KOBANİ’DE 74.GÜN!

Ana Sayfa » Türkiye » Şerafettin Elçi hayatını kaybetti

Şerafettin Elçi hayatını kaybetti

KADEP Genel Başkanı ve Diyarbakır Milletvekili Şerafettin Elçi hayatını kaybetti.

 
 
RUHA TV
 
Şerafettin Elçi hayatını kaybetti

KADEP Genel Başkanı ve Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Şerafettin Elçi Ankara'da bir süredir kanser hastalığından tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi

6 şubat'ta Radikal yazarı ezgi başarana konuşmuştu

Çözüm için Kürtleri tatmin, Türkleri de ikna etmek lazım

 

KADEP Genel Başkanı Şerafettin Elçi: Seçimden sonra iş çığrından çıktı. Olur olmaz insanlar KCK bahanesiyle hapseatıldı. Devletin şunu bilmesi lazım. Bir Kürt'e yapılan haksızlık, en azından yüzlerce insanda devlet nefreti yaratır.NİYEBağımsız Emek Platformu listesiyle Meclis’e giren KADEP milletvekili ve genel başkanı Şerafettin Elçi, Kürtsiyasetinin saygın ve kadim bir ismi. Çizgisi aynıdır: Şiddetten ve PKK’dan uzaktır, çözüm olarak federasyonsistemini benimser. Siyasi ömrünü Kürt hakları mücadelesine vermiştir. 1979’da ilk kez ‘Kürtler vardır’dediği günden bu yana neler değişti, her yönüyle konuştum. Ağır rahatsızlığına rağmen bana vakit ayırdığıiçin teşekkürü borç bilirim.Silah hâlâ Kürtlerin güvencesi mi?Güvence olarak bir fetişizme dönüştürülmemeli ama zorunluysa elbette insanların haklarını savunmak içintoplumların direnme hakkı var.Kürtler istekli ve gönüllü olarak silaha başvurmadılar. Hayatı boyunca kesinlikle silahayanaşmayan, şiddetten uzak duran bazı insanlar sadece görüşlerini açıkladı diye senelercecezaevinde kaldılar.Siz onlardan birisiniz zaten…Tabii. 1979’da bakanken, “Kürtler vardır, ben de Kürt’üm” dedim diye 2 yıl 3 ay hapisyatmış bir insanım. Sadece bir sosyolojik realiteyi ortaya koydum diye yer yerinden oynadı.Böyle bir ortamda siz, “İnsanlar niye silaha sarılıyor, dağa çıkıyor” diyemezsiniz. Ben parti ve kişi olarak şiddetidışladım hep ama silahlı mücadele olmasaydı Kürtlerin Türkiye’nin gündemine oturması, Kürtlüğün konuşulabilirdüzeye gelmesi mümkün olmazdı.Kaç kez bu silahlı örgüt ateşkes ilan etti. Eğer devletin bu sorunu silahsız çözmek gibi bir arzusu olsaydı odönemleri kullanırdı. Aksine bakıyorsun, o dönemlerde Kürt meselesi sanki sumenaltı ediliyor. Ne zaman ki silahEkonom parlıyor, konu yeniden gündeme geliyor. O yüzden bu algılama Kürtlerde çok yaygın.‘Silahlı mücadele olmasa...’Hangi algılama?“Silahlı mücadele olmasaydı, Kürt sorunu Türkiye’nin ve dünyanın gündemine oturmazdı” çok yaygın bir kanaattir.Şimdi hem iktidarın hem bizlerin amacı bu kanaati değiştirmek. Fakat bu devletin bugüne kadar ısrar ettiğiyöntemlerle mümkün olmaz.Devletin zihniyetinde buna imkân verecek hiç bir değişiklik olmadı mı?Eskiden meseleye eşkıyaları dağdan indirme olarak bakılıyordu. Sonra ‘bölücülük faaliyetlerini önleme’ oldu. Şimdide terörizm bahanesiyle, hiç alakası olmayan insanları hapse atıyorlar, engelliyorlar.KCK’dan mı söz ediyorsunuz?Yalnız o değil. Mesela ben… Siyasi hayatım boyunca terörizme karşı olan ben, milletvekili olmama rağmen teröristsıfatıyla hâlâ yargılanıyorum. Benim gibi binlerce insan var. KCK’ye gelirsek… Devlet bu sorunu çözmekte kararlıve iyi niyetliyse KCK olayına biraz müsamaha göstermesi lazım.Devlet içinde paralel başka bir yapılanmaya nasıl göz yumalım diyor devlet ama?Biz ne diyoruz? Kürtlük mücadelesi silahlı alandan sivil alana kaysın. Elbette devlet başka bir benzer yapılanmayaizin vermez, o ayrı bir konu. Ama bir sivilleşmeye doğru yöneliş varsa, belli bir süre göz yumulmalı. Nitekim devletgöz yumdu. KCK yapılanmasını 4 yıldan beri biliyordu.Sonra ne oldu?Bilmiyorum artık. Seçimden sonra iş olabildiğince rayından çıktı. Değdin-değmedin kabilinden, olur olmaz insanlarKCK operasyonu bahanesiyle hapse atıldı. Hiç şüphen olmasın ki tutuklananların çoğunun KCK’yle alakası yoktur.Devletin birşeyi bilmesi lazım: Bir Kürt’e yapılan haksızlık, en azından yüzlerce insanda devlet nefretiningelişmesine sebep olur.Kürtlerde Türk nefreti var mı?Halen oluşmuş değil. Kürtlerin mücadelesi devletledir. Eğer devlet halkları birbirine düşüren milliyetçiliğidayatmazsa, Türklerle Kürtler arasında problem olmaz.Devlet demişken… Müzakereler sürerken siz “Devletten yazılı belge istenmez, devlet zaman içinde verdiğisözleri tutar” demiştiniz. Hâlâ aynı fikirde misiniz?Evet ama yazılı belgeye gelene kadar devlet güvenceyi vermedi, eksik olan oydu. PKK’liler devletin onları aldatıpoyaladığı kanaatine vardı, yoksa müzakereler son derece olumlu gelişiyordu.Devlet şu anda kim?Tek parti döneminde devlet şefti. Önce Atatürk, sonra İnönü. Çokpartili yaşama geçtikten sonra askeri-sivilbürokratları içeren bir oligarşik yapı oluştu. 61 Anayasası’nda devlet bu biçimde oluşturuldu ve sivil iktidarlar birkukla durumuna düştü.Fakat bugün öyle değil. Sivil hükümet bugün gerçek anlamıyla iktidardır. Çözüm Başbakan’da bitiyor ve ben bunuolumlu buluyorum çünkü daha evvel sivil iktidarlar bu sorunu çözmeye cesaret edemiyordu.O yönde bir girişim görüyor musunuz Başbakan’da?Gücünü olumlu kullansa, biz külahımızı havaya atarız. Fakat ciddi bir zaafı var. Demokratik bir mücadelegeleneğinden gelmiyor. Çünkü Türk-İslam sentezinin kılıfı İslam, özü şoven Türk milliyetçiliğidir. Beniendişelendiren o.AKP’nin seçim döneminde milliyetçi tutumu devam ediyor. İçişleri Bakanı olarak tayin ettiği kişinin döneminin Kürtleri yok etme ideoloğu Mahmut Esat Bozkurt’tan farkı yok. Şimdi diyorlar ki, ‘Kürtler-Türklerle eşithaklara sahip’. Olur mu öyle şey. Bir Kürt ancak Türklüğü benimserse, Türk gibi olursa hakları eşittir. Halbukiinsanlar için en vazgeçilmez hak kendin gibi olmaktır. Ve Kürtlerin özgürleşmesinin Türklere hiçbir zararı yoktur,hatta yararınadır.