Tahir COŞANDAL

AB İLE İLGİLİ YORUMLARIM, TESPİTLERİM…


Tahir COŞANDAL
11 Şubat 2012 Cumartesi 16:08

Davos’u yarım bırakarak kalkan Başbakanımız ,Avrupa Birliğinde de masadan kalksa; daha önceki yıllarda gördüğümüz  Mesut Yılmaz,Tansu Çiller gibi tekrar oturmaz.Kalkarsa tam kalkacaktır.Türkiye Avrupa Birliğine girmekten çok , Avrupa birliği kriterleri ile daha çok demokrasi ve özgürlük elde etmeye çalışıyor.
Avrupa Birliği kriterleri uyum yasaları ile toplumun yaşam kalitesini artırmasını bir kazanç olarak görüyor.

Fakat buda farklı sorunları beraberinde getiriyor. Örneğin ,Polis çok ciddi bir çalışma yaparak bir hırsızı yakalıyor. Fakat AB uyum yasaları  nedeniyle, ya adliyeden salıveriliyor veya az bir ceza alıyor.
Burada sanırım, Dna testi, parmak izleri yani olay yeri inceleme ve delil toplama AB Birliği kriterlerine uymuyor.
Bunun dışında ,müşteki şikayetçi oluyor. Fakat , suçlu yakınları müştekiyi tehdit ediyor veya çok zor durumda bırakıyor.
Bakıyorsunuz bir arkadaşımız bir olayı şikayet ediyor. Şikayet ettiği kişi şikayet edeni hemen tanıyor. Halbuki bu kişinin güvenliği için şikayet eden gizli tutulması gerekiyor. Bunun dışında müştekiler örneğin sabah 9’da mahkemeye çağrılıyor. Sadece hukuk yerini bulsun diye şikayetçi olmuş veya gördüğü bir olayı ihbar etmiş .Mahkeme 12 olmuş daha başlamamış. Bu şekilde de insanlar mağdur oluyor. Yeni Anayasada bu konulara da çözün aranması gerekiyor.


ALMANYA İMZALADIĞI PROTOKOLERE NİÇİN SADIK KALIYOR

Almanya Türkiye ile imzaladığı tüm protokollere sadık kalıyor.

Peki neden , bu sorunun cevabı aslında çok basit.
Zaten süreci Fransa,  tıkamış durumda ;Almanya’da Merkel’in tekrar tıkamasına gerek görmüyor.
Ben inanıyorum ki, Fransa AB sürecini tıkamasa, Almanya tıkayacaktır

TÜRKİYE’NİN NÜFUSUNUN ÇOK OLUŞU AB’Yİ KORKUTUYOR.

Avrupa Birliğinde nüfus çok önemli, Nüfus oranında söz sahibi oluyorsunuz.
Onun için Türkiye’nin nüfusunun çok olması ve gelecek nesillerde çocuk doğum oranının Avrupa ülkelerinde daha az ,Türkiye’de daha fazla olması Avrupa Birliğinde Türkiye’nin alınması açısından kendileri açısından tedirginlik oluşturuyor ve bir şekilde engelliyorlar.

SORULARIM…


Avrupa Birliği ile ilgili olarak toplantılarımızda , El hayat gazetesi genel yayın yönetmeni, Gassen Şerbil ve El kuds el Arabi gazetesi genel yayın yönetmeni ,Abdul Bari Atvan’ın makalelerinde belirtiği;

Türkiye’nin Suriye müdahalesinin önü açılmalı mı ? Hafız  Esad’ın imzalamış olduğu  Hatay protokolü


Profesyonel askerlik olmayan bir Ülkede vicdani ret’in nasıl olacağı? 155. maddeden yargılanmaların devam ettiğini AİHM ‘de bu konuda  Türkiye’nin  cezalandırıldığını.

Tunus’ da Nahda, Mısırda İhvani Müslimin , Libya’da Mustafa  Abdülcelil ,Fas’da Ak partinin kazanması ile Türkiye’nin yıldızının parladığını , Türkiye’nin AB Birliğine alınması ile AB’nin Ortadoğuya açılan bir kapısı olacağı



İflasın eşiğinde olan  Portekiz, ispanya, İtalya, hatta Fransa ,İtalya (Katolik kilisesi) ve Belçika iflasın eşiğinde bu süreci nasıl atlatacaklarını.


Shengen vizesi ile Avrupa kendini dünyadan dışladı. Vize binlerce kişi için bir işkenceye dönüştüğünü,

Sorularını sorduk. Bu sorularımıza AB Yetkilileri farklı cevaplar verdiler. Bu yazı dizimizde bunların bir kısmını yayınlayabildik.
Benim sorularıma tam olarak cevap veren 2 yetkili ise bize burada söylediklerimizi yazmayacaksınız  “off the recording” dediği için yazamadık.
Bu bilgiler bizde kaldı.


SORAMADIĞIMIZ SORULAR….

Görüştüğümüz yetkililerden, sormak istediğim fakat bu sorulara cevap verecek yetkili olan kişiyi bulduğumuzda  ,  o anda arkadaşların teşekkür ederiz cevabı sonucu kalkmak zorunda kaldık.
Gerçi kalkmasaydık sadece ben öğrenecektim.Çünkü ,görüştüğümüz yetkili “off the recording” olarak konuşmuştu. Yani burada söylenenler burada kalacak bunlar yazılmayacak kayıtlarıydı.
Sormak istediklerim sorular:

ANESTEZİ VERİLMİŞ BİR DÜNYADA YAŞIYORUZ.

Dünyanın bir çok coğrafyasında özelliklede İslam coğrafyasında, Çeçenistan,Türkistan,Çin, Filistin,Somali, A    frika, Irak, Mısır, Libya, Ürdün, Yemen gibi bir çok yerde zülümler ,işkenceler, ABD’nin işkence evleri gibi
Bir çok sıkıntı var.
Fakat bu olaylar karşısında sanki
Anestezi verilmiş bir Dünyada yaşıyoruz.
Hiçbir millet bunun acısını ,ızdırabını çekmiyor.
Fakat , hala insanlar Vietnam, 2.Dünya savaşı gibi filmler izleyip ağlıyor.

Bunu anlamakta sıkıntı çekiyorum.

AB NEDEN SESİZ KALDI.

Irak’da Felluce katliamı yaşanırken, Afganistan’da cenk kalesinde katliamlar yaşanırken neden AB sesiz kaldı.
Hatta Almanya Afganistan da ABD tarafından cenk kalesinde isyan çıktı denilerek canlı tv yayınında katliam başlatılmış ve konteyirlara konulan insanlar dışardan ateş edilerek öldürülmüş ve çöle gömülmüştü. Bunun görüntülerini Alman televizyonu çekmiş fakat yayınlanmamıştı.
Bu konuda AB’nin neden sesiz kaldığını soracaktım.

Türkiye’ye ,Malatya ya kurulacak olan savunma sisteminin zamanlaması ve ne getirip ne götüreceğini , öğrenmiş olacaktım.

HIRSIZ HER YERDE HIRSIZ

Uçağımızın kalkmasına iki saat kala grup liderimiz Banu Hanımın, çantası çalındı.
Üstelik de beş yıldızlı Sheraton otelinin lobisinde ,Arkadaşımız pasaportu ,cep telefonu, parası, kimlik kartları ,kredi kartları  çantasında gitti.
Sonuçta olay gösterdi ki: Hırsız her yerde hırsız, Avrupa’nın göbeğinde de , bu tür olaylar yaşanıyor.

AVRUPA BİRLİĞİ DELEGASYONUNDAN BİR YETKİLİNİN BİZİ KARŞILAMASINI VE BİZE EŞLİK ETMESİNİ İSTERDİM.


Avrupa Birliği Delegasyonu bizi davet etti.


Ben arzu ederdim ki, Bizi davet eden, Avrupa Birliği Delegasyonundan bir yetkili bizi Brüksel’de karşılasın ve bizimle tanışsın….

İlimizdeki Avrupa Birliği Delegasyonu yetkilisi ve GTC İletişim Danışmanlık Şirketi yetkilisinin görüştüğü birim ile tanışmak isterdim.

Ev sahibi olarak onlara teşekkür etmek isterdim.

Ve onlara bizim , İlimizde faaliyet gösteren yetkililerin AB İle ilgili ilimizde yapılan çalışmalar hakkında neden bilgi vermediklerini, gazetecilerin davetleri ile ilgili olarak kriterlerinin neler olduğunu , bazı davetlerin (Brüksel, İtalya) ,Bazı davetlerin sadece Londra da ,bazılarının ise sadece Brüksel’de olmasının sebeplerini  sormak isterdim….





Gezimize Üniversiteler de dahil edilmeliydi. Biz Akademisyenlerin Türkiye’nin AB üyeliği ve Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu vizyonu ile ilgili olarak düşüncelerini öğrenmiş olmamız , bizim için çok önemliydi…


Edindiğimiz bilgileri güncelememiz gerekiyor. Onun için bizim Avrupa Birliği Delegasyonu olarak Brüksel’de, bizim  sorularımızı iletip o soruları ilgili kişilere yöneltip ve cevaplarını bize iletecek bir birim olması çok güzel olur.

Çünkü , sürekli olarak yeni gelişmeler ,güncelemeler oluyor.
Bizim edindiğimiz bilgilerle yeni gelişen olayları günceleyip bizim bilgilenmemiz,bizimde  gazeteci olarak  vatandaşlarımızı bilgilendirmemiz faydalı olacaktır.

İbadet etmek isteyenler için 10 dakikalık zaman diliminin proğrama ilave edilmesi ,proğramı izleyen katılımcıların daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır.

Avrupa Birliği (AB) düzeyinde de din- devlet ilişkileri açısından bir uyumlaştırma çabası ve buna bağlı bir mevzuat var iken davet edilen misafirlerin ibadet ihtiyaçlarının dikkate alınması ivedilikle arzumuzdur.

Yemek proğramlarının dışında Belçikanın ,kültür ,müzik vb gibi etkinliklerinden oluşan bir proğram yapılsa en azından Belçikanın müziği ,örf ,adet ve gelenekleri  hakkında bir fikrimiz olur kanaatindeyim.

Bu nazik davet için Avrupa Birliği delegasyonuna,Ferdinand Koenig ve TercümanlaraTeşekkür ederim.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık