Ahin GÜNEŞ

Asalet Benim Adımla Başlar !


Ahin GÜNEŞ
18 Ocak 2012 Çarşamba 12:34
Son bir kaç gündür bir çok dostum, gerek telefonla ve gerek internetten ulaşıp, olması gereken bir konuda sanki çok farklı bir durummuş gibi beni tebrik ediyorlar.
Kendilerine yaklaşımları ve samimi duyguları için teşekkürlerimi sunuyorum.
Ülkemizde gündeme dair yaşanan yüzlerce daha önemli konu ve sorunlar var. Bu mevcut sorunlar kaşısında daha asil bir ülke, halk ve birey olma adına günün önemine binaen güzel bulduğum ve yazarı belli olmayan internette gördüğüm ünlü Fransız imparatoru  Napoleon Bonaparte'nin duruşunu anlatan örnek bir makaleyi sizlerle paylaşıyorum.

Asalet Benim Adımla Başlar !

" Napoleon Bonaparte, Paris’te asillerin de katıldığı bir toplantıdadır. İyi giyimli kadınlar ve erkekler, birbirlerini kıskanç ve kimi zaman da aşağılayıcı gözlerle süzmektedirler. Başlar omuz hizasının hep üzerinde karşısındakine adeta yüksek bir basamaktan bakarmışçasına ve kısık gözlerle bakmaktadırlar. Geniş bir salonda, bütün hareketler tek tek gösterilerek, ağır ağır, törensel bir havada gerçekleştirilmektedir.

Büyük bir masanın etrafına dizilmiş kadınlar ve erkekler kendilerini tanıtmaya başlamışlardır. Herbiri kendini uzun isimlerin ardından tanıtır. Asaletin simgesi olan soy ağacından asil isimlerle başlarlar kendilerini tanıtmaya. “ kont Michel’in oğlu, baron William’ın kardeşi, düşes Catherine’nin kızı...” Gösterişli kadınlar ve erkekler uzun uzun asaletini paylaştıkları yakınlarının isimlerinin ardından kendi isimlerini söylerler.

Sıra Napoleon’a geldiğinde, müthiş bir ifade kullanır: “ Ben Napoleon Bonaparte ve asalet benim adımla başlar!” Asalet benim adımla başlar.
Asalet senin adınla başlar.
Onların kendi adına sahip oldukları hiçbir şey yok. Büyük ailelerine sığınıyorlar. Geçmişte kalmış yakınlarının gölgelerine sığınıp, kendilerine asalet payı arıyorlar. Artık kendilerine ait paye kalmadı. Ölülerinden dileniyorlar ve hayatta olduklarını ispatlamak için geçmişten kanıtlar peşindeler. Yaşıyor olmalarının karşılığı yok. Kendilerini tanıtırken bu kadar uzun cümleler seçtiklerine bakma. Tükenişlerini fiyakalı cümlelerle gizleme çabası bu.
Hayat yeniden başlıyor. Geçmişte olup bitenler, artık bir hikayenin sayfalarda kalmış izdüşümleridir. Şimdi yeni bir perde açılıyor. Zengin ailelerinin erişilmezliğini gösterip, seni bir kumpasın içine sokma çabasındalar.
Hayat seninle başladı.

Hayat senin ilk adımını attığın gün yeniden yaratıldı. İlk ekmeği dişlediğin gün başladı hayat. Asla ulaşılmaz olduklarına inandırmaya çalışıyorlar seni. Asla yenilmeyeceklerine, sahip olduklarına senin hiçbir zaman sahip olamayacağına inanmanı istiyorlar. Onlarla yüzyüze geldiğinde ezik bir duruşla, bakışlarını yere eğmeni bekliyorlar.
Geçmişten asalet biçiyorlar kendilerine.

Bu kentin gösterişli sokaklarını hakkettiklerini, güzel kadınları, evlerin en iyisini, elbiselerin en güzelini hakkettiklerine inanmanı bekliyorlar.
Oysa hayat yeniden başlıyor.
Senin aşkını hakkeden güzel kadınlar, göz uçlarıyla sana bakıyorlar. Onların güçsüz kollarında salınırken, senin ateşten kalbinin hayalini kuruyorlar.
Asalet senin adınla başlar.
Zihnin, kalbinin, ruhunun hakkını almalısın. Arınmışlığının ve masumiyetinin haklarını almalısın onlardan.
Senin yüreğin bu topraklardan yaratıldı ve sen gözyaşlarını bu gökyüzünden alıyorsun. Bu sokaklar senin yürüyüşlerin için var. Asfalta dökülen kanlar senin kardeşlerinin. Onların sentetik ruhlarının asaletine inanma sakın. Yakana inatçı bir gülümseme tak ve yürü.
Hayatı senin gülümsemelerin yeniden kuracak.
Onlar bir büyük yalanın oyuncuları sadece. Bu yalana inandıkça büyüyecekler.
Bir illüzyonun gölgesine sığınıyorlar. Kovulduğun binaların kapısında ürkek yürümeni, çalıştığın konfeksiyon atölyesinde utançla oturmanı, altına girdiğin yükten, işsiz babandan, gündelikçi annenden, fabrikada çalışan kızkardeşinden, serseri ağabeyinden utanmanı bekliyorlar.


Asalet, kokuşmuş bir hayatın ortasında, orospu uzlaşıların arasında mutlak gerçekliğin arkasında dik durabilmektir.

Asalet, düşmanların saldıracağı bir gece dostunun yerine yatağına girip, yorganı üzerine çekebilmektedir.


Asalet, çöl sıcağında, üzerinde kemiklerini kıracak kadar ağır bir kayanın altında, O’nun adını sayıklamaktır.


Asalet Bilal’in adıyla başlar.


Asalet Ebuzer’in adıyla başlar.


Asalet senin adınla başlar.
Şimdi başını dik tut ve yürü.
Şimdi annenden ve sevgilinden kalma dualarını yanına al ve yürü. Hayatı yeniden kuracak bir inadın, hayata yeni anlamlar katacak bir asaletin çocuğusun sen..."

Ülkem insanın özlemini duyduğu Asaletin ve asaletli devlet anlayışının kendi ismi ile başlaması dileği ile hayatı doğruları ve Asil bir yaşamı seven isteyen herkese saygılarımla..

Not:  Asalet Benim Adımla Başlar ! isimli yazının orjinaline bu linkten ulaşabilirisiniz http://forum.memurlar.net/konu/493307/



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık