Ana Sayfa Ekonomi İSOT; URFALI KADINLARI İŞ DÜNYASINA KAZANDIRDI

İSOT; URFALI KADINLARI İŞ DÜNYASINA KAZANDIRDI

Şanlıurfa'da toz biber, kadınların iş gücüne katılımının önünü açıyor

Giriş Tarihi: 2 Kasım 2013 Cumartesi 17:13
İSOT; URFALI KADINLARI İŞ DÜNYASINA KAZANDIRDI

Turkey.setimes sitesinde Türkçe yayınlanan haberde, Urfa'da üretimi yapılan Urfa İsotunun Urfa'lı kadınları İş Dünyasına kazandırdığının altı çizildi.

Türkiye için isot, öğütülmüş acı biberden elde edilen bir tür baharat. Fakat Şanlıurfalı kadınlar için, güç ve kimlik kazanma aracı.

İyi bilinen bir fıkrada yöre halkının isota düşkünlüğü anlatılır: 1. Dünya Savaşı'nın sonunda Fransızlar Şanlıurfa'ya doğru ilerlemektedirler. Yöre halkı "Endişelenmeyin," der. Kısa zamanda Fransızlar sınıra dayanırlar. Cevap yine aynıdır.

Nihayet işgalci güçler, isot biberi tarlalarını ele geçirirler. Halk, "Uyanın, şerefimize saldırıyorlar" sloganıyla ayaklanır. Ve Fransızlar kısa sürede püskürtülür.

Bir yüzyıl sonra Zübeyde Taş gibi kadınlar hayatlarını idame ettirmek için bibere güvenir oldular. Taş, bir çadırda, kurutulmuş biberler arasında otururken SES Türkiye'ye temizlediği her bir biber çuvalı için 3.5 TL kazandığını söyledi.

Taş, "Yılın üç ayını kuru biberleri hazırlayarak geçiriyoruz. Çadırlarda çalışan onlarca kadın çok miktarda isotu birlikte temizliyoruz. Gerçekten zahmetli bir iş ama yapacak başka bir iş de yok" dedi.

"Eldiven takıyoruz çünkü acı biber ellerimizi yıpratıyor. Şişiyor ve yanıyor, ağrıdan uyuyamıyoruz. Fakat para kazanmak ve aile bütçesine katkıda bulunmak harika."

İsot tüm dünyada kullanılıyor fakat hazırlanması için yapılan işi çok az kişi biliyor. Önce ilkbaharda biberler ekiliyor. Yaz aylarında sulanmasıyla kendi kırmızı renkleri gelişiyor.

Biberler daha sonra özel pazarlarda satılıyor. Kökleri ve çekirdekleri temizlendikten sonra biberler, şehrin yakıcı güneşi altında kurumaya bırakılıyor. Renkleri biraz daha koyulaşınca biberler makinelerden geçirilerek mutfağa hazır hale getiriliyor.

Kadınlar, hazırlanan ürünü evlerinin dışında tüccarlara veya doğrudan müşterilere satarak para kazanıyorlar. Bu sezon fiyat, yükleme başına 20 ile 40 TL arasında değişiyor.

Hiç okula gitmemiş, beş çocuk annesi bir evkadını olan Şefika Kandal gibi kadınlar için bu kazanımlar kendilerine daha yi bir yaşam şansı sunuyor.

Kandal, "Kendi ailem için isot yapıyordum. Daha sonra komşularımın akrabalarına satmaya başladım. Üç çocuğum okula gidiyor. Eşim ise uzun zamandır hapiste" sözleriyle hayat mücadelesini SES Türkiye'ye anlatarak "Bazen ellerimi hissedemiyorum. Meşakkatli işler ama başka bir iş yok" diye devam etti.

Emin Özdemir yıllardır Sarayönü Caddesi'ndeki 'İsotçu Emin' adlı dükkanında biber satmış. En büyük pazarların Şanlıurfa sınırlarının ötesinde olduğunu ifade etti.

Özdemir "Her yıl Türkiye'nin muhtelif şehirlerine ve hatta yurtdışına yüzlerce kilo isot satıyoruz" dedi.

Bunun yanısıra bazı doktorlar isotun sağlık üzerinde birtakım olumlu etkileri olduğunu belirtiyor.

Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'nden üroloji uzmanı Ethem Arslan, SES Türkiye'nin konu hakkındaki sorularını cevaplayarak "Birçok hastalığa iyi geliyor. Bazı araştırmalar isotun cilt, romatizma ve solunum yolu enfeksiyonları üzerinde olumlu etki yaptığını ve vücudun bulaşıcı hastalıklara karşı savunma gücünü geliştirdiğini gösteriyor" dedi.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık