Ana Sayfa Güncel ÖLÜMLERİN SORUMLULARI SİYASETÇİLERDİR

ÖLÜMLERİN SORUMLULARI SİYASETÇİLERDİR

Hakkari'de meydana gelen acı olayı siyasiler ve STK'lar internet sitemize değerlendirdi.

Giriş Tarihi: 19 Haziran 2012 Salı 17:01
ÖLÜMLERİN SORUMLULARI SİYASETÇİLERDİR
ÖLÜMLERİN SORUMLULARI SİYASETÇİLERDİR

Hakkâri'nin Dağlıca mevkiinde çıkan çatışma sonucu 8 askerin şehit olması ve 20 PKK'lınınyaşamını yitirmesi bölgede üzüntü yaratırken, gazetemize açıklama yapan bürokratlar barış ortamının ivedi şekilde oluşması gerektiğini söylediler.

Hakkâri'nin Yüksekova ilçesindeki Yeşiltaş Karakolu'na düzenlenen saldırıda 8 asker şehit olurken, 20 PKK'lının da yaşamını yitirmesi tüm Türkiye'de olduğu gibi bölgede de derin üzüntü yarattı.

SORUMLULARI AK PARTİDİR

DTK Eşbaşkanı ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, her ne olursa olsun bu ülkenin insanlarının ölmemesi gerektiğini söyledi. Tuğluk, ''Bu ölümleri kimse kabul etmemeli ve etmiyoruz. İmralı ile görüşmelerin mutlaka başlaması gerek. Bu ölümlerin sorumluları AK parti ve katil siyasetçilerdir. Birbirlerine sıkanlar değil. İstenilirse 24 saat içinde çözülür. Kimse sahte gözyaşı dökmesin. Bu ölümlerin katili Erdoğan'dır. Çözümsüzlük savaş getirmiştir. AK Partinin iktidar hırsı ölümleri getiriyor. 30 yıldır bu ölümler sonuç getirmedi. Demek ki Erdoğan çözüm istemiyor. Erdoğan'ın yanında ki akıl adamları kendisini yanlış bilgilendiriyor. Eğer Erdoğan bunu görmezse sosyal patlama yaşanacak ''

İMRALIYA GİDEN GEMİ ÇALIŞMALI

Tuğluk, eğer gerçekten barış isteniliyorsa İmralı'ya giden geminin mutlaka çalışması gerektiğini ifade etti. Tuğluk, AK Partiyi iktidar hırsı bürüdüğü için görüşmeleri tıkadığını söyledi. Tuğluk, ''Bu çocuklar neden ölüyor. Bu gidişat iyi değil. Bu ölümleri durdurmanın yolları vardır. Türkiye Öcalan ile görüşürse ne olacak ve ne kaybedecek. AK Parti'den çözüm beklemek hayaldir. Demokrasi dedikleri şeyin altında ölüm var. Bu gidişat daha da  derinleşecektir. 2012 yılı bir kırılma yılı olacak. Kırılma yaşanırsa herkes kaybeder. Bu ülkenin artık huzura kavuşması gerek. Pratik adımlar atılmalıdır. Barış adına KCK tutukluları serbest bırakılmalıdır''



BU OLAY ÇÖZÜME DARBEDİR

Gazetemize özel açıklamalar yapan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, tam da barış umutlarının yeşerdiği bu günlerde böyle bir olayın yaşanmasının provakatif bir eylem olduğunu dile getirerek, ''Eğer iki taraf birbirleri ile karşılaşıyor olsa tamam diyeceksin. Ama yapılan hain bir saldırıdır. Bu yapılan saldırı tamamen barışı tıkatmaya dönük bir oyundur. 30 yıldır bu oyun değişmedi. Bu olay çözüme darbedir. Kürtlerin artık bunları anlaması gerek. Kimse Kürtler adına adam öldürmesin. Kürt sorunun çözümüne indirilen darbedir ''

OPERASYONLAR DURMAZSA ÖLÜMLER YAŞANACAK

BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, olaydan dolayı üzüntülerini dile getirerek, ''Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum. Yıllardır operasyonların durması için çağrı yapıyoruz. Ama bizim bu çağrımıza kulak verilmedi. Operasyonlar durmadığı zaman karşılıklı kayıplar yaşanacaktır. Demokratik yolların tümünün açılması gerek. Bu ölümlerin sorumlusu hükümettir. Operasyonlar bir an önce durdurulmalı''

DAĞDA ÖLENLER DE BİZİM ÇOCUKLARIMIZ

AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Halit Advan, olaydan dolayı çok üzüntü duyduklarını belirterek, bazı insanların barış umutlarını engellediklerini söyledi. Advan, ''Benzer vakalar daha öncede oldu. Barış umutları yeşerirken, bu tür olayların olması provakatif eylemlerdir. Dağda ölen bütün çocuklar bizim evlatlarımızdır. Her iki tarafında annesi babası ağlıyor. Bu eylemlerin provakatif olması bizi üzüyor ''

İSYAN EDİYORUZ

İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, ''İnsanların yaşamlarını yitirmesinden dolayı derin üzüntü içerisindeyiz. Ölenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralıların bir an önce sağlığına kavuşmasını diliyoruz. Toplum olarak bizlerin akıl tutulması içinde yaşamamızı zorlayanlara karşı isyan ediyoruz. Bir daha ölümler olmaması ve Kürt Sorununun çözümü için taraflara sesleniyoruz. Kürt Sorununun çözümsüzlüğünün bugüne değin on binlerce cana mal olduğu gerçeği unutulmamalıdır.  İnsan hakları savunucuları olarak yaşam hakkını herkes için, her yerde ve her koşulda savunmaya devam edeceğiz. Barış istiyoruz. Herkese Yaşam Hakkı istiyoruz. Her şeyden önce şiddet son bulmalı, operasyonlar ve saldırılar durmalı, çatışmasızlık ortamı kalıcı hale getirilmelidir. Hükümetin demokratik ve barışçıl çözüm konusunda gerekli yasal ve anayasal tedbirleri vakit kaybetmeden, biran önce almasını ve tüm devlet görevlilerinin buna uygun davranmasını istiyoruz.  TBMM, tarafların müzakere yoluyla sorunun çözümü için gerekli adımları atması için inisiyatif almalı, bir an önce güven ortamı yaratarak artık bu sorunun çözümünde şiddetin tamamen devre dışı bırakılmasını sağlanmalı, barış için, demokratik anayasa için acil adım atmalıdır  "

BARIŞI İSTEYEN TARAF BATI OLMALIDIR

OSGİAD Başkanı Hüsnü Pervane ise, yitirilen canların acısını kalplerde hissettiklerini ifade ederek, ''Kürt sorunun halen çözüme kavuşturulmaması bu tür eylemlerin yapılması kabul edilemez. Her iki tarafta artık can kayıplarının olmaması için uzlaşması gerek. Kamuoyunun isteği de budur. Toplumun sesine kulak verilmesi gerek. Barışın sağlanması için ne gerekiyorsa yapılması gerek. Bütün çatışmalar barışın engellenmesine yöneliktir. Çözümü isteyen tarafın artık batı olması gerek '' diye konuştu.

AKTÖRLER YİNE ROLÜNÜ OYNADI

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu yaptığı açıklamada, ''Yıllardır aynı tablo ile karşı karşıyayız. Manzara yine aynı, aktörler yine rolünü oynadı'' şeklinde duygularını dile getirdi. Tam da bölgenin hem siyasi arenadaki olumlu havaya hem de barış umuduna biraz daha yaklaştığını düşündüğü bir anda defalardır aynı saldırılar, aynı çatışmalar aynı haberlerle karşı karşıya kaldıklarını belirten Ebedinoğlu, şunları söyledi: ''Devletin de, hükümetin de bunun nereden kaynaklandığını bilmesi gerekiyor. Sorunun özü, çatışmalı süreçte barışın tartışıldığı bir ortamda bir bakıyorsunuz ki bir saldırı düzenlendi. Onlarca şehit haberi ile yine bölge derinden sarsılıyor. Bu saldırıların, sadece barışı istemeyen kesimler tarafından yine yönlendirildiğini ve hayata geçirildiğini düşünüyorum. Artık barışın dilinin ortaya konması gerekiyor. Silahlar susmadan hiç bir barış ortamı sağlanamaz. Çözüm bulunamaz. Sayın Bülent Arınç daha 3 gün önce Öcalan'ın ev hapsini bile tartışma gündemine getirmişti. Demek ki çözüm aranıyor, çözüm isteniyor. Tartışılmayacak konular tartışılıyor. Ayrıca tartışılması da lazım. Böyle bir hava yakalanmışken, bu saldırının olması kesinlikle umutlarımızı kırıyor. Gerçekten bölgenin biraz daha kaosa sürüklenmek istendiği net bu şekilde bu saldırı ortaya koyuyor. Saldırıyı kınıyoruz ''

KARANLIK GÜÇLER GÜÇLERNİ KORUYOR

Hak ve Özgürlükler Partisi (HAKPAR) Genel Başkanı Bayram Bozyel ise, Hakkari'de meydana gelen olayın Türkiye'nin bilinen klasiklerinden birisi olduğunu söyledi.  1993'ten bu yana ne zaman Türkiye'nin önünde bir aydınlık kapı aralanır gibi olursa birilerinin çomak soktuğunu ve bunu sabote ettiğini anlatan Bozyel, şöyle dedi: ''Rahmetli Turgut Özal zamanında Bingöl'deki 33 asker olayıyla süreç sabote edildi. Yine 2011 yılında benzer bir şekilde yeniden bir atılım sürecinde başbakanın talimatı ile MİT'in görüşmeler yaptığının açıklanmasından sonra Silvan'daki hadise yaşandı. Bu şunu gösteriyor; Türkiye'de derin ve karanlık güçler, yedikleri bütün darbelere rağmen bu güçlerini koruyorlar. Bu da başbakana ve herkese büyük bir sorumluluk yüklüyor. Geri çekilmek bunların amacına ulaşmalarını sağlıyor. Öylesine bir yürüyüş olmalı ki bu güçler tezgahlarını sergileyecek güç bulamasınlar. Bu, ülkeyi daha da hırslandırmalı, değişim güçlerini daha kararlı kılmalıdır. Birkaç gün önce Murat Karayılan ilk kez Silvan olayının bir provokasyon olduğunu söyledi. Daha önce Abdullah Öcalan, Bingöl için aynı şeyi demişti. Bunlarda gerçek payı olabilir ama bu durumda PKK'ya da sorumluluk düşmektedir. Onlar da çok dikkatli olmalıdır bu tür tuzaklara düşmeden hareket etmelidirler.''



ARTIK NE SÖYLERSENİZ YETERSİZ KALACAK

Diyarbakır Baro Başkanı Emin Aktar ise bu saatten sonra ölüme karşı ne söylenirse yetersiz kalacağını dile getirdi.

Ülkede herkesin akan kanın durmasının yolunu birlikte araması gerektiğini belirten Aktar, ''Bunun yolu da ölüm haberi üzerinden birbirimizle nefret dolu sözlerle bakmak, bu söylemi hakim kılmak değil, buna karşın yine barış dilini bir arada yaşama ve sorunlarımızı çözme dilini esas almalıyız. Ben yaşamını yitiren bütün insanlara Allah'tan rahmet diliyorum. Tam da iyi şeylerin konuşulduğu bir süreçte bu tür olayların meydana gelmesini bu topraklara barışın gelmesini arzulamayan ne kadar çok güç, ne kadar çok kesim olduğunu bize bir kez daha gösteriyor'' dedi.

ADIMLARIN ARTIK ATILMASI GEREK

Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Baykal Ertürk de, Diyarbakır Barosu, Tabip Odası ve emek örgütlerinin il temsilcilerinin bulunduğu bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdiklerini söyledi. Son günlerde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana'nın açıklamaları üzerinden yeniden Kürt sorununun barışçıl bir diyalogla, barış sürecine dair müzakerenin başlayacağını umut ederek, bunu destekleyen bir açıklama yapmak için komisyon oluşturduklarını ifade eden Ertürk, ''Kürt sorununun yeniden barışçıl çözümü için adımların atılmasına dair verdiğimiz desteğe ilişkin bir konuşma metnini yazacaktık. Ama bugün Hakkari'den acı bir haber aldık. Anlık bir dil değişimi, anlık bir algı değişimi var. Tam da barış için umutlandığımız dönemde süreç yeniden sekteye uğruyor. Aklıselimin galip gelmesini diliyoruz'' dedi.

BİRİLERİNİ SUÇLAMAMAK LAZIM

''Son dönemde gerek Başbakan Erdoğan'ın, Leyla Zana'nın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve Murat Karayılan'ın açıklamalarına baktığımız zaman bu konuda önemli ve çözüme doğru bir sürecin açıldığını görebiliyoruz'' diyen Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya da etnik çatışmaların ve sorunların yaşandığı tüm ülkelerin çözümle ilgili sürecine bakıldığında, her zaman provokatif eylemlerin geliştiğinin görüldüğünü, bunun da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kaya, 30 yıllık çatışmalı sürecin beraberinde bir siyasi ve ekonomik gücü de yarattığına işaret ederek, şöyle devam etti:''İster istemez bu insanların hem siyasetten hem de ekonomik olarak beslendikleri bir kavga devam ediyor. Bu provokasyonu böyle değerlendirmek gerekiyor. Bunlara karşı yapılacak en önemli şey, mevcut açıklamalardan ve olumlu adımlardan ve dillerden geri durmadan aynen devam etmek. Bu tür durumlardaki provokasyonlar, sürecin doğru yolda olduğunun da bir göstergesi. Bu nedenle çözüm ile ilgili dile aynen devam etmeli ve bu tür olayları da provokasyon olarak değerlendirmenin doğru olacağına inanıyorum. Birilerini suçlayarak yeniden kutuplaşma yaratmak hiçbir çözüm yaratmayacağı gibi çatışmaları daha da derinleştirecektir.''




Haber: Ercan AKKAR / URFAHABER ÖZEL
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Viranşehir'de terör operasyonu: 4 ölü

Viranşehir'de terör operasyonu: 4 ölü

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık