdiniz ya. İşte bu süreş onun için başladı. Halkımız zulme boyun eğmedi. Tasfiye politakalarını bozdunuz. Siyasi soykırımlara boyun eğmediniz. Cezaevlerini direniş kalesine çevirdiniz. En çokta siz bu mücadelenin ilk başladığı, ruhuna biçim verdiği Siverek ve Karacadağ olarak direndiniz ve bugün müzakere başladı.

SİVEREK KÜRT HALKININ EN ÖNEMLİ SANATÇILARINI YETİŞTİRDİ

Değerli Halkımız bu süreç neden başladı diyorlar. Tam 100 yıldır inkar ve asimile politikası bütün devlet imkanları ile uygulandı. Şex Sait’ten, Şehit Rıza’ya Faili meçhul cinayetlerden Jitem operasyonlarına yüzlerce katliam gördük. Ama bu halk zulme boyun eğmedi. Bu Halk bu yasağa karşı diline sahip çıktı. Dilimizin en büyük Ozanı bu şehirden çıktı. En güçlü kürt diline sahip çıkan yazarlar Siverek’ten çıktı yasaklara boyun eğmeyip dilimize sahip çıktınız. İşte onun için bu süreç başladı. Eğer zulme boyun eğseydik, tasfiye politikalarına boyun eğseydik ne diyalog ne de barış süreci olurdu. Siverek Halkını, Kürtleri kutluyorum. Değerli Halkımız yıllarca Sayın Öcalanı bu Halk bir önder olarak Kabul etti bunun mücadelesini verdi. Sayın dediğimiz için, Kürt Halk Önderi dediğimi için cezalar yedik. Ama bugün Halk önderi ile buluştı ve barış süreci başladı. Bu sürecin başlamasında en büyük rol Sayın Öcalanındır. Kendisi "topluma halka ve insanlığa karşı vicdani ve tarihi sorumluluğum var bunu yerine getirmek istiyorum" dedi. ve bu süreci Sayın Öcalan başlattı.

İmralıya giden kürt halk önderi ile görüşen arkadaşlarımız her geldiklerinde şunu söylediler. Sayın Öcalan halka güveniyor, "artık kürt halkı kandırılamaz, yönlendirilemez ,yolu değiştirilemez bir güce kavuşmuştur. Ben Halkımın Demokratik Siyasetle mücadele edip kazanabilecek olanaklara sahip olduklarına inanıyorum. Vicdani ve tarihsel sorumluluğum gereği artık bu akan kanı durdurmak istiyorum sizde halka gidin bunu anlatın sorun halk hazırsa bende hazırım" demişti. Sizlerin yarattığı bir süreçtir. Bu mücadelede bu uzun yılların ardından ağır bedeller ödedik, zor günler gördük, ancak bunların tamamı bir halkın özgürlük yürüyüşü olmuştur. Bu ödediğimiz bedeller, çektiğimiz acılar sonucunda örgütlü bir halk yürüyüşü başlamıştır. Halka güveniyoruz mücadelemizi bu uğurda devam ettireceğiz.

GERİLLA GÜLE GÜLE GİTSİN GÜLE GÜLE GELSİN

Bu sürece dahil çok soru var. Bu soruların her biri kıymetlidir. Fakat biz sorularımız var diye özgürlük yürüyüşümüzü, demokratk kurtuluş sürecimizi durduramayız yavaşlatamayız. Sorularımıza cevaplar arayacağız, bu soruların cevaplarını herkese kabul ettireceğiz. Yıllarca sordular" Kürt halkı ne istiyor bunu bilmiyoruz bilsek bu işi çözeceğiz" dediler ama artık bugün Kürt Halkının ne istediği gün gibi apaçık ortadadır. Bir halk olarak kendi anavatanında kendi dili, dini ve kültürü ile yaşamak istiyor. Sayın Öcalanın çağrısı üzerine gerilla tarihi bir karar aldı. Tarihi bir yürüyüş başlattı. Buradan onların bu tarihi kararlarını ve barış yürüyüşünü selamlıyoruz. Güle güle gitsinler güle güle gelsinler, selametle gitsinler selametle gelsinler, barış için gittiler barışın ve özgürlüğün olduğu bir ülkeye gelsinler.

Halkımız soruyor haklarımızı alacakmıyız diye. İşte Kürt halkı, kürt siyasal mücadelesi, kürt özgürlük hareketi, üzerine düşen bütün sorumlulukları ve görevleri yerine getiriyor. Artık akan kan dursun, artık kardeş kavgası bitsin, demokrasi ve ögürlükler gelsin diyerek tarihi ve kritik kararlar alıp uygulanıyor. Artık sıra bu ülkede eksik olan ve toplumsal barışımızı bozan ve bu savaşa neden olan demokrasiyi getirmede. Bizler sizlerle birlikte kimliğimizi inkar eden, dilimizi yasaklayan, demokrasiyi rafa kaldıran, halkı terörist ilan eden bu yasaları ortaya kaldırıncaya kadar mücadele edeceğiz. Urfadan, binbir zahmetle emekle bütün baskılara rağmen Milletvekili seçtiniz. İbrahim Ayhan cezaevinde, binlerce kürt politik tutsak cezaevlerinde, şimdi artık cezaevlerinin kapısını açmaya geldi.

CEZAEVLERİNİ BOŞALTACAĞIZ

Halkına terörist diyen bu yasaları kaldırmanın zamanı geldi. AKP hükmeti, Devlet, Parlemento bundan kaçamaz. Eğer bir müzakere sürecinden ,barıştan, demokrasiden bahsediyorsak Kürt siyasal hareketi en kritik adımları atıyor artık parlemento da, hükümet'te üzerine düşen görevi yerine getirmelidir. Bu konuda kafanızda soru işaretleri var "acaba bu konuda 12 yıllık iktidarı boyunca büyük zulümlere ve baskılara neden olan AKP’ye güvenebilirmiyiz" diyor. Biliyorum bu soru çok anlamlı, bu sorunun sorulması için binbir tane nedeniniz var, yaşadıklarımız var. Bu soruya cevap vermesi gereken Başbakan'dır, Hükümet'tir. İmralıya giden heyet'tir. Fakat biz bu yola çıkarken AKP’ye güvenmedik biz bu yola çıkarken halkın gücüne, demokratik siyaset gücüne ve toplumun barışa olan ihtiyacına güvenerek yola çıktık. Hep beraber yola çıktık. Engel olmak isterse AKP’de aşacağız. Eğer bir et tırnak siyasetinden bahsedilecekse bunu barış ve demokrasi için söyleyebiliriz.   Demokrasinin olmadığı yerde barış olmaz. O nedenle bu sürece asıl can verecek olan reformlardır, yasalardır ve Anayasadır. Bu konuda bu özgürlük mücadelesini ilk tutuşturan Siverek’e de büyük görevler düşmektedir. Buradan tüm Siverek Halkına çağrıda bulunuyorum kurtuluş sürecine gelin öncü olun.

AŞİRET AİLE AYIRIMINI BİR KENARA BIRAKIN

Artık aşiret, aile köy ayrımını bir kenara bırakın hep birlikte olun, el ele barış için yürüyelim. Şimdi tam bunun zamanıdır. Siverek’te Devletin binbir türlü oyunu hilesi döndü artık bunların hepsini çöp sepetine atmanın zamanıdır. Birlik olursak bu halkın önünde duracak kimse olamaz. Bu süreci nasıl başlattıysak barışada beraber gideceğiz.

Sayın Öcalanın Siverek’ten ve Urfa’dan ne kadar büyük beklentileri var onları bahsetmek istiyorum Urfayı Siverek’I halfethiyi özel olarak soruyor, Herkesin ne yaptığını nerede olduğunu, mücadelenin içindemi dışında mı neden boş duruyor neden örgütün içinde değil diye sürekli soruyor. Peki bu özene karşı olarak Siverek hazır diyebilirmiyiz Sizin adınıza gidecek olan heyetimiz Siverek’in özel selamlarını götürecek ve Siverek bu mücadeleye önder kazandırdı şimdi de bu mücadeleye özgürlük kazandıracak diyecektir’’ dedi.

Yaklaşık 1 saat süren programın ardından Milletvekilleri ve beraberindeki heyet karayolu ile Şanlıurfa’ya hareket etti.

Haber: Abdullah Lale

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Haliliye Belediyesinde FETÖ Tartışması (VİDEOLU)

Haliliye Belediyesinde FETÖ Tartışması (VİDEOLU)

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık