Mustafa GÜNEŞ

47’LERDEN BİR MİLYONA DİYARBAKIR


Mustafa GÜNEŞ
21 Mart 2013 Perşembe 03:43

Hiçbir “akıl tutulması”, bir devletin akıl tutulması kadar insana ve doğaya zarar veremez. Kişisel veya kitlesel akıl tutulmaları belli bir çevreyi ilgilendiren ve en çok oralara zarar veren olgulardır. Yani eskilerin deyimi ile “cürmü kadar yer yakar”lar.

Oysa “devletin akıl tutulması”, o devletin hâkim olduğu bütün egemenlik alanını kapsar. Bu kararlar organizeli, üzerinde düşünülüp kurullarda tartışılmış, tutanaklara bağlanmış ve uygulanma gücü bulunan hükümler içerir. Devletin akıl tutulmasına en iyi örneklerden biri, Amerika’da yıllarca süren “içki yasağı” kararıdır. Bu akılsız karar, Amerika’ya halen baş edemediği “Mafya” olarak geri dönmüştür.

Türk Devletinin en akılsız kararı da Kürtlere karşı takındığı akılsızlıktan ziyade,”akılsızlık ötesi “tavrıdır.

Gerçekten bu gün Diyarbakır’da kutlanmakta olan ve tartışmasız tüm dünya gündemini kapatmış, katılımın “bir milyonu” bulacağı tahmin edilen Nevroz kutlamasının hikâyesi, bir devletin akıl tutulmasının en büyük ve rakipsiz örneğidir.

Öyle bir devlet ki, kendi çulunu sudan kurtardığı andan itibaren hiç vakit yitirmeden verdiği sözleri bir anda silip Kürt Vatandaşlarının bütün insani haklarını inkâr ve bastırma yoluna girmişti.

AKILSIZLIK SÜREÇLERİ

Bu akılsızca inkâr ve bastırmanın sonuçlarından ilki “Şeyh Sait İsyanı”dır.

İkinci akılsızlık, devletin “biz ne yaptık da böyle oldu?” Diye içe dönük değerlendirme yapacağına, gene beyinsizce kanla bastırma yolunun seçilmesi.

Üçüncüsü ve en insanlık dışı olanı ise, içi Kürt nefreti ile dolu üyelerden seçilmiş istiklal mahkemelerinin ses hızıyla verdiği 47 idam kararıdır.

İDAMLAR

Kimlerin idam edileceği önceden belli olduğu için, kararların açıklanmasının hemen ardından hazırda bekletilen 47 idam sehpası, Diyarbakır’ın Dağkapı Meydanına, asılanların bir birini göreceği şekilde dizilmiş, şehir halkı evlerine kapatılmış, ancak asker-polis eş ve çocuklarının  “Yaşasın Cumhuriyet” bağrış ve alkışları eşliğinde infaz edilmişlerdi.

Başka bir ifade ile ailelerini “idam şenliğine” getirmişlerdi.

Daha dehşet olanı, bu azizlerin nereye gömüldükleri dahi bu güne kadar bilinmemekte, devletin en kutsal sır gibi sırrı olarak korunmaktadır.

AKILSIZLARA BİR SESLENİŞ

Ve şimdi hala bu akılsızlığı sürdüren ve anlaşılan o ki, sandığımızdan da beter akılsız oldukları için hala bu akılsızlıkta direnen;

Ey Bütün Türk Milliyetçileri, Türk Irkçıları, Kemalist Irkçılar, Türk-İslam Sentezcileri ve İslam-Türk Sentezcileri!

28.Haziran 1925 ‘de idam ettiğiniz Kürtlerin 47 şehidi bugün aynı şehir ve meydanda size bir milyon olarak geri döndüler.

Bu akılsızlığınızı sürdürmeye devam ederseniz, korkarım ki bir kaç Nevroz sonra o şehre de sığmayacak ve sizler de bir daha oraları göremeyecek hale gelecek, hepimize ve bu ülkeye yazık edeceksiniz…

Bilgilerinize…

 

21.Mart. 2013

Mustafa Güneş /URFA


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık