Mehmet FARAÇ

Ablukaya sızan şiddet ve sorular!


Mehmet FARAÇ
22 Ekim 2011 Cumartesi 01:51
3 Eylül’de bu köşedeki yazının üzerinde, “27 yıl sonra Şemdinli” başlığı vardı...
Yazı, Öcalan’ın “Silahlı Propaganda Birlikleri”olarak adlandırdığı üç grubun, PKK tarihinin ilk terör eylemini gerçekleştirmek için harekete geçmesini anlatıyordu...
“Agit” kod adlı Mahsun Korkmaz’ın başında olduğu grup Eruh ilçesine sızmıştı!
Abdullah Ekinci liderliğindeki tim, Hakkari’nin Şemdinli ilçesine saldırmıştı.
Ali Ömürcan’a bağlı teröristler ise harekete geçememişti!..
15 Ağustos 1984 gecesi yapılan Eruh saldırısında, 3 yurttaş ve 9 er yaralanmış, Erzincanlı asker Süleyman Aydın ise şehit olmuştu. Bu asker, PKK’nın silahlı eylemlere başlamasından itibaren Türkiye’nin verdiği ilk şehitti...
Şemdinli baskınında ise daha yoğun çatışmalar yaşanmıştı. Saldırıda ağır yaralanan 4 askerden Astsubay Memiş Arıbaş, olaydan 5 gün sonra şehit olmuştu.
PKK bu eylemlerden tam 27 yıl sonra, 12 Eylül 2011 gecesi Şemdinli’yi ikinci kez hedef aldı!
İlçe emniyet müdürlüğüne roket atan teröristler, Jandarma Komutanlığı ve bir polis noktasına da kurşun yağdırdılar. 1 asker ve bir polisin şehit olduğu saldırıda, bir düğün alanındaki 3 yurttaş da yaşamını yitirdi.
13 Eylül’deki yazımda, bu bilgileri sıraladıktan sonra şöyle demiştim:
“Şaşırtıcı değil mi?.. 27 yıl öncesinin devlet olanaklarıyla günümüzün olanakları karşılaştırıldığında, PKK’nın bir ilçede güvenlik güçleriyle 2 saat boyunca çatışabilmesinin sorgulanması gerekmiyor mu?.. 27 yıllık kanlı süreçte; tarih, ilçe basmak açısından kolaylıkla tekerrür edebiliyorsa, alınması gereken acı dersler vardır!.. Sınır güvenliği, istihbarat, araç gereç donanımı, polis ve askeri güç ile devletin hareket kabiliyetine rağmen nasıl oluyor bu?..”
Dikkat çekici dönem!..
Peki, “ders” uyarısı da yapılan o yazıyı niçin anımsattım?.. Çünkü önceki gece 3 gerekçe ile yapılan ve 24 askerin şehit olduğu saldırı da aynı kuşkuları gündeme getirdi!..
Örneğin eylem tarihi çok dikkat çekicidir!.. Bu saldırı, özellikle 34 PKK’lının 19 Ekim 2009’da, Habur’dan giriş yaptığı tarihin yıldönümüne denk getirilmiştir.
PKK; adeta kırmızı halıyla karşılanan teröristlerin bir bölümünün tutuklanmasını diğerlerinin ise örgüte geri dönmesini, AKP iktidarının başlattığı “açılım” projesinin çöküşü olarak algılamıştır.
Yani örgüt, adeta “barış elini geri çevirdiniz” diyerek kanlı elini yeniden şiddete uzatmıştır!..
Dün ayrıca, Anayasa değişikliğiyle ilgili Meclis komisyonunun ilk toplantısının olması da dikkat çekicidir.
Anayasa değişliği tartışmaları sırasında Kürt siyasetinin elini güçlendirmeye çalışan PKK, “şiddeti dayatma yöntemi” olarak kullanmaya devam edeceğini de göstermiştir!
Üçüncü gerekçe ise yazının başlığında dikkat çektiğimiz 15 ağustos 1984 eylemiyle ilgilidir...
PKK, 27 yıl sonra yani 12 Eylül 2011’de ikinci kez tekrarladığı Şemdinli saldırısından 35 gün sonra da Çukurca ilçesinde tam 8 ayrı noktayı hedef alarak etkinliğinin devam ettiğini göstermeye çalışmıştır!..
‘Arazi araması!..’
“Etkinlik” sözcüğünü Güneydoğu’da son günlerde yaşanan bazı olayları anımsatarak açmakta yarar var...
Genelkurmay Başkanlığı, 20 Eylül’de yaptığı açıklamada, Diyarbakır, Şırnak, Siirt ve Hakkâri’de belirlenen alanları, 3 Ekim 2011 - 3 Ocak 2012 tarihleri arasında “geçici güvenlik bölgesi” ilan ettiğini duyurmuştu!..
Bu açıklama, söz konusu bölgenin askeri ablukaya alınacağı anlamına geliyordu!.. Nitekim açıklamanın niçin yapıldığı bir hafta sonra ortaya çıktı!
Hakkari Valiliği, 10 Ekim’de yaptığı açıklamada, Kato Dağı çevresinde 5 bin askerin katılımıyla çok büyük bir operasyon yapıldığını duyurmuştu.
“Şehit Jandarma Binbaşı Yavuz Başayar” adına Hakkari’nin Kavaklı, Yoncalı, Armutlu ve Çeltik ile Beyştüşebap’ın doğu bölgesinde 7 gün süre ile yapılan operasyonla ilgili şu bilgiler de verilmişti:
“Arazi araması sırasında, iki terörist cesedi bulunmuş, örgüt mensuplarının kullandığı sığınaklar tahrip edilmiş; Doçka, uçaksavar silahı, RPG-7 roketatar mühimmatları, Kalaşnikof ile Kanas keskin nişancı silahlarına ait şarjörler ve mermiler, patlayıcı madde ve tonlarca yiyecekten oluşan yaşam gereçleri ele geçirilmiştir.”
Evet, tüm bu yapılanların gerekçesi yalnızca terörle mücadele değildi!.. Hakkari’nin tehlikeli topraklarında sürpriz bir konuk için aslında arazi temizliği de yapılıyordu!
‘Başkomutan’ oradayken!..
İşte bu çalışmaların ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Genelkurmay yetkilileriyle 14 Ekim’de, Çukurca ve Yüksekova ilçelerindeki birlikleri ziyaret etti.
Gelin, bu geziyle ilgili hükümete yakın Sabah gazetesinde önceki gün yayımlanan bir haberdeki çok önemli bir ayrıntıya dikkat çekelim:
“Gül, askeri birlikteki İnsansız Hava Aracı (İHA) Üssü’ne girdiğinde ekranda şok görüntü ile karşılaştı. İHA’lar Şırnak kırsalında bir grup teröristin intikalini tespit etti. Gül, bir süre grubun anlık görüntülerini izledi. Sonra Skorsky’ler havalandı. Bölge komandolar tarafından çembere alındı. Kısa süreli takip sonrasında bir terörist etkisiz hale getirildi.”
Terörün pervasızlığı işte burada başlıyordu!.. “Başkomutan” olarak adlandırılan cumhurbaşkanı bölgedeyken şiddetin unsurları canlı şov yapmıştı!..
PKK; işte 24 askeri, Cumhurbaşkanı’nın 6 gün önce ziyaret ettiği Çukurca’da şehit etmişti!..
Hani, insansız güvenlik alanı oluşturulan, 5 bin asker ve özel harekatçıların 7 gün süren operasyonlarla çevresini temizlediği Çukurca’da!..
Yeniden soruyorum, 200 PKK’lı ablukadaki bu bölgeye nasıl sızdı acaba?..
Ya da teröristler gerçekten sınır ötesinden mi geldi?.. Bu soruları herhalde PKK ile açılım masasına oturanlar yanıtlayacaktır!..

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık