Ana Sayfa Urfa Haberleri Urfa İHD “Yaşam Hakkına Saygı”

Urfa İHD “Yaşam Hakkına Saygı”

İnsan Hakları Dernegi Şanlıurfa Şube Başkanı Cemal Babaoğlu 0-17 Aralık İnsan Hakları Haftası nedeniyle basın açıklaması yaptı

Giriş Tarihi: 10 Aralık 2012 Pazartesi 17:05
Urfa İHD “Yaşam Hakkına Saygı”

İnsan Hakları Dernegi Şanlıurfa Şube Başkanı Cemal Babaoğlu 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası nedeniyle basın açıklaması yaptı.

Cemal Babaoğlu yaptıgı basın açıklamasında

 

“Yaşam Hakkına Saygı”

Birleşmiş Milletler genel kurulunun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 sayılı kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 Tarih ve9119 sayılı bakanlar kurulu kararı ile İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini resmi gazetede yayınlanması, yayından sonra okullarda ve diğer eğitim müesseselerinde okutulmasını ve yorumlanması bu beyanname hakkında Radyo ve gazetelerde yayınlanması kararlaştırılmıştı.

Türkiye’nin de altına imza attığı bu evrensel beyannamenin içeriğine baktığımızda toplumların barış ve kardeşliğinin pekişmesi açısından ne kadar önem arz ettiğini bir kez daha belirtiyor, hak ihlali raporunu okumadan önce,  buradan bu maddelerden bir kaçını da sizlerle paylaşmak istiyorum;

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

Madde 2  Herkes; Irk, cinsiyet, dil, din siyasal yada başka inançlarına bakılmaksızın eşit haklara sahiptir.

Madde 3 Yaşamak, Özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.

Madde 5  Hiç kimseye işkence yapılamaz, insanlık dışı onur kırıcı ceza ve davranışlar uygulanamaz.

Evet, Türkiye bu beyannameyi uygulamak için 1949 yılında imzalamış, imzalaması elbet olumlu ama bunu ne kadar hayata geçirmiş orası da meçhul. İşte AKP hükümetinin İnsan Hakları karnesi,

Doğu ve Güneydoğu’nun 9 aylık hak ihlali raporudur.

Gözaltına alınanlar: 3177, Tutuklananlar:1162, İşkence, tehdit, adam kaçırma, ajanlık teklifi vs. gibi hak ihlali sayısı: 665, faili meçhul cinayet sayısı: 4, Cezaevinde yaşamını yitirenler: 22, yaralı sayısı 100, Cezaevinde sevk uygulamaları, disiplin cezaları, sağlık hakkı ihlali ve tecrit gibi ihlaller: 2762, Toplatılan yayınlar: 63, Yasaklanan etkinlik: 11, Adil yargılanma hakkının ihlali: 25, Anadilde savunma yasağı: 326, Kapatılan dernek ve kültür kurumları: 11, Toplantı ve gösterilere müdahale: 112, Yasaklanan gösteri ve toplantılar: 73,

ASKER İNTİHARLARI

Son 10 yılda Çatışmada yaşamını yitiren Asker sayısı 818, intihar eden Asker sayısı ise 934 şeklinde belgelenmiş. Yine yapılan araştırmalarda intihar ettiği söylenen Askerlerden yüzde 90 Kürt kökenli olmaları akıllara intihar mı yoksa cinayetmi sorusunu da beraberinde getiriyor.

Mazlum-Der İstanbul şubesinin açıkladığı rapora göre 2012 yılı içersinde intihar eden Asker sayısı 42. Etnik köken dağılımına baktığımızda 2’si Türk, 1’i Ermeni diğer 39 kişide Kürt kökenli olduğu şeklinde kayıtlara geçmiştir. Konu ile ilgili genelkurmay başkanlığından yapılan açıklamaların hiçbir güvenirliği ve inandırıcılığı yoktur. Bu soru işaretleri ile dolu sözde intihar olaylarının aydınlatılması için mutlaka tarafsız güvenilir komisyonlar kurularak, gerekirse bu Askerlerin mezarları açılma suretiyle bilimsel raporların hazırlanması gerekir. Aksi halde devlet idaresi hep şaibeli olarak anılmaya devam edilecektir.

Evrensel Beyannamenin kabulünün 64.yılında  başta ülkemiz olmak üzere, Ortadoğu’da ve Dünyanın bir çok yerinde çatışmalar alabildiğince sürüyor.  Myanber, Filistin, Kürdistan, Suriye Kuzey Afrika gibi ülkelerde ve bölgemizde yaşanan savaş ve çatışmalar yüzünden başta kadın ve çocuklar olmak üzere yüzlerce binlerce insan yaşamını yitirmekte, kadınlar tecavüze uğramakta, milyonlarca insan mülteci durumuna düşüp, insani ihtiyaçları yerine getirilmeden, zor ve çetin şartlarda yaşamını sürdürmek zorunda kalmışlardır.

Evrensel beyannamenin kabulünün 64. Yılında benim ülkemde halen düşünce suçu kavramı devam ediyor. Siyasi tutuklular kavramı tazeliğini koruyor. Sözde Terörle mücadele adı altında KCK denilerek, ST֒leri üzerinde terör estiriliyor. Düşünce ve ifade Özgürlükleri alanında çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor. İktidar partisi ile ters düşen siyasi partiler, ST֒ler terörle mücadele kapsamı içersinde değerlendiriliyor.

Tutuklu vekillerin durumuna çözüm bulunmadığı gibi mevcut parlamentoda bulunan BDP’li vekillerin muhalif duruşlarına tahammül edilmiyor, her fırsatta sanki Erdoğan’ın kiracılarıymış gibi meclisten kovulma tehdidi altında olmaları demokrasi adına kabul edilecek bir durum değildir.

Sözü verilen, 2012 yılın sonuna kadar yeni sivil Anayasa sözü tutulmadı. Çatışmalı ortamdan diyalog ortamı yaratılmadı. Kürt açılımı, Alevi açılımı gibi toplumsal barışa vesile olacak adımlar yerini çatışmalı ortama bırakılmamalıydı.

Her yıl AB ilerleme raporunda Türkiye’ye ağır eleştiriler gelir. Türk yetkilileri bu eleştiriye alışkındır. Ancak ilk kez Birleşmiş Milletlerde ağır eleştirilerde bulunarak; “Türkiye BM’e üye olma koşullarına aykırı davranıyor” diyerek Türk yetkililerini uyarmış. Bizde buradan bu uyarı ve eleştirileri dikkate almasını istiyoruz.

Hem AB’ye üye olmak için müracaat edeceksin, hemde imzaladığın anlaşmaya uymayacaksın. Hem evrensel beyannameye imza atacaksın hemde attığın imzaya sahip çıkmayacaksın. Böyle devlet anlayışı olmaz. Ya olduğun gibi yaşa ya da göründüğün gibi ol” sözünden esinlenerek buradan diyorum ki ya imzaladığın uluslar arası anlaşma ve sözleşmeleri uygula yâda imzanı çek ki bir saygınlığın olsun dedi

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Şehitkamil Belediyespor Şanlıurfa Deplasmanında Galibiyet Arıyor

Şehitkamil Belediyespor Şanlıurfa Deplasmanında Galibiyet Arıyor

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star