Ana Sayfa Teknoloji İnternet- Suç- Kısıtlama- Özgürlük…

İnternet- Suç- Kısıtlama- Özgürlük…

Türkiye, 2013 yılına “internet ve teknolojileri” başlığında önemli adımlarla girdi.

Giriş Tarihi: 7 Ocak 2013 Pazartesi 21:30
İnternet- Suç- Kısıtlama- Özgürlük…

Türkiye, 2013 yılına “internet ve teknolojileri” başlığında önemli adımlarla girdi.

Özellikle son 2 yılda “internet” ve “güvenli internet” konusunda yaşanan tartışmaları geride bırakan Türkiye, aynı konuda farklı başlıkları tartışmaya devam ediyor.

Ancak görünen o ki yeni yılla birlikte Türkiye “internet” konusunda dikkat çeken gelişmelere imza atıyor.

Bunların başında da “geçiş hakları yönetmeliği" geliyor.

Ulaştırma Bakanlığı İnternet Geliştirme Kurulu Başkanı Serhat Özeren, internet konusunda atılan 2 önemli adımı ilk kez trthaber.com'a anlattı.

GEÇİŞ HAKLARI YÖNETMELİĞİ İNTERNETTE HIZ VE UCUZLUK DEMEK

Serhat Özeren, daha önce belediyelerin inisiyatifi doğrultusunda altyapı yatırımı yapmak isteyen firmalara çok yüksek bedeller karşılığında bu imkân tanındığını, ancak yeni yönetmelikle birlikte bu konunun Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı sorumluluğuna bırakıldığını açıkladı.

“Bakanlık altyapı yatırımlarının standart belirlenen değerler üzerinden yapılmasını sağlayarak bu konuda yatırım yapmak isteyen firmaların önünü açacaktır. Çok iddialı söylüyorum, bu yönetmelik ülkemizde telekomünikasyon sektöründe çığır açacak bir karardır. Bu yönetmelik özellikle internette hız ve ucuzluk anlamına gelecektir. 2013 yılında çok daha etkin fiber optik alt yapıları kurulmasına olanak sağlayacaktır.”

Serhat Özeren, bununla birlikte bir hayalin de gerçekleştiğinin altını çizdi:

“Her eve 100 MEGABİT internet artık hayal olmaktan çıkacaktır. Bu kararı size anlatmaktan zorlanıyorum o kadar önemli bir karar ki, neredeyse Telekomünikasyon sektöründe çığır atlatacak bir karadır. Son 10 yılda ülkemizde Telekomünikasyon sektöründe çok çok büyük işler yapıldı. Burada size bunları anlatsam yüzlerce sayfa olacağına inanıyorum. Ama bundan sonra özellikle alt yapı genişlemesi ve internet tarafında çok daha büyük işler yapılacağını söyleyebilirim. “

ÖZEREN: “TÜRKİYE BİLGİ TOPLUMUNA DÖNÜŞÜMDE VİTES ARTIRIYOR”

Bir ikinci adımsa, Ar-Ge çalışmalarına destek verecek yönetmelik.

Özeren, “Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi”ne ilişkin yönetmelik kapsamında bu tür faaliyetler yürüten işletmelere %100 oranına kadar hibe destek sağlanacağını da vurguladı.

“Hangi ülkeye giderseniz gidin bilişim devi diye adlandırılan bütün şirketlerin arkasında mutlaka bir devlet desteği vardır. Bu destek ya ekonomik olarak, ya hukuki olarak ya da siyasi olarak verilmiştir. Ülkemizde de artık bilişim şirketleri Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı sayesinde yalnız değiller ve senede 300 milyon TL ya varan destek alabilecekler. Burada önemli olan da özellikle küçük işletmelerin bu destek den daha fazla yararlanabilecek olmalarıdır.”

ARABA KULLANIRKEN NASIL EMNİYET KEMERİ TAKIYORSAK İNTERNET KULLANIRKEN DE KURALLARA UYUP ÖNLEM ALMALIYIZ

-İnternet = risk midir?

“Dünyada ve Türkiye’de internet üzerinden ekonomik fayda edilmesi, örneğin bankacılık işlemleri, e-ticaret işlemleri ya da kritik bilgi ve işlemlerin internet üzerine taşınması ile birlikte bu alandan faydalanmak isteyen kötü niyetli kişi ve örgütlerin de internet üzerinde faaliyetlerini artırdıklarını görüyoruz. Bu tabi ki internet üzerinde risk olduğunun göstergelerinden birisidir. Ancak gerçek hayatımızda nasıl trafik kazaları oluyor diye trafiğe çıkmamazlık etmiyorsak ve gerekli önlemlerimizi alıp emniyet kemerimizi takarak ve trafik kurallarına uyarak hareket ediyorsak internette de kurallara uyarak önlemlerimizi alarak hareket etmeliyiz.”

SOSYAL MEDYA ÜZERİNDE HASSAS BİLGİLERİNİ PAYLAŞANLAR SUÇLULARA AÇIK KAPI BIRAKIYOR

-İnternette suçla mücadele tam olarak nasıl yapılıyor?

“İnternet üzerinden suçlarla mücadele hem sivil hem de kolluk güçleri tarafından yakından takip edilmektedir. İnternet gerçek hayatın bir izdüşümü ve burada işlenen suçlarda da gerekse Emniyet Genel Müdürlüğü Bilişim Suçları Dairesi gerekse Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na bağlı kuruluşlar tarafından gerekli tedbirler alınmaktadır. Bizler gerçek hayatımızda gösterdiğimiz hassasiyetleri aynı şekilde internete de taşımalıyız. Örneğin kendi kişisel bilgilerimizi ve özel bilgilerimizi nasıl dışarıda hiç tanımadığımız kişilerle paylaşmıyorsak internette de bunu yapmalıyız. Bugün sosyal medya üzerinde hassas bilgilerini paylaşan birçok insan var ve bu insanlar suçlulara açık kapı bırakıyorlar.”


-Özellikle son zamanlarda sık tartışılan bir başlığı da sormadan geçemeyeceğim, çünkü gerçekten yanıtı tam anlamıyla alınmamış bir tartışma başlığı bu… Mesela facebook, twitter gibi sosyal paylaşım sitelerindeki paylaşımlar, resimler, yazılar, alıntılar, yorumlarla ilgili dava nasıl açılıyor? Bunun belirli bir suç sınırlaması var mı? Sadece devlet yöneticilerine yönelik hakaret içeren paylaşımlar mı suç, yoksa herhangi bir kişi kendisine yönelik hakaret, tehdit gibi başlıklarda da dava açabiliyor mu?


“Bu konuda Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı bünyesinde de çalışmalar yürütülüyor. Her bireyin kendisine yönelik hakaret veya uygunsuz paylaşımlardan dolayı bu içeriğin kaldırılmasına yönelik talepte bulunma ve suç duyurusunda bulunma hakkı mevcuttur. Uyar Kaldır yöntemi olarak bilinen uygulama sayesinde kendisi hakkında suç işlendiğini iddia edenlerin savcılıklara ya da TİB’nın ilgili birimlerine bu konuda bilgi vermesi gerekmektedir. TİB ilk olarak ilgili içeriğin yer aldığı sitelere bir uyarı göndermektedir ve ilgili içeriğin kaldırılmasını sağlamaktadır. Burada oldukça yüksek oranda başarı sağlanmıştır. İlgili sitelerden içerikler hızla kaldırılmaktadır. Eğer kaldırılmayan içerik olursa bu konuda da savcılıklar devreye girmektedir ve ilgili mahkeme kararıyla içerikler kaldırılmaktadır.”


EVİNİZİN ANAHTARINI VERMEDİĞİNİZ GİBİ BİLGİSAYAR VE İNTERNET ŞİFRENİZİ DE KİMSEYE VERMEYİN

-Mesela çoklu kullanıma açık bir bilgisayardan işlenen bir suçta suçluya nasıl ulaşılıyor. ? Daha da önemlisi benim kişisel bilgisayarım bir nedenle ikinci üçüncü şahıslar tarafından kullanıldı ve suç işlendi. Bu durumda asıl suçluya nasıl ulaşılıyor? Yoksa bilgisayarımızı kimseye kullandırmamalı mıyız?

“Bahsettiğiniz süreçte birçok kişinin yargı süreçlerinde davalarının sürdüğünü biliyoruz. Kişisel bilgisayarını ya da ADSL paylaşımını ortak kullanıcılara açan kişiler başkalarının işlediği suçlar yüzünden suçlu konumuna düşmektedir. Nasıl ki özel eşyalarımızı örneğin evimizin anahtarını tanımadığımız ya da güvenmediğimiz kişilerin eline vermiyorsak aynı şekilde bilgisayar ve internet bağlantımızı da güvenemeyeceğimiz insanlara teslim etmememiz gerekiyor. Bilişim teknolojilerinde bilgisayarınız ya da internetiniz bir IP adresini işaret eder bu da eğer sizin kendi şahsi kullandığınız internet ise suçun işlendiği kişi olarak siz gözükeceksiniz demektir ki burada suçsuzluğunuzu ispat etmek oldukça zor bir süreçtir. Bu nedenle bilerek bilgisayarınızı ve internetinizi tanımadığınız kişilerle paylaşmayınız.”

-İnternet- suç- kısıtlama- özgürlük… Bu 4 kelime sizin için ne ifade ediyor?

“Söylediğiniz kavramlar aslında bir biriyle ilişkili kavramlar. Suçla mücadeleyi çok arttırırsanız özgürlük kısıtlaması artmış olur. İnternet ortamında özgürlüğü arttırdığınızda da suç da artma gözlemlenmektedir. Bu ince bir çizgidir. Bu işin doğru kuralı ise internet kullanıcılarının bilinçli internet kullanımını öğrenmeleri ve güvenli internet e önem vermeleridir. Normal hayatta aldıkları tedbirleri internet ortamında da almaları gerekmektedir. Ülkemizde ve dünyada internette suçla mücadelenin en büyük sebebi çocukları zararlı içeriklerden korumaktır. Bildiğiniz gibi bu bir zorunluluk değildir. İhtiyacı olan aileler için sunulmuş ve ücretsiz olan bir tercihtir bir hizmettir. ”

İNTERNET ÜZERİNDEN İŞLENEN SUÇLARDA MUTLAKA İZ KALIR

-“Suç varsa delil de vardır” der adli tıp uzmanları… İnternet için de bunu söylemek mümkün mü? Eğer bir suç işleniyorsa sanal âlemde delil de mutlaka var mıdır?

“Tabi ki mümkün, internet üzerinden işlenen suçlarda da mutlaka izler bırakılır ancak burada yaşanan süreç çok daha hızlıdır. Bilişim suçlarıyla ilgili her gün her saat yeni yöntemler geliştirilmektedir. Bu yöntemlere karşı da önlemler geliştirilmektedir. Bu yüzden buradaki mücadele başta bireylerin aldığı önlemlerden hükümetler düzeyine oradan da uluslararası düzeye doğru yayılmaktadır. Delillerin takibi uluslararası işbirliklerinin artırılmasıyla ancak noktalanacak duruma ulaşmaktadır.

- Bir deprem ülkesi olan Türkiye, internet konusunda olası bir depreme dayanacak altyapıya sahip mi?

“Ülkemizin internet alt yapısı depremlere oldukça dayanıklıdır. Hatta son Van depremi sırasında ayakta kalan tek yapı telekomünikasyon alt yapısı oldu. Bu sayede birçok vatandaşımızın hayatı da kurtuldu. Enkaz altından cep telefonlarıyla mesaj göndererek konumlarını bildiren vatandaşlarımız da oldu. Bildiğiniz gibi TV kanalları 3G alt yapısı üzerinden canlı yayın yaptılar. Telekomünikasyon alt yapısı çok önemlidir ve stratejik bir yapıdır. Hem bilgi toplumu için hem savunma için hem doğal afetler için bizim bu alt yapıya ihtiyacımız var ve gözümüz gibi korumamız gerekiyor.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Yapılarda Ses Yalıtımı Ne Kadar Etkili

Yapılarda Ses Yalıtımı Ne Kadar Etkili

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star