Ana Sayfa Güncel Karasevda "Ders kitaplarına Kürt edebiyatı da girsin"

Karasevda "Ders kitaplarına Kürt edebiyatı da girsin"

Aktüel Dergisi tarafından yapılan bir röportaj da konuşan Araştırmacı Yazar, Şair Necdet Karasevda "Ders kitaplarına Kürt edebiyatı da girsin" dedi.

Giriş Tarihi: 19 Ağustos 2013 Pazartesi 15:45
Karasevda

Dünyada tek PKK sosyolojisi doktorası sahibi olan Yard. Doç Dr. Ali Kemal Özcan, Ağustos sonunda yapılması kararlaştırılan Erbil Kongresi'nden yeni bir Kürt-Türk ittifakı çıkacağını iddia ediyor ve ekliyor: "Kürtlerle Türkler arasında tarih boyunca üç ittifak sağlandı. Dördüncü ittifakı bu hükümet yapacak." >> Biz de bu çerçevede Erbil'de yapılacak Ulusal Kürt Kongresi öncesi, akillere ve aydınlara, "Kalıcı bir barış dolayısıyla bir ittifak sağlanırsa, bu ittifakın en önemli maddeleri neler olur?" diye sorduk.

"Başlangıç için iki dilli eğitim"
ETYEN MAHÇUPYAN

(Gazeteci, yazar, Akil Heyet Güneydoğu Anadolu üyesi)
Yazılı bir anlaşma çok gerçekçi olmaz. Çünkü bir muhatap yok devletin karşısında. Eğer her şey PKK muhatap alınarak çözülürse, bölgedeki diğer unsurlar gözden kaçırılmış olur. Çünkü bölgede çok çok ciddi ve zengin bir İslami Kürt hareketi var. Ama yine de bölgede herkesin üzerinde mutabık olduğu tek bir konu var; o da anadil konusu. Kamusal alanda Kürtçenin normalleştirilmesinin sağlanması barış süreci içinde önemli bir adım olur. Her şey aşama aşama tabii… Önce iki dilli bir eğitim başlatılabilir. Çünkü anadilde eğitime geçiyoruz demek için öğretmen gerekli ve öğretmen yetiştirmek de zaman alacaktır. Onun dışında devlet dairelerinde Kürtçenin kullanılabilmesi ve yer isimlerinin çift olması gibi uygulamalar şart. Bazı şeyler de yerel yönetimlerin inisiyatifine bırakılabilir. Kimi Kürtçenin önünü hızla açar, kimi iki sene sonraya bırakır. Böylece her şey merkezden yönetilmez, herkesin kendi ihtiyacına göre ilerlemesi daha verimli olur.

"Örgüt üyeliği yeniden tanımlanmalı"
CAN PAKER

(TESEV eski başkanı, Akil Heyet Doğu Anadolu Grup Başkanı)
Bölge için en önemli madde elbette lisanla ilgili olacaktır. Bunun yanında genel olarak insan hakları, özel olarak uzun tutukluluk süresi ile ilgili düzenlemeler yapılmalı. Bir de örgüt üyeliği yeniden tanımlanmalı. Bir insan PKK'lıya yemek verdi diye örgüt üyesi midir, değil midir? Bunlar yeniden tanzim edilmeli. Tabii her şey yavaş yavaş. Türkiye'de Kürt kelimesi bile yasakken bugün buralara kadar geldik. Ben Kürt diye bir etnisitenin olduğunu 24 yaşında Avrupa'da öğrenciyken öğrenmiştim. Ne tür bir anlaşma olacağı ve anlaşma maddelerinin neler olabileceği, Türkiye toplumunun neye hazır olduğuyla alakalıdır. Bunlar toplumun gelişmesine, evrilmesine bağlı.


"Dördüncü ittifakı bu hükümet yapacak"
YARD. DOÇ. DR. ALİ KEMAL ÖZCAN
(Tunceli Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı)

Türklerle Kürler tarihte üç kez ittifak yaptılar. Birincisi Türkler 1071'de Anadolu'ya geldiğinde, ikincisi 1514-17 Çaldıran Savaşı'nda, üçüncüsü Mustafa Kemal'in Erzurum'a geçişi sonrasında. Dördüncü ittifak da bence Tayyip Erdoğan liderliğindeki –İmralı görüşmelerini "aracısız" başlatarak– bu hükümet aracılığıyla sağlanacaktır. Erbil'deki kongreden yeni bir ittifakın çıkacağı kanaatindeyim. Bu ittifaktaki en önemli madde veya temel kriter; koyunun "can derdi"nin (Kürtlerin etnik/ yerel değerleri) kasabın "et derdi"ne ("demokratik ulus" veya "demokratik özerklik" adı altında "ulusal pazar"a sinsice kilitlenen iktidarcı Kürt elitinin devletleşme arzuları) kurban verilmemesine uyanık bir dikkattir. Bu esas üzerinde, Öcalan'ın Kürt "ulusacı"larının (milliyetçiliğinin/devletçiliğinin) galebine gelmemesi, tarihin "veba"sı pragmatizme kendini kaptırmaması şarttır. Zira devlet kurmak gurur duyulacak bir şey değildir. Kürtler tarihlerinde devlet kuramadıkları için onur duymalılar. Devlet olmak hiçbir halka özgürlük getirmemiştir. Devletlerin tarihi büyük suçlar ve günahlar tarihidir. Özellikle ulus devletler... Ulus devletleşme süreci Kürtleri eşi benzeri görülmemiş felaketlere götürebilir. Bu arada "İmralı canisi, terörist başı" gibi Kürtlerin önemli bir sosyolojik dinamiğini inciten söylemlerden –özellikle Türk vatanperver ve milliyetperverleri– uzak durmaya özen gösterilmelidir. Aynı hassasiyetle Kürt halk sever ve "nıştımanperwer"leri de Türk etnisitesinin kaygılarını besleyici ve etnik onurunu zedeleyici "ajitasyon"lardan uzak durmalıdır. Yani iki taraf da milliyetçilikleri kışkırtıcı söylemlerden uzak durmaya emek vermelidir.


"Ders kitaplarına Kürt edebiyatı da girsin"
NECDET KARASEVDA

(Araştırmacı Yazar, Şair)
Ders kitaplarında Shakespeare okutuluyor, Fuzuli, Dostoyevski okutuluyor. Neden bir Kürt Ahmedi Hani yoktur… Neden bir Kürt aşk destanı olan Mem ile Zin'i bilmeyiz… Raskolnikov dünyanın her tarafında aynı duyguyu yaşatır. Onunla dertlenmek için Rus, Kürt, Laz ya da Türk olmanız bir şeyi değiştirmez. Toplumları yaklaştıracak olan sanatın dilidir. Anlaşma sağlanırsa öncelikli olarak Kürtlerin kendilerini kültürel anlamda anlatabilmeleri sağlanmalı. Ders kitaplarında Kürt edebiyatına da yer verilmelidir.

"Kamuda Kürtçe bilen personel sağlanmalı"
PROF. MESUT YEĞEN
(İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi, yazar)
Kürtler kendi seçtikleri yöneticileri istiyorlar. Yerinden yönetim güçlendirilmeli. Kamuda Kürtçe bilen personel sağlanmalı. Korucuların muhakkak maaşlarının bir biçimde devam etmesi gerekiyor çünkü üretimden kopmuş durumdalar. Bu ileride sosyal bir problem yaratabilir. "Yer isimleri iade edilmeli, uçakta

"Kürtçe anons yapılmalı"
EMİNE UÇAK ERDOĞAN

(Yazar)
Bana göre en önemli madde eşit yurttaşlığın anayasal garanti altına alınması. Yani, anayasadaki Türklük vurgusunun yerine bütün etnisiteleri, inançları ve farklı kimlikleri kapsayacak bir Türkiye vatandaşlığı gibi bir tanımla değiştirilmesi gerekir. Sadece bu maddeyle ilgili değil Kürtlerin ana dil dahil bütün kültürel haklarını garanti altına alacak sivil ve özgürlükçü bir anayasa ruhunun oluşturulması lazım. Ki günlük hayatta çok önemli bir yer tutan bazı mağduriyetler için anayasal düzenlemeye gerek kalmadan cesaretli adımlarla yapılabilecek çok çalışma var. Yer isimlerinin iadesi, uçaklarda Kürtçe anonslar, kamusal alan tabelaları çözüm sürecinin kalıcı bir barışa evrilebilmesinin yoludur.

"Politika yapmak isteyenler uygun ortam sağlanmalı"
ENVER SEZGİN

(Yazar)
En önemli madde bence eve dönüş yasasının genişletilmesi olur. Suça karışmamışların affedilmesi, daha doğrusu haklarında şimdiye kadar herhangi bir soruşturma yapılmamış olanların koşulsuz salıverilmesi gerekir. PKK yöneticilerinin de geri dönmesi sağlanmalı. Bu da bana göre Öcalan'ın cezaevinden çıkmasıyla alakalıdır. Bir insanın çağrısıyla dağdaki insanın geri dönüşünü sağlıyorsanız, o insanı cezaevinde tutmanız mantıksız olur. 2015 genel seçimlerinden sonra özel bir kanun çıkarılabilir. Dağdan inenlerin de ideallerinden vazgeçtiklerini düşünmemek gerek. Politika yapmak isteyenlere uygun ortam sağlanmalı.

"İnsan onuru güvence altına alınmalı"
SİBEL ERASLAN

(Yazar, Akil Heyet Doğu Anadolu Bölgesi Başkan Vekili)
Erbil'de gerçekleşecek kongreyi önemsiyorum. Hem Kürtlerin kendi içlerinde bir istişare olması hasebiyle, hem de nevruz mektubunda bahsedilen durumların tüm farklı coğrafyalardaki Kürt gruplar tarafından kabul edilebilirliğini sağlama bakımından... Türkiye'deki çözüm sürecindeki demokratikleşme taleplerine gelirsek bu sadece Kürtleri ilgilendirmiyor, bütün Türkiye'yi ilgilendiren talep ve ilkeleri var kalıcı barışın... Barış, Türklerle Kürtler arasında değil, devletle vatandaşlar, bireyler arasında. Bu bağlamda, hukuk devleti ve yasalar önünde eşit vatandaşlık talepleri başta olmak üzere insan onuru kavramı ve gerektirdikleri en önemli güvenceler olacaktır.

 

"Genel helalleşme yasası ve yeni bir dil"
BAYRAM ZİLAN

(Dünya Demokrasi Hareketi Genel Başkanı)
Terörist kavramı yeniden tanımlanmalıdır. Bu çerçevede dağdan inenler için genel af demeyelim ama genel topluma kazandırma sağlanmalıdır. Bize yeni bir isim, yeni bir kavram gerekli. Türkiye toplumunu rahatsız etmeyecek bir kavram kullanılmalı. Genel helalleşme denebilir örneğin. Yeni bir dil oluşturmak muhakkak. Herkesin saygı duyduğu bir insan olarak Mevlana'nın kullandığı kavramlar kullanılabilir. 30 yıl boyunca basın "inlerini bombaladık", "teröristlerin leşleri", "bölücü başı" gibi kavramlarla halkta bir bilinçaltı oluşturulmuş. Kalıcı barış ve helalleşme için bu bilinçaltının temizlenmesi gerek. Hakikat araştırma komisyonları da kurulmalı. Herkes karşı tarafın da acı çektiğini görmeli ve yüzleşmeli.

"İade-i itibar yapılmalı"
AHMET GÜNEŞTEKİN

(Ressam)
1915 yılından başlayarak 1926 yılına kadar devletin Kürtler ve Kürdistan'la ilgili arşivlerinin halka açılması, 1909 Adana Ermeni Katliamı'ndan başlayarak Koçgiri İsyanı ve Katliamı, Ağrı Dağı ve Zilan katliamları, Şeyh Said İsyanı, Dersim Katliamı, Çorum, Maraş, Sivas ve Roboski gibi insanlık suçları hakkında uluslararası tam yetkili bir komisyonun kurulması önceliklidir. Faili meçhul cinayetler için uluslararası bağımsız tam yetkili bir komisyonun kurulması, devletin gizli Kürt raporları ile bu raporlar doğrultusunda uygulanan asimilasyon politikalarının açığa çıkarılması, İstiklal Mahkemeleri'nin tüm yargılamalarının yeniden yapılması, Seyit Rıza, Şeyh Said ve Said-i Nursi gibi halka ve tarihe mal olmuş şahsiyetlerin iade-i itibarlarının sağlanması, devletin ve onu temsil eden kişilerin, müzakerelerde "karşı taraf" olarak muhatap alınan ve temsil edilen kişilere karşı saygılı bir dil kullanması, halkın kin ve nefretini körükleyip gerçeklerin üstünü örten sıfatların artık kullanılmaması için kamuoyunda bir bilinç yaratılması, Kürtçe yer ve bölge adlarının iadesi, boşaltılan köylerde mağdur olan vatandaşların tazminatlarının yeniden düzenlenmesi, seçim barajının kaldırılması, siyasi genel af ilan edilmesi, Kürt illerindeki girişimcilere bedelsiz kredilerin sağlanması, mayınlı bölgelerin bir an önce temizlenip tarıma ve diğer kullanımlara açılması, halkın vicdanında yara açmış ve halklar arasındaki kini körükleyen Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol ve Roboski katliamı gibi olayların faillerinin yargılanıp cezalandırılması gerekiyor.

"Anadilde eğitim ile Kürt edebiyatı dünyaya yayılır"
YARD. DOÇ. DR. SELİM TEMO ERGÜL

(Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Bölümü öğretim üyesi)
Kürt Ulusal Kongresi, Kürtlerin yüzlerce yıllık birlik rüyasının simgesi olacağa benziyor. Burada, Kürt ulusunu kuran iki metnin yazarları olan Şeref-Xan'ın 426, Ehmedê Xanî'nin ise 319 yıl önce telaffuz ettikleri birliğe gönderme yapılacak, bundan eminim. Kürt coğrafyasında egemenlik süren devletler kabul etsin ya da etmesinler, Erbil'de alınacak kararlar, bütün dünya için bağlayıcı olacaktır. Ama her şeyden önemlisi, kongre, meşruiyeti tartışılamayacak bir kurum kimliğiyle bütün Kürtlerin karar mercii olacak. Kürt entelektüelleri, bütün baskılara karşın, bir tür direniş aracı olarak Kürtçeyi dergilerinde, kitaplarında diri tutup çağın eşiğinden uzaklaşmasını engellediler. Bu emeğin kitlelere ulaşmasının yolu, anadilde eğitimdir. Bunun formülasyonunda Kürt hareketi ve Kürt sivil toplumunun belirleyici ve koordine edici noktada olması lazım. Bütün lehçeleriyle Kürtçe, 13 yüzyılı bulan birikimiyle devasa bir edebiyattır. Her şekilde, Kürtçe edebiyatın kısa sürede dünya çapında bilinen bir edebiyat olacağını düşünüyorum.

Eşit yurttaşlık
ENDER ÖZKAHRAMAN 
(Çizer)

Kürtler bugüne değin yaşadıkları her dört ülkede de ulusal varlıkları, hak ve özgürlükleri görmezden gelinmiş, kültürel ve fiziki bakımdan hor görülmüş, bunların sonucunda da siyasi şiddete maruz kalmış bir halktır. Paradigma onları Ortadoğu rüzgarlarına fazla kapılmamaları yönünde yapılacak dostça uyarılardan men etmiş görünüyor. Bu yüzden Erbil ve benzeri kongrelerde Kürtler kendilerine belirleyecekleri çatının niteliğini kendi başlarına tartışaduracaklar. Ütopik görünse bile ben hâlâ kardeşçe bir arada yaşamanın mümkün olduğuna inanıyorum. Bu yüzden Kürtlerin kaderlerini tayin etme uğraşlarının sonunda ortaya eşit yurttaşlığı esas alan daha demokratik bir Türkiye çıkmasını diliyorum. Öcalan'ın son demeçlerini göz önüne aldığım zaman yapılacak olan müzakerelerde Türkiyeli Kürtlerin bu minvalde daha kapsayıcı ve diğerkam bir dil kullanacağını umuyorum.


Kaynak: www.aktuel.com.tr
ÜRÜN DİRİER /
urun.dirier@aktuel.com.tr

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Eyyübiye Belediyesinde FETÖ operasyonu

Eyyübiye Belediyesinde FETÖ operasyonu

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star