Ercan AKKAR

AKP Nereye Koşuyor?


Ercan AKKAR
8 Mayıs 2011 Pazar 23:24
Bir ülkenin geleceği açısından en önemli unsur seçimlerdir. Vatandaşlar, sandıklar önüne geldiğinde hem demokrasinin gereğini yerine getirirler, hem önceki dönem kendilerini yönetenlere karnelerini verirler, hem de ülkenin geleceğini şekillendirecek yeni isimleri belirlerler.
Peki, meydanların ısındığı, belden aşağı vurmaların arttığı, kasetlerin havada uçuştuğu, sıkça üslup tartışmalarının yaşandığı, boş verin liderleri adayların bile akla ziyan çılgın vaatleri ve meydanlarda demokrasi havarisi kesilen siyasiler, vatandaşın gündemiyle ne kadar ilişkililer veya gerçekten vatandaşın gündemiyle yüzleşmemek için saptırma mı yapıyorlar.
Evet, ülke yeni bir seçime gidiyor. Siyasi partiler oluşturdukları, stratejileri adım adım uyguluyor. Bildiğiniz gibi 8.5 yıldan bu yana ülkeyi AKP yönetiyor. AKP’nin öncü kadrosu, Milli Görüş geleneğinden gelen ve Erbakan Hoca’nın yetiştirdiği isimlerden oluşuyor.
Erbakan Hoca, 28 Şubat sürecinde önce iktidarını, sonra partisini kaybetti. Kurduğu Fazilet Partisi de çok uzun ömürlü olmadı ve kapandı. Saadet Partisi kurulduğunda ise Erbakan Hoca’nın öğrencileri, Saadet Partisi’ne geçmeyerek, 2001 yılında AKP’yi kurdu.
AKP, daha önce ‘Siyonist ülkeler’ dediği ve karşı olduğu Avrupa Birliği ülkelerinin de desteğini alarak, 2002’de girdiği ilk seçimde yüzde 34.63 oy alarak 363 milletvekiliyle tek başına iktidar oldu.
‘Milli Görüş gömleğini çıkardıkların’ söyleyen, ‘demokrasi, hukuk devleti, insan hakları, işkenceye sıfır tolerans’ söylemiyle vatandaşın umudu olan AKP’liler, vatandaşla iç içe ve onların düşüncelerini alarak, sağlamlaştırdıkları iktidarlarıyla, 2004’de girdikleri ilk yerel seçimde oylarını yüzde 41.67’ye yükselterek, bin 783 belediyeyi kazandı.
2007 genel seçimlerine gelindiğinde ise, Başbakan Erdoğan’ın, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’la yaptığı ve içeriği halen açıklanmayan Dolmabahçe görüşmesinden kısa bir süre sonra yayınlanan ‘e muhtıra’ ve 2005 yılında yaptığı ‘Kürt sorun vardır ve benim de sorunumdur’ diyerek, oyların yüzde 46.58’ini alarak,  iktidarını daha da sağlamlaştırdı.
2009’a kadar söylemlerinde ve görüntüsünde büyük değişim yaşayan AKP, yerel seçimde oyların yüzde 38.8’ni alarak vatandaştan ilk ciddi uyarısını alsa da üst üste 4 seçim kazanan tek parti unvanını eline geçirdi.
Şimdi 12 Haziran genel seçimlerine doğru hızla gidiyoruz. AKP ve Başbakan Erdoğan’ın durumu ilk yıllara göre çok farklı bir noktada.
8.5. yıllık iktidarı döneminde şikayet ettiği hukuk sistemini, medyayı, iş dünyasını, sendikaları, üniversiteleri, YÖK’ü, ÖSYM’yi vs. vs. kendine göre dizayn eden Başbakan Erdoğan, gelecek 12 yılda nasıl tek adam olabileceğinin de alt yapısını oluşturdu.
Ancak, AKP ve Başbakan Erdoğan’ın, unuttuğu bir şey var. O da bu halkın daha önce kendilerini unutup, kendi iktidarlarını sağlamlaştıranlara yönelik büyük sürprizleri…
Mesela, önce ‘Kürt sorunu vardır ve benim de sorunumdur’ diyor ve daha sonra çark ederek ‘Kürt sorunu yoktur’ diyorsanız,
Alevi açılımı yapıyor gibi görünüp açılım yapmadan kapatıyorsanız,
Romanları sevindirdikten sonra hayal kırıklığına uğratıyorsanız,
Daha önce size yapılan hukuksuzlukların, şimdi başkalarına yapıldığında ‘hukukun kararadır’ diyorsanız, 
Özelleştirmeler yaparak, binlerce kişiyi işsiz bırakıyorsanız,
İşçi ve memur sendikalarını bölüp sesini kısıyorsanız,
Hak arayan işçilere ve memurlara biber gazı, tazyikli suyu reva görüyorsanız,
Demokratik haklarını kullanarak protesto gösterisi yapan işçi, memur ve öğrencilere hapsi tıkılıyorsanız,
Aylardır ayakta olan Kürtlere, baskıyı, gazı reva görüp, çözümü önceki iktidarlar döneminde olduğu gibi askere ve polise havale ediyorsanız,
Faili meçhul cinayetleri görmeyerek, ‘bizim dönemimizde faili meçhul yok’ diyorsan,
Ergenekon’da, bir türlü Fırat’ın ötesine geçemiyorsanız,
Sağa sola şifre gönderenlere kefil oluyorsanız,
Kişi başına milli gelir arttı diyor, ancak nüfusun neredeyse yarısına yeşil kartı bulunuyorsa,
Dünyanın en pahalı benzinini bu halka satıyorsanız,
Pazarda, çarşıda pahalılık cep yakıyorsa,
20 bine yakın internet sitesine erişim engelleniyorsa,
Cezaevinde 67 gazeteci bulunuyorsa,
Referandumda darbecileri yargılayacağını söyleyip, destek istiyor ve gereğini yapıyorsanız,
27 Nisan’da size karşı ‘e muhtıra’ yayınlayanların altına zırhlı araç verip, şeref madalyasıyla ödüllendiriyorsanız,
Eğitim, tamamen paralı hale getiriliyorsa,
85. yıldan sonra halen mağdur edebiyatı yapıyorsanız,
Statükodan şikayet edip, AKP statükosunu oluşturuyorsanız,
Halktan kopmaya başlıyorsanız,
Bu halk size de sürpriz yaparak ‘One Minute’ diye bilir.
Sevgiyle kalın.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star