‘Çözümde son şans bizim nesil’Çözümü siz, biz görebilecek miyiz?Mutlaka benim neslimin görmesi gerekiyor. Çünkü gelecek nesille bu sorunu çözmek mümkün değil. Bu meseleyekafa yoran benim yaşıtlarım öyle veya böyle Türklerle beraber yaşayageldik. Bir sürü dostluklarımız, sosyalfaaliyetlerimiz, ticari ilişkilerimiz var. Ama tamamen savaşın içinde doğan, savaş mantığıyla büyüyen, Türkdediğin zaman yalnızca hayatını zorlaştıran jandarmayı, polisi, savcıyı anlayan bir nesil var. Çok öfkeli, içi kin vehınç dolu bir nesildir bu. O nedenle devlet duygusallığı, şoven milliyetçiliği bir kenara itip aklıyla hareket ederekbir an önce sorunu bizim nesille çözmeye çalışmalıdır. Bu son bir şanstır.Aldığı oya bakarak AKP için en büyük Kürt partisi deniyor. AKP’ye oy veren Kürtlerle BDP’ye oy verenlerintalepleri çok mu farklı?Dünyanın her yerinde ezilen kesimden egemene oy gider çünkü bunun bir sürü avantajı vardır. Ama bu önemlideğil. Çünkü Kürt siyasetini yöneten kesimde AKP’ye yönelen yok. Yarın AKP iktidar avantajını kaybetsin, ona oyveren Kürtler oy vermez, basittir.Burkay’ın en ufak etkinliği yok,devlet yanlış hesap yaptıÖcalan aylardır tecritte. Bu müzakerelerin tamamen durduğuna mı delalet?Beğenirsiniz beğenmezsiniz, milyonlarca insan taparcasına seviyor Öcalan’ı. Binlerce insan onun bir sözüyle ölümegitmeye hazır. Böyle bir insanı tamamen dışlayarak Kürtleri ikna edemezsiniz.Çözümün formülü basit: Kürtleri tatmin etmek, Türkleri ikna etmek.Kürtleri 4 maddeyle tatmin edersin: 1- Kendi kimliklerinin anayasal güvenceyle tanınması 2-Kürt dilinin eğitimdahil, kamusal ve özel alanda serbestçe kullanılması. 3-Kürtlerin kendi kimlikleri ve ülkelerinin adlarıylaörgütlenme hakkı. 4-Kendi bölgelerinde bir öz yönetime kavuşması. Son madde yalnız Kürtler açısından değilTürkler için de gereklidir.PKK bunlarla ikna oluyor mu?PKK, hatta diyasporadaki Kürtler ikna edilmeden bu iş olmaz zaten. Ama Öcalan’ın razı olmayacağı bir formüle de PKK onay vermez. Şu anda görüşme yapılıp yapılmadığını bilmiyoruz. Ama devletin dağdaki gerilla ve Avrupa’dakiodakların dışında çözüm için devreye sokabileceği bazı güçler var.Örneğin Barzani çok önemli rol oynayabilir çünkü gerilla onu dikkate almaya mecburdur. Ayrıca her Kürt Barzani’yegüvenir. Barzani Kürtlüğe zarar veren bir formülü ne benimser ne de PKK’ye kabul ettirmeye çalışır. Barzanidışında da bir sürü şahsiyetler çözüme yardımcı olmaya hazır.Devlet de Kemal Burkay’ı o yüzden çağırmadı mı?Ama şimdi… Gelip devletin politikasından çıkmayacağım diye tamamen anti-PKK’cilik yaparak sen PKK’yietkileyemezsin ki. Burkay’ın politik olarak en ufak bir etkinliği olmaz. Devlet o hesapları çok yanlış yaptı. KemalBey’in halkla ilgisi yok ki. Onun devlet projesi olması Kürtlerde tasvip görmez, aksine nefret uyandırır. ŞahsenKemal Bey’in tutumuna acıdım. Eskiden dar bir çevrede de olsa sevilen sayılan biriydi.Siz seçime BDP listesinden girdiniz ama şimdi ayrıldınız, KADEP olarak Meclis’tesiniz. Neden?O bir seçim ittifakıydı. Benim kendi içinde özgürlüğe değer veren bir politik tarzım var. Mesela BDP’liler, Öcalaniçin ‘irademiz’ diyorlar. Ben irademi kimseye ipotek ettirmem. Ama BDP’li arkadaşlarla Kürtlerin haklarınısavunmak açısından çakışan fikirlerimiz var.Ekonom i Siz hep federasyon sistemini savundunuz ama DTK’dan demokratik özerklik kararı çıktı…Ayrılmanızın birsebebi de bu mu?Bu önemli bir ayrımdır. Zaten ben karşı tavır aldım. Silvan Olayı’nın olduğu gün bunun açıklanması korkunç birhataydı.Özerklik tek taraflı ilan edilecek bir şey değil. Merkezi yönetimi razı etmeden ilan çok yanlıştı. Ayrıca açıklanan odemokratik özerklik federatif sistemde bile olmayan bir savunma gücünden bahsediyor, polisten farklı olarak.Olmaz. Bir de ben seçim ittifakını kabul ederken, hiçbir zaman bir çatışmanın tarafı olmam demiştim. Çatışmaortamı başlayınca ayrıldım. BDP’yle PKK arasında ister istemez bağ var. Ama benim için yok.PKK’nın eleştirilemez olduğu, eleştirenlerin tehdit aldığı gibi bir kanı var. Sizin için durum nasıl?En tepedekinden en alttakine kadar PKK, benim onlardan farklı çizgide olduğumu bilir. Ama ben yalnız PKK’yi değil,siyasette karşı olduğum hiçbir oluşumu tahkir etmem, iftira etmem.Yani ben PKK’ye hakaret etmeyi marifet haline getirmedim. Ağır eleştiriler yaptığımda, PKK beni son derecesaygılı biçimde dinledi. Adamlar senin sadece düşmanlık duygularıyla üstlerine yürümediğini hissetse, niye anlayışlıolmasınlar. Siyasi hareketler de biyolojik varlıklardır. Doğum dönemi vardır, çocukluk, gençlik var. Şu anda PKK’nin olgunluk dönemindeyiz. Onlar da olgunlaşıp Hanya’yı Konya’yı anlıyorlar. Bizim de gençliğimizde öyleheyecanlarımız vardı. Gençliğim PKK’ye rast gelseydi, ben de katılırdım. Şimdi ben PKK’nin öldürdüğü Kürtleriizliyorum.Hepsi itirafçı olup ihanet edenlerdir. Kendi dışından ona muhalefet edenlere PKK dokunmuyor.Yıllardır bunuyaşıyorum. Benden çok rahatsızlar ama hiç tehdit almadım. Düne kadar PKK’nin eteği altında olan sonra anidenanti-PKK’ci olanlara haliyle kızıyorlar.Belki fikirleri değişmiştir de o yüzden anti-PKK’cı olmuşlardır?Ama yani… Diyelim (Orhan) Miroğlu… Çok kısa süre önce BDP’den aday olmuştu. 2007’de. Veya Kemal (Burkay)…Eğer PKK, onun iddia ettiği gibi Ergenekon tarafından kullanılıyorsa, niye kaç kez Bekaa’ya gittin? Öcalan’laprotokol imzaladın? Beraber çalıştın? Ergenekonsa, hep Ergenekon vardı. Devlet, MİT hep vardı.SAÇLARIM DÖKÜLDÜ ÇÜNK܅“Bir kanser hastalığım var. İki yıl önce kendini gösterdi. İnsanın hayatında maruz kalabileceği en ağır ameliyatıgeçirdim, o vakitlerde. Buradaki doktorum, ABD’deki bir meslektaşıyla irtibat halinde tedavimi yönetiyordu.Geçen sene akciğere sıçradığı belli oldu. Üç aydır yeniden kemoterapiye başladım. Saçlarım o nedenle döküldü.Direncim filan iyidir ama doktor bu tedavi süresince istirahat etmemi ve kalabalığa katılmaması tavsiye etti.Tavsiyelere uyuyorum, gayet de iyiyim. Saçlarım böyle olmasa kimse hasta olduğumu anlamaz.”

 
 
25 Aralık 2012 Salı 20:29
Okunma: 17127
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş05:57
  • Öğlen11:20
  • İkindi14:04
  • Akşam16:24
  • Yatsı17:50
 
Anket
Yeni Tasarımı Nasıl Buldunuz?
Mükemmel
Çok iyi
Beğendim
İdare eder
Beğenmedim
Eskisi daha iyiydi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
10
6
2
2
20
2
Fenerbahçe
10
6
2
2
20
3
Galatasaray
10
6
1
3
19
4
Mersin İdman Yurdu
10
5
2
3
17
5
Bursaspor
10
4
3
3
15
6
Trabzonspor
10
3
6
1
15
7
Akhisar Bld.Spor
10
4
3
3
15
8
Gaziantepspor
10
4
3
3
15
9
İstanbul Başakşehir
10
3
5
2
14
10
Gençlerbirliği
10
3
4
3
13
11
Kasımpaşa
10
3
4
3
13
12
Torku Konyaspor
10
3
3
4
12
13
Eskişehirspor
10
2
5
3
11
14
Çaykur Rizespor
10
2
4
4
10
15
SAİ Kayseri Erciyesspor
10
1
6
3
9
16
Sivasspor
10
2
3
5
9
17
KDÇ Karabükspor
10
2
2
6
8
18
Balıkesirspor
10
1
2
7
5
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1893 - Kadınlar ilk kez bir ulusal seçimde-Yeni Zelenda genel seçimleri-oy kullandı.
1905 - İrlanda siyasi partisi Sinn Féin kuruldu.
1912 - Arnavutluk Osmanlı'dan bağımsız oldu.
1918 - Kâzım Karabekir Paşa'nın Kars'tan İstanbul'a gelişi.
1920 - Mehmet Akif Ersoy ve Eşref Edip "Sebilü'r-Reşad" dergisini Kastamonu'da çıkarmaya başladılar.
1924 - Futbolda ilk Fenerbahçe-Beşiktaş maçında Fenerbahçe, rakibini 2-0 yendi.
1925 - Kabul edilen Şapka Kanunu yürürlüğe girdi. Artık, başta memurlar olmak üzere herkes şapka takacak.
1927 - İlk nüfus sayımı yapıldı (13.648.270).
1928 - İstanbul Barosu'na başvuran ilk kadın avukat Beyhan Hanım ilk duruşmasında bir kadını savundu.
1934 - Hâkimiyet-i Milliye gazetesi Ulus adıyla çıkmaya başladı.
1935 - Bursa'da Merinos Fabrikası ile Gemlik'te Suni İpek Fabrikasının temel atıldı.
1936 - Hükümet, Ereğli Kömür İşletmelerini Fransızlardan satın aldı.
1936 - Japonya İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1938 - Atatürk'ün 5 Eylül'de yazdırdığı vasiyetnamesi açıldı. Atatürk, vasiyetinde; parasının nemasından yakınlarına, manevi evlatlarına aylık, İnönü'nün çocuklarına yükseköğrenim ödeneği bağlanması koşuluyla parasını ve Çankaya'daki mülkünü CHP'ye bıraktı.
1940 - II. Dünya Savaşı ortamında 500 kilogramdan fazla tahıl stoklarına Ticaret Bakanlığınca el konulması kararlaştırıldı.
1943 - Sir Winston Churchill, Franklin D. Roosevelt ve Josef Stalin Tahran'da toplandı.
1945 - Resmi araçlara kadın ve çocukların binmesi yasaklandı.
1951 - Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kabul edildi. Kanun, 1 Ocak 1952'de yürürlüğe girdi.
1958 - Afrika'da Çad, Kongo, Gabon, Mali, Moritanya ve Senegal Fransız Birliği içinde bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1958 - Türkiye-Fransa ve Türkiye-Belçika arasında mali yardım anlaşmaları imzalandı.
1961 - Fiorentina takımına transfer olan Can Bartu İtalya'ya gitti.
1962 - Amerika, Türkiye'deki orta menzilli 'Jüpiter' füzelerini sökme kararı aldı.
1964 - Süleyman Demirel, Adalet Partisi'ne genel başkan seçildi.
1965 - Ankara'da 38 öğretim üyesi bir bildiriyle Amerika'nın Vietnam politikasını eleştirdiler.
1967 - Türk jetleri Kıbrıs üzerinde uyarı uçuşu yaparken Makarios, Yunan Alayı ile Türk Alayı'nın da Kıbrıs'tan çekilmesini istedi.
1968 - Eski CIA istasyon şefi, Amerika'nın yeni Türkiye Büyükelçisi Robert Komer'in Türkiye'ye gelişi İstanbul Yeşilköy'de protesto edildi. Protestoculardan Deniz Gezmiş, Rahmi Aydın, Mustafa Zülkadiroğlu, Toygun Erarslan ve Mustafa Gürkan tutuklandı.
1977 - CHP lideri Bülent Ecevit Niğde'de "Tek Yol Devrim" sloganıyla karşılandı. Ecevit topluluğa "Tek yol oy" sözleriyle karşılık verdi.
1979 - Papa II. Jean Paul Ankara'ya geldi.
1979 - Yıldırım Aktuna Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne başhekim oldu.
1988 - Başbakan Turgut Özal, Cumhuriyet gazetesine 500 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkûm oldu. Özal, 1982 yılında Cumhuriyet gazetesini "Babıâli'nin Pravdası" olarak nitelemişti.
1997 - Sivas'taki Madımak Oteli'nde, 2 Temmuz 1993'de 37 aydının yakılması olayıyla ilgili olarak yargılanan 99 sanıktan 33'ü ölüm cezasına çarptırıldı.
1998 - Hakkari'nin Çukurca ilçesi yakınında bir askeri helikopter, teröristlerin açtığı ateşte pilotun vurulması sonucu düştü. 16 asker şehit oldu.
1999 - Nesim Malki cinayetini azmettirdiği gerekçesiyle İnterpol tarafından da aranan Erol Evcil, Bursa'da bir villaya düzenlenen operasyon sonucu yakalandı.
2002 - Mombasa havalimanından kalkan bir İsrail uçağına iki füze atıldı.
2002 - Kenya`da İsraillilerin sahibi olduğu bir otele düzenlenen intihar saldırısında 12 kişi öldü.
2002 - Abdullah Gül başkanlığında kurulan 58. Hükümet, TBMM'de yapılan oylama sonucunda 170 ret oyuna karşı 346 kabul oyuyla güvenoyu aldı.
2006 - Papa Benedict XVI; Ankara, İstanbul ve Efes'i ziyaret etmek için Türkiye Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in konuğu olarak Türkiye'ye geldi.
2007 - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Genelkurmay Başkanlığı'na sınırötesi operasyon için yetki verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
27.11.2014 Tarihli Çekiliş Sonucu012433354350
 
On Numara
24.11.2014 Tarihli Çekiliş Sonucu07162931323435384041444950535659616571727677
 
Sayısal Loto
22.11.2014 Tarihli Çekiliş Sonucu052229324647
 
Şans Topu
26.11.2014 Tarihli Çekiliş Sonucu081726303111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji