“Bir hayalim var”


13 Mart 2011 Pazar 23:28
 
Sanırım Martin Luther King ismini duymadan, duymuştum bu sözü, “bir hayalim var”. 1964 yılında Amerika’da Siyahlar ve Beyazlar arasındaki ayrımcılığa bir son veren Yurttaş Hakları Kanunu'nun çıkmasını sağlayan Amerikalı düşünce ve fikir adamı King, bizim anlayacağımız tabirle ilahiyat kökenli bir insan. King  evinde televizyonun karşısına kurulup dünyayı izlemek yerine, sokaklara çıkmış ve dünyanın kendisini izlemesini sağlamıştı. Irksal önyargıyı kırmakta başarılı olduğu için şiddet içermeyen sivil itaatsizlik eylemci tutumu nedeniyle 1964 yılında Nobel Barış Ödülü sahibi oldu. Bir anlayışı, bir tabuyu yıkmaya çalışmıştı. Her ne kadar hayatının pahasına da olsa bunu en layığıda başarmıştı.
 
Sanırım Onun gibi insanları anlamamak için yüreklerimizin kin ve nefretle dolması yeterlidir. Paylaşılamayanın ne olduğu sorusu bir yana, yaşan bunca acı faciadan ders alınmayıp, kabuklaşmış yaralarımızı tekrar tekrar eşelim. Birbirimize diğerimize kan kusturalım, sonrasında hayatına kast edelim. Daha fazla öldürelim ve daha da barbarlaşalım ve en sonunda…

Ama ensonu yok bu işin. Hep devam edecek. Şiddet şiddeti doğuracak. İnsanlar doğacak büyüyecek, çocuk olacaklar belki de parklarda, bayırlar da koşacaklar, ya da bazısına 12'sin de 13'ün de Kurşun sıkılacak. Ya da koşamayacaklar çünkü şiddet olacak her tarafta, insanlar paylaşılamayanı paylaşma kavgasına girecekler. Sonra büyüyecekler yine birbirlerine kıyacaklar.
Ve zaman tıpkı ülkemizdeki gibi 30 yıl gibi akıp gidecek, kayıplar, cinayetler, yıkımlar, talanlar ve hepimizin yaşantısından bir ömür gidecek. Kim bilir belki biri annesine bir daha sarılamayacak, belki bir anne kızını doyunca koklayamacak, belki bir baba çoban oğlunun dönüşü görmeyecek, ya da bir kardeş halaylarla askere yolladığı Mehmet'ini göremeyecek, ya da bir dede torunu üniversite sıralarında sanırken bilmem bu coğrafyanın hangi kayalıklarında kendisinin asla ulaşamayacağı bir kimsesizler mezarlığında olacak.  Her ateşkes ilanına seviniyor, bozulduğunda da ürperiyorum, insanların yaşantıları film şeridi gibi gözlerimin önünde akıyor. Bu böyle olmamalı diye düşünüyorum.


Kardeş halkın çocukları bu tabloyu hak etmiyor, bunca ortak tarih ve birliktelikten sonra bu acı kıyım olmamalı, ancak tepkiler sınırlı, yazarlar suskun, siyasetçiler pişkin, sanatçılar duyarsız, sadece yanarsa bir anne yüreği yanıyor gerisi ise evet gerisi, sadece bir hikâye....

 
Bir hayalim var.

Bu sefer farklı mal, mülk değil bu olursa hepimize mal, mülk olacak. Bir ortak yaşam arzusu bu, sararmaya yüz tutmuş dünyamız bir daha yeşerecek. Belki de, hayalimin zamanı çok yakın. 

Ama bir de bu hayalim olursa Allahtan başka bir dileğim olmayacak.  Umarım bir 21 Mart Newroz sabahında uyandığımda televizyonlarda bu ülkenin kardeşliğine olan samimiyetle hakların çocuklarının evlerine döndüğünü görmek istiyorum. Dağların kardeşlik ve barış türküleri ile ovalara aktığı, hüzün ve gözyaşının bitiğini resmi makamlarca şan ve şerefle söylendiğini görmek istiyorum.

Bu hayalimde istediğim yaşananlar bizler için bir bayram olmalı. Bu yeniden insanı yaratma duygusu olmalı. Düşünebiliyor musunuz yetmiş milyon tek yürek olmuş, Kürtlüğü, Türklüğü bir yana, insana insanca değer veren anlayışta mutabakata varmış ve bir sorunu olmayan bu ülkede yaşayan tüm duyarlı halklar gibi tam bağımsız, güçlü ve demokratik bir Türkiye hayal ediyorum.

Herkesin düşlediği bu hayalin içinde benim de yerim ve hayalim bu olsun istiyorum

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star