Mehmet FARAÇ

800 KİŞİ TANKIN ÖNÜNE ÇIKACAKMIŞ!..


Mehmet FARAÇ
14 Mayıs 2012 Pazartesi 03:50
Hükümet propagandası yapan iki gazetenin dünkü manşetleri hem birbiriyle bağlantılı hem de çok düşündürücüydü!.. Üstelik zamanlama, rastlantının bu kadarına pes dedirten cinstendi...
İki gazetenin birinci sayfasına baktığınızda, biraz olsun düşünebilen her insanın aklına şu geliyor; “Tipik bir toplum mühendisliği projesi!..”
Aynı gün iki gazetenin, son dönemde ordu üzerinde yürütülen stratejiyle ilgili manşetler atmasının ardında nasıl bir psikoloji olduğunu artık herkes biliyor!..
İsterseniz önce Fethullahçılara yakın olan Eyüp Can’ın yönettiği Radikal’ın, bir ankete dayanarak attığı manşete bakalım:
“Darbe olsa sokağa çıkar direnirim.”
Genellikle AKP’nin politikalarıyla ilgili anketler yapan MetroPOLL adlı kuruluş, 29 kentte 1209 kişi ile telefon görüşmesi yapmış!..
İşte iddiaya göre bu kişilerden yüzde 65.8’i (yani 800 kadarı) “darbe olursa sokağa çıkacağını” söylemiş!..
Anketi yapanlar arasında Doğu Ergil gibi “ikinci cumhuriyetçi” profesörler de olduğu için bu çalışmanın ardındaki beklenti ve strateji tartışılır hale geliyor!..
Tam da Radikal’ın bu manşeti attığı gün hükümete yakın Sabah gazetesi de toplum mühendisliği makarnasının sosunu dökmüştü!.. Sabah’ın manşetinde şu başlık vardı:
“Darbe maddesi temizleniyor!..”
Gazetenin yazdığına göre “TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. Maddesindeki ‘Cumhuriyeti koruma ve kollaması’ ibaresi tarihe karışacak” mış!..
Bu maddenin yerine “Dış tehdit” ile “Vatanı savunma ve koruma” ibaresi getirilecekmiş... Yani askerin “durumdan vazife çıkarması” önlenecekmiş...
Yan gelip Hürrem’i izlemek!..
 
Hükümete yakın iki gazetenin Anayasa değişikliği öncesinde toplumu hazırlama amacıyla hazırladığı bu haberlerin içeriği ve amaçları ile aynı gün manşetleri süslemesini bir tarafa bırakalım...
Bu ülkede darbe falan olmasın kardeşim... Zaten darbe falan da olmaz kardeşim!..
İrticanın “tehdit” olduğuna ilişkin madde Ekim 2010’da Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi’nden (Kırmızı Kitap) çıkarılmadı mı?..
“Atatürk ilke ve inkilapları” okul müfredatlarından atılmadı mı?..
“4+4+4” tuzağıyla Tevhid-i Tedrisat’ın (Öğretim Birliği Yasası) temeline dinamit konulmadı mı?..
Bu ülkede Atatürk her gün saldırıya uğramıyor mu?..
Rejimin temel taşları her gün sarsılmıyor mu?..
Milli bayramlar bile taarruz altında değil mi?..
Bu ülkenin ordusundan 70’ten fazla üst düzey subay “terörist” diye cezaevine atılmadı mı?..
Ülkede işsizliği, yoksulluğu ve pahalılığı arttıran AKP’ye bu milletin yarısı oy vermedi mi?..
Bu kadar gerçek varken telefonda vatandaşa “darbe olursa sokağa çıkar mısın” diye kışkırtıcı bir soru sormanın manası var mı?..
Bir kez daha üzerine basa basa söylüyoruz; bu ülkede darbe falan olmasın kardeşim!..
Korkmayın, zaten olmayacağı da, yaşanan bu kadar olaydan sonra net biçimde kanıtlanmıştır!..
12 Eylül Anayasası’nın yüzde 92.5’le kabul edildiği bir ülkede; milyonda bir ihtimal de olsa demokrasiye darbe vurulsa, inanın kimse sokağa falan çıkmaz!..
Hele bir de televizyonda Hürrem oynuyorsa!..
Dümen suyundaki liboş!..
 
Toplum mühendisliği demişken, taşeron ameleleri unutulur mu?.. Onların da görevleri var!.. Onları tarif için sorularımız da var:
Söyler misiniz; Hem dönek hem yağdanlık olunur mu?.. Olunur!..
Hem liboş hem bukalemun olunur mu?.. Olunur!..
Hem yalancı hem de sinsi olunur mu?.. Olunur!..
Hem işbirlikçi hem yandaş olunur mu?.. Olunur!..
Hem yazar hem kukla olunur mu?.. Olunur!..
Hem gazeteci hem de devekuşu olunur mu?.. Olunur!..
Hem entel hem dantel olunur mu? olunur!..
Hem sağcı hem solcu olunur mu?.. Olunur!..
Maalesef bu dönemde; medya-siyaset ilişkisinin ahval ve şeraitine bakınca, kimileri için her şeyin mübah olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz!..
Şimdi diyeceksiniz ki, bu acayip benzetmeleri ve çelişkileri durup dururken niçin sıraladın ki?..
Merakınızı gidermeden önce dün bu köşede yayımlanan, “Solculuk oynayanlar Atatürk’e niçin düşman?..”başlıklı yazıdan bir bölümü yineleyelim:
“12 Eylül askeri darbesinin Kemalizmin bir ürünü olduğunu iddia edenler, son 30 yılda Atatürk’e düşman, Kemalistlere öfkeli bir ‘solcu’luk anlayışını egemen kılmaya çalıştılar!.. Maalesef bu eksen kaymasına solculuk iddiasından devşirilen liboşlar yolaçtı!.. Yani bunlar gericilerin ekmeğine yağ sürmekten ileri gidemediler!.. O zavallıların bugün AKP’nin dümen suyunda dolaşmalarına bakın, kuyruk acılarının kökenini de anlamış olursunuz!..”
Mevkutenin muzır kölesi!..
 
İşte bu yazı; köşesinde “Padişahım çok yaşa demekten” helak olan bir cazgırın da aralarında bulunduğu kafası karışık kalem tüccarlarını tarif ediyordu...
Çünkü onlardan biri önceki sabah muzdarip olduğu hastalığı yaymaya çalışırken “Hem Kemalist hem sosyalist” olunmayacağı gibi engin fikirler ileri sürmüştü!..
Hatta Atatürk’e, cumhuriyete, laikliğe küfür ederek karnını doyuran o zavallı, zırvalığı daha da ileri götürerek, böyle düşünenlerin tarihin çöp sepetinde olduğunu da öne sürmüştü!..
Yazık ki çok yazık!.. İnsan hökümet mevkutelerinde köşe kölesi olunca kalem taşeronluğunun gereğini yerine getirmek zorunda kalıyor!.. Çaresizlik yani... Ne yapsın ekmek parası!..
Eskisi gibi “kadın” ve “erkek” dergilerinde erotik uydurmalar da para etmediği için bu yerden bitme zavallı şimdi gazete köşelerinde mastürbasyon yapıyor!..
Böyle muzır kafalı liboşlar, “erkekçe” yanıtlardan pek hoşlanmazlar ama uzmanlık alanı olduğu için soruyu çalıştıkları yerden soralım:
Sen bu milletin değerlerine küfür edeceğine niye Penthouse’da yazmıyorsun ya?..

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star