Ana Sayfa Siyaset Katılımcılar Fişlend mi?

Katılımcılar Fişlend mi?

Başbakan Erdoğan’ın Avrupa’da Türklerle yaptığı toplantılarda protestoyla karşılaşması için konsolosluklardan, vatandaşları fişlemeye kadar varan sıkı önlemler alınıyor.

Giriş Tarihi: 15 Nisan 2011 Cuma 15:06
Katılımcılar Fişlend mi?
Türkiye’deki bazı etkinliklerde ıslıklanan ve yuhalanan Başbakan Erdoğan’ın Avrupa ziyaretlerinde sıkı önlemler alındığı ortaya çıktı. Avrupa ziyaretlerinde meslektaşı siyasilerden de sert tepki gören Başbakan Erdoğan’ın, bir de  halkın tepkisine uğramaması için konsolosluklar marifetiyle sıkı önlemler alınıyor.

Avrupa ziyaretlerinde Türkiye kamuoyuna yönelik seçim mesajları ve etkileme kampanyaları yapmaya özen gösteren Erdoğan’ın bir “protesto kazasına” uğramaması için, Türkiye’nin dış temsilcilikleri seferber ediliyor. 12-13 Nisan tarihlerinde Fransa’nın Strasbourg kentinde Rhenus Spor Salonu’nda Erdoğan’ı dinlemeye gelecekler, Fransa ve Almanya’daki konsolosluklar ve Türk dernekleri üzerinden organize edildi. Kendiliğinden toplantıya katılımın mümkün olmadığı etkinlikte, Fransa’nın Alsas ve komşu Baden Württemberg Eyaletleri’nde faaliyet gösteren Türk dernekleri 5 bin kişilik salondaki toplantıya katılımlarını liste halinde Strasbourg Başkonsolosluğu’na bildirmek zorunda kaldı. Bazı katılımcıların kimlik bilgilerinin kayıt edildiği ve pasaport kopyalarının da alındığı öğrenildi.




HUTBEDE ERDOĞAN REKLAMI YAPILMIŞTI


Daha önce 27 şubat tarihinde Almanya’nın Düsseldorf kentinde vatandaşlara yönelik konuşma yapan Erdoğan için Almanya’daki 13 konsolosluğun din hizmetleri ataşelikleri  seferber edilmişti. Toplantıdan günler önce Berlin Din Hizmetleri Müşaviri Prof. Dr. Ali Dere imzasıyla 13 konsolosluğun din ataşelerine tebligat yapılarak, 18 ve 25 şubat Cuma hutbelerinde DİTİB (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği) imamları, toplantıya katılımı teşvik edici vaazlar vermişlerdi.  Diyanete bağlı camilerde “Başbakan Geliyor”  reklamı yapılması, bazı vatandaşlarca “camiye siyaset sokuluyor” tepkilerine yol açmıştı.



Günler önce Almanya’nınDüsseldorf ve Köln kentlerinde parası Türk resmi kuruluşlarınca ödenen Başbakan Erdoğan’ın kapalı salon toplantısını haber veren Türkçe-Almanca ve İngilizce 360 bin euro maliyetli 1200 dev afişin asılması, Alman kamuoyunda rahatsızlık yaratmıştı. Bu “bilboard”ları kiralayan Alman Ströer Şirketi’nin Türkiye’de aralarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, bir çok kentte  kazanılmış bilboard reklam ihalesi bulunuyor.



Başbakanın Düsseldorf’daki 10 bin kişilik ISS Dome Gösteri Merkezi’nde yapacağı seçim amaçlı gövde gösterisinin pürüzsüz geçmesi için devletin bütün olanaklarını seferber eden konsolosluklar, din ataşeleri ve onlara bağlı onlarca camii derneği üzerinden, toplantıya katılmak isteyenlerin kimlik bilgilerini ve pasaport fotokopilerini de alarak fişlemiş, bu yöntemle protestoya yeltenebilecek kişi ve grupları baştan elemiş ve gözdağı vermişlerdi. Toplantı öncesinde, katılımcıları ve kimlik bilgilerini organize etmek amaçlı etkinliklerde, toplantıya katılacaklara, üzerinde adları yazılı yaka kartı takılacağı bildirilmişti.



2009 yılı Ocak ayında Almanya’nın Köln kentinde yine bir salon toplantısı düzenleyen Başbakan Erdoğan, “Uyum ve asimilasyon” konusundaki açıklamaları nedeniyle, özellikle Alman muhafazakar siyasilerden tepki görmüştü.



Siyasi şova gölge düşecek kaygısı 


Güvenlik gerekçesi öne sürülerek yapılan bu ön eleme ve gözdağına  asıl nedenin başbakanın protesto gösterileriyle karşılaşmasının önlenmesi gösteriliyor. Başbakan Erdoğan, Dünya Basketbol Şampiyonası sırasında ıslıklanarak yuhalanmıştı. Aynı akıbete bir kez daha uğrayan AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, 15 Ocak 2011 tarihinde  Galatasaray’ın Türk Telekom Arena Stadyumu açılışında ıslıklanarak, “Türkiye laiktir, laik kalacak” sloganları ile karşılanmıştı.  Protesto sonrasında “Stat Galatasaray’ın değil” yönünde tehditvari açıklamalar üzerine İstanbul’un üç büyük takımı GS, BJK ve FB taraftarları tek yumruk olarak Tayyip Erdoğan’ı protesto gösterisi düzenlemiş, yandaş medya ise ilk kez gerçekleşen bu ortaklaşa eylemi görmezden gelerek, haber konusu yapmayı ret etmişti.



Amaç, devlet olanaklarıyla seçim kampanyası


O tarihte ,Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK)  yurtdışındaki Türklerin 12 Haziran genel seçimlerinde oy kullanamayacağı yönündeki kararı henüz açıklanmamıştı. Anayasa ile yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının da seçme ve seçilme hakkı bulunduğundan, başta AKP olmak üzere bütün siyasi partiler Avrupa’dan çıkacak 25 ila 26 milletvekilliğine göz dikerek, seçim kampanyaları planlamışlardı. Avrupa’daki Türklerin, Türkiye geneline göre daha muhafazakar olduğunu hesaplayan AKP yönetimi, Milli Görüş ve diğer cemaatlerin yanı sıra Avrupa Türk Demokratlar Birliği UETD adıyla kurduğu kendisine dolaylı olarak bağlı teşkilatla da, bu milletvekilliklerinin çoğunu kazanmayı umuyordu. UETD  yöneticileri, geçtiğimiz hafta Avrupa Adalet Divanı nezdinde, YSK’nın batı Avrupa’nın bir seçim bölgesi olması ve buradaki yaklaşık 4 milyon Türk yurttaşının önümüzdeki genel seçimlere katılması aleyhindeki kararın iptali amacıyla başvuruda bulundular.



İrfan Ergi-Frankfurt


Odatv.com

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Yavuz: 11 Nisan Projesinde Basiretsizlik Sergilendi

Yavuz: 11 Nisan Projesinde Basiretsizlik Sergilendi

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık