Antifriz ve Kış Lastiği


22 Aralık 2012 Cumartesi 22:45

Havalar soğudu ve daha soğuyacağı günler geliyor.
Her yıl yaptığımız gibi;

Radyatördeki suya yeteri kadar antifriz koymalı,

Aracımızın lastiklerini kontrol etmeli ve zincir bulundurmalıyız.
Tabi ki "antifriz konma işlemi" bir ölçüm sonucu ve yöresel şartlar dikkate alınarak yapılmalıdır.
Bu konuyu biraz açalım.
Arabamızın motoru arabayı yürütecek gücü sağlarken bir yandan da ısı üretir.
Motor bloğu içinde devamlı dolaşan su ile motor soğutulur.
Motordan aldığı ısı ile ısınan bu su da radyatörde havanın yardımıyla soğutulur.
Kapalı bir çevrimde ve ideal ısı dengelerinde devamlı oluşan bu olayın farkına biz ancak,
Herhangi bir arıza durumunda soğutma olayı yetersiz kaldığında,
Radyatörden buharlar çıktığında,
Yani bilinen tabiri ile arabamız hararet yaptığında varırız.
Kışın soğuk aylarında;
Hava sıcaklığı sıfırın altına düşünce,
Arabamız kapı önünde hareketsiz halde iken bu soğutma suyu da her su gibi donabilir.
Donunca genişler ve yaptığı basınçla motor bloğunu çatlatabilir.
Bu olayı önlemek için suyun içine,
Sıfırın çok altındaki derecelerde bile donmasına mani olacak, 'Antifriz' dediğimiz sıvı ilave edilir.
Motorun soğutma suyunun içine ne oranda 'Antifriz' konulacağını
O bölgede olabilecek en düşük hava sıcaklığı belirler.
O zaman şöyle düşünülebilir.
Tam emniyetli olması bakımından,
Soğutma suyunun yerine niçin tamamen 'Antifriz' doldurmuyoruz?
'Antifriz' oranı yüzde yüzü bulunca sıcaklık ne kadar düşerse düşsün maksimum korunma sağlanmış olmaz mı?
Hayır olmuyor.
Mantıken ters gelebilir ama belirli orandan fazla konulan 'Antifriz' bu sefer de tamamen ters tepki veriyor.
Suya yüzde 50 oranında katılmış 'Antifriz' -37 derecede donarken
'Antifriz' in kendisi yani saf 'Antifriz' -12 derecede donuyor.
Suyla karışabilen her şey onun sıfır derece olan donma noktasını düşürür.
Yani donma derecesini düşürmek için suya toz şeker şurup hatta aküdeki asit bile konulabilir.
Hepsi de bir dereceye kadar aynı işlevi görür ancak hiçbiri diğer tehlikeli yan etkileri bakımından tavsiye edilmez.
İlk otomobillerde şeker ve balın 'Antifriz' olarak kullanılmaları denendi.
Sonraları ise alkolde karar kılındı.
Ancak bu sefer de alkolün kaynama noktası düşük olduğundan motor sıcakken sorun çıkardı.
O halde ideal 'Antifriz' in donmayı önlemesi ama aynı zamanda da suyun kaynamasına sebep olmaması gerekiyordu.
Günümüzde bu amaçla 'Etilen Glikol' denilen renksiz kimyasal bir sıvı kullanılıyor.
Suyun içine katılan kimyasalların donmayı önleme özelliği suyun ve buzun moleküler yapıları ve 'Antifriz' in bu yapılara olan etkisinden ileri geliyor.
Bilindiği gibi tüm sıvılarda olduğu gibi suda da moleküller serbest ve düzensiz halde,
Katılarda (buzda) ise sabit ve düzgün bir yapıdadırlar.
Su donarken önce moleküllerinin hareketleri yavaşlar sonra da düzgün ve sabit bir pozisyona gelirler yani kristalleşirler.
İşte 'Antifriz' in buradaki rolü.
Moleküllerinin su molekülleri ile birleşerek onların buz kristalleri oluşturmalarına mani olmaktır.
Peki, öyleyse ortada su yokken 'Antifriz' kendi kendine niçin daha çabuk donuyor?
Çünkü suya katıldığında 'Antifriz' in su moleküllerine yaptığını su da 'Antifriz' moleküllerine yapar.
Donmayı önlemek daha doğrusu geciktirmek iki taraflı çalışır su da 'Antifriz' in donma derecesini düşürür.
Sonuç olarak arabanın soğutma suyuna önerilenden fazla 'Antifriz' konmasının hiçbir faydası yoktur aksine zararı vardır.
Motor soğutma suyu gibi camsuyun da donmayı geciktirici katkı katılmalıdır.
Herkesin bu konuda tedbirini tez elden alması akıllıca olacaktır.

Saygılarımla.

İbrahim Halil Okuyan

İnşaat Yüksek Mühendisi

21.12.12     ŞANLIURFA


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star