Ana Sayfa Urfa Haberleri İnsanlığın Tek Dili Vardır : Barış!

İnsanlığın Tek Dili Vardır : Barış!

1 Eylül Dünya Barış Günü Dolayısıyla Şanlıurfa Demokrasi Platformu Tarafından Ali Şelli Parkında 3 Saatlik Oturma Eylemi yapıldı.

Giriş Tarihi: 2 Eylül 2011 Cuma 13:02
İnsanlığın Tek Dili Vardır : Barış!
Oturma eylemi sonrasında basın açıklaması yapan Kesk Dönem Sözcüsü İsmet Karadağ; Son günlerde ülkede yoğunlaşan çatışmalı ortamın sonucunda artan ölümler,  barış ve kardeşliği savunanları derin bir üzüntüye boğduğunu söyleyerek, “İnsanlığın Tek Dili Vardır, o da barış dilidir” dedi.
                                    
Karadağ Açıklamasında; Hitler faşizminin Polonya'ya saldırarak başlattığı 2.Dünya Savaşının tarihi olan 1EYLÜL, barış içinde bir dünya mücadelesini hatırlatmak amacıyla, Dünya Barış Günü olarak ilan edilmiştir.  Yaşadığımız dünyada, coğrafyamızda barış hiç bu kadar zulmedenlerin elinde olmadı ve korunmaya ihtiyaç duymadı. Dünyada para ve çıkarı insandan önemli kılan devlet zihniyetleri bütün coğrafyaları kan kokan yaşanmaz yerler haline getirmiştir.

Son günlerde ülkede yoğunlaşan çatışmalı ortamın sonucunda artan ölümler,  barış ve kardeşliği savunan bizleri derin bir üzüntüye boğmakta ve geleceğe ilişkin kaygılarımızın artmasına sebep olmaktadır.  Yaşanan çatışmalarda yaşamlarının baharında hayatlarını kaybeden bu ülkenin gençlerinin ailelerine ve sevenlerine baş sağlığı diliyoruz.

AKP hükümeti “ demokratik açılım” adı altında yıllardır çözüm bekleyen Kürt sorununu çözme yönünde toplumda “olumlu” bir beklenti yaratmış ancak 12 Haziran seçimleri sonrası artık statükoyu temsil eden AKP, son dönemde girdiği yönelim ile toplumda yarattığı beklentileri boşa çıkarmıştır. Halkın demokratik beklentilerini karşılamak yerine şiddeti körükleyerek sorunun gerçek nedenlerini görünmez kılan ve çözümü zorlaştıran bu yönelim, Türkiye halklarını tek tipleştirmeye yönelik AKP-Cemaat koalisyonu eliyle uygulanan politikaların bir parçasıdır. Bilinmelidir ki, bu toplumdaki farklılıkları zenginlik olarak kabul etmeyen anlayışlar çözümü yaratmak yerine ayrılıkları derinleştirmekte, bir arada yaşama koşullarını zorlaştırmaktadır.

Yaklaşık 30 yıldır Kürt sorununun gerçek sebeplerini açığa çıkarıp toplumun beklentilerine uygun bir çözüm üretmek yerine milliyetçi, şoven anlayışı besleyerek sorunun çözülmediği görülmüştür. Bu süreçte akan sadece kan ve gözyaşı olmuş, toplumun bir arada yaşama özlemi tahrip edilmiştir.  ABD’nin Ortadoğu’daki taşeronu olduğunu artık gizleme ihtiyacı bile duymaksızın ülke içinde savaş politikalarını artırma yönünde adımlar atan AKP, Suriye’ye yönelik saldırgan politikanın yürütücülüğüne soyunarak Ortadoğu’yu kan gölüne çevirecek tehlikeli bir yönelime girmiştir.

Bugüne kadar 30 bini aşkın insanımızın yaşamına mal olan, binlerce faili meçhul cinayete sebebiyet veren, ülkenin doğusunda her gün yeni bir toplu mezarın bulunduğu koşullar, hükümetlerin yıllardır soruna savaş politikaları ve şiddet merkezli yaklaşımlarındaki inatçılık sonucunda ortaya çıkmıştır. Sorunu sürekli olarak askere havale eden, siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, tarihsel boyutları görmezden gelen,  sorunun demokratik, barışçıl yöntemlerle çözülmesi için somut adımlar atmayanların, çözümden yana düşüncelerini ifade edenlere karşı tehditler savurması,  kimlerin savaş çığırtkanlığı yaptığını da göstermektedir.  

Yıllardır süren çatışmalar sonucunda her gün gençlerimiz hayatlarını kaybederken ve yaşanan acılar ortadayken, çeşitli çevrelerce daha fazla kan ve gözyaşından başka bir anlamı olmayan açıklamalar yapılması, Türkiye’nin dört bir yanında ateş düşen ocakların sayısının artmasından başka bir anlam taşımamaktadır.  Başbakan başta olmak üzere, böylesi dönemlerde daha sorumlu davranması gereken siyasilerin ve medyanın; denenmeyen tek yol olan barışı denemesi, annelerin korkularına, yakarışlarına, ağıtlarına kulak vermesi gerekmektedir.

Yıllardır toplumun vicdanında ve hafızasında silinmesi zor, derin izler bırakan bu acılar artık son bulmalıdır. Türkiye bugüne kadar savaşın bedelini en ağır şekilde ödemiştir. Savaşın değil, demokratik, barışçıl çözüm yollarının gündem olması için herkesi sağduyulu davranmaya davet ediyor, siyasilerin ve medyanın toplumda düşmanlık duygularını pekiştirecek açıklama ve yayınlar yapmak yerine, barış ve bir arada yaşam zeminini güçlendirecek somut adımlar atmalarını istiyoruz dedi.(gapha)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Kebap Şehrinde

Kebap Şehrinde "Balık Döner" Keyfi

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star