Tahir COŞANDAL

Avrupa Birliği Brüksel izlenimlerim(1)


Tahir COŞANDAL
25 Aralık 2011 Pazar 16:25

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından Brüksel’de düzenlenen “Yerel Türk Gazetecileri İçin AB Basın Gezisi” izlenimlerim:
 
Brüksel'de bize tercüman ve kılavuz olarak Ferdinand Koenig’in eşlik ettiği gezimizde üst düzey Avrupa birliği yetkilileri,Türk Gazeteciler ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile görüştük.
Bu yetkililere kendi sorularımızı sorma şansı elde ettik. Bunun yanında , Avrupa Parlamentosu, Dış Eylem Servisi, Avrupa Birliği Konseyini gezdik.
 
AB Büyükelçisi, Brüksel'deki Türk gazetecileri, AP üyesi ve Milletvekili, Türkiye'nin AB Daimi Temsilciliği Müsteşarı, Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü Türkiye Masası Şefi, AB Komisyon Başkan Yardımcısı ve Dış İşleri ve Güvenlik Politikası Yüksek temsilcisi Catherine Ashton'un Sözcü yardımcısı, Avrupa Politikası Çalışmaları Merkezi temsilcisi,  AB Konseyi İletişim ve Enformasyon Müdürlüğü yetkilisi ile önceden ayarlanmış randevularla görüştük.
 Flanders'da Türk Dernekler Birliği Temsilciliğini ziyaret etme şansı elde ettik.
Sorularımıza cevaplar aradık.
 
Avrupa Parlemantosunda İsmail ERTUĞ görüşmesi
 
BEN  TÜRK KÖKENLİ MİLLETVEKİLLERİ OLARAK VİZENİN TAMAMEN KALKMASINI SAVUNURKEN, TÜRKİYE VİZENİN KOLAYLAŞTIRMASINDAN SÖZEDİYOR.
 
 
Avrupa Birliği Şhengen vizesi ile Dünyadan kendini tecrit etmiyor mu?
 Shengen vizesi binlerce kişiyi ilgilendiren bir işkenceye dönüştüğü kanaatimizi paylaşıyor musunuz?
 Kıbrıs sorunu çözülmeden Türkiye’nin AB girmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Gibi sorularıma:
 
 Ertuğ,
 
 
‘’Ben  Türk kökenli milletvekilleri olarak vizenin tamamen kalkmasını savunurken, Türkiye’nin şhengen vizesini  kolaylaştırmadan söz etmesi beni üzüyor.
 
 
Şhengen vizesinin kaldırılması değil de kolaylaştırılmasını savunan AK Parti hükümetinin tutumunu doğru bulmuyorum. Bence Şhengen vizesinin tamamen kaldırılması için Türkiye çalışmalı.
Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesinin dünya barışı açısından çok önemli bir proje olduğunu savunan Ertuğ, bu AB için en önemli proje olacağını vurguladı.
Avrupa Parlamentosu’nda görüşme yapan İsmail Ertuğ, İzmirli bir ailenin çocuğu, ancak Almanya doğumlu. İş idaresi ve sosyal sigorta konusunda uzman olan Ertuğ, 2004’ten bu yana Amberg Belediye Meclisi üyesi. 2005’ten bu yana da Oberpfalz’da Sosyal Demokrat Parti’nin başkan yardımcısı. Ertuğ 2009 seçimlerinde Almanya adına Avrupa Parlamentosu’na milletvekili seçilmiş.
 
 
 
 
 
 
    Ertuğ,Türk kökenli 8 dönercinin öldürüldüğü ve Soligen’de 9 Türk’ün yakıldığı cinayetlerin Neo Naziler tarafından işlendiğinin ortaya çıkması üzerine Almanya’nın  en önemli gündem maddesini oluşturan ırkçı saldırılara değindi. Özellikle 11 Eylül’de  ABD’de yapılan terör saldırılarından sonra İslam’a ve Müslümanlara karşı bir tepkinin oluştuğunu, aşırı sağ çevrelerin azınlıklara ve göçmenlere karşı korku salarak politika yaptığını vurgulayan Ertuğ, ‘’Almanya’da bir süredir azınlık ve göçmenlere yönelik ırkçı saldırılar yapılıyor. Bu konuda 3 milletvekili Almanya Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığı nezdinde girişimde bulunarak araştırma komisyonu oluşturulmasını istedik. Başvuruda, iki Almanya’nın birleşmesinden sonra 182 kişinin aşırı sağcılar tarafından öldürüldüğüne dikkat çektik. Bunun içinde Solingen’de 9 Türk’ün yakılması ve son dönerci cinayetleri de var.  Neo Nazi Partisi‘nin kapatılmasını istedik. Alman kamuoyu yoğun biçimde bunu tartışıyor’’
İsmail Ertuğ, “Almanya’da sağ partilerin bile aşırı sağın gelişmesinden büyük rahatsızlık duyduğunu, ancak her sağ parti milletvekilinin bu konuda samimi olduğunun söylenemeyeceğim” dedi.
 
Avrupa Parlamentosu Milletvekili Ertuğ, Türkiye’nin AB’ye üye olmasının dünya barışı için en büyük proje olacağını, AB’de bazı çevrelerin bunu istememesinin akıllıca bir davranış olmayacağını savundu.  
 
 
 
Türk kökenli Alman Milletvekili İsmail Ertuğ, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği konusunda yakın tarihte bazı değişiklikler olabilir fakat, 2014'e kadar mucize beklenmemesi gerektiğini de hatırlattı.
 
Müzakerelerin devam ettiği süreçte 'serbest dolaşım' konusunda Türkiye'ye haksızlık yapıldığını ifade eden Ertuğ, "AB içinde bazı ülkeler Türkiye'den korkuyor" diyor ve Kıbrıs sorunu çözümlenmeden de tam üyeliğin mümkün olmadığını söylüyor.
 
 
 Türk kökenli Sosyal-Demokrat Alman Milletvekili İsmailErtuğ, "AB olmasa Berlin duvarı yıkılmazdı. AB'nin barış projesi olduğuna inandığım için Türkiye'nin AB içinde yer almasını istiyor ve destekliyorum" dedi.
 
 
 
 
Kıbrıs’tan bir miktar asker çekilmesinin sorunun çözümünde önemli sonuçlar yaratabileceğini iddia eden Ertuğ, yeni anayasanın birçok sorunu çözeceğine inandığını belirtti.
 
 
"Kıbrıs sorunu çözümlenmeden Türkiye'nin AB'ye girmesi mümkün değil" diyebilecek kadar da açık sözlü olan Ertuğ, birliği oluşturan 27 ülkenin Türkiye ile ilgili kaygıları olduğunu da vurguladı.
 
Kıbrıs Rum Kesimi Türkiye'den korkuyor.
Önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek zirvede AB Dönem Başkanlığı'nın Kıbrıs Rum Kesimi’ne geçeceğini hatırlatan Ertuğ, 6 aylık süreçte her iki kesimin adım atacağı kanaatinde olmadığını söyledi.
Almanya'nın Türkiye ile ilgili fasılları bloke etmediğini belirten Ertuğ, “Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin Türkiye'ye karşı net tavır içersinde olduğunu ancak gerek Fransa'daki seçimler gerekse Rum Kesimi'nin dönem başkanlığının sona ermesiyle Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde konjoktörün değişeceğini tahmin ediyorum” dedi.
 
Nüfus ve büyük ülke oluşu Türkiye'nin AB üyeliği birlik içinde bazı ülkeleri korkutuyor.
 
Birlik içinde Türkiye'nin üyeliği konusunda bazı korku ve endişelerin bulunduğunu da ifade eden Ertuğ, "Nüfus ve büyük ülke oluşu Türkiye'nin AB üyeliği birlik içinde bazı ülkeleri korkutuyor. Örneğin Rum Kesimi, Türkiye'den korktuğunu açıkça söylüyor. AB'nin Türkiye'de iç politika olarak kullanılması da rahatsızlık veriyor" diye konuştu.
Türkiye'nin mutlaka Avrupa Birliği içinde yer alması gerektiğini vurgulayan Ertuğ, ancak uyum yasalarının da çıkarılması, dolayısıyla Türkiye'nin ödevlerini yerine getirmesinin şart olduğunu ısrarlı bir şekilde belirtiyor. Ertuğ, yeni sivil anayasanın AB yolunda pek çok sorunun aşılması noktasında da önemli olacağı inancı taşıdığını vurguladı.
11 Aralık 2011


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık