AK Parti şahinleşiyor!


1 Şubat 2012 Çarşamba 14:10
Marks’a göre insanlar tarihini kendileri yapar, ama canı istediği gibi, kendi seçtiği koşullarda değil, doğrudan karşısına çıkan, verili olan geçmişten devralınan koşullarda yapar.
İslam tarihinde yenilenme reform hareketinin altında ‘ictihad’, ‘tecdid’ ve islah ( reform) geleneği mevcuttur. İslam da moderniz için girişilen mücadele çoğunlukla dini kurumlar ve meydan okuyan laiklerle birlikte laiklik anlayışına toslamaktadır. Bu sadece İslam dini için geçerli değil Hıristiyanlar da aynı soruna muzdariplerdir.
Arap baharına damga vuran Erdoğan’ın konuşması laiklik üzerine olması bundan dolayıdır. Bu ifadeye Fransızlar toplumu medenileştirici savaş diye tabir olan ‘la gatrie civilisatrist ‘ diyorlar.
Mısır’da gelinen nokta laik muhaliflerle seçimin galibi Müslüman kardeşlerin çatışması iç savaş olarak halen devam ediyor. Irak’a ise ABD demokrasiyi getiremedi. Şii-Sünni, Arap- Kürt çatışması mezhep savaşına dönüşmüş. Suriye’de Nusayri-Sünni, Arap Kürt çatışması sonu görülmeyen kaos ortamının devam edeceğini gösteriyor. İran’a yapılan nükleer silah baskısı bölge ülkelerdeki gerilimi tetikliyor.
Suriye’deki siyasal muhalefetin ayaklanan Suriyeliler üzerinde gerçek bir gücünün olmadığını, sokaklara çıkıp ayaklanan halk ise Suriye rejiminin kökten değişmesini istiyor.
Suriye’ de sokak eylemleri içinde oluşmuş yerel eşgüdüm komitelerinin içinde farklı siyasi akımlar ve eğilimler yer almakta bu gruplar Suriye de halk devrimi hedefleniyor. Fakat bu komite içindeki gruplar hem yabancı müdahaleye, hem de rejimle diyaloga kesinlikle karşılar.
Demokratik değişim için ulusal eşgüdüm komitesi ulusalcı solcu ve Kürt örgütlerinin önemli bir bölümünü teşkil eden bu gruplar rejimle diyoloğu tercih etmesine rağmen dış müdahaleye karşı çıkmaktadırlar.
Suriye ulusal konseyi ise ABD Türkiye Avrupa ve Arap rejimlerinin destek verdiği ülke dışı muhalif akımdır. Bu grup Müslüman kardeşler ve Liberallerin etkisi altında ola bu gruplar emparyalizmin desteğiyle rejim değişikliği, silahlı eylem mezhepsel çatışma ve tampon bölgeyle başlayacak müdahaleyi öngörüyorlar. Hatta güçlerini genişletmek amacıyla, emekçi toplumun iktidar ve ayrıcalıklar toplumuna karşı ayaklanması anlamına gelen Suriye halk hareketiyle dayanışmayı da öngörüyorlar.
Suriye’de rejim ve muhalefet bir tıkanma içindeler. Dış güçler ABD Türkiye
Suriye’yi uluslar arası düzlemde yalnızlaştıran diplomatik girişimlerde bulunuyorlar. Doğrudan işgali içermeyen müdahale biçimlerini TAMPON bölge düşünülüyor. Muhaliflerle açıktan ilişkiler kurularak silahlı güce dönüştürülüyor. Suriye ordusundan ayrılan subaylardan oluşan özgür Suriye ordusu oluşumu adı altında ABD, Türkiye, Fransa, Ürdün ülkelerde eğitilmektedirler.
Ortaya çıkan çeşitli grupların oluşturduğu bu tabloya halk hareketi deniyor. Yazımın başında değindiğim Marks’ın dediği gibi… ‘ insanlar tarihini kendileri yapar, ama canı istediği gibi, kendi seçtiği koşullarda değil ‘
Türkiye Ortadoğu da yaşanan bu sürecin tam ortasında, hem hakem hem oyuncu hem taraftar gibi dış politika izliyor. Dış İşleri Bakanımız Davutoğlu’nun komşularla sıfır sorun komşularla çok sorun haline dönüştü. İzlediğimiz dış politika Davutoğlu’nun Stratejik Derinlik kitabında ‘ Dış politikada blöf tavrı son derece sakıncalıdır. Gereği yapılmayan imalı tehditler zamanla o tehdidi yöneten ülkelerin aleyhine işlemeye başlar tam bir zaaf görüntüsü hali alır’ dediğini unutmamalıdır.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star