Ana Sayfa Siyaset Kılıçdaroglu : "Gözler yalan söylemez" (video)

Kılıçdaroglu : "Gözler yalan söylemez" (video)

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın hakkındaki iddialara ilişkin verdiği yanıtı eleştirerek, "Beşir Atalay yazılı bir açıklama yaptı. Dedi ki 'bunların tamamı külliyen yalandır'. Vallahi de billahi de anlattıklarımın tamamı külliyen doğru" dedi.

Giriş Tarihi: 18 Ekim 2011 Salı 16:54
Kılıçdaroglu :
Kılıçdardoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN

Geçen hafta yaptığı Karaman ziyareti hakkında bilgi veren Kılıçdaroğlu, vatandaşlarla bir araya gelerek onların sorunlarını ve taleplerini dinlediklerini söyledi. Milletvekillerinin de il ve ilçeleri gezerek bu ziyaretlere ilişkin raporlar hazırladıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, "Seçim yok ama biz sanki seçim varmış gibi çalışmalarımızı götürüyoruz" dedi.

Geçen hafta partisinin grup toplantısında "Deniz Feneri ne.." bağlantılı soruşturmayla ilgili açıklamalar yaptığını ve "köstebeği" kim olduğunu söylediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, bu açıklamalarının televizyon kanallarında büyük ölçüde sansürlendiğini savundu.

İddialarını yeniden özetleyen Kılıçdaroğlu, bu iddialarına ilişkin Hükümetten gelecek açıklamaları beklediğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Önce Sayın Beşir Atalay yazılı bir açıklama yaptı. Dedi ki 'bunların tamamı külliyen yalandır'. Anladım ki tamamı külliyen doğrudur. Çünkü bana demesi lazım 'şurası yanlış, şurası yalan' demesi lazım. Diyemiyor. Ne diyor, 'külliyen yalan'. Vallahi de billahi de anlattıklarımın tamamı külliyen doğru. Yazılı açıklamadan sonra akşam eve bir arkadaşım telefon etti. Kanal 24'de Sayın Beşir Atalay canlı televizyon programına çıkacak ve benim iddialarıma yanıt verecek diye. Ben de hemen Kanal 24'ü açtım, bekledim. Olur ya bizim bilmediğimiz bir şey olur diye. Size bir medya klasiğinden, yandaş medya klasiğinden örnek vereceğim. Haberler veriliyor. Önce Sayın Başbakan'ın haberi uzun uzun veriliyor, arkasından MhHP liderinin, arkasından BDP lideri Sayın Demirtaş'ın haberi verildi. Sıra bana gelince bir cümle edildi, bir cümle bakın iki cümle değil, ardından Sayın Bakanın yaptığı açıklama ekrana satır satır konuldu. Önemli değil biz bunlara alışığız.

Doğru habere özlem duyuyoruz ama yandaş medyanın doğru haber vermediğini de çok iyi biliyoruz. Sonra Sayın Atalay canlı yayında, karşısında spiker oturmuş, öyle bir tablo ki birisi ne soracağını bilmiyor, öbürü nasıl yanıt vereceğini bilmiyor. Birbirlerini kolluyorlar...

'Ben o tarihte bölgenin milletvekiliyim, benim ofisimden elbette telefon edilebilir' diyor. Sanki birisi senin ofisinden telefon edilemez demiş gibi.

Birşey daha söyleyeyim, doğruyu da söylemiyor. Çünkü kendisini o telefon görüşmelerinin yapıldığı tarihte Kırıkkale milletvekili bile değil. Ondan bile haberi yok. Onu kullanarak milleti aldatacağını zannediyor. Unutmasın ki karşısında CHP var."

"İtiraf bu..."

Atalay'ın kendisine yönelik iddiaları yanıtlayamadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, "Bir perişanlık. Zaten gözlerine bakınca doğruyu söylemediğini gözlerden anlıyorsunuz. Çünkü gözler yalan söylemez, o gözler Beşir Atalay'ın gözleri olsa dahi" diye konuştu.

Gazeteci Ahmet Hakan'ın 14 Ekim 2011 tarihli yazısında "odağın merkezindeki belediye başkanıyla" konuştuğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Diyor ki '2 yıl önce sizi İçişleri Bakanı'nın telefonundan kim aradı? Koruma müdürü mü? Özel kalem müdürü mü?' Veli Korkmaz diyor ki 'dönemin milletvekili Beşir Atalay, bizim ilimizin milletvekili' Birinci yalan bu. O tarihte senin ilinin milletvekili değil. Daha cümleye yalanla başlıyor. Sen koskoca belediye başkanısın, senin bölgende şu anda milletvekili olanın o tarihte milletvekili olmadığını bilmiyor musun? Biliyor. Ama sanıyor ki ben bunu söylerim, kimse bunun üzerinde durmaz. Ve diyor ki 'Sayın Bakanın gerek özel kalem müdürü, gerek koruma müdürü beni sık sık arar ve Bakanın taleplerini iletirler' İtiraf bu. 'Arama yapılacak hazırlıklı olun' Bakanın talebini iletecekler. Kime iletecekler? Kırıkkale Belediye Başkanına iletecekler."

Koruma ve özel kalem müdürlerinin görev tanımlarının bu konuda önemli bir ayrıntı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Koruma müdürü bakanı, darba karşı ya da herhangi bir yasadışı olaya karşı korumakla görevli kişidir, eğitimi bunun üzerinedir. Özel kalem müdürü ise bakanın her türlü faaliyetini, gezilerini organize eden, görüşmelerini ayarlayan, telefonlarını bağlayan o konudaki bakanla yakın ilişkide olan kişidir. Dolayısıyla koruma müdürleri bakanların taleplerini bildirmezler. Bakanların talepleri varsa bildirecek olan özel kalem müdürüdür.

Sanki biz bu ayrıntıları, devleti bilmiyormuşuz gibi. Sanki milleti enayi yerine koyarak bu yaptıklarını, bizi aldatacaklarını sanıyorlarmış gibi. Biz aldanmayız, biz doğruları her yerde, her ortamda ısrarla söyleyeceğiz" diye konuştu.

"Başbakan ekmek bulamayanlara da pasta yesinler diyecek "

Kılıçdaroğlu, "Daha yeni zamlar gelecek. Hükümet hem zam yapıyor hem de milletle alay ediyor. Hükümet bu zam tsunamisinden suyun üzerine çıkıp halkı da azarlayarak, “Ben zam yapıyoruz sesinizi kesin" deme noktasına geldi. Başbakan da milletin gözünün içine baka baka sıkılmadan PORSCHE yerine FİAT ’a binin diyor. Senin çocukların senin yedi göbeğin bu pastadan payını aldı. Siz dünyalığınızı yaptınız köşeyi döndünüz bu millet bilmiyor mu bunu. Fakiri ilgilendirmeyen zam bunlar diyorlar. Sen doğalgaza elektriğe zam yapıyorsun vatandaş bu faturayı nasıl ödeyecek.  Siz yırtık ayakkabı ile siyasete girip şimdi nerelerde oturuyorsunuz. Bir başkası sıkılmadan zamlara güncelleme yaptık dedi. Başbakan ekmek bulamayanlara da pasta yesinler diyecek bundan eminim. Bu hükümet halka yabancılaşmış bir hükümettir.  Gerekçeleri cari açık varmış. Bu cari açığı da siz çıkarmadınız mı"dedi. (cnn)











YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star