Ana Sayfa Türkiye Kandil'de Değil Silvan Dağlarında Dolaştık

Kandil'de Değil Silvan Dağlarında Dolaştık

Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu ile birlikte 12 Ağustos'ta kaçırıldıktan sonra PKK'nın elinden kurtulan er Aykut Çelik, askerî makamlarca alınan ifadesinde çok konuşulacak bilgiler verdi.

Giriş Tarihi: 4 Ekim 2011 Salı 07:20
Kandil'de Değil Silvan Dağlarında Dolaştık
38 gün boyunca Kandil'de değil, Diyarbakır-Muş arasında dolaştırıldıklarını söyleyen Çelik, örgütün, kırsalı evi gibi kullandığına dikkat çekiyor. 13 askerin yanarak şehit düştüğü Diyarbakır Silvan'daki çatışma bölgesinden bile birkaç defa geçtiklerini vurguluyor. "Silvan Dolapdere bölgesindeki çatışmanın meydana geldiği alana geldik. Bu alanda arazi yanmış durumda idi." diyor.

Zaman gazetesinden İbrahim Doğan’ın haberine göre PKK'nın elindeki Erenoğlu ile birlikte 6 gün geçiren Çelik, kaymakam adayının hâlâ Silvan bölgesinde olduğunu düşünüyor. Ormanlık alanda yürürken iki Kobra helikopterin üzerlerinden geçtiğini, Heronlara yakalanmamak için de hareketsiz durduktan sonra yollarına devam ettiklerini anlatıyor. Kırsalda bir kamptan diğerine götürüldüklerini belirten Aykut Çelik'e göre,  pkk lılar günün her anında bu bölgede çok rahat bir şekilde dolaşıyor. Hatta, 'Şehit Kendal' adlı kamptaki pkk lı grup, askerî birliğin karşısında kalıyor ve karakolları gündüzleri dürbünle gözetliyor. Gece olunca da vergi adı altında şehirde para topluyorlar.

Mardin 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nda piyade er olarak askerliğini yapan Aykut Çelik, eşinin doğum yapması üzerine 15 gün izin alıp Muş'a gitmek üzere birliğinden ayrılıyor. Bindiği minibüsün önü Muş'a 20 kilometre kala PKK'lı lar tarafından kesiliyor. Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu ile birlikte Aykut Çelik'i de kaçırıyor. Yaklaşık iki saat kadar yürüyüp kamp kuruyorlar. Ormanlık alandaki yürüyüş esnasında iki Kobra helikopterinin üzerlerinden geçmesi üzerine sığınağa saklanıyorlar.  havadan fark edilmelerini engellemek için kaymakam adayı ve askere kendi kullandıkları 'leşker' isimli kıyafetleri giydiriyor. Heron uçtuğunu gören PKK'lılar, kaçırdıkları kişilerin havadan tespit edilmemesi için "Hareket etmeyin." talimatı veriyor. Çelik, kaymakam adayı Erenoğlu ile 6 gün birlikte kalmış. Erenoğlu'nun üzerindeki cep telefonu, pkk lı tarafından bulunuyor. Aykut Çelik'in anlattıklarına göre, tutuldukları bölgede, adeta pkk cirit atıyor. Çelik, "Bu bölgede kaldığımız süre zarfında her gün, gündüz ve gece devamlı olarak değişik  pkk lı  mensupları, 3-4 kişilik gruplar halinde kaldığımız yere gelip gidiyorlardı." diyor.

AYAKLARIMIZ ZİNCİRLE BAĞLI TUTULDUK
Aykut Çelik, aynı bölgede saatlerce yürütülüyor. Bir buçuk saat gözleri bağlı bir şekilde katır sırtında yapılan yolculuktan sonra pkk nın  kullandığı bir sığınağa getiriliyor: "Beni katırdan indirerek ayağımı zincirle bağladılar. Çukur şeklinde bir sığınağa konuldum. Sığınak içerisinde 12 Temmuz'da kaçırılan sağlık memuru Aytekin Turhan Uz'un da olduğunu öğrendim. 19 gün bu sığınak ta tutuldum. Sığınağın başında 2 pkk lı  bekliyordu."

pkk lılar , 19 gün boyunca sığınakta tutulan Aykut Çelik'i buradan çıkarttıktan sonra bir araçla üç saat kadar yol gidiyorlar. Şehit Kendal adlı bölgeye geldiğinde burada 2008 yılında polis servis aracına saldırı düzenleyen 'Reber' kod adlı Mehmet Şıh Yıldeniz ile karşılaşıyor.

Çelik, ifadesinde, "Kaldığımız yerin ilerisinde geceleri ışıkları gözüken biri solda, diğeri sağda olmak üzere iki askeri birlik bulunmakta idi.  pkk lıların  gündüzleri her iki birliği dürbünle gözetlediklerini gördüm. Ayrıca 'Reber' kod adlı pkk lı  akşamları havanın kararması ile birlikte 5-6 kişilik pkk mensubunu yanına alarak gidiyordu. Sabahları Mehmet Şıh Yıldeniz, para toplayarak geri dönüyordu. Çok miktarda parayı saydıklarını gördüm. Bu paraları 4 ayrı cam kavanozun içerisine koyup ormanlık alana giderek orada bir yere sakladılar." diyor. Aykut Çelik, nasıl kaçtığını ise şöyle anlatıyor: "Kaldığımız bölgede kamyon sesi duydum. Yolun yakın olduğunu anlayıp kaçmayı planladım. Tuvalet için örgüte yeni katılan 'Hamza' kod adlı  pkk lıdan  izin istedim. Önce sessizce yürüyerek daha sonra koşarak bölgeden uzaklaştım. Hazro-Silvan-Kulp üçgenindeki yolda durdurduğum bir araçtan cep telefonu istedim. Önce jandarmayı, sonra da babamı aradım." (Zaman)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık