ADAY Adaylarına


13 Mart 2011 Pazar 18:31
Siyasetin Altın Kuralları
Yaklaşan 12.Haziran.2011 genel seçimlerinde;
Şanlıurfa’da Aday olmak isteyenlerin çokluğu, genel görünümü ve özellikle kadın aday adayları ilerisi ümit verici.
Ama gerçekleri de unutmamak lazım.
Çünkü partilerin gizli kuralları var.
Sonuçta hep sürpriz isimleri aday yapıyorlar,
Yıllardır bu böyle.
Sizler aday olup Şanlıurfa için çalışmayı hayal ederken,
TOKİ Başkanı vekil olup emekliliğimin tadını çıkarmak(!) istiyorum diyebilmektedir.
Zordur Türkiye’de siyasetçi olmak.
Ülkenin menfaati için defalarca parti değiştirebilmelisiniz(!).
Daha bir sürü meziyet gerektirir.
İlkokul diploması bile gerekiyor ki en zor bir kural bu.
Her isteyenin siyasetçi olamaması da bundandır.
Çünkü bu kadar meziyet her insanda bulunmaz.
Onlar ayrı bir ırkın temsilcileridir ve kolay kolay yetişmez.
Bu nedenle de bir defa buldunuz mu en az 50 yıl onlarla idare Etmek zorundasınızdır.
Arada bir bu meziyetler ve donanım bende var mı diye Düşünmeden siyasete atılmaya kalkanlar olur ki,
Hepsi tam bir ibretlik vak’adır.
 
Türk Siyasetçi Tipinin Genel Görünüşü ve Olmazsa Olmazları
 
1-Türkiye’de siyaset “Tekelci” ve “Ben merkezcil” bir zihniyetle yürütülür.
2-En ilerici geçinen partilerde bile yeni insanlara,
Yeni düşüncelere,
Farklı açılımlara ve teknolojiye itibar edilmez.
Bu yaklaşımlar genelde gerici olarak tabir edilen partilere mahsustur.
3-Siyasette;
Her doğru her yerde söylenmez” mantığı hâkimdir.
Zaten sizin adınıza genel başkan denilen o yüce insan her şeyi düşünüp, Her türlü düşünceyi ifade ettiği için sizin bırakın doğruları söylemeyi, Zaten bir şey düşünmenize bile gerek yoktur.
 4-Siyaset Kurumu memleketin en katı hiyerarşik oluşumuna sahiptir.
Tam teslimiyet esastır.
5-Siyasette vücudunuzun bütün aksamlarını kullanmanıza gerek yoktur.
Düşünmek için beyine, görmek için göze, duymak için kulağa ihtiyacınız olmaz.
Bunu sizin adınıza sizi ve maalesef bizi yönetenler zaten yapar ve sizin ihtiyacınız kadar olanı size verirler.
Mevcudiyetiniz sadece oylamalarda önem kazanır ve ne olduğunu anlamasanız bile size verilen talimat gereği en hızlı şekilde ellerinizi ve kollarınızı kullanmak durumundasınızdır.
6-Siyasette nezaket ve efendilik sökmez.
Avazınız çıktığı kadar bağırmak, hakaret içeren keşfedilmemiş sözcükler bulmak ve kabadayılık jargonunu öğrenmek zorundasınız.
Ancak kabadayılığı parti içinde yapmaya kalkmayın kendinizi kapının önünde buluverirsiniz.
7-Yeni fikirler ve projeler üretmek gerekmez.
8-Siyasette yer edinmek için sadece bilgi ve birikime sahip olmak yetmez.
Ağa olmak,
Ağa çocuğu olmak,
Para babası olmak ve cin fikirli olmak,
Ali-Cengiz oyunlarında ihtisas yapmak gibi ekstra özellikler gerektirir.
9-Seçime kadar boş olsun, Dolu olsun atmak, Vaatler savurmak, Her şeye eyvallah demek,
Herkese mavi boncuk dağıtmak,
Kanaat önderlerinin sürekli sırtını sıvazlamak
Ve her ortamda onları sağ başınıza oturtmak şarttır.
Kime ne salladığınız önemli değildir.
Çünkü nasılsa 10. madde vardır.
10-Balık hafızalı olmak olmazsa olmazlardandır.
Seçim bitene kadar savurduğunuz vaatleri hemen unutmalı
Ve bu boş şeylerle zihninizi meşgul etmemelisiniz.
Önceleri sırtını sıvazlamak zorunda kaldığınız insanları
Ve de özellikle garibanları seçimden sonra asla yanınıza yaklaştırmamalı,
Danışman diye yanınızda taşıyacağınız şemsiyecileri bir duvar olarak kullanmalısınız.
11-Bayramlarda seyranlarda seçildiğiniz şehre bir uğrayıp,
En azından yaşadığınızı ve ölmediğinizi göstermeli, kutlamalarda seçildiğiniz il ve hemşerileriniz için yaptığınız büyük çalışmalar ve gösterdiğiniz insanüstü gayretlerden bahsetmelisiniz.
12-Özellikle yerel medyadan ve gücünüz yetiyorsa ulusal medyadan, askerliğini borazancı olarak yapmış ya da hobi olarak borazan çalmaya merak salmış köşe yazarları bulmalı, onların en kadim dostu gibi davranmalısınız.
Hatta gerekirse arada bir iki işlerini de halletmelisiniz ki, onların da havası bozulmasın ve gerektiğinde borazanı var gücüyle üfleyebilsin.
13-Kentinizdeki iş adamlarıyla kanka olmalısınız.
Onlar çok yoğun olduğu ve siz de zaten nasılsa Ankara’da yaşadığınız için sadece dostluk ve insaniyet namına onların işlerini de takip edivermelisiniz.
Hatta sadece şehir ekonomisi gelişsin,
İstihdam yaratılsın diye gerekirse onlarla ortak yatırımlara girmeli,
Ama şaibe olmasın diye adınızın resmi kayıtlarda geçmemesine dikkat etmelisiniz.
Zira herkes sizin kadar insani ve iyi niyetli düşünmeyebilir ve size iftira atabilirler.
Buna da genel başkan ya da başbakan kızabilir.
14-Başbakanı, Genel Başkanı, bakanları, partinin üst kademe yöneticilerini kızdırmamalısınız.
Onlar için yalama olmayacak diller,
Alkışlamaktan yorulmayacak eller bulmalı ve her an hazır kıta olarak bekletmelisiniz.
Aynı fonksiyonlara siz de sahip olmalısınız.
15-Şu sözlerin en kararlı ve inanılır söyleniş biçimlerini beyninize yerleştirmeli, dilinizi alıştırmalısınız.
Emredersiniz efendim”,
“Nasıl tensip buyurursanız sayın genel başkanım”,
 “Vallahi ne kadar güzel düşünmüşsünüz.
Allah sizi başımızdan eksik etmesin” ,
“Efendim o konuda bir endişeniz olmasın”,
16-Davranış kalıplarıyla ilgili mutlak surette ders almalı,
Boş zamanlarınızda egzersiz yapmalısınız.
Örneğin Genel Başkanınızı gördüğünüzde hemen ellerine atılmalı, öpmeye çalışmalısınız.
Ya da herkes samimiyetinizi anlasın diye mutlaka boynundan çekmeli, yanaklarından öpmelisiniz.
Siyasette istikbalinizin yegâne temeli budur.
17-Sürekli vatan-millet-Sakarya edebiyatı yapabilmeli,
Ve iki damla da gözyaşı akıtmalısınız.
Her ne kadar boşa geçirdiğiniz zamanlar,
Görmezden geldikleriniz,
Unuttuklarınız ve uyuttuklarınız bu söylemlere aykırı düşse de Türk Milleti affedicidir affeder.
Hatta çoğu zamanda unutur.
18-Vekil olur olmaz hemen arabanızı değiştirmeli,
TBMM araç giriş kartı alıp arabanın ön camının soluna itina ile yerleştirmelisiniz.
Polis çevirdiğinde “sen benim kim olduğumu biliyor musun” diye her seferinde sormak zorunda kalmayasınız.
19-Arada bir de olsa Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne mutlaka uğramalısınız.
En azından genel başkanınızın katıldığı oturumlarda kendinizi göstermeli,
Sataşanlara ya da dil uzatanlara ilk yumruğu siz atmalısınız.
 
Eğer bunları hatta daha fazlasını yapamayacaksınız hiç şansınızın olmadığını söyleyebilirim.
Halen bir koltuk sahibi olup ta seçimden sonra daha iyi
Bir koltuğa kurulma hayali olanların şansının daha yüksek olduğunu belirtmeliyim.
En kârlı çıkacak kesim bu grup olacaktır.
Siyaseti milli bir görev bilinciyle ve layık-ı veçhile yerine getirenlerin hoşgörü ve affına sığınırım.
İyiler ve iyilikler sizinle olsun.. 
 
Saygılarımla.
 
İbrahim  Halil  Okuyan
İnşaat Yüksek Mühendisi
13.Şubat.2011  İstanbul
 
 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star