Ana Sayfa Güncel HDP HEYETİ: ZERGELE KÖYDÜR, KATLEDİLENLER DE SİVİLDİR

HDP HEYETİ: ZERGELE KÖYDÜR, KATLEDİLENLER DE SİVİLDİR

HDP heyeti, TSK’nın bombaladığı Kandil’in Zergele Köyü’ne giderek rapor hazırladı. Raporda köyde yaşayanların tamamının tarım, hayvancılık ve ticaretle uğraşan köylüler olduğu belirtilerek, “Ankara Hükümetinin resmi açıklamalarının aksine PKK kampı değil, sivil bir yerleşim yeri olduğu görülmüştür” denildi.

Giriş Tarihi: 7 Ağustos 2015 Cuma 15:43
HDP HEYETİ: ZERGELE KÖYDÜR, KATLEDİLENLER DE SİVİLDİR

Halkların Demokratik Partisi (HDP) heyeti, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) bombardımanı sonucu 8 sivilin hayatını kaybettiği Kandil’de Zergele Köyü’ne giderek yaptığı incelemeler sonucu hazırladığı raporu açıkladı.

HDP’nin heyetinde Urfa Milletvekili Osman Baydemir, İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Siirt Milletvekili Kadri Yıldırım, Eş Genel Başkan Yardımcısı Nazmi Gür ve MYK Üyesi Hatice Altınışık yer aldı.

Heyet, Erbil Kandil ve Süleymaniye’de araştırma ve temaslarda bulundu.

Erbil’de Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani ile görüşmeler gerçekleştirdi.

Zergele Köyü

Raporda, Zergele Köyü’nde yaşayanların tamamının tarım, hayvancılık ve ticaretle uğraşan köylüler olduğunu belirtilerek köye dair şu bilgilere verildi:

“Zergelê Köyü, Kandil Bölgesinde vadi içerisinde ana karayolunun ve oradan geçen çayın ikiye böldüğü, onlarca yıldır yaşamın devam ettiği sivil bir yerleşim birimidir.

“Gerek Zergelê Köyü’ndeki temaslarımızda ve gerekse bölgesel dinamiklerle yürüttüğümüz temaslarla bu köyün kamp olarak lanse edilmesinden duyulan rahatsızlık herkes tarafından gündeme getirilmiştir

“Zergelê Köyü’nün en az 37 betonarme ev, cami, belediye binası, okul, onlarca ahırdan oluşan sivil bir yerleşim birimi olduğu tarafımızdan da teyit edilmiştir. Bu husus köy ziyaretimiz sırasında yerli ve yabancı onlarca basın ve medya organları tarafından da kayıt altına alınmıştır.”

Tespitler

Heyet, Zergelê Köyü sakinleri, siyasi parti ve resmi makamlar nezdinde yaptığı görüşme ve girişimler sonucu aşağıdaki tespitlere yer verdi:

* Bombardımana maruz kalan Zergelê Köyü’nün, Ankara Hükümetinin resmi açıklamalarının aksine PKK kampı değil, sivil bir yerleşim yeri olduğu görülmüştür. Bombardıman sonucu hayatını yitirenler sivil ve silahsız insanlardır.

* Kandil, yüze yakın köy ve mezranın bulunduğu geniş bir bölgedir. Tüm yerel kaynaklar bu sivil yerleşim birimlerinin içinde ve yakın çevresinde PKK’nin herhangi bir kampının hiç bir zaman olmadığını belirtmektedir.

* Türkiye resmi makamlarının, saldırıdan önce Kürdistan Bölgesel Yönetimini bilgilendirdiklerine dair yaptığı açıklamalar gerçeği yansıtmamaktadır. Zira Kürdistan Bölgesel Yönetimi saldırı sonrası bilgilendirilmiştir.

* Ankara Hükümet yetkililerinin, Kürdistan Bölgesi resmi makamlarının da hava operasyonlarını desteklediğine dair yaptığı açıklamalar gerçeği yansıtmamaktadır. Bilakis görüştüğümüz tüm makamlar hava saldırılarından ve doğurduğu sonuçlardan duydukları rahatsızlıkları açıkça ifade etmişlerdir.

* Hava saldırısı ve doğurduğu sonuçlar insan hakları hukukuna aykırı olduğu gibi insancıl hukukun da açık ihlalidir. Zira başka bir ülkenin sınırı 150 km aşılarak bir köy bombalanıp sivil bir katliam gerçekleşmiştir.

* Bombardıman sonucu oluşan bu hukuk ihlalinde sorumluluk Türkiye Hükümetinin olduğu kadar, kullanılan silahları Türkiye’ye satan veya hibe eden ülkeler de bu sorumluluktan muaf değildir.

* Bölgeye yönelik hava saldırıları, sivil insan katliamının yanı sıra yüzlerce hektarlık ormanlık alanın yanmasına, bu alan içinde bulunan bütün canlıların ölümüne ve doğanın tahribatına neden olmuştur.

‘Kürdistan Yönetimi saldırıdan önce bilgilendirilmedi’

Türkiye resmi makamlarının, saldırıdan önce Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni bilgilendirdiklerine dair yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığı belirtilen raporda şu ifadelere yer verildi:

“Ankara hükümet yetkililerinin, Kürdistan Bölgesi resmi makamlarının da hava operasyonlarını desteklediğine dair yaptığı açıklamalar gerçeği yansıtmamaktadır. Bilakis görüştüğümüz tüm makamlar hava saldırılarından ve doğurduğu sonuçlardan duydukları rahatsızlıkları açıkça ifade etmişlerdir.

“Sivillerin katliamıyla sonuçlanan TSK’nın hava saldırısının siyasi sorumluluğu Türkiye Hükümetindedir.

“Hava saldırısının doğurduğu hukuki sorumluluk silsilesi içerisinde bulunan, talimatı veren, uygulayan ve kamuoyunu yanlış bilgilendiren tüm sorumlular hakkında huzurunuzda suç duyurusunda bulunuyoruz. Sınır aşırı hava saldırısının oluşturduğu tahribatın vahameti, saldırıda kullanılan uçak ve mühimmatın menşei ülkelerin hükümetlerini de bu saldırıdan sorumlu tutmaktadır.

“Türkiye Hükümetine bu mühimmatı veren ülkelere, söz konusu silahlarla sivillere dönük saldırılar gerçekleştirmemesinin garanti altına alınması çağrısında bulunuyoruz. AKP Hükümetini, bu saldırının oluşturduğu korkunç tahribatı dikkate alarak askeri operasyonların çözüm olmayacağı gerçeğini görmeye davet ediyoruz.

“Otuz yıllık çatışma 5 pratiğinden de hareketle savaşın, çatışma, gözyaşı, yıkım, yoksulluk ve çözümsüzlüğü derinleştirmekten başka bir sonuç doğurmayacağı aşikardır. Bir kez daha ifade etmek isteriz ki, 1990ların savaş dili ve pratiğiyle barış inşa edilemez.

“Yine ifade etmek isteriz ki, çözüm konuşmaktır, diyalogdur ve müzakere masasıdır. Bir daha yeni trajedilerin, yeni savaş suçlarının ve telafisi imkânsız acıların yaşanmaması için acilen çift taraflı ateşkes çağrısında bulunuyoruz.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

kaynak: İmctv

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Eyyübiye Belediyesinde FETÖ operasyonu

Eyyübiye Belediyesinde FETÖ operasyonu

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık