Mustafa GÜNEŞ

AÇLIK GREVİ


Mustafa GÜNEŞ
24 Ekim 2012 Çarşamba 21:23

 

Kendimi bildiğimden beri, dünyanın en çok  “açlık grevi” yaşanan ülkesidir Türkiye. Hatta Dünya Tarihinde ilk açlık grevinin bir direniş olarak bulunup uygulandığı günden bu güne kadar, bu konuda şampiyonluğu kimseye kaptırmamış bir ülke olduğunu bile söylemek mümkün.

Dünya Açlık Grevi Tarihinin en ünlü kişisiyse tartışmasız ve herkesin bildiği Gandi’dir. Denebilir ki Gandi, Hindistan’ın bağımsızlığını açlık grevi ile sağlamıştır.

Gandi, bu işi o kadar ustalıkla yapıyor ve o kadar ileri götürmüştü ki, bir isteğini İngiliz Hükümetine görüşmelerle yaptıramayacağını anladığı anda, hemen açlık grevine başlayacağı haberini yayar ve büyük kitlelerin gösterisi eşliğinde açlık grevine başlardı.

İngiliz Hükümeti bu işten o kadar bunalmıştı ki, aracılar gönderip açlık grevine başlamayıp isteğini bildirmesini, ona göre mümkün olan her türlü kolaylığın sağlanacağını bildirirdi.

Aklınıza, neredeyse dünyaya hükmetmiş, hiçbir devletin baskısına eyvallah etmeyecek kadar güçlü olan koca İngiliz İmparatorluğunun, Gandi gibi çelimsiz bir adamdan neden bu kadar çekindiği? Sorusu gelebilir.

Çünkü İngiltere, Dünya Demokrasi Tarihi'ne sayılamayacak katkıda bulunmuş bir devletti. Aynı şekilde İngiliz Halkı da yüz yıllardır demokrasiyi yaşayıp içine sindirmiş bir halktı. İlk Anayasa ve demokrasi belgesi olarak tarihe geçmiş “Magna Carta”yı, 700 yıl önce kabul edip yayınlamış bir halktı.

Böyle bir halk, kolonyalist olarak girdiği yerlerde bile,  yönetimi altındaki insanların kendi devletinin aldırmaz tutumu sonucu açlık grevi gibi mahzun bir direnişle ölmesini veya zarar görmesini kabul edemezdi.

Kısacası İngiliz Hükümeti Dünyadan değil, halkından çekindiği için böyle davranıyordu.

YA BİZDE?

Çok gerilere gitmeyeceğim.1972 yılıydı. Dev-Genç’li iki genç, hapisteki arkadaşlarının serbest bırakılmasını sağlamak için, bir uçağı kaçırıp Bulgaristan’a indirtmişlerdi.(Eylemin yanlışlığı doğruluğu bir yana.)

Siyasi ve Bürokratik bütün Türk Yetkilileri, “Bremen Mızıkacıları” gibi, birbirinden haberli habersiz, hepsi bir ağızdan ;”devletin teröristlerle pazarlık yapmayacağı, o uçağı düşmüş kabul edebilecekleri,” anlamında beyanatlar verdi. Gerçi o gençler bir şey yapmadan uçağı serbest bıraktılar. Ama Devletin tavır ve tutumu, insan hayatına ne kadar değer verdiği bütün dünyaya ilan edilmişti.

Çünkü Türk Hükümetinin İngilizler gibi çekineceği bir halkı yoktu Tam tersine yüz yıllar boyunca devletleri ne yaparsa yapsın arkasında durduğu sadık bir halktı.(O Sıkıyönetim şartlarında çıkabilen birkaç cılız ses dışında…)

ATALARDAN KALAN BİR GELENEK

Birinci Dünya Savaşı’nın ünlü Sarıkamış olayını bilmeyeniniz yoktur. Dünyanın en ünlü ırkçısı ve hayalperesti Enver, Aralık ayında 90 bin Askeri verdiği merhametsiz bir emirle Sarıkamış Dağlarına sürmüş tek kurşun atılmadan hepsi donarak ölmüştü.

Utanmadan da İstanbul’a muzaffer komutan edasıyla at üstünde törenle girmişti. İstanbul’daki Alman Generali (Goltz ?),baş sağlığı niyetiyle, ölen onca askere çok üzüldüğünü belirtince, Enver’in verdiği cevap şuydu:

-Üzülmeyin canım, nasıl olsa bir gün ölmeyecekler miydi?

Gene çok değil, geçtiğimiz yıllarda “Hayata Döndürme Operasyonu” adı altında onlarca mahpus demir coplarla öldürülmemiş miydi?

Hatta Cumhuriyet Tarihi boyunca ceza evlerinden “ölü olarak tahliye” edilen Kürt mahpus sayısı, sağ olarak tahliye edilen mahpus sayasından hiç de az değil desek çok abartmış olmayız.

Böyle bir kültür ve gelenek üzerine kurulmuş bir devletin karşısında, Gandi Tipi “pasif direniş”in ne kadar hükmü olur? Size bırakıyorum.

Ayrıca bu hükümetin önceki hükümetlerden farklı oluğunu düşünenlere bir hatırlatmada bulunalım ki: Eskiler “Türk –İslam Sentezcisi” bunlar “İslam-Türk Sentezcisi”.Farkın hepsi bu.

Son olarak anlattıklarımla, hayatlarını ortaya koyan onurlu evlatlarımızın hareketlerini boş ve sonuçsuz olduğunu söylemeye çalıştığımı sanmanızı istemem.

Ama işlerinin hiç de kolay olmadığını da hatırlatmak istedim.

Direnişlerini bütün içtenliğimle desteklediğimizi belirtir, hepsinin onurlu alnından öperim.

Bayram mı dediniz? Hadi be!…

24.Ekim.2012

Mustafa Güneş/URFA

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star