AKP Cemaat koalisyonu


16 Mayıs 2011 Pazartesi 16:06
 
 
Toplumsal yığınlardan oluşmuş memleketimizde kimlik ve kişilik sorunumuz var. Toplumsal ortak zeminimiz ayaklarımızın altıdan kayıyor. Milliyetçilik ve kutuplaşmaya yöneliş farklı kesimleri karşı karşıya getiriyor. Birbirimizden korkar ve şüphe eder hale geldik.
Yığınlaşmadan çıkıp tam toplumsal sürece gireceğimiz zaman yeni toplumsal tabakalar üretir olduk. Mevcut toplumsal aktörlerin süreci bitti,( Tüsiad, TSK, Alevi, Kürt İslami kesim gibi )belirsiz aktörlerin dönemi başladı. Nereye gittiğimiz kimleri takip ettiğimiz belli değil. Belirsizlik bir toplumun dağılmasını hazırlayan en önemli koşuldur. Öncülük eden toplumsal aktörler de ayrışıyor. Kendi içlerinde bölünüyorlar. Siyasi partiler AKP, CHP, MHP ideoloji üretemiyorlar.
 AKP’nin siyaseti belediyecilik olarak algılayan bir yapısı var.  MHP Türk milliyetçiliğinin küreselleşme ve iktisadi kalkınma sorunlarını nasıl ele alması gerektiği konusunda politika geliştirmeyi başaramıyor.
CHP’de aynı sorunu yaşıyor ideolojisizleşme süreci yaşıyor. Bugün hiçbir düzen partisinin ciddi sistematik derli toplu politikası yok.
Kürt açılımı konusunda Cemaat daha aktif daha başarılı bence...
Siyasi partilerin Kürt sorununa bakış ve çözüm önerileri belirsizlik üretiyor.
Somut politikalar üretemiyorlar. Toplumu ideolojisizleşme ve devlet politikasına tabi kılınmaya yöneliyorlar. Burada altını çizmek istediğim ideolojisizleştirme aslında partilerin aynı ideolojik çizgiye çekilmeleridir. Günümüzde sağ sol kavramı iç içe geçmiştir. Kitleler karşısında sağ sol anlam kaybetti.
AKP ise bazen soldan daha solcu, milliyetçiden daha faşist,  daha statükocu olabiliyor.
Kemalist =Ordu=Devlet anlayışı yerini Cemaat=Polis=Devlet anlayışına bıraktı. Devlet ideolojisi renk değiştirdi yeşilden maviye döndü.
İktidarın eliyle kadrolaşan, cemaatçi bürokrasi AKP’ye biat etmeye başladı. Çünkü kazanma ve tüketme kültürüne sahip oldular bu değişim cemaatten AKP’ye yönelmelerine neden oldu.  
AKP bir koalisyon iktidarı Cemaat + AKP’den oluşan… Devlette etkin olmak için bürokrasinin cemaate ihtiyacı vardı. Bu şekilde ordu pasifize edildi. Hak hukuk adalet inşa etme yerine kurumları ele geçirmeye yöneldiler.
Bununla beraber ortam dinlemeleri röntgenci şantajcı kasetler ortaya çıkmaya başladı. Siyasetin belden aşağı vurmaya yönelik kasetlerin üzerinden namus ahlak sorgulaması yapan siyasilerin ne kadar ilkeli, ne kadar ahlaki olduğu tartışılır. Siyaset fikirle ilkeyle ve ahlakla yapılmalıdır. Siyasette ölçü yok malesef...


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık