Ana Sayfa Ekonomi SİGORTA ŞİRKETLERİ BÖLGEYİ DIŞLIYOR

SİGORTA ŞİRKETLERİ BÖLGEYİ DIŞLIYOR

Bazı sigorta şirketlerinin Doğu ve Güneydoğu illerine kasko sigortasında teminat vermedikleri kaygı ile karşılanıyor.

Giriş Tarihi: 19 Aralık 2015 Cumartesi 11:04
SİGORTA ŞİRKETLERİ BÖLGEYİ DIŞLIYOR

Zorunlu trafik sigortalarında vatandaşlar bu yıl önceki yıllara göre yaklaşık üç katı daha fazla fiyat öderken, sigorta şirketlerinin isteğe bağlı kasko sigortasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine teminat vermedikleri veya çok fahiş fiyatlar istedikleri ortaya çıktı.

Hem trafik sigorta fiyatlarındaki artışı hem de şirketlerin bölge illerine teminatı neden vermediklerini vatandaşa anlatmakta zorlandıklarını belirten 20 yıllık deneyimli sigortacı Cemal Beyaz, sorunun genel bir sorun olduğunu söyledi.

Beyaz, "Sigortacılık adından da anlaşıldığı üzere risk alma, riski paylaşmak, insanı ve doğayı koruma, mağdur etmeme ve zarar ziyanı paylaşmak üzerine kurulu olmasına rağmen şirketlerin kendi keyfiyetleri var. Türk Ticaret Kanunun, Hazinenin de bu şirketlere sağlamış olduğu esneklikten dolayı ya da yasal boşluklardan diyebiliriz. X kurumunun bir yerde sigorta yapma zorunluluğu varken ve bununla ilgili Türkiye'de kurulmuş yasal koşullara bağlı sigorta şirketleri olmasına rağmen 'şu teminatı veriyorum, bu teminatı vermiyorum' veya 'şuraya teminat veriyorum, buraya teminat vermiyorum' gibi… Hatta daha uç bir şey söyleyeyim. Kasko sigortası isteğe bağlı bir poliçe, trafik sigortası zorunlu bir poliçe. Şirketler trafik poliçesinden imtina edip, Diyarbakır, Batman, Güneydoğu'nun birçok illerinde 'biz bunu yapmak istemiyoruz' demeseler bile caydırıcılık adına 5 lira olan poliçe tutarını 10 lira olarak veriyor. Öbür taraftan kasko poliçesi isteğe bağlı, vatandaş, tüketici, aracını, evini, işyerini sigortalatmak isterken, örneğin araba 06 plakalı kendisiDiyarbakır'da Van'da ikamet ediyor, 'biz buna teminat vermiyoruz' diyorlar. Oysaki bu işin tabiatına aykırı. Hatta öyle bir durumla karşı karşıyayız ki bir çok şirket bölgeden çekilme durumunda. Bu durum karşısında da öncelikli olarak biz acenteler ve doğal olarak müşterilerimiz sigortalılarımız etkilenmektedir" dedi.

'SİGORTACILIK RİSK ALMADIR'

Bu tür uygulamaların ülkenin çatışmalı olduğu durumlarda daha çok ayyuka çıktığını kaydeden Beyaz, sigorta şirketlerinin riskli gördükleri yere teminat vermediklerini söyledi. Beyaz, "Bana göre sigortacılık risk almadır. Riski almama diye bir lüksün olmamalı. 5 lira almazsınız, 10 liraya alırsınız. 
Örneğin, diyelimki benim aracım 2010 model. 20 yaşındayım. Gencim, yaşımdan başımdan sosyal durmamdan dolayı risk ihtiva ediyorsam poliçem için 5 lira yerine 7 lira iste. Ama 'ben yapmıyorum' deme gibi bir hakkın olmaması lazım" dedi.

'TOPLUMSAL BİLİNÇ ŞART'

Konunun toplumsal bilinçle alakalı olduğunu, işin birden fazla boyutunun olduğunu dile getiren Beyaz, "İşin bir tüketici tarafı var, bir şirket tarafı var, bir de yasal boyutu var. Tüketicinin kendi hakkının nerede başladığı ve bittiğini bilmesi lazım. Bu yüzdendir ki, sigortacılıkta da toplumsal bilinç şart. Tüketicinin yaptığı şeyin neye yaradığını da bilmesi lazım. Devletin de bununla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla sosyal projelerle vatandaşı bilinçlendirmesi lazım diye düşünüyorum.

Sigorta denilen bir olgu var. İnsanın kendisinden tutun da arabasına, işyerine, evine kadar birçok branşı var. Vatandaş neyin nerede neye yaradığını çok bilmemektedir. Diyelim ki, ferdi kaza sigortası çok bilinmiyor. Diyelim buradan İstanbul'a gidiyorsunuz, seyahat sigortası. Çoğu insan bilmiyor bunu. Bir de dönüşünü görmeyince vatandaş 'neye yarıyor ki yapayım' diyor. Dediğim gibi bunun birden fazla boyutu var" ifadelerini kullandı.

'SİGORTA RİSK, RİSKİ ANALİZ ETMEK '

İsteğe bağlı poliçelerin teminat seçimleri sigortalıya ait olmasına karşın, zorunlu trafik sigortapoliçelerinin teminatlarını seçme şansı olmadığını belirten Beyaz, "Bundan dolayıdır ki trafik poliçe ücretlerinin o kadar farklı ve uçuk olması çok anlaşılır değildir.İsteğe bağlı poliçeleri risk analizi yaparak sigortalının işine, aşına ve sosyal durumuna göre fiyat verilmeli. Trafik sigortalarının teminatları standart, fiyatları oldukça farklı ve zorunlu olan üçüncü şahısların zarar ziyanlarını karşılayan bir poliçe iken bu fiyatların aşırı bir şekilde artışları biz acenteleri sigortalılarımıza karşı zor durumda bırakmaktadır. Bu fiyatların beli bir seyir ve seviyede olması gerekir. Vatandaş doğal olarak trafik sigortasını hangisi uygunsa ve olası bir hasar durumunda kendisinin mağdur olduğu, mağdur ettiği kişi ve kişilerin hak ve menfaatlerini kim koruyorsa hangi acenteyi ehil görüyorsa onu seçmelidir" dedi.

'SİGORTADA GERİ DÖNÜŞÜM ÖNEMLİ'

Sigorta satışları; acenteler, bankalar, araç showroomları, kooperatifler, PTT şubeleri ve internet üzerinden sigorta yapıldığını belirten Beyaz, sigortada en önemli şeyin geridönüşüm olduğunu söyledi. Beyaz, "Diyelim bir bankadan vb.bir yerden sigorta hizmeti alındığında herhangi olası bir hasar karşısında biz acentelerin dışında gerekli yardım ve cevabı aldıklarını düşünmüyorum. Vatandaşların bu işi yapan acenteler üzerinden gitmesi yaptırması gerektiğini söylüyorum. Vatandaşın oldukça ilkeli, prensipli hatta kendisinden çok, şirketinden çok sigortalıyı koruyacak, kollayacak acentelere gitmesi gerekiyor. Evet, acente olarak senden 10 lira komisyon alıyorum ama diğer taraftan da 20 lira zarar edip senin hakkını aramalıyım" diyen acenteler seçilmeli diye konuştu.

'FAY HATLARINI DİKKATE ALMAK ZORUNDAYIZ'

"Ülkemizin büyük bir bölümünün deprem kuşağında olduğu fay hatlar üzerinde olduğu malum. Toplum olarak da insan olarak da sosyal fay hatlarımız vardır çünkü insanız şaşarız beşeriz" diyen Beyaz,"Bu fay hatlarını dikkate almak zorundayız. Dolayısıylasigorta şirketlerinin İstanbul'da, Yalova'da, İstanbul'un üçte ikisi deprem bölgesi diye 'ben deprem sigortası yapmıyorum' deme gibi bir lüksü yoksayer mekan olarak Diyarbakır,Urfa, Batman, Van olur 'ben bu teminatı vermiyorum' deme gibi bir lükslerinin olmaması lazım. Gönül isterki hiçbir kaza ve belanın olmaması, insanın ölmemesi ancak bu olduğu zaman bunun bir teminatının olması lazım. Geri dönüşün olması lazım. Mağduriyetin önlenmesi lazım. Sigorta demek olası mağduriyetlerin teminat altına almak bir nevi parayla satın almak demek. Mağduriyetlerimi önlemektir" dedi.

Bazı sigorta şirketlerinin illerin isimlerini vererek teminat vermediklerini belirten Beyaz, "Teminat verip de üçü beş gösteren de var. Aslında Türkiye'nin tamamında bu artış oldu. Eskiden trafik sigortası 200-300 TL iken 700-800 hatta bin lira olanlar var. Artık vatandaşa ifade etmekte zorlanıyoruz. Vatandaş 'kasko değil, trafik sigortası' diyor. Fiyatlar çok dengesiz bir şekilde arttı" ifadelerini kullandı. 

 

Kaynak: Gazeteipekyol

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
EN ÇOK OKUNANLAR
Bu habere de bakabilirsiniz ATO Başkanı belli oldu.

ATO Başkanı belli oldu.

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